2025’te Dünyada En Fazla Tank Sahibi Olan 20 Ülke

2025 yılı itibarıyla dünyada askeri kapasite açısından öne çıkan ülkeler, yalnızca hava ve deniz gücüyle değil, kara kuvvetlerinin bel kemiği olan tank filolarıyla da dikkat çekiyor. Modern savaş alanlarında tanklar hâlâ stratejik önemini koruyor. Çin, Rusya ve ABD gibi küresel güçler, hem nicelik hem de teknolojik üstünlük açısından zirvede yer alıyor. Türkiye gibi bölgesel güçler ise hem yerli üretim tank projeleriyle hem de aktif tank filosuyla dikkat çekiyor.

Aşağıda yer alan liste, 2025 yılı itibarıyla en fazla tanka sahip 20 ülkeyi ve öne çıkan ana muharebe tanklarını göstermektedir. Bu sıralama, sadece tank sayısını değil, aynı zamanda envanterde bulunan önemli tank modellerini de yansıtır. Türkiye’de Altay yazsa da envanterde sembolik olduğunu söylemek gerekiyor.

En Büyük 20 Tank Filosu (2025)

1. Çin – 6.800 tank (Type 99)

2. Rusya – 5.750 tank (T-14 Armata)

3. Amerika Birleşik Devletleri – 4.640 tank (M1A2 Abrams)

4. Kuzey Kore – 3.344 tank (Chonma-2)

5. Hindistan – 4.201 tank (Arjun)

6. Mısır – 3.620 tank (Ramses II)

7. Pakistan – 2.627 tank (Haider)

8. Türkiye – 2.238 tank (Altay)

9. Güney Kore – 2.236 tank (K2 Black Panther)

10. İran – 1.713 tank (Karrar)

11. Cezayir – 1.485 tank (T-90SA)

12. Ürdün – 1.458 tank (Leclerc)

13. Vietnam – 1.374 tank (T-90)

14. Yunanistan – 1.344 tank (Leopard 2 HEL)

15. İsrail – 1.300 tank (Merkava Mk4)

16. Ukrayna – 1.114 tank (Leopard 1)

17. Irak – 1.025 tank (T-90)

18. Fas – 903 tank (M1 Abrams)

19. Tayvan – 888 tank (C-11 Brave Tiger)

20. Suudi Arabistan – 840 tank (M1A2 Abrams)

2025’te Dünyada En Fazla Tank Sahibi Olan 20 Ülke
2025’te Dünyada En Fazla Tank Sahibi Olan 20 Ülke

2025 yılı itibarıyla Çin, tank envanteri açısından dünya lideri konumunda. Rusya’nın ise Ukrayna savaşında ciddi kayıplar verdiği belirtiliyor. Türkiye, yerli Altay tanklarıyla ilk 10’a girerken; İran, Pakistan ve Güney Kore gibi ülkeler de tank sayılarını artırarak dikkat çekiyor. İsrail gibi teknolojik olarak gelişmiş ancak sayıca daha sınırlı ordular ise yüksek kaliteli tank modellerine yatırım yapıyor. Tanklar, modern savaşın şekillendiği bu dönemde hâlâ caydırıcı bir rol oynamaya devam ediyor. Ülkelerin tank filoları, sadece sayısal üstünlüğü değil, aynı zamanda savunma sanayisindeki teknolojik gelişmişliği de yansıtıyor.

TSK Envanterindeki Tank Modelleri ve Sayıları

1. Leopard 2A4

• Miktar: ~340 adet

• Menşei: Almanya

• Durum: Modernizasyon planı kapsamında bazıları “Leopard 2NG” standardına yükseltiliyor.

• Not: En modern tank filosunun omurgasını oluşturur.

2. Leopard 1A4 / 1A1A4

• Miktar: ~397 adet

• Menşei: Almanya

• Durum: Yaşlı platform, ikinci hatta ve eğitimde kullanılıyor.

3. M60T Sabra

• Miktar: ~170 adet

• Menşei: ABD (İsrail tarafından modernize edildi)

• Durum: İsrail IMI firması tarafından modernize edilerek M60T haline getirildi.

• Not: Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekâtlarında etkin şekilde kullanıldı.

4. M60A1 / A3

• Miktar: ~700 adet

• Menşei: ABD

• Durum: Kademeli olarak emekliye ayrılıyor veya modernize ediliyor.

5. M48A5T2

• Miktar: ~750 adet (aktif hizmette daha az)

• Menşei: ABD

• Durum: Eski nesil, çoğunlukla depoda ya da eğitim amaçlı.

