Avrupa Ülkelerinin Sömürgeleştiremediği 5 Ülke (Harita)

Dünya tarihi, siyasi güç dengeleri, ticaret yolları ve askeri yayılmalarla şekillenmiştir. Bu süreçte en belirleyici aktörlerden biri de şüphesiz Avrupa olmuştur. 15. yüzyıldan itibaren başlayan sömürgecilik dönemi, Avrupa devletlerinin dünya üzerindeki birçok bölgeyi işgal etmesiyle siyasi, ekonomik ve kültürel olarak büyük değişimlere yol açmıştır.

Aşağıdaki harita, hangi ülkelerin Avrupa tarafından sömürgeleştirildiğini, hangilerinin sadece kısmen Avrupa etkisi altında kaldığını ve hangilerinin tamamen bağımsız kaldığını gösteriyor. Görsel, tarihsel gerçekleri renk kodlarıyla sade biçimde sunarak, Avrupa’nın küresel ölçekteki etkisinin boyutunu gözler önüne seriyor.

1. Avrupa Tarafından Sömürgeleştirilmiş veya Kontrol Edilmiş Ülkeler (Yeşil)

Bu grupta yer alan ülkeler, Avrupa güçlerinin doğrudan yönetimi veya himayesi altına girmiştir. İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz gibi ülkeler bu geniş sömürge ağını oluşturmuş; özellikle Afrika, Güney Asya, Güneydoğu Asya ve Amerika kıtalarında hâkimiyet kurmuştur.

2. Avrupa Tarafından Kısmen Kontrol Edilmiş veya Etkilenmiş Ülkeler (Mor)

Bu ülkeler, doğrudan sömürge statüsünde olmasalar da, Avrupa’nın siyasi, ekonomik ya da askeri baskısıyla şekillenmiştir. Çin, İran, Osmanlı sonrası Orta Doğu ülkeleri bu kategoride yer alır. Bu etki çoğunlukla kapitülasyonlar, ticaret anlaşmaları ya da askeri müdahaleler şeklinde olmuştur.

3. Avrupa Tarafından Hiç Sömürgeleştirilmemiş Ülkeler (Kırmızı)

Bu ülkeler, Avrupa’nın doğrudan yönetiminden tamamen bağımsız kalmayı başarmıştır. Haritada bu kategoriye giren çok az sayıda ülke yer almakta:

• Japonya: Modernleşme sürecini erken tamamlayarak Batılı güçlerin etkisine direndi.

• Tayland: Güneydoğu Asya’da sömürgeleştirilmeyen tek ülke.

• Liberya: Amerika’dan Afrika’ya göç eden eski kölelerce kuruldu ve Batı Afrika’da bağımsız kaldı.

• Kuzey Kore: Kore’nin Japon işgali dışında Batılı güçlerden doğrudan etki almadı.

• Nepal: Himalayalardaki konumu sayesinde bağımsızlığını koruyabildi ve Avrupa güçlerinin doğrudan yönetimine hiç girmedi.

Avrupa Ülkelerinin Sömürgeleştiremediği 5 Ülke (Harita)
Avrupa Ülkelerinin Sömürgeleştiremediği 5 Ülke (Harita)

Dünyanın En Yüksek Ülkeleri: Ortalama Rakıma Göre Sıralama

0

Rakım, yani deniz seviyesine göre yükseklik, bir ülkenin ikliminden tarım koşullarına, hatta yaşam tarzına kadar birçok alanı etkileyen önemli bir coğrafi faktördür. Yüksek rakımlı ülkelerde hava daha ince, sıcaklık daha düşük ve yerleşim şartları daha zorludur. Bu durum sadece doğayı değil, insanların yaşama biçimini de doğrudan etkiler.

Aşağıdaki liste, ülkelerin ortalama rakımlarına göre sıralandığı ve dünyada en yüksekte yer alan ülkeleri göstermektedir. Listenin başında yer alan ülkelerin büyük çoğunluğu, dağlık yapılarıyla bilinen Himalaya, And Dağları ve Orta Asya bölgelerinde yer alıyor.

