En Yeni İçerikler

İdlib Son Durum Haritası: İdlib Nerede?

Suriye’nin kuzeybatısında bulunan İdlib, Suriye’nin sahil şehri Tarsus ve Lazkiye’nin doğusunda, Halep’in batısında başkent Şam’ın ise kuzeyinde yer alıyor. Hatay iline komşu olan İdlib, stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Suriye İç Savaşı’ndan önce ülkenin tarım merkezlerinden biri olarak öne çıkan şehrin ekonomisi de tarıma dayalı.

Mart 2015’de Ahraru’ş Şam, Nusra Cephesi, Aksa Askerleri (Cundu’l-Aksa), Sunne Ordusu (Ceyşu’s-Sunne), Feyleku’ş-Şam ve Hak Tugayı (Livau’l- Hak)’tan oluşan Fetih Ordusu koalisyonu tarafından 4 gün süren çatışmalar sonucu ele geçirilen İdlib Suriye’de muhaliflerin kontrolündeki en büyük toprak parçası olarak öne çıkıyor.

Eski adı Nusra Cephesi (El Nusra) olan Şam’ın Fethi Cephesi (ŞFC) başta olmak üzere bir çok grubun birleşmesi sonucu oluşan Şam’ı Özgürleştirme Heyeti [Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ)] ile Ahraru’ş Şam, ÖSO gibi diğer büyük muhalif grupların ortak kontrol ettiği İdlib’te Ocak ayında yaşanan büyük bölünme sonrası yeni haritada ortaya çıktı.

CANLI SAVAŞ HARİTASI

07 Ekim 2017: Türkiye destekli muhalifler İdlib sınırında. Rusya’nın havadan destek vereceği iddia edilen İdlip operasyonunda son durum haritası:

İdlib’de son durum haritası – Harita: SuriyeGundemi.com – (7 Ekim 2017)

https://stratejikortak.com/2017/10/idlib-operasyonu-harita.html

İdlib’te HTŞ’nin ve Ahrar öncülüğündeki diğer grupların kontrol ettiği bölgeler ile birlikte Rusya’nın askeri üs ve hava üslerinin gösterildiği harita şöyle:

Temmuz 2017 harita…

İdlib’te son durum haritası (2017)

Birbirlerine karşı cephe alan HTŞ’nin(koyu yeşil) karşısında bulunan Ahrar-uş Şam öncülüğündeki cephede yer alan muhalif gruplar:

İdlib’te yer alan muhalif gruplar

Kaynak: StratejikOrtak.com

Suriye’de Kürt Nüfusun Haritası – SDG’nin (PKK) 2018’den Bugüne Kaybettiği Alanlar

Suriye iç savaşının ilerleyen safhalarında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yani PKK, özellikle ülkenin kuzeyinde geniş bir coğrafyada kontrol sağlamıştı. Ancak 2018 yılından itibaren sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, SDG’nin bazı bölgelerde kontrolü kaybetmesine yol açtı.

Yukarıdaki harita;

  • SDG’nin 2018’den sonra kontrolünü kaybettiği alanları (kırmızı),
  • 2026 itibarıyla fiilen kontrol ettiği bölgeleri (sarı),
  • Bu alanlar içinde Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu yerleri (koyu sarı)
    sade ve anlaşılır biçimde göstermektedir.

Güncel Suriye haritası:

20 Ocak 2026:

Suriye’nin kuzeyinde SDG, yeni yapılan ateşkes anlaşmalarına da uymadı ancak aşiretler ve Suriye ordusunun ilerleyişi durmadı. Aynen Arab (Kobani) güneyi, Süleyman Şah Türbesi ve Haseke güneyi örgütten alındı. Haritada mor renkte belirtiliyor.

Sarı renk SDG, yeşil Suriye ordusu.