6. Altay (Prototip/Ön Seri Üretim)

• Miktar: 2 adet (test amaçlı), 2025 sonrası 100+ hedef

• Menşei: Yerli üretim (BMC)

• Durum: Aktif muharebe envanterine henüz tam anlamıyla girmedi.

Toplam tank sayısı: ~2.200 – 2.500 arasında

Papa Seçimleri: Yeni ABD’li Papa Kimdir?

0

69 yaşındaki ABD’li Kardinal Robert Prevost, Katoliklerin yeni papası oldu. Adı “Papa 14. Leo” olarak açıklanan yeni Papa hakkında biyografik bilgi verip Papalık hakkında bilgi vereceğiz.

Francis Kardinal Robert Prevost kimdir?

1955: Chicago, Illinois, ABD’de doğdu.

1973: St. Augustine Semineri Lisesi’nden mezun oldu.

1977: Aziz Augustine Tarikatı’na katıldı.

1982: Roma’da rahip olarak görevlendirildi (Başpiskopos Jean Jadot tarafından).

1988: Peru’nun Trujillo kentinde misyoner rahip olarak görev yaptı; burada şansölye, seminer direktörü, profesör ve kilise rahibi gibi görevlerde bulundu.

1999: Chicago’daki “Our Mother of Good Counsel” (İyi Öğütler Annesi) eyaletinin Başrahibi seçildi.

2001: Aziz Augustine Tarikatı’nın Genel Başrahibi oldu (Roma).

2014: Chiclayo Apostolik Yöneticisi olarak atandı.

2015: Peru vatandaşı olarak Chiclayo Piskoposu oldu.

2023: Piskoposlar için dikasteri (bölüm) başkanı olarak atandı; Latin Amerika için Papalık Komisyonu Başkanı olarak görev yaptı ve Papa Francis tarafından kardinal olarak atandı.

2025: 267. Papa olarak seçildi, Leo XIV ismini aldı – tarihteki ilk Amerikalı Papa oldu.

Yeni ABD’li Papa Kimdir?

Papalık Seçimleri ve Papalık Hakkında Bilgi

Papalık, Katolik Kilisesi’nin en üst makamıdır. Papa, Roma Katolik Kilisesi’nin ruhani lideridir ve aynı zamanda Vatikan Şehir Devleti’nin başkanıdır. Papa, İsa’nın havarilerinden Aziz Petrus’un halefi olarak kabul edilir ve bu görevde ona verilen ilahi otoriteyi sürdürdüğüne inanılır.

Papanın Önemi

Papa sadece bir dini lider değil; aynı zamanda küresel siyasette ve diplomatik ilişkilerde etkili bir figürdür. İnsan hakları, barış, çevre ve göç gibi evrensel konularda da sıkça açıklamalar yapar. Papa’nın sözleri dünya çapında hem Katolikler hem de diğer dinler tarafından dikkatle takip edilir.

Papa Nasıl Seçilir?

Papa seçimi, özel bir toplantı olan Konklav (Latince con clave, “kilit altında” anlamında) ile yapılır. Bu sürecin detayları:

• Seçim, Papa’nın ölümünden veya istifasından sonra başlar.

• Sadece 80 yaşın altındaki kardinaller oy kullanabilir.

• Seçim, Sistine Şapeli’nde gizli oylamayla gerçekleşir.

• Adayın Papa seçilebilmesi için oyların üçte ikisini alması gerekir.

• Seçilen kişi Papa olmayı kabul ederse yeni ismini seçer (örneğin Leo XIV).

• Seçim sonucunda beyaz duman (Habemus Papam) bacadan yükselir.

Papa’nın Görev ve Yetkileri

Papa, Katolik dünyasında en yüksek otoriteye sahiptir. Yetkileri şunlardır:

• Öğretici yetki (Magisterium): İnanç ve ahlak konularında nihai yorum yetkisi.

• Yönetici yetki: Tüm Katolik piskoposları, kardinal ve diğer kilise yetkililerini atama yetkisi.

• Kanun yapma yetkisi: Katolik Kilisesi kanunlarını belirleyebilir ve değiştirebilir.

• Evrensel otorite: Tüm Katolik cemaatleri üzerinde doğrudan yetkisi vardır.

• Diplomatik yetki: Vatikan, bir devlet olarak birçok ülkeyle resmi ilişkiler yürütür ve Papa bu devletin lideridir.

Francis Kardinal Robert Prevost

Dünyanın En Büyük Askeri Hava Filosuna Sahip 10 Ülke

Küresel güvenlik dengeleri açısından hava gücü, bir ülkenin askeri kapasitesinin en kritik unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Savaş uçakları, nakliye uçakları, helikopterler ve keşif hava araçları gibi unsurları kapsayan hava filoları; caydırıcılık, savunma ve müdahale kabiliyetinde belirleyici rol oynuyor.

