Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, partisinin 8. kurultayında Türkiye’ye söylediği iddia edilen sözler ve arkaplan:
“Kimsenin yardımına veya himayesine ihtiyacımız yok. Yardıma ihtiyacımız olduğunda kimse bize yardım etmedi. Silahlarımız dahil sahip olduğumuz her şeyi, son mermisine kadar dünya piyasası fiyatlarından parayla satın aldık.”
Aliyev bu sözleri Türkiye için mi söyledi?
Burada herkes, ben de dahil, Aliyev Türkiye’yi hedef gösteriyor diye algıladı. Özellikle Azerbaycan medyasında Aliyev’in “kimse yanımızda olmadı” derken AB ülkeleri ve Rusya’yı, silah konusunda da Rusya’yı işaret ettiği yazıyor. Doğrudan Türkiye’yi hedef gösterdiğini yazanlar da var. İki ülke ilişkilerine zarar gelmemesi için çabalayanlar kesinlikle bunu kabul etmiyor. Ama gerçekçi olalım.
Aslında bu tartışma, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2024 yılında Gazze saldırıları sebebiyle İsrail’e yönelik; ‘Karabağ’a nasıl girdiysek, Libya’ya nasıl girdiysek, aynısını yaparız’ açıklamasının ardından başlamıştı.
Azerbaycan resmi gazetesi, bu açıklama sonrası zaferin Aliyev’e ait olduğunu, SİHA’ların parasını verdiklerini anlatan metinler yayınladı. Oysa Aliyev, daha önce birçok kez Türkiye’nin rolünün savaşta oyun değiştirdiğini söylemişti. Daha neler neler dedi.
Aliyev daha önce farklı zamanlarda Türkiye’nin desteğini, “Azerbaycan Türk savunma sistemlerini ustalıkla kullandı ve bu bize savaşta büyük üstünlük sağladı.” ve “Türk F-16’lar muharebeye girmedi ama Azerbaycan’da bulunmaları caydırıcı bir mesajdı.” diyerek dile getirmişti. En ama en önemlisi ise yine Aliyev’in anlatımına göre Türkiye’nin açık desteği yalnızca moral değildi; üçüncü ülkelerin Azerbaycan’a karşı savaşa müdahil olmasını zorlaştıran caydırıcılık oluşturmasıydı. CNN’e verdiği röportajda Türkiye’nin siyasi ve diplomatik desteği, diğer ülkeleri korkutmuştu. Yani Türkiye’nin Karabağ Savaşı’ndaki rolü, yadsınamaz derece stratejik ve oyun değiştiriciydi. Bunu daha önce Aliyev de kabul ettiği için tartışmaya kapalı bir konu.
Türkiye’nin rolü inkar edilemez ve oyunun kurallarını değiştiren nitelikteydi. Çok büyük cesaret isteyen bir karardı. Ama Türkiye’nin aksine İsrail ile yakın ilişkilere sahip olan Azerbaycan, ‘İsrail’in de etkisiyle’ söylemlerini değiştirip en azından zaferdeki Türkiye etkisinin üzerini örtmeye çalışıyor gibi duruyor.
Çünkü İran, Ermenistan ve Rusya’nın güçsüzleşmesi, Bakü’nün gözünü açtı. İsrail desteğinin yanında bir de ABD ile ‘stratejik ortak’ anlaşması imzalanması, Azerbaycan’a özgüven verdi.
Ben Azerbaycan’ın Türkiye ile ilişkileri bozmak istediğini düşünmüyorum ama İsrail’i de önemsediğini, bağımsız dış politikaya sahip olduklarını, Karabağ Zaferi’nin de tamamen Türkiye’ye yıkılmamasını bir kez daha vurgulamak istediğini düşünüyorum.
Küçük bir not ekleyeyim:
Karabağ Savaşı’na kadar (2011-2020) Azerbaycan’ın silah tedarikinin %60’ını Rusya, %27’sini İsrail, %7’sini Belarus sağlarken; Türkiye sadece %3’ünü sağlıyordu. Savaştan sonra (2020-2024) Türkiye, Azerbaycan’ın en büyük silah tedarikçisi oldu: Türkiye %59, İsrail %21, İtalya %16.