20 Ocak 2026 Suriye’de SDG’nin toprak kayıpları
20 Ocak 2026 Suriye’de SDG’nin toprak kayıpları

6 Ocak’ta Halep’teki iki mahallenin üç gün içerisinde temizlenmesinin ardından, 16 Ocak Cuma başlayan ve 17 Ocak Pazar saat 14.00’a kadar olan sürede Suriye ordusu Tabka çevresini (koyu yeşil) örgütten temizlerken; Fırat doğusunda Deyri Zor ve şehir kırsalındaki petrol tesisleri dahil Rakka dış mahallesine kadar olan bölge, Arap aşiretler tarafından SDG’den temizlendi. Anlaşma gereği Suriye ordusu henüz bu bölgelere giriş yapmadı. Aşiretler, Suriye ordusunu bekliyor.

15.30: Rakka şehrinin genelinde kontrol aşiretlerde.

16-17-18 Ocak 2026 Suriye’de SDG’nin toprak kayıpları
16-17-18 Ocak 2026 Suriye’de SDG’nin toprak kayıpları
  • Sarı: SDG (Suriye Demokratik Güçleri) kontrolündeki alanlar
  • Açık Yeşil: Suriye Hükümeti kontrolündeki alanlar
  • Koyu Yeşil: Suriye hükümet güçlerinin girdiği / ilerlediği bölgeler
  • Mor (Pembe ton): Aşiret (yerel/tribal) güçlerinin kontrolündeki alanlar
  • Turuncu Çizgi: M4 Karayolu
  • Sarı Kalın Çizgi: Uluslararası sınır
  • Beyaz Kesikli Çizgi: İl (vilayet) sınırları

Suriye geneli son durum haritası:

Suriye son durum haritası (18 Ocak 2026) - Harita: AA
Suriye son durum haritası (18 Ocak 2026) – Harita: AA

2018’den Bu Yana SDG’nin Kontrolünü Kaybettiği Bölgeler

2018 sonrası dönemde SDG’nin kontrolünden çıkan başlıca yerleşimler şunlardır:

  • Afrin (Zeytin Dalı Harekatı – 2018)
  • Tel Abyad (Barış Pınarı Harekatı – 2019)
  • Resulayn (Barış Pınarı Harekatı – 2019)
  • Tel Rıf’at (Suriye ordusu- 2024)
  • Münbiç (Suriye ordusu – 2024)
  • Şeyh Maksud (Suriye ordusu – 2025)
Suriye’de Kürt Nüfusun Haritası - SDG’nin (PKK) 2018’den Bugüne Kaybettiği Alanlar (Harita: Bilal Selim Filiz)
Suriye’de Kürt Nüfusun Haritası – SDG’nin (PKK) 2018’den Bugüne Kaybettiği Alanlar (Harita: Bilal Selim Filiz)

Bu bölgelerin önemli bir kısmı Türkiye sınır hattına yakın ve stratejik öneme sahip alanlardır. Özellikle sınır güvenliği, nüfus yapısı ve askeri dengeler, bu bölgelerde kontrol değişimlerini hızlandıran temel unsurlar olmuştur.

2026 itibarıyla SDG’nin kontrol ettiği alanlar, Arap nüfus ağırlıklı Haseke, Kamışlı, Rakka çevresi ve Deyrizor’un kuzey kesimleri ile sınırlıdır. Haritada sarı renkle gösterilen bu bölgeler, SDG’nin askeri ve idari varlığını sürdürdüğü sahaları ifade etmektedir. Koyu sarı alanlar ise bu coğrafya içinde Kürt nüfusun daha yoğun olduğu yerleri göstermektedir.

7 Başlık: Suudi Arabistan ve BAE’nin Rekabet Alanları

Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Körfez’de çoğu zaman aynı blokta anılsa da bölgesel krizler ve stratejik öncelikler söz konusu olduğunda belirgin görüş ayrılıkları yaşamaktadır. Bu ayrışma özellikle Yemen, Sudan, enerji politikaları ve bölgesel liderlik başlıklarında net biçimde ortaya çıkmaktadır.

Yemen Politikası

Yemen’de Suudi Arabistan, Riyad’a bağlı, tek ve birleşik bir devlet yapısını savunmaktadır. BAE ise güneydeki ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’ni (STC) destekleyerek farklı bir yol izlemektedir. Bu durum, iki ülkenin sahadaki hedeflerinin örtüşmediğini göstermektedir.