2024 yılı verilerine göre, ABD, ezici bir üstünlükle dünyanın en büyük askeri hava filosuna sahip. Onu sırasıyla Rusya, Çin ve Hindistan gibi büyük güçler takip ediyor. Listede ayrıca bölgesel aktörler olan Türkiye, Mısır, Güney Kore ve Pakistan da dikkat çekiyor.

Hava kuvvetleri sadece ulusal güvenliği sağlamakla kalmaz; aynı zamanda küresel askeri varlık göstergesi, NATO ya da bölgesel ittifaklar için güç projeksiyonu aracı olarak kullanılır.

En Fazla Askeri Hava Aracına Sahip 10 Ülke

1. Amerika Birleşik Devletleri – 13.209 askeri hava aracı

2. Rusya – 4.255 askeri hava aracı

3. Çin – 3.304 askeri hava aracı

4. Hindistan – 2.296 askeri hava aracı

5. Güney Kore – 1.576 askeri hava aracı

6. Japonya – 1.459 askeri hava aracı

7. Pakistan – 1.434 askeri hava aracı

8. Mısır – 1.080 askeri hava aracı

9. Türkiye – 1.069 askeri hava aracı

10. Fransa – 972 askeri hava aracı

Dünyanın En Büyük Askeri Hava Filosuna Sahip 10 Ülke
Dünyanın En Büyük Askeri Hava Filosuna Sahip 10 Ülke

Bu sıralama, yalnızca uçak sayısını temel alıyor. Ancak teknolojik üstünlük, modernizasyon seviyesi ve pilot eğitimi gibi diğer etkenler de hava gücünün etkinliğinde önemli rol oynuyor. Örneğin ABD, niceliksel üstünlüğünün yanı sıra 5. nesil savaş uçakları ve gelişmiş elektronik harp kapasitesiyle de öne çıkıyor.

Sonuç olarak; hava filosu büyüklüğü, bir ülkenin sadece savunma kapasitesini değil, aynı zamanda uluslararası askeri nüfuzunu da doğrudan etkiliyor.

2025’te Dünyanın En Hızlı Büyüyeceği 20 Ekonomisi (İnfografik)

Küresel ekonomi, pandemi sonrası toparlanmaya devam ederken bazı ülkeler diğerlerinden çok daha hızlı bir büyüme temposu yakalıyor. 2025 yılı için Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan tahminler, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ciddi büyüme potansiyeline işaret ediyor.

Bu veriler bize, ekonomik kalkınmada sadece büyük ekonomilerin değil, petrol keşifleri, altyapı yatırımları ve bölgesel istikrar gibi faktörlerden yararlanan küçük ülkelerin de öne çıktığını gösteriyor.

Başta Güney Sudan, Guyana ve Libya olmak üzere birçok ülke, 2025’te dünya ortalamasının çok üzerinde bir büyüme gösterecek. Özellikle doğal kaynak keşifleri ve yatırımların artması, bu ülkelerin büyüme projeksiyonlarını rekor seviyelere taşıdı.

1. Güney Sudan – %27,2

2. Guyana – %14,4 (Petrol keşfedildi)

3. Libya – %13,7

4. Senegal – %9,3

5. Palau – %8,5

6. Sudan – %8,3

7. Uganda – %7,5

8. Nijer – %7,3

9. Makao Özel İdare Bölgesi – %7,3

10. Butan – %7,2

11. Moğolistan – %7,0

12. Zambiya – %6,6

13. Benin – %6,5

14. Etiyopya – %6,5

15. Ruanda – %6,5

16. Hindistan – %6,5

17. Fildişi Sahili – %6,4

18. Filipinler – %6,1

19. Vietnam – %6,1

20. Cibuti – %6,0

(Dünya ortalaması: %3,2)

Afrika Ülkelerinin Büyümesi Dikkat Çekici

Özellikle Güney Sudan’ın %27,2 gibi çarpıcı bir büyüme oranı dikkat çekiyor. Bu büyümenin temel sebebi, ülkede petrol üretiminin yeniden ivme kazanması ve siyasi istikrarsızlık sonrası toparlanma süreci.

Guyana ise son yıllarda keşfedilen dev petrol rezervlerinin etkisiyle ciddi bir ekonomik patlama yaşıyor. Afrika ülkelerinden Senegal, Uganda ve Nijer gibi ülkeler de altyapı yatırımları ve tarım-enerji projeleri sayesinde önemli büyüme gösterecek.