Dünyanın En Yüksek 25 Ülkesi (Ortalama Rakım)

1. Bhutan – 3.280 metre

2. Nepal – 3.265 metre

3. Tajikistan – 3.186 metre

4. Kırgızistan – 2.988 metre

5. Lesotho – 2.161 metre

6. Andorra – 1.996 metre

7. Afganistan – 1.885 metre

8. Şili – 1.871 metre

9. Çin – 1.840 metre

10. Ermenistan – 1.792 metre

11. Ruanda – 1.598 metre

12. Peru – 1.555 metre

13. Moğolistan – 1.528 metre

14. Gürcistan – 1.432 metre

15. İsviçre – 1.350 metre

16. Etiyopya – 1.330 metre

17. İran – 1.305 metre

18. Lübnan – 1.250 metre

19. Bolivya – 1.192 metre

20. Tayvan – 1.150 metre

Dünyanın En Yüksek Ülkeleri: Ortalama Rakıma Göre Sıralama
Dünyanın En Yüksek Ülkeleri: Ortalama Rakıma Göre Sıralama

Yüksek Rakımın Etkileri Nelerdir?

• İklim: Yüksek rakım, daha soğuk hava ve daha az oksijen anlamına gelir.

• Tarım: Bitki türleri sınırlı, tarım sezonu daha kısadır.

• Sağlık: Yüksek irtifada yaşayanlar daha geniş akciğerlere ve farklı fiziksel adaptasyonlara sahip olabilir.

• Turizm: Dağlık bölgeler trekking, dağcılık ve doğa turizmi açısından cazip hale gelir.

Birleşik Arap Emirlikleri: 7 Emirlik, 6 Hanedan (İnfografik)

0

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ortadoğu’nun en dikkat çekici siyasi yapılarından birine sahip. 1971 yılında kurulan bu federasyon, 7 farklı emirlikten oluşuyor ve her biri kendi yönetici ailesi tarafından idare ediliyor. Ancak ilginç olan şu: bu 7 emirliğe sadece 6 farklı kraliyet hanedanı hükmediyor. Bunun sebebi, iki emirliğin (Sharjah ve Ras Al Khaimah) aynı hanedana, yani Al-Qasimi Hanedanı’na bağlı olması.

Her emirliğin yöneticisi (emir), kendi bölgesinde mutlak otoriteye sahip olsa da, federasyon düzeyinde alınan kararlarda Abu Dhabi ve Dubai’nin liderliği ön plandadır. Özellikle Abu Dhabi Emiri aynı zamanda BAE Devlet Başkanı, Dubai Emiri ise Başbakan ve Başkan Yardımcısı konumundadır. Bu durum, hanedanlar arasında hem siyasi hem de ekonomik anlamda dengeli bir güç dağılımı yaratır.

Birleşik Arap Emirlikleri: Emirlikler ve Yöneten Hanedanlar

1. Abu Dhabi – Al-Nahyan Hanedanı

• Yönetici: Şeyh Mohammed bin Zayed Al-Nahyan

• Ülkenin en büyük emirliği. Devlet başkanlığı ve petrol gelirlerinin büyük kısmı Abu Dhabi’nin kontrolündedir.

2. Dubai – Al-Maktoum Hanedanı

• Yönetici: Şeyh Mohammed bin Rashid Al-Maktoum

• BAE’nin ekonomik başkenti. Turizm, finans ve teknoloji alanlarında öncü. Aynı zamanda federasyonun başbakanı.

3. Sharjah – Al-Qasimi Hanedanı

• Yönetici: Şeyh Sultan bin Muhammad Al-Qasimi

• Eğitim ve kültüre yaptığı yatırımlarla bilinir. Aynı hanedan, Ras Al Khaimah’ı da yönetmektedir.

Birleşik Arap Emirlikleri: 7 Emirlik, 6 Hanedan (İnfografik)
Birleşik Arap Emirlikleri: 7 Emirlik, 6 Hanedan (İnfografik)

4. Ras Al Khaimah – Al-Qasimi Hanedanı

• Yönetici: Şeyh Saud bin Saqr Al-Qasimi

• Daha sanayi odaklı bir emirliktir. Sharjah ile ortak hanedana sahiptir.

5. Ajman – Al-Nuaimi Hanedanı

• Yönetici: Şeyh Humaid bin Rashid Al-Nuaimi III

• Yüzölçümü olarak en küçük emirliklerden biridir, ancak liman ve ticaret açısından önemlidir.