Sudan’daki İç Savaş

Sudan krizinde Suudi Arabistan, resmî orduyu yani Sudan Silahlı Kuvvetleri’ni (SAF) desteklemektedir. Buna karşılık BAE’nin, Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) ile bağlantılı olduğu yönünde güçlü iddialar bulunmaktadır. Bu tablo, iki ülkenin Afrika’daki çıkar çatışmasını açıkça yansıtmaktadır.

Petrol ve OPEC Yaklaşımı

Enerji politikalarında da ayrışma mevcuttur. Suudi Arabistan, OPEC kapsamında daha derin petrol üretim kesintilerini savunurken; BAE, kendi üretimini sınırlamaya daha mesafeli yaklaşmaktadır. Bu fark, Körfez içindeki ekonomik rekabeti artırmaktadır.

Körfez Liderliği Rekabeti

Her iki ülke de Körfez’de liderlik iddiasındadır. Diplomasi, bölgesel nüfuz ve Körfez İşbirliği Konseyi içindeki ağırlık açısından Suudi Arabistan ve BAE arasında sessiz bir güç mücadelesi yaşanmaktadır.

Askerî ve Stratejik Öncelikler

BAE, deniz gücü, limanlar, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu üzerinden nüfuz alanı oluşturmayı hedeflemektedir. Suudi Arabistan ise sınır güvenliği, Husilerle mücadele ve İran tehdidinin dengelenmesine odaklanmaktadır.

İran ve İslamcı Hareketler

Her iki ülke de İran’ı bölgesel tehdit olarak görmekte, ancak bu tehditle nasıl mücadele edileceği konusunda farklı yöntemler benimsemektedir. Ayrıca İslamcı hareketler, özellikle Müslüman Kardeşler çizgisi, her iki ülke tarafından da monarşik düzen için risk olarak değerlendirilmektedir.

Ayrışmanın Netleştiği Alanlar

İsrail konusunda BAE ilişkileri normalleştirmişken, Suudi Arabistan daha temkinli bir tutum sergilemektedir. Yemen’de STC meselesinde de BAE destekleyici, Suudi Arabistan ise karşıt konumdadır. Katar konusunda ise iki ülke zaman zaman ortak bir duruş sergilese de her zaman tam uyum sağlanamamaktadır.

Suudi Arabistan–BAE ilişkisi, tam anlamıyla bir ittifaktan ziyade; ortak tehditler karşısında geçici iş birlikleri kuran, sahada ise çoğu zaman rakip stratejiler izleyen karmaşık bir güç mücadelesi olarak şekillenmektedir.

İspanya’dan Bağımsızlığını Kazanan Ülkeler (Harita)

İspanya, tarih boyunca Avrupa, Afrika, Amerika ve Asya’da geniş bir sömürge ağı kurmuş; yüzyıllar içinde bu coğrafyalardaki hâkimiyetini kademeli olarak kaybetmiştir. Orta Çağ’dan 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar uzanan bu süreçte çok sayıda ülke, farklı dönemlerde İspanya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu tablo, İspanyol sömürgeciliğinin küresel ölçekte ne kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu ve çözülme sürecinin yüzyıllara yayıldığını göstermektedir.

İspanya’dan Bağımsızlığını Kazanan Ülkeler ve Yılları

Andorra (1278) Hollanda (1581) Malta (1530) Avusturya (1556) Portekiz (1640) Venezuela (1811) Paraguay (1811) Arjantin (1816) Şili (1818) Ekvador (1820) Meksika (1821) Guatemala (1821) El Salvador (1821) Honduras (1821) Nikaragua (1821) Kosta Rika (1821) Panama (1821) Peru (1821) Kolombiya (1813) Bolivya (1825) Uruguay (1825) Dominik Cumhuriyeti (1821) Küba (1898) Filipinler (1898) Fas (1956) Ekvator Ginesi (1968)

Bu liste, İspanya’nın tarihsel etkisinin yalnızca Latin Amerika ile sınırlı olmadığını; Avrupa, Afrika ve Asya’ya uzanan çok katmanlı bir imparatorluk mirası bıraktığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

İspanya’dan Bağımsızlığını Kazanan Ülkeler (Harita)

BAE’nin Desteklediği Milis Gruplar (Harita)

0

Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail ile kurduğu yakın ittifak doğrultusunda Ortadoğu ve Afrika genelinde meşru ve uluslararası alanda tanınmış hükümetleri zayıflatmayı hedefleyen ayrılıkçı ve silahlı gruplara açık veya örtülü destek sağlamaktadır.