Asya tarafında ise Hindistan, Filipinler, Vietnam ve Moğolistan gibi ülkeler, güçlü iç talep ve ihracat odaklı büyüme modelleri ile dikkat çekiyor.

Sonuç olarak 2025 yılı, gelişmekte olan ekonomilerin küresel büyümeye önemli katkı sağlayacağı bir yıl olacak. Enerji kaynakları, altyapı projeleri ve bölgesel kalkınma planları, birçok ülkenin dünya sahnesinde daha güçlü bir konum edinmesini sağlayabilir.

2025’te Dünyanın En Hızlı Büyüyeceği 20 Ekonomisi (İnfografik) ​
2025’te Dünyanın En Hızlı Büyüyeceği 20 Ekonomisi (İnfografik)

II. Dünya Savaşı Öncesi Avrupa’daki Yahudi Nüfusunun Dağılımı

Civixplorer tarafından paylaşılan görsel, Holokost öncesi Avrupa’daki Yahudi nüfusunun dağılımını ve bu toplulukların yaşadığı bölgeleri detaylı bir şekilde sunmaktadır. Bu harita, II. Dünya Savaşı öncesinde Avrupa’da yaşayan Yahudi topluluklarının kültürel, ekonomik ve entelektüel hayata katkılarını ve savaşın ardından bu toplulukların nasıl yok olduğunu gözler önüne sermektedir.

Holokost Öncesi Avrupa’daki Yahudi Nüfusu

Harita, Holokost öncesinde Avrupa’da yaşayan Yahudi nüfusunun yoğunluğunu göstermektedir. Özellikle Doğu Avrupa’da, Polonya, Romanya, Macaristan ve Sovyetler Birliği’nin batı bölgelerinde büyük Yahudi toplulukları bulunmaktaydı. Bu topluluklar, bulundukları bölgelerde kültürel, ekonomik ve entelektüel hayata önemli katkılarda bulunmuşlardır.

Avrupa’daki Yahudi Nüfusu (1933)

1. Polonya – 3.000.000

2. Sovyetler Birliği – 2.525.000

3. Romanya – 756.000

4. Almanya – 525.000

5. Macaristan – 445.000

6. Çekoslovakya – 357.000

7. Birleşik Krallık (İngiltere) – 300.000

8. Fransa – 250.000

9. Avusturya – 191.000

10. Hollanda – 156.000

11. Litvanya – 155.000

12. Letonya – 95.600

13. Yunanistan – 73.000

14. Yugoslavya – 68.000

15. Belçika – 60.300

16. Türkiye – 50.000

17. Bulgaristan – 48.500

18. İtalya – 48.000

19. İsviçre – 21.000

20. Danzig Serbest Şehri – 10.000

21. İsveç – 6.700

22. Danimarka – 5.700

23. Estonya – 4.600

24. İspanya – 4.000

25. İrlanda – 3.600

26. Finlandiya – 1.800

27. Norveç – 1.400

28. Lüksemburg – 1.200

29. Portekiz – 1.200

30. Monako – 300

31. Arnavutluk – 200

32. İzlanda – 10

II. Dünya Savaşı Öncesi Avrupa’daki Yahudi Nüfusunun Dağılımı

Türkiye’nin de Olduğu Avrupa Elektrik Ağı Nedir? (Harita)

İspanya’da 28 Nisan elektriklerin kesilmesi sonrası ülke adeta kaosu yaşadı. Türkiye’de de benzer bir sorun ile karşılaşma ihtimali endişe yarattı. Konuyla ilgili Türkiye’nin de Avrupa’nın elektrik sistemine bağlantısı olduğunu söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Bizde sıkıntı olmuyor ama bizi etkileyebilecek boyutta bir şey” ifadesini kullandı.

Bakan Bayraktar’ın söylediği şey aslında Avrupa Elektrik İletim Ağı (ENTSO). Bu en net tabiriyle Avrupa ülkelerinin elektrik sistemlerini birbirine bağlayan geniş kapsamlı bir entegre enerji altyapısıdır. Bu ağ, ülkeler arasında elektrik ticareti, arz güvenliği ve enerji verimliliği sağlamak amacıyla kurulmuştur. Aslında bu ağ ile birlikte ağ içerisindeki ülkeler, birbirleriyle elektrik ihracat ve ithalat yapıyor.

Avrupa Elektrik İletim Ağı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Avrupa Elektrik İletim Ağı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

• ENTSO-E: Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı, 39 ülkeyi ve 42 iletim sistemi işletmecisini (TSO) kapsıyor.