6. Umm Al Quwain – Al-Mualla Hanedanı

• Yönetici: Şeyh Saud bin Rashid Al-Mualla

• Nüfusu az ve geleneksel yapısı güçlüdür. Balıkçılık ve el sanatları ön plandadır.

7. Fujairah – Al-Sharqi Hanedanı

• Yönetici: Şeyh Hamad bin Mohammed Al-Sharqi

• Tek başına Umman Denizi’ne kıyısı olan emirliktir. Deniz ticareti ve liman faaliyetleri gelişmiştir.

Toparlayacak olursak BAE’nin siyasi yapısı, geleneksel monarşi ile modern federatif sistemin benzersiz bir birleşimi olarak değerlendirilebilir. Her hanedan kendi emirliğini yönetse de, federasyon içinde çıkarlar ortaklaşa gözetilir. Bu yapı, hem istikrarı hem de büyümeyi destekleyen bir model olarak uluslararası alanda dikkat çekiyor.

İstersen bu yapıyı anlatan bir hanedanlar şeması, harita üzerinde etkileşimli bir versiyon ya da tarihi süreçleri kapsayan bir zaman çizelgesiyle destekleyebilirim. Yardımcı olayım mı?

Orta Amerika Ülkeleri: Cinayet Oranlarındaki Değişim (2015 – 2024)

Orta Amerika, uzun yıllardır çete şiddeti, uyuşturucu kaçakçılığı ve toplumsal eşitsizlik gibi sebeplerle dünyanın en yüksek cinayet oranlarına sahip bölgelerinden biri olmuştur. Ancak son yıllarda bölge ülkelerinde dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Bazı ülkeler cinayet oranlarını dramatik biçimde düşürmeyi başarırken, bazılarında ise artış gözlemleniyor.

Aşağıdaki harita, 2015 ve 2024 yılları arasında Orta Amerika’daki ülkelerin 100.000 kişi başına düşen cinayet oranlarını karşılaştırmalı olarak gösteriyor. Bu oranlar, ülkelerin güvenlik politikalarının başarısını veya başarısızlığını gözler önüne seriyor.

Cinayet Oranları (100.000 Kişi Başına) – 2024 ve 2015 Karşılaştırması

Cinayet Oranı Azalan Ülkeler:

El Salvador

• 2015: 104

• 2024: 2

• Bölgedeki en büyük düşüş. Güvenlik reformları ve çetelerle mücadele politikaları etkili oldu.

Honduras

• 2015: 57

• 2024: 25

• Yarısından fazla düşüş sağlandı. Ancak hâlâ bölgenin en yükseklerinden biri.

Guatemalama

• 2015: 30

• 2024: 16

• Cinayet oranı neredeyse yarı yarıya azaldı.

Belize

• 2015: 33

• 2024: 22

• Yavaş ama istikrarlı bir azalma var.

Cinayet Oranı Artan Ülkeler:

Panama

• 2015: 11

• 2024: 13

• Küçük ama dikkat edilmesi gereken bir artış.

Kosta Rika

• 2015: 11

• 2024: 17

• Orta düzeyde bir yükseliş söz konusu. Geleneksel olarak daha güvenli olan ülkede bu artış endişe verici.

Meksika

• 2015: 17

• 2024: 19

• Küçük bir artış olsa da, ülke genelinde güvenlik sorunları hâlâ ciddi boyutta.

Oranı Sabit veya Az Değişen Ülkeler:

Nikaragua

• 2015: 8

• 2024: 11

• Görece düşük cinayet oranını koruyor. Ufak bir artış var.

Orta Amerika Ülkeleri: Cinayet Oranlarındaki Değişim (2015 - 2024)
Orta Amerika Ülkeleri: Cinayet Oranlarındaki Değişim (2015 – 2024)

Başörtüsünün Yasak Olduğu 5 Orta Asya Ülkesi

Başörtüsü, birçok Müslüman kadın için dini bir sembol olmanın ötesinde, kimlik ve inanç ifadesidir. Ancak dünya genelinde, özellikle Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bazı ülkelerde başörtüsüne yönelik çeşitli yasal kısıtlamalar getirildiği görülüyor. Bu yasaklar, kimi zaman kamu kurumlarıyla sınırlı kalırken, kimi yerlerde ise tamamen kamusal alanda uygulanıyor.