Libya, Sudan, Somali, Yemen

Silah sevkiyatı, finansman ve paralı asker temini yoluyla yürütülen bu müdahaleler; Libya’dan Sudan’a, Yemen’den Afrika Boynuzu’na kadar geniş bir coğrafyada çatışmaları derinleştirmekte, devlet otoritesini aşındırmakta ve bölgesel istikrarsızlığı kalıcı hâle getirmektedir. Harita, bu müdahaleci politikanın sahadaki yansımalarını ve meşru yönetimler ile dış destekli milis yapılanmalar arasındaki ayrımı net biçimde ortaya koymaktadır.

Sarı renk: Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen milis gruplar

Yeşil renk: Meşru ve uluslararası alanda tanınmış hükümetler

Kaynak: Açık kaynak harita verileri, saha raporları ve bölgesel güvenlik analizleri (Vista_CEO)

BAE’nin Desteklediği Milis Gruplar (Harita) – Libya, Sudan, Somali, Yemen

Türkiye’nin Doğurganlık Oranları Haritası (2009-2025)

Türkiye’de doğurganlık hızı son yıllarda belirgin bir düşüş göstermektedir. 2009 yılında ülke genelinde yenilenme eşiği olan 2,1 seviyesinin üzerinde veya yakınında seyreden birçok il bulunurken, 2025 itibarıyla neredeyse tüm bölgelerde doğurganlık hızının bu seviyenin altına indiği görülmektedir. Batı ve İç Anadolu’da düşüş daha erken ve daha sert yaşanırken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görece yüksek oranlar korunmuş olsa da bu bölgelerde de gerileme dikkat çekmektedir.

Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin nüfus yenilenme hızını kaybettiğini ve demografik yapının hızla yaşlanma yönünde değiştiğini göstermektedir. Bölgesel farklar devam etse de genel eğilim, düşük doğurganlığın ülke geneline yayıldığına işaret etmektedir.

Kaynak: TÜİK (2009 ve 2025 Doğurganlık Hızı Verileri)

Türkiye’nin Yapımı Devam Eden Savaş Gemileri

0

Türkiye, denizlerdeki askerî gücünü artırmak ve savunma sanayisinde tam bağımsızlık hedefini güçlendirmek amacıyla çok sayıda savaş gemisini eş zamanlı olarak inşa etmektedir. Yerli ve millî imkânlarla yürütülen bu projeler, Türk Deniz Kuvvetleri’nin hem açık deniz hem de kıyı operasyon kabiliyetini ileri bir seviyeye taşımayı amaçlamaktadır.

Bu kapsamda Milli Uçak Gemisi (MUGEM), Milli Denizaltı (MİLDEN), Hava Savunma Harbi Muhribi (TF-2000), Reis Sınıfı Denizaltılar, Hisar Sınıfı Açık Deniz Karakol Gemileri, İstif Sınıfı Fırkateynler, Yeni Tip Çıkarma Gemileri, Milli Hücumbot (TTH), Yeni Tip Mayın Arama Gemileri, Kıyı Römorkörleri ve Okul Gemisi projeleri farklı tersanelerde inşa edilmeye devam etmektedir.

Devam eden bu projeler, Türkiye’nin deniz gücünü nicelik ve nitelik açısından büyütürken, savunma sanayisinde sürdürülebilir üretim kabiliyeti ve stratejik caydırıcılık açısından da önemli bir eşik oluşturmaktadır.

Stratejik Ortak Dergisi’nin 6. Sayısı Ön Satışa Açıldı!