Avrupa’daki elektrik sisteminin güvenli, istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde çalışmasını sağlamaktır. Yüksek gerilim hatları ile ülkeler birbirine bağlanır. Elektrik, arz fazlası olan ülkeden eksiği olan ülkeye yönlendirilir.

– Bir ülkede üretim düşerse komşu ülkelerden destek alınabilir.

– Elektrik ucuz olan ülkeden pahalı olana satılabilir.

– Rüzgar ve güneş enerjisinin dalgalanmaları daha geniş alanda dengelenebilir.

• Avrupa ile bağlantıyı Yunanistan ve Bulgaristan üzerinden sağlayan Türkiye, ENTSO-E ağına 2015 yılında tam olarak entegre oldu. Bu sayede Türkiye, Avrupa’ya elektrik ihracatı ve ithalatı yapabilmektedir.

Avrupa Elektrik İletim Ağı Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Avrupa Elektrik İletim Ağı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

ABD’yi Tanıyan İlk 5 Ülke (Harita)

Amerika Birleşik Devletleri’nin 1776 yılında bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, dünya genelinde bu yeni ulusu tanıyan ülkelerin sıralaması büyük bir tarihi öneme sahiptir. Bu tanımalar, yalnızca diplomatik ilişkilerin başlangıcını değil, aynı zamanda ABD’nin uluslararası meşruiyet kazanmasını da sağlamıştır. Aşağıdaki harita, ABD’yi ilk tanıyan ülkeleri ve tanıma yıllarını göstermektedir.

Özellikle 18. yüzyıl sonlarında gerçekleşen bu tanıma süreçleri, Avrupa’daki büyük güç dengeleri ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın sonucuna göre şekillenmiştir. ABD’nin tanınması, yeni devletin ekonomik ve politik olarak güç kazanmasında etkili olmuştur.

1. Fas – 1777

ABD’yi tanıyan ilk ülke olma unvanına sahiptir. Fas Sultanı, Amerikan ticaret gemilerine limanlarını açarak ilk resmi ilişkiyi kurmuştur. Bu, ABD ile Afrika kıtası arasında kurulan ilk diplomatik bağdır.

2. Fransa – 1778

Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda ABD’nin en büyük destekçilerinden biri olan Fransa, hem maddi hem de askeri yardım sağlamıştır. Tanıma 1778’de gelmiş ve ardından müttefiklik anlaşmaları imzalanmıştır.

3. Hollanda – 1782

ABD’yi tanıyan üçüncü ülke olan Hollanda, bağımsızlık savaşında finansal destek sunmuştur. Aynı yıl diplomatik temsilcilik açılmıştır.

4. İsveç – 1783

ABD ile ticari ilişkileri geliştirme amacıyla ilk resmi anlaşmaları imzalayan ülkelerden biridir.

5. İspanya – 1783

Bağımsızlık savaşının sonlarına doğru ABD’yi tanıyan İspanya, özellikle Florida ve Louisiana’daki Amerikan etkisine karşı temkinli bir denge kurmuştur.

Bu ülkelerin tanıma kararları, ABD’nin bağımsızlık mücadelesinin başarısını uluslararası alanda da pekiştirmiştir. Aynı zamanda bu ilişkiler, sonraki yüzyıllarda gelişen Atlantik ötesi iş birliklerinin temelini oluşturmuştur.

ABD’yi Tanıyan İlk 5 Ülke (Harita)
ABD’yi Tanıyan İlk 5 Ülke (Harita)

Tüm Zamanların En Çok Satan Cep Telefonları

Cep telefonları, son 40 yılda hayatımıza sadece bir iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak girdi. Tuşlu modellerden dokunmatik ekranlara, kamerasız cihazlardan yapay zekâ destekli telefonlara uzanan bu serüvende bazı modeller öyle büyük bir popülerlik kazandı ki satış rakamları milyonları aştı.

Aşağıdaki liste, tüm zamanların en çok satan cep telefonu modellerini gösteriyor. Özellikle 2000’li yılların başında piyasa hâkimiyetini elinde bulunduran Nokia, bu listede ilk sıraları domine etmiş durumda. Sonraki yıllarda ise Apple, özellikle iPhone serisiyle büyük bir satış başarısı elde ederek akıllı telefon devrimini şekillendirdi.