Bu yazıda, başörtüsü yasağı uygulayan Müslüman ülkeleri ele alıyoruz. Haritada yer alan bu ülkeler üç kategoriye ayrılmış: tam kamusal yasak, kamu kurumlarında yasak ve kısmi kısıtlamalar. Listede yer alan ülkelerin çoğu, Sovyet geçmişine sahip Orta Asya ülkeleri olup, laiklik anlayışı ve devlet politikaları nedeniyle bu tür düzenlemelere gitmişlerdir.

Başörtüsüne Yasal Sınırlama Getiren Ülkeler ve Detayları

Tacikistan (Tam kamusal yasak – kırmızı)

Tacikistan, başörtüsüne en katı yaklaşımı sergileyen ülkelerden biridir. Kamuya açık alanlarda başörtüsü takmak fiilen yasaktır. Hükûmet, bu yasağı “aşırıcılığa karşı mücadele” gerekçesiyle savunmaktadır. Dini kıyafetlerin teşhiri, geleneksel Tacik kültürüne tehdit olarak algılanmaktadır.

Azerbaycan (Kamu kurumlarında yasak – turuncu)

Azerbaycan’da başörtüsü kamusal alanda yasak olmasa da devlet okullarında ve resmi dairelerde takılması yasaktır. Laik anayasa çerçevesinde, devletin dini tarafsızlığına vurgu yapılır. Bu da eğitim gibi alanlarda başörtüsüne sınırlama getirilmesine neden olmuştur.

Kazakistan (Kamu kurumlarında yasak – turuncu)

Kazakistan da laiklik ilkesine bağlı bir devlettir. Devlet okullarında ve resmi kurumlardaki kıyafet kuralları çerçevesinde başörtüsü yasaktır. Özellikle eğitim alanında katı uygulamalar göze çarpar.

Türkmenistan (Kısmi kısıtlamalar – mor)

Türkmenistan’da doğrudan bir yasa olmamakla birlikte, toplumda ve bazı devlet kurumlarında başörtüsü kullanımına karşı uygulamalar söz konusudur. Bu nedenle “kısmi kısıtlama” kategorisinde değerlendirilir.

Özbekistan (Kısmi kısıtlamalar – mor)

Özbekistan’da da benzer şekilde başörtüsüne dair açık bir yasak bulunmasa da, uzun yıllar boyunca örtüye karşı baskıcı politikalar uygulanmıştır. Son dönemde bu baskılar azalmış olsa da hâlâ birçok kamu alanında örtünmeye yönelik dolaylı kısıtlamalar sürmektedir.

Başörtüsünün Yasak Olduğu 5 Orta Asya Ülkesi
Başörtüsünün Yasak Olduğu 5 Orta Asya Ülkesi

İlginç olan, bu tür kısıtlamaların çoğunlukla Müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkelerde, özellikle de eski Sovyet etkisi altındaki cumhuriyetlerde görülmesidir. Bu durum, laiklik anlayışının bölgesel farklılıklar gösterebildiğini ve devlet-din ilişkilerinin her ülkenin sosyopolitik geçmişine göre şekillendiğini gösteriyor.

Avrupa Ülkelerinin En Uzun Kara Sınırları: Hangi Ülke, En Çok Kiminle Sınır Paylaşıyor?

Avrupa ülkeleri, görece küçük yüzölçümlerine rağmen çok sayıda komşuya sahip olmalarıyla dikkat çeker. Bu durum, kıtanın tarih boyunca siyasi, askeri ve kültürel olarak ne kadar iç içe geçmiş olduğunu gösteriyor. Ancak her ülkenin sınır komşuları içinde biri, daima diğerlerinden daha uzun bir sınır çizgisine sahiptir.

Bu yazıda, her Avrupa ülkesinin en uzun kara sınırına sahip olduğu komşusunu listeliyoruz. Bu bilgiler, sınır uzunlukları üzerinden siyasi coğrafyanın nasıl şekillendiğini görmek açısından da oldukça ilginç veriler sunuyor. Kimi ülkeler doğrudan coğrafi büyüklüğünden dolayı bu listeye girerken, kimileri ise tarihi sınır çizimleri nedeniyle bir komşuyla daha uzun sınıra sahip olmuş durumda.