0

Stratejik Ortak’ın 2020 yılından bu yana her yıl sınırlı sayıda hazırlanan ve kısa sürede tükenen dergisi, 6. sayısıyla yeniden okurlarıyla buluşuyor. Uluslararası ilişkiler, jeopolitik, güvenlik, dış politika analizleri ve dünyadaki güç dengelerine dair derinlikli dosyalarıyla bilinen Stratejik Ortak Dergisi, bu yıl da dopdolu bir içerikle karşınızda. Her sayıda olduğu gibi yine aylar süren titiz bir hazırlık, özgün konu seçimleri ve güçlü bir yazar kadrosu bu özel edisyonda bir araya geldi.

Geçmiş yıllarda ön satış döneminde dahi hızla tükenen dergimizin bu sayısı, hem kapsamı hem de ele aldığı güncel konularla daha çekici bir nitelik taşıyor. 2025 yılı uluslararası sistemde büyük kırılmaların yaşandığı, bölgesel ve küresel rekabetin yeni bir boyuta taşındığı bir dönem olarak öne çıkarken, bu sayı da tam olarak bu dönüşümün ruhunu yansıtıyor. Büyük güçlerin saflaşmasından Türkiye’nin iç dinamiklerine, küresel ekonomi-politik dengelerden jeostratejik risklere kadar geniş bir perspektif sunuyor.

Ancak siz değerli okurlarımıza önemli bir haberi de bu vesileyle duyurmak istiyoruz. Stratejik Ortak Dergisi’nin bu 6. sayısı, aynı zamanda yayınladığımız son edisyon olacak. Yıllardır büyük bir ilgiyle takip edilen, her yıl binlerce okura ulaşan bu özel yayın, bu sayı ile birlikte veda ediyor. Hem bizim için hem de okurlarımız için manevi değeri yüksek olan bu final sayı, arşiv niteliği taşıyan benzersiz bir koleksiyon parçası olma özelliği de taşıyor.

Bu nedenle Stratejik Ortak Dergisi’nin son sayısı, yalnızca bir yayın değil; beş yılın emeğini, okur desteğini ve Stratejik Ortak’ın kolektif hafızasını temsil eden özel bir kapanış niteliğinde. Sınırlı sayıda basılacak bu final sayı için ön satış dönemi başlamış durumda.

  • 350 TL değerindeki ilk beş sayının e-dergi (PDF) versiyonları ücretsiz!
  • 70×50 cm boyutlarında Mavi Vatan posteri hediye!

DERGİYİ SİPARİŞ VERİRSENİZ…

İlk beş sayının e-dergi (PDF) versiyonlarını anında indirebileceksiniz. Poster hediyeli dergiyi sipariş vermeniz halinde PDF versiyonları ile birlikte toplamda 42 yazı, 21 röportaj, 50’den fazla stratejik bilgi, onlarca infografik ve 6 yıllık askeri ve diplomatik gelişme arşivine ulaşmış olacaksınız. (Sipariş verdikten sonraki sayfada veya sipariş sonrası e-posta adresinizde indirme linkini göreceksiniz.)

Stratejik Ortak 6. Sayı İçeriği

18 Stratejik Bilgi – BAYDNO

  • Arazideki Colani’den Kürsüdeki Şara’ya
  • Afrika’da Değişen Silah Pazarı
  • Türkiye’nin Elindeki Güç: Nadir Toprak Elementi
  • Kıbrıs’ta İsrail’in ‘Emlak İşgali’ ve Chabad
  • Kefalet: Körfez Ülkelerindeki Yeni Kölelik
  • İsrail’in Gölge Ordusu Mista’arvimler
  • Joseph S. Nye’nin Ardından Kalan: Literatürde “Yumuşak Güç”
  • Hindistan: Dünyada En Fazla Müslümanın Yaşadığı 3. Ülke
  • Kısa Sürede NATO’nun Üçüncü Büyük Gücü Olan Polonya Ordusu
  • İsrail’in Kanlı Elması Dan Gertler
  • Tukididis Tuzağı: ABD-Çin ve Türkiye-İsrail Örneği
  • Trump ABD’sinin Kripto Para Stratejisi
  • Süregelen Zulmün Adresi Doğu Türkistan
  • Üçlü İttifakın Fotoğrafı: Çin, Rusya ve Kuzey Kore
  • Trump’ın ‘Bitirdim’ Dediği 8 Savaş
  • İsrail’in Samson Seçeneği ve Dahiya Doktrini “Ya Kendimi Ya Sizi Yok Ederim”
  • KKTC Seçimleri ve Kıbrıs’ta Yeni Dönem
  • Zengezur’dan “Trump Rotası”na ABD’nin Kafkasya Hamlesi, Türkiye ve Bölgeye Etkileri