İşte tarihte en çok satan telefon modelleri:

Tarihin En Çok Satan 15 Cep Telefonu

1. Nokia 1100 – 250 milyon adet

2. Nokia 1110 – 248 milyon adet

3. iPhone 6 / 6 Plus – 222 milyon adet

4. Nokia 105 – 200 milyon adet

5. iPhone 6s / 6s Plus – 174 milyon adet

6. iPhone 5s – 165 milyon adet

7. Nokia 3210 – 161 milyon adet

8. iPhone 7 / 7 Plus – 160 milyon adet

9. iPhone 11 / 11 Pro / 11 Pro Max – 159 milyon adet

10. iPhone XR / XS / XS Max – 151 milyon adet

11. Nokia 6600 – 150 milyon adet

12. Nokia 1200 – 150 milyon adet

13. Nokia 5230 – 150 milyon adet

14. Samsung E1100 – 150 milyon adet

15. iPhone 5 – 146 milyon adet

Tüm Zamanların En Çok Satan Cep Telefonları
Tüm Zamanların En Çok Satan Cep Telefonları

• Nokia’nın listedeki baskınlığı, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki erişilebilir fiyat politikasıyla açıklanabilir.

• Apple, iPhone 6 ve 7 serileriyle büyük bir satış başarısı yakaladı. iPhone 6 o kadar popülerdi ki, 2017 yılında Hindistan ve Çin pazarları için yeniden üretildi.

• Listenin tek Samsung temsilcisi olan E1100, düşük fiyatı ve uzun pil ömrü sayesinde öne çıktı.

• iPhone 11 serisi, modern dönemde hâlâ klasik modeller kadar yüksek satış rakamlarına ulaşan nadir akıllı telefonlardan biri oldu.

Not: Bu veriler 2023 yılına kadar olan satışlara dayanmakta ve şu anda piyasada olmayan (üretimi durdurulmuş) modelleri kapsamaktadır. 2021 sonrası çıkan modellerin henüz bu satış barajlarını geçemediği de belirtilmektedir.

En Fazla Ar-Ge Harcaması Yapan Ülkeler – İsrail 1. Sırada

Teknolojik ilerlemenin ve ekonomik kalkınmanın motor gücü olan Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme) çalışmaları, ülkelerin küresel rekabetteki yerini belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Eğitim, sanayi, sağlık, savunma ve enerji gibi pek çok alanda inovasyonun kaynağı olan bu yatırımlar, aynı zamanda ekonomik büyümeyi ve sürdürülebilir kalkınmayı destekler.

Görselde yer alan veriler, ülkelerin Ar-Ge’ye ne kadar bütçe ayırdığını gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) oranına göre gösteriyor. 2023 yılı verilerine göre İsrail, Ar-Ge’ye GSYH’sinin %6.3’ünü ayırarak dünya lideri olurken, onu Güney Kore ve Tayvan gibi Asya’nın teknoloji devleri izliyor. Avrupa ülkeleri de ciddi yatırımlar yaparak listeye üst sıralardan giriyor.

GSYH’ye Oranla En Fazla Ar-Ge Harcaması Yapan Ülkeler

1. İsrail – %6.3

2. Güney Kore – %5.0

3. Tayvan – %4.0

4. İsveç – %3.6

5. Japonya – %3.4

6. ABD – %3.4

7. Avusturya – %3.3

8. İsviçre – %3.3

9. Belçika – %3.3

10. Almanya – %3.1

11. Finlandiya – %3.1

12. Danimarka – %3.0

13. Çin – %2.6

14. İzlanda – %2.7

15. Birleşik Krallık – %2.8

16. Hollanda – %2.2

17. Fransa – %2.2

18. Slovenya – %2.1

19. Polonya – %1.6

20. İrlanda – %1.6

21. Yeni Zelanda – %1.5

22. Yunanistan – %1.5

23. Türkiye – %1.4

24. Hırvatistan – %1.4

25. Macaristan – %1.4

26. İtalya – %1.3

27. Norveç – %1.9

28. Singapur – %1.8

29. Kanada – %1.8

30. Estonya – %1.8

31. Avustralya – %1.7

32. Portekiz – %1.7

33. İspanya – %1.5

34. Çekya – %1.8

35. Slovakya – %1.0

36. Litvanya – %1.0

37. Lüksemburg – %1.0

38. Letonya – %0.8

39. Bulgaristan – %0.8

40. Romanya – %0.5

41. Şili – %0.4

42. Kolombiya – %0.3

43. Kosta Rika – %0.3

44. Arjantin – %0.6

45. Güney Afrika – %0.6

En Fazla Ar-Ge Harcaması Yapan Ülkeler
En Fazla Ar-Ge Harcaması Yapan Ülkeler

– İsrail ve Güney Kore, Ar-Ge’ye en çok kaynak ayıran ülkeler olup teknoloji ve savunma sektörlerinde önemli atılımlar yapıyorlar.