Avrupa Ülkeleri ve En Uzun Kara Sınır Komşuları

Avrupa Ülkelerinin En Uzun Kara Sınırları
Avrupa Ülkelerinin En Uzun Kara Sınırları

Avrupa Ülkeleri – En Uzun Kara Sınır Komşuları

• Arnavutluk: Yunanistan

• Avusturya: Almanya

• Belarus: Rusya

• Belçika: Fransa

• Bosna-Hersek: Hırvatistan

• Bulgaristan: Türkiye

• Hırvatistan: Bosna-Hersek

• Çekya: Almanya

• Danimarka: Almanya

• Estonya: Rusya

• Finlandiya: Rusya

• Fransa: İspanya

• Almanya: Avusturya

• Yunanistan: Türkiye

• Macaristan: Romanya

• İrlanda: Birleşik Krallık

• İtalya: İsviçre

• Kosova: Sırbistan

• Letonya: Rusya

• Litvanya: Belarus

• Lüksemburg: Almanya

• Moldova: Ukrayna

• Karadağ: Sırbistan

• Hollanda: Almanya

• Kuzey Makedonya: Yunanistan

• Norveç: İsveç

• Polonya: Çekya

• Portekiz: İspanya

• Romanya: Ukrayna

• Rusya: Kazakistan

• Sırbistan: Romanya

• Slovakya: Macaristan

• Slovenya: Hırvatistan

• İspanya: Portekiz

• İsveç: Norveç

• İsviçre: İtalya

• Türkiye: Suriye

• Ukrayna: Rusya

• Birleşik Krallık: İrlanda

Dünyanın Yüzölçümü Bakımından En Büyük 15 Ülkesi (2025)

0

Dünyadaki kara parçalarının dağılımı oldukça dengesiz. Bazı ülkeler devasa yüzölçümlerine sahipken, birçok ülke dünya haritasında nokta kadar yer kaplıyor. Yüzölçümü bakımından en büyük ülkeler, yalnızca topraklarının genişliğiyle değil; barındırdıkları doğal kaynaklar, ekilebilir alanlar ve orman varlıklarıyla da dikkat çekiyor.

Aşağıda, 2025 itibariyle yüzölçümü açısından dünyanın en büyük 15 ülkesi, hem kara alanı miktarıyla hem de orman ve tarım arazilerinin oranlarıyla birlikte listelenmiştir. Veriler Visual Capitalist ve Dünya Bankası kaynaklıdır.

Haritadaki yüzölçümü birimi mil kare (mi²) yani square miles olarak verilmiş. Ancak uluslararası ve özellikle Türkiye’deki okuyucular için daha yaygın olan birim kilometrekare (km²) olduğu için, karşılıklarını da paylaşayım:

Mil Kare (mi²) ile Kilometrekare (km²) Dönüşüm Oranı:

1 mil² ≈ 2.59 km²

Aşağıda listedeki her ülkenin hem mil², hem de yaklaşık km² karşılıklarıyla düzenlenmiş hali yer alıyor:

Dünyanın En Büyük 15 Ülkesi (Yüzölçümüne Göre, mi² ve km²)