Yazılar

  • ‘Öfkenin Ekonomisti’ Javier Gerardo Milei – İsmail Vardi
  • Dünyadan Örnekler ve “Türk Milleti” – Muzaffer Çitçi
  • Yeni Yüzyılda Hava Kuvvetleri’nin Önemi – Arda Mevlütoğlu

Röportaj

    • Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt ile Türkiye’de düşen doğurganlık hızı ve nüfus krizine dair röportaj
    • Dr. Ece Aynur Onur ile olası gıda ve su savaşları ile susuz tarıma dair röportaj
    • İran’da yaşayan ve ismini vermek istemeyen akademisyen ile İran Türkleri üzerine röportaj

Gözden Kaçan Dev Arşiv Çalışması: 2025’te Yaşanan 25 Önemli Gelişme – BAYDNO

BAYDNO’dan Veda Yazısı: BAYDNO, veda yazısı niteliğinde Stratejik Ortak Dergisi’nin son sayısına özel, hem kendi hikayesini hem de Stratejik Ortak sürecini yazdı.

Sınırlı stokta basılan ve her yıl ön satışta tükenen dergimiz 8 Aralık’tan sonra MNG Kargo ile gönderilmeye başlayacaktır.

Dergi siparişi verdikten sonra herhangi bir sorun yaşarsanız e-posta üzerinden ulaşabilirsiniz: dergi@stratejikortak.com

İki Kıtada Toprağı Olan Ülkeler

0

Bu görsel, iki kıtada birden yer alan ülkeleri gösteriyor. Genel olarak doğru bilgiler içerse de, bazı kıta sınırları tartışmalı olduğu için kısa bir açıklama yapmak gerekir.

Türkiye:

Türkiye hem Asya hem de Avrupa kıtalarında topraklara sahiptir. Anadolu Bölgesi Asya kıtasında, Trakya Bölgesi ise Avrupa kıtasında yer alır. Kıtalar arasındaki sınır İstanbul ve Çanakkale Boğazlarıdır. Türkiye topraklarının yaklaşık yüzde 97’si Asya’da, yüzde 3’ü Avrupa’dadır.

Rusya:

Rusya da hem Avrupa hem Asya kıtalarına yayılmıştır. Ural Dağları kıta sınırı olarak kabul edilir. Bu hattın batısında kalan bölge Avrupa’da, doğusunda kalan büyük kısım ise Asya’dadır. Yüzde 77’si Asya’da, yüzde 23’ü Avrupa’da bulunur. Ancak ülkenin en büyük şehirleri olan Moskova ve St. Petersburg Avrupa kısmında yer alır.

Mısır:

Mısır’ın büyük kısmı Afrika’da yer alır, fakat Sina Yarımadası Asya kıtasındadır. Bu nedenle Mısır hem Afrika hem de Asya kıtalarına uzanan bir ülkedir. Kıta geçişi Süveyş Kanalı çevresinde görülür.

Kazakistan:

Kazakistan genellikle Asya ülkesi olarak bilinir, ancak ülkenin kuzeybatısında bulunan küçük bir bölümü Avrupa kıtasındadır. Ural Nehri bu iki kıta arasındaki doğal sınırı oluşturur. Bu yüzden Kazakistan da iki kıtada toprağı olan ülkelerden biridir.

Panama:

Panama, Kuzey ve Güney Amerika kıtaları arasında yer alır. Jeolojik olarak iki kıtanın birleştiği noktadadır. Bazı sınıflandırmalarda tamamı Kuzey Amerika içinde değerlendirilir, ancak Panama Kanalı hattı kıta sınırı kabul edildiğinde ülkenin bir kısmı Güney Amerika’da sayılır. Bu nedenle Panama’nın iki kıtada yer aldığı yorumu kısmen doğrudur.