– Çin, 2000 yılından bu yana Ar-Ge harcamasını 18 kat artırarak 2023’te 723 milyar dolara ulaştı.

– Türkiye, %1.4’lük oranıyla henüz OECD ortalamasının altında yer alıyor ancak son yıllarda bu alanda artan yatırımlarla dikkat çekiyor.

– Avrupa ülkeleri, genel olarak %2 ve üzeri oranlarla güçlü Ar-Ge politikaları benimsiyor.

Bu liste, bir ülkenin sadece ekonomik değil, bilimsel ve teknolojik altyapısının da ne denli gelişmiş olduğuna dair önemli bir göstergedir. Ar-Ge’ye yapılan yatırım, uzun vadede hem refah seviyesini hem de rekabet gücünü belirler.

Dünyada En Fazla Asker Sayısına Sahip Ülkeler (Yedek-Aktif Dahil)

0

Küresel güvenlik ortamı hızla değişiyor. Son yıllarda artan bölgesel çatışmalar, jeopolitik gerilimler ve askeri teknolojideki gelişmeler, birçok ülkenin ordularını büyütmesine neden oldu. Ancak sadece teknolojik gelişmişlik değil, toplam asker sayısı da bir ülkenin caydırıcılık gücünde önemli bir rol oynamaya devam ediyor.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü tarafından hazırlanan verilere göre, toplam asker sayısında (aktif, yedek ve paramiliter kuvvetler dahil) bazı ülkeler dikkat çekici rakamlara ulaşıyor. Bu veriler yalnızca askeri güç projeksiyonu değil, aynı zamanda bazı ülkelerde zorunlu askerliğin yaygınlığını ve paramiliter yapılanmaların gücünü de gözler önüne seriyor.

Ama unutmayın; bu veriler toplam askeri personel sayısını (aktif, yedek ve paramiliter) kapsamakta ve yaklaşık rakamlar olarak değerlendirilmelidir. Listede yer alan bazı ülkeler (örneğin Kuzey Kore ve Vietnam), büyük oranda zorunlu askerlik, sivil savunma birlikleri ve paramiliter yapılanmalar sayesinde bu kadar yüksek rakamlara ulaşmaktadır. Türkiye ise yaklaşık 895 bin askeri personelle 16. sırada yer almakta ve bölgesindeki en büyük askeri güçlerden biri olma konumunu korumaktadır.

Dünyada En Fazla Asker Sayısına Sahip Ülkeler (Yedek-Aktif Dahil)
Dünyada En Fazla Asker Sayısına Sahip Ülkeler (Yedek-Aktif Dahil)

2024 yılı itibarıyla en fazla askeri personele sahip ülkeler

1. Kuzey Kore – 7.580.000 asker

2. Güney Kore – 6.613.500 asker

3. Vietnam – 5.490.000 asker

4. Hindistan – 4.246.800 asker

5. Rusya – 3.203.000 asker

6. Çin – 3.045.000 asker

7. Brezilya – 2.184.500 asker

8. Amerika Birleşik Devletleri – 2.112.800 asker

9. Tayvan – 1.837.800 asker

10. Pakistan – 1.501.000 asker

11. Mısır – 1.314.500 asker

12. Küba – 1.234.500 asker

13. Endonezya – 1.094.750 asker

14. İran – 1.000.000 asker

15. Ukrayna – 990.000 asker

16. Türkiye – 894.700 asker

17. Tayland – 699.550 asker

18. İsrail – 642.500 asker

19. Meksika – 505.400 asker

20. Etiyopya – 503.000 asker

21. Kolombiya – 469.000 asker

22. Cezayir – 467.200 asker

23. Belarus – 444.850 asker

24. Malezya – 431.800 asker

25. Yunanistan – 428.400 asker

26. Irak – 423.000 asker

27. Fas – 395.800 asker

28. Azerbaycan – 383.200 asker

29. Sri Lanka – 362.050 asker

30. Filipinler – 357.950 asker

31. İtalya – 354.950 asker

32. Venezuela – 351.000 asker

33. Peru – 346.000 asker

34. Fransa – 335.600 asker

35. Japonya – 317.850 asker

36. Singapur – 310.900 asker

37. Eritre – 301.750 asker

38. Suudi Arabistan – 281.500 asker

39. Finlandiya – 268.850 asker

40. Portekiz – 263.650 asker

Çin’e En Çok Borcu Olan 20 Ülke

2022 yılı itibarıyla Çin’e dış borcu olan ülkelerin listelendiği, Dünya Bankası verilerinin kaynak olarak ele alındığı bu yazıda, Çin’e borçu olan ülkeleri ele aldık.