1. Rusya – 6.2 milyon mi² ≈ 16.1 milyon km²

2. Çin – 3.6 milyon mi² ≈ 9.3 milyon km²

3. ABD – 3.5 milyon mi² ≈ 9.1 milyon km²

4. Kanada – 3.4 milyon mi² ≈ 8.8 milyon km²

5. Brezilya – 3.2 milyon mi² ≈ 8.3 milyon km²

6. Avustralya – 3.0 milyon mi² ≈ 7.8 milyon km²

7. Hindistan – 1.2 milyon mi² ≈ 3.1 milyon km²

8. Arjantin – 1.1 milyon mi² ≈ 2.8 milyon km²

9. Kazakistan – 1.0 milyon mi² ≈ 2.6 milyon km²

10. Cezayir – 920 bin mi² ≈ 2.4 milyon km²

11. Demokratik Kongo Cumhuriyeti – 875 bin mi² ≈ 2.3 milyon km²

12. Suudi Arabistan – 830 bin mi² ≈ 2.1 milyon km²

13. Meksika – 751 bin mi² ≈ 1.9 milyon km²

14. Endonezya – 731 bin mi² ≈ 1.8 milyon km²

15. Sudan – 721 bin mi² ≈ 1.87 milyon km²

1933 Avrupa’sında Yahudi Nüfusu: Ülkelere Göre Dağılım

0

1933 yılı, Avrupa Yahudileri için tarihin en kritik dönüm noktalarından biriydi. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, Avrupa kıtasında milyonlarca Yahudi yaşıyor ve büyük çoğunluğu Orta ve Doğu Avrupa’daki topluluklarda yoğunlaşıyordu. Bu yıllar, Avrupa Yahudiliğinin zengin kültürel yaşamını sürdürdüğü, ancak aynı zamanda büyük bir tehdit altına girmeye başladığı dönemin de başlangıcıydı.

O dönemin demografik haritası, Nazilerin Almanya’da iktidara gelmesiyle birlikte Yahudi nüfusunun sistematik olarak hedef alınacağının sinyallerini veriyordu. 1933 yılı verileri, hem Yahudi nüfusunun Avrupa’daki yoğunluğunu hem de hangi ülkelerde ne kadar yaşadığını gösteriyor. Bu yazıda, o yıl itibariyle Avrupa ülkelerinde bulunan Yahudi nüfuslarını ülke bazlı olarak listeliyoruz.

1933 Avrupa’sında Yahudi Nüfusu: Ülkelere Göre Dağılım
1933 Avrupa’sında Yahudi Nüfusu: Ülkelere Göre Dağılım

1933 Yılında Avrupa’daki Yahudi Nüfusları (Ülke Bazlı)

• Polonya: 2.820.000

• Sovyetler Birliği: 2.790.000

• Romanya: 760.000

• Almanya: 530.000

• Macaristan: 450.000

• Çekoslovakya: 360.000

• Birleşik Krallık: 310.000

• Fransa: 300.000

• Avusturya: 220.000

• Litvanya: 160.000

• Letonya: 100.000

• Yunanistan: 90.000

• Türkiye: 80.000

• Yugoslavya: 70.000

• Bulgaristan: 60.000

• İtalya: 50.000

Not: Bu veriler 1933 yılına, yani Holokost öncesine aittir. Takip eden yıllarda Yahudi nüfusunun büyük bölümü savaş, soykırım ve göç nedeniyle dramatik şekilde değişmiştir.

Dünyanın En Büyük 5 Ekonomisi ve En Zenginleri (2025)

Forbes verilerine göre dünyanın en büyük ekonomilerindeki en zengin kişileri ve onların 2025 yılı itibariyle güncel net servetlerini gösteren haritada; her ülke için ilk iki zengin iş insanı listelenmiş ve servetleri milyar dolar cinsinden belirtilmiş. Görseldeki simgeler, bu kişilerin sıralamalarda önceki yıla göre yükselip yükselmediğini de ifade ediyor.

En dikkat çeken isim, ABD’den Elon Musk. Tesla ve SpaceX gibi dev şirketlerle servetini 345.6 milyar dolara çıkararak zirvede yer alıyor. Onu Jeff Bezos takip ediyor. Çin, Almanya, Japonya ve Hindistan’da ise teknoloji, içecek, lojistik ve perakende gibi farklı sektörlerde servet edinmiş isimler öne çıkıyor. Özellikle Hindistan’daki Mukesh Ambani, listedeki en zengin ikinci kişi olarak dikkat çekiyor.

Dünyanın En Büyük 5 Ekonomisi ve En Zenginleri​ (2025)
Dünyanın En Büyük 5 Ekonomisi ve En Zenginleri (2025)

Amerika Birleşik Devletleri

• Elon Musk – 345.6 B $

• Jeff Bezos – 208.7 B $

Çin

• Zhang Yiming – 65.5 B $

• Zong Shanshan – 53.9 B $

Almanya

• Dieter Schwarz – 40.3 B $

• Klaus-Michael Kühne – 38.3 B $

Japonya

• Tadashi Yanai – 44.6 B $

• Masayoshi Son – 27.5 B $

Hindistan

• Mukesh Ambani – 94.4 B $

• Gautam Adani – 60.9 B $

Avrupa’da Nükleer Enerji: Hangi Ülkede Kaç Santral Var?