İki Kıtada Toprağı Olan Ülkeler

Genel olarak bakıldığında Türkiye, Rusya, Mısır ve Kazakistan kesin biçimde iki kıtada yer alan ülkelerdir. Panama ise sınıflandırma yöntemine göre iki kıta arasında sayılabilir.

Dünyanın En Pahalı 20 Şehri

0

Bu liste, dünyanın en lüks 20 şehrini gösteriyor ve zirvede Dubai yer alıyor. Gökyüzüne uzanan Burj Khalifa’sı, dev alışveriş merkezleri ve gösterişli yaşam tarzıyla Dubai, “lüksün başkenti” unvanını hak ediyor.

Listenin devamında Los Angeles ve Paris gibi modanın, sanatın ve yüksek yaşam standartlarının merkezleri bulunuyor. Asya’dan Hong Kong, Singapur ve Tokyo gibi şehirler de lüks otelleri, pahalı restoranları ve ileri teknolojiyle harmanlanmış yaşam tarzlarıyla dikkat çekiyor.

İsviçre’nin Zürih ve Cenevre şehirleri finansal gücüyle; New York, Sydney ve London ise küresel markaların kalbi olmasıyla öne çıkıyor. Bu şehirlerde yaşamak sadece pahalı değil, aynı zamanda bir “prestij göstergesi.” Kısacası, bu liste hem ekonomik gücün hem de yaşam kalitesinin bir haritası gibi.

1.) Dubai – Birleşik Arap Emirlikleri 🇦🇪

2.) Los Angeles – Amerika Birleşik Devletleri🇺🇸

3.) Paris – Fransa 🇫🇷

4.) Hong Kong – Çin (Özel İdari Bölge) 🇭🇰

5.) Singapur – Singapur 🇸🇬

6.) Sydney – Avustralya 🇦🇺

7.) New York – Amerika Birleşik Devletleri 🇺🇸

8.) Tokyo – Japonya 🇯🇵

9.) Cenevre (Geneva) – İsviçre 🇨🇭

10.) Zürih (Zurich) – İsviçre🇨🇭

11.) Osaka – Japonya 🇯🇵

12.) Seul (Seoul) – Güney Kore 🇰🇷

13.) Kopenhag (Copenhagen) – Danimarka 🇩🇰

14.) Tel Aviv – İsrail 🇮🇱

15.) Toronto – Kanada 🇨🇦

16.) Viyana (Vienna) – Avusturya 🇦🇹

17.) Miami – Amerika Birleşik Devletleri 🇺🇸

18.) Bangkok – Tayland 🇹🇭

19.) Taipei – Tayvan 🇹🇼

20.) Londra (London) – Birleşik Krallık 🇬🇧

Kaynak: PassionBuz – The Economist Intelligence Unit verilerine dayanmaktadır.

Haritada Büyük Dinlerin Doğum Yeri

0

Bu harita, Asya’nın insanlık tarihindeki en önemli dini merkez olduğunu çok güzel anlatıyor. Dünyadaki neredeyse tüm büyük dinlerin doğduğu yer Asya kıtası. Hindistan’dan Çin’e, Arabistan’dan Japonya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafya; inançların, felsefelerin ve medeniyetlerin beşiği olmuş.

Hindistan, Hinduizm, Budizm, Sihizm ve Caynizm gibi inançların doğduğu yer olarak dikkat çekiyor. Ortadoğu ise üç semavi dinin, yani Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın çıkış noktası. Çin’de Konfüçyüsçülük ve Taoizm, Japonya’da ise Şintoizm ortaya çıkmış. Hatta Bahailik bile İran topraklarında doğmuş bir inanç sistemi.

Yani kısacası, dünyanın dört bir yanına yayılan dinlerin kökleri aynı kıtada – Asya’da – atılmış. Bu da bize gösteriyor ki, kültürlerin, inançların ve düşünce sistemlerinin büyük bölümü aynı topraklarda doğmuş, fakat tüm insanlığa miras kalmıştır.

Haritada Büyük Dinlerin Doğum Yeri

Ateşkes Sonrası Gazze Haritası (Ekim 2025)

Harita, Gazze’de planlanan ateşkesin ilk aşamasında İsrail’in askeri çekilme hattının (sarı çizgiyle gösterilen “yellow line”) ve kontrol ettiği bölgelerin özeti.