Dış borç, bir ülkenin yabancı kreditörlere – bu durumda Çin’e – olan borcunu ifade eder. Çin son 20 yılda çok sayıda kalkınmakta olan ülkeye altyapı ve kalkınma kredileri vererek küresel ölçekte önemli bir alacaklı haline gelmiştir.

Çin’e En Fazla Borcu Olan Ülkeler

1. Pakistan – 26.6 milyar dolar

2. Angola – 21.0 milyar dolar

3. Sri Lanka – 8.9 milyar dolar

4. Etiyopya – 6.8 milyar dolar

5. Kenya – 6.7 milyar dolar

6. Zambiya – 6.1 milyar dolar

7. Bangladeş – 6.1 milyar dolar

8. Laos – 5.3 milyar dolar

9. Mısır – 5.2 milyar dolar

10. Nijerya – 4.3 milyar dolar

11. Ekvador – 4.1 milyar dolar

12. Kamboçya – 4.0 milyar dolar

13. Belarus – 3.9 milyar dolar

14. Fildişi Sahili – 3.9 milyar dolar

15. Kamerun – 3.8 milyar dolar

16. Güney Afrika – 3.4 milyar dolar

17. Kongo (Brazzaville) – 3.4 milyar dolar

18. Brezilya – 3.4 milyar dolar

19. Moğolistan – 3.0 milyar dolar

20. Arjantin – 2.9 milyar dolar

Çin’e En Çok Borcu Olan 20 Ülke
Çin’e En Çok Borcu Olan 20 Ülke

Çin’in Küresel Kredi Stratejisi

• Çin, başta Afrika ve Asya olmak üzere birçok gelişmekte olan ülkeye kredi vererek altyapı yatırımlarını destekliyor.

• Bu kredilerin büyük bir kısmı “Kuşak ve Yol Girişimi (BRI)” kapsamında veriliyor.

• Eleştirmenler, Çin’in bu stratejisini “borç tuzağı diplomasisi” olarak tanımlıyor – yani ülkeleri borçlandırarak siyasi veya ekonomik nüfuz kazanmak.

Kaynak: Visual Capitalist

Orta Asya Etnik Haritası

Orta Asya, tarih boyunca göçlerin, imparatorlukların ve kültürlerin kesişme noktası olmuştur. Türk, Slav, Fars ve diğer halkların izlerini taşıyan bu coğrafya, bugün bile etnik çeşitliliğini büyük ölçüde korumaktadır. Özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bu çeşitlilik, bağımsız devletlerin ulusal kimliklerini inşa sürecinde hem bir zenginlik hem de zaman zaman bir gerilim kaynağı olmuştur.

Bu etnik harita, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan gibi ülkelerin yanı sıra Afganistan, Çin’in batısı, İran ve Rusya’nın güneyi gibi bölgelerdeki başlıca etnik grupların dağılımını göstermektedir. Aynı zamanda sağda, ülkelerin etnik kompozisyonlarını yansıtan pasta grafiklerle, her ülkenin nüfus yapısına dair önemli bilgiler sunulmaktadır.

Haritadaki Renkler ve Etnik Gruplar

Haritada her renk bir etnik grubu temsil etmektedir. Aşağıda bu gruplar, karşılık gelen renkleriyle birlikte sıralanmıştır:

Slav Halkları:

• Ruslar: Açık mor

• Ukraynalılar: Pembe

Türk Halkları:

• Karakalpaklar: Zeytin yeşili

• Kazaklar: Açık yeşil

• Kırgızlar: Kahverengi

• Türkmenler: Kırmızı

• Uygurlar: Açık sarı

• Özbekler: Sarı

Hint-Avrupa Kökenli Halklar:

• Tacikler: Pembe/magenta

• Almanlar: Mavi

Diğer Gruplar:

• Farklı topluluklar / Karma yerleşimler: Gri tonları

• Seyrek nüfuslu alanlar: Beyaz

Haritada Ülkelere Dair Öne Çıkan Noktalar

Kazakistan: En büyük etnik grup %41,9 ile Kazaklar. Ancak %37’lik Rus nüfusu oldukça dikkat çekici.

Özbekistan: %71,4 ile Özbekler baskın grup. Ruslar ve Tacikler de önemli oranlara sahip.

Kırgızistan: %52,4 Kırgız, ardından %21,5 Rus nüfus. Özbekler de %12 oranıyla önemli bir azınlık.

Tacikistan: %64,9 Tacik, %25 Özbek ve %3,5 Rus nüfusa sahip.

Türkmenistan: %73,3 Türkmen nüfusu ağırlıklı. Özbek ve Rus varlığı ise görece daha az ama belirgin.