Avrupa’da nükleer enerji, birçok ülke için elektrik üretiminde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Bazı ülkeler elektrik ihtiyacının büyük bir kısmını nükleer enerjiden karşılarken, bazıları bu teknolojiden tamamen çıkma yoluna gitmiş durumda. Bu yazıda, Avrupa’daki nükleer enerji kullanımını ve ülke bazlı santral sayılarını ele alıyoruz.

Nükleer Enerji Kullanımında Lider Ülkeler

1. Fransa

  • Nükleer pay: %70,6 (Avrupa’da birinci, dünyada en yüksek oranlardan biri)
  • Tesis durumu: 56’dan fazla aktif nükleer santral

Fransa, enerji bağımsızlığı ve düşük karbon emisyonu hedefleri doğrultusunda nükleer güce büyük yatırım yapıyor.

2. Slovakya

  • Nükleer pay: %53,1
  • Tesis durumu: 2 aktif, 1 inşaat halinde tesis

3. Ukrayna

  • Nükleer pay: %51,2
  • Tesis durumu: 4 büyük aktif santral

Özellikle Zaporijya santrali, son yıllarda savaş nedeniyle uluslararası gündemde.

Avrupa’da Nükleer Enerji: Hangi Ülkede Kaç Santral Var?

Nükleer Enerjiden Çıkış: Almanya Örneği

Almanya, geçmişte çok sayıda nükleer santrale sahipti. Ancak nükleer enerjiden aşamalı çıkış politikasını benimseyerek santrallerini kapattı. Haritada Almanya, kapatılmış (pembe ikonlu) santrallerle dikkat çekiyor.

Rusya’nın Nükleer Tesisleri

Haritada yer almayan bazı Rus nükleer tesisleri ayrıca belirtilmiş:

  • Akademik Lomonosov, Pevek
  • Beloyarsk, Zerechnyy
  • Bilibino
  • Brest-300-OD, Seversk

Diğer Avrupa Ülkeleri ve Nükleer Santral Sayıları

Avrupa Ülkeleri ve Nükleer Santral Sayıları

Sonuç: Avrupa Nükleer Enerji Haritası Ne Gösteriyor?

Avrupa genelinde nükleer enerjiye yaklaşımlar oldukça farklı. Fransa gibi bazı ülkeler bu kaynağı temel enerji aracı olarak kullanırken, Almanya gibi ülkeler çevresel ve politik kaygılarla bu teknolojiden uzaklaşıyor. Ancak enerji güvenliği ve karbon emisyonlarıyla ilgili küresel baskılar, önümüzdeki yıllarda nükleer enerjiyi Avrupa gündeminde tutmaya devam edecek gibi görünüyor.

Avrupa’da Ülkelerin Rüzgar Enerjisi Kullanımı: Tüketimin Ne Kadarı Rüzgardan Karşılanıyor?

Yenilenebilir enerji kaynaklarının yükselişi, Avrupa’nın enerji politikalarında köklü değişikliklere yol açıyor. Bu değişimin merkezinde yer alan kaynaklardan biri de rüzgar enerjisi. Hem karbon emisyonunu azaltma hem de enerji ithalatına bağımlılığı düşürme amacıyla pek çok ülke, rüzgar santrallerine büyük yatırımlar yapıyor. Özellikle Kuzey Avrupa ülkeleri bu alanda öncü konumda.

Aşağıdaki liste, 2024 yılı itibarıyla Avrupa ülkelerinde elektrik tüketiminin ne kadarının rüzgar enerjisiyle karşılandığını gösteriyor. Yüzdeler, ülkelerin bu alandaki kararlılıklarını ve altyapı yatırımlarını doğrudan yansıtıyor. Danimarka gibi bazı ülkeler neredeyse enerjisinin yarısından fazlasını yalnızca rüzgardan sağlarken, bazı ülkelerde bu oran hâlâ %1’in altında kalıyor.