Haritada yer alan “Yellow line” (sarı hat), İsrail’in 24 saat içinde askerlerini çekmesi planlanan sınırı gösteriyor. Bu hattın doğusundaki bölgeler İsrail kontrolünde kalırken, batısında Filistinli sivillerin dönüşüne izin verilmesi bekleniyor. Sarı alan, İsrail’in elinde tuttuğu bölgeyi temsil ediyor. Yani İsrail halen Gazze Şeridi’nin %58’ini kontrol ediyor.

Kontrol altında kalan başlıca bölgeler: Beit Lahya ve Beit Hanoon (Kuzey Gazze) Gazze Şehri’nin doğusu: Şucaiye, Tuffah ve Zeitun mahalleleri Han Yunus’un yarısından fazlası Rafah’ın neredeyse tamamı. En önemlisi de Gazze’nin savaştan önce dünya ile tek bağlantılı olduğu Mısır hattı dahil tüm sınır geçişleri (Rafah ve Kerem Şalom) İsrail kontrolünde.

Ateşkes sonrası Gazze haritası (AJ)

İsrail’in 10 Ekim’de çekildiği bölge mor, hâlâ kontrol ettiği Gazze’nin %50’ye yakını mavi renkte.

Zengezur Koridoru Yerine “Trump Rotası”

Zengezur Koridoru’nun adı ‘Trump Rotası’ oldu. Şaka gibi ama ticaretin yönetimi de 99 yıllığına Amerikan şirketlerine verildi. Bölgedeki altyapı ve işletim Amerikan şirketlerinde olacak. Peki bu ne anlama geliyor?

Öncelikle Azerbaycan bu koridoru, Türkiye sınırındaki Nahçıvan ile Azerbaycan anakarası bağlantısı için istiyordu. Bu bağlantı sağlanmış olacak. Ayrıca koridor ile birlikte Türkiye’nin Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri ile bağlantısı kurulacak. Aslında Karabağ Savaşı sonrası bu koridor zaten açılacaktı ancak Ermenistan’ın direnmesi, ileride Azerbaycan’ın saldırma ihtimali nedeniyle çekinceliydi. Paşinyan, farklı farklı ‘Barış Kavşağı’ gibi projeler bile sundu. Gün sonunda durum bu.

Azerbaycan ve Ermenistan, Rusya’nın bölgedeki etkisini kırmak istiyordu ama bu sefer de ABD’yi getirdi. Azerbaycan, anlaşma karşılığında 1995’te ABD’nin Azerbaycan’a yönelik kısıtlamalarının kalkmasını sağladı ve Nahçıvan ile Bakü’nün kara yolunu oluşturdu. Ayrıca ABD ile ilişkilerde yeni dönemi açmış oldu. Paşinyan ise Ermenistan’ın Batı’ya yöneliminin arkasına ABD’yi aldı ve bir nevi Azerbaycan ile olası çatışmada kendisini güvence altına aldı. Ayrıca koridorda Ermeni yasaları geçerli olacak, zaten resmi olarak da Ermenistan toprağı.

Azerbaycan için başarılı bir anlaşma. Ermenistan zaten anlaşmayı imzalamak zorundaydı. ABD’nin kontrolü Erivan’ın işine geldi düşüncesindeyim. Bu anlaşma dolaylı olarak Azerbaycan’ın en yakın müttefiki İsrail’in de işine yaradı. Çünkü…

ABD’nin bölgeye gelmesiyle, koridora en fazla karşı çıkan İran ile Ermenistan bağlantısı kesildi. Yani İran’ın kuzeyine ABD yerleşmiş oldu. İleride Ermenistan’da Amerikan üssü açılırsa şaşırmam. Türkiye açısından ise genel tablo iyi. Sonuç olarak Türkiye de istediğine ulaştı ama koridorun kontrolünün ABD’nin elinde olması, Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye’nin ticaret ve siyasi bağını olumsuz etkileyebilir. Kontrol ABD’deyse, olası kriz anlarında Türk araçlarına engel olabilir. Bu kötü senaryolar tabi.