Rüzgar Enerjisiyle Elektrik Karşılama Oranları (2024, Büyükten Küçüğe)

• Danimarka: %55

• İrlanda: %34

• Almanya: %28

• Portekiz: %26

• İspanya: %26

• Litvanya: %25

• Hollanda: %25

• Belçika: %19

• Yunanistan: %19

• İsveç: %14

• Finlandiya: %14

• İtalya: %13

• Fransa: %13

• Hırvatistan: %13

• Estonya: %12

• Letonya: %12

• Polonya: %12

• Romanya: %12

• Bulgaristan: %12

• Çekya: %12

• Lüksemburg: %8

• Türkiye: %10

• Ukrayna: %10

• Albania (Arnavutluk): %6

• Moldova: %3

• Sırbistan: %4

• Avusturya: %1

• İsviçre: %1

• Slovenya: %1

• Slovakya: <%1

• Macaristan: <%1

• Bosna-Hersek: <%1

• Karadağ: <%1

• Kosova: <%1

Avrupa’da Ülkelerin Rüzgar Enerjisi Kullanımı: Tüketimin Ne Kadarı Rüzgardan Karşılanıyor?
Avrupa’da Ülkelerin Rüzgar Enerjisi Kullanımı: Tüketimin Ne Kadarı Rüzgardan Karşılanıyor?

Avrupa genelinde ortalama rüzgar enerjisi katkısı %16 seviyesinde. Ancak ülkeler arasında ciddi farklar bulunuyor. Coğrafi avantajlara sahip olan Kuzey Avrupa ülkeleri bu kaynağı etkin şekilde kullanırken, iç kesimlerdeki bazı ülkelerde ise rüzgar enerjisinin katkısı henüz sınırlı düzeyde. Önümüzdeki yıllarda, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sürdürülebilir enerji politikalarının etkisiyle bu farkların azalması bekleniyor.

Sri Lanka Diasporası: En Fazla Sri Lankalının Yaşadığı Ülkeler

Sri Lanka, Hint Okyanusu’nda yer alan, zengin kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle bilinen bir Güney Asya ülkesidir. Farklı etnik grupları (Sinhala, Tamil, Müslüman, Burgher) bir arada barındıran bu ada ülkesi, uzun yıllar süren iç savaş, ekonomik dalgalanmalar ve siyasi istikrarsızlık gibi nedenlerle büyük göç dalgalarına sahne olmuştur. Bu göçler sonucunda Sri Lanka diasporası, dünyanın dört bir yanına yayılmış ve özellikle Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Okyanusya’da etkili topluluklar oluşturmuştur.

Aşağıdaki liste, Sri Lanka kökenli nüfusun en yoğun olarak yaşadığı ülkeleri göstermektedir. Harita, bu toplulukların küresel dağılımını net bir şekilde ortaya koyarken, diaspora ülkelerinde Sri Lankalıların sosyal, ekonomik ve kültürel katkılarını da göz önüne seriyor.

Sri Lanka Diasporasının En Yoğun Olduğu Ülkeler

• Birleşik Krallık (İngiltere): 700.000

• Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): 320.000

• Hindistan: 185.000

• Avustralya: 160.000

• Katar: 150.000

• Kanada: 200.000

• İtalya: 110.000

• Kuveyt: 100.000

• Suudi Arabistan: 85.000

• Amerika Birleşik Devletleri: 75.000

• Japonya: 57.000

• Fransa: 53.000

• İsviçre: 30.000

• Umman: 26.000

• Almanya: 26.000

• Güney Kore: 20.000

• Yeni Zelanda: 17.000

• Norveç: 16.000

• Hollanda: 14.000

• Ürdün: 12.000

Sri Lanka Diasporası: En Fazla Sri Lankalının Yaşadığı Ülkeler
Sri Lanka Diasporası: En Fazla Sri Lankalının Yaşadığı Ülkeler

Sri Lanka diasporası, yalnızca ekonomik nedenlerle göç etmemiş; aynı zamanda savaştan kaçan mülteciler, eğitim ve iş arayışıyla yurt dışına çıkan bireyler gibi farklı kesimleri de içermektedir. Birleşik Krallık gibi ülkelerde çok köklü Sri Lankalı topluluklar varken, Körfez ülkelerinde ağırlıklı olarak göçmen iş gücü bulunmaktadır.

Bu dağılım, Sri Lanka’nın sadece Güney Asya’da değil, küresel ölçekte de etkili ve yaygın bir göçmen topluluğuna sahip olduğunu göstermektedir.

İstersen bu verileri yıllara göre karşılaştırmalı grafiklerle veya bölgesel analizlerle zenginleştirebilirim. Yardımcı olayım mı?