Dünyada Yolsuzluk Algısı En Yüksek Ülkeler (2025)

Transparency International tarafından hazırlanan 2024 Yolsuzluk Algı Endeksi’ne (Corruption Perceptions Index – CPI) göre 180 ülkenin kamu sektöründeki algılanan yolsuzluk seviyesi sıralandı. Her yıl oluşturulan bu çalışma, o ülkelerin doğrudan yolsuzluk yaptığını değil de, genel olarak uzman ve yerel gözlemcilerin yorumlarına göre şekilleniyor diyebiliriz.

Listeyi dörde ayırırsak, Türkiye en fazla yolsuzluk algısına sahip ülkeler listesinde üçüncü sınıfta yer alıyor.

Dünyada Yolsuzluk Algısı En Yüksek Ülkeler ​(2025)
Dünyada Yolsuzluk Algısı En Yüksek Ülkeler (2025)

En Az Yolsuzluk Olan Ülkeler (Yüksek Skor – 90-100 Arası)

• Danimarka (90), Finlandiya (88), Singapur (83), Yeni Zelanda (80) gibi ülkeler en düşük yolsuzluk algısına sahip.

• Bu ülkeler, güçlü demokratik kurumlara, şeffaf yönetime ve etkili hukuk sistemlerine sahip olmalarıyla öne çıkıyor.

Orta Seviye Yolsuzluk Algısı Olan Ülkeler (50-70 Arası)

• ABD (69), Güney Kore (63), İsrail (63), Polonya (53) gibi ülkeler, yolsuzluğun tamamen yok olmadığı ancak nispeten kontrol altında tutulduğu ülkeler arasında.

Yüksek Yolsuzluk Algısına Sahip Ülkeler (20-40 Arası)

• Türkiye (34), Brezilya (36), Meksika (31), Pakistan (27) gibi ülkeler, yolsuzluk algısının ciddi seviyede olduğu ülkeler arasında.

• Türkiye’nin puanı, kamu sektöründe yolsuzluğun yaygın olduğunu ve şeffaf yönetimde eksiklikler olduğunu gösteriyor.

En Yüksek Yolsuzluk Algısına Sahip Ülkeler (0-20 Arası)

• Somali (11), Güney Sudan (11), Suriye (13), Yemen (16), Kuzey Kore (15), Venezuela (17) gibi ülkeler en kötü durumda.

• Bu ülkelerde genellikle istikrarsız yönetimler, iç savaşlar ve hukukun üstünlüğünün zayıf olması büyük bir etken.

Haritayı genel yorumlayacak olursak;

• Batı Avrupa ve Kuzey Avrupa en temiz bölgeler olarak öne çıkıyor.

• Afrika, Orta Doğu ve Güney Amerika’da yolsuzluk seviyeleri genellikle yüksek.

• Asya ülkeleri arasında büyük farklar var; Singapur ve Japonya iyi durumda iken, Afganistan ve Myanmar oldukça düşük puan almış.

• ABD ve bazı Batı ülkeleri yolsuzlukla mücadelede zorluklar yaşamaya devam ediyor, ancak hala nispeten iyi konumdalar.

Bu harita, ülkelerin şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele konusunda nerede durduğunu gösteriyor. Güçlü hukuk sistemleri ve demokratik kurumlara sahip ülkeler daha iyi skor alırken, siyasi istikrarsızlık ve hukukun üstünlüğünün zayıf olduğu ülkelerde yolsuzluğun yaygın olduğunu/olacağını söylemekte fayda var.

Lübnan: Ortadoğu’da En Fazla Hristiyan Nüfusun Olduğu Ülke (Harita)

Lübnan, Arap dünyasında en yüksek Hristiyan nüfus oranına sahip ülke olarak öne çıkıyor. Ülkede yaklaşık 2.24 milyon Hristiyan yaşamakta ve bu da toplam nüfusun %35’ine denk geliyor.

Lübnan’da Hristiyan nüfusun ülke genelindeki dağılımımın gösterildiği haritada Lübnan’daki Hristiyanların çoğunlukta olduğu (koyu kırmızı) ve azınlık olarak bulunduğu (açık kırmızı) bölgeler gösteriliyor. Ülkenin kuzeyinde ve merkezde Hristiyanların çoğunlukta olduğu, başkent Beyrut ve çevresinde Hristiyan nüfusun önemli bir yoğunlukta bulunduğu görülüyor.

Ülkedeki dinî çeşitlilik, tarihsel olarak Lübnan’ın siyasi sistemini de şekillendirmiştir (örneğin, Cumhurbaşkanının geleneksel olarak bir Maruni Hristiyan olması gibi).

Lübnan: Ortadoğu’da En Fazla Hristiyan Nüfusun Olduğu Ülke (Harita) ​
Lübnan: Ortadoğu’da En Fazla Hristiyan Nüfusun Olduğu Ülke (Harita)

Asya’nın En Büyük Ekonomisine Sahip Ülkeleri (2024)

Asya kıtasının 2024 yılı toplam GSYİH’sini (GDP) ve ülkeler arasındaki ekonomik dağılımı gösteren infografikte Asya’nın en büyük ekonomisine sahip ülkeleri listelendi. 40 trilyon dolar toplam GSYİH’ye sahip kıtanın en büyük üç ekonomisi:

Çin: 18.3 trilyon dolar (%45.75)

Japonya: 4.1 trilyon dolar (%10.25)

Hindistan: 3.9 trilyon dolar (%9.75)

• İlk üç ülkenin Asya ekonomisinin %66’sını oluşturduğu göze çarpıyor.

Güney Kore ve Endonezya’nın da listede 4 ve 5’inci sırada yer aldığı görülüyor.

Türkiye, 1.3 trilyon dolarlık GSYİH ile Asya’nın en büyük 10. ekonomisi konumunda.

Asya’nın En Büyük Ekonomisine Sahip Ülkeleri (2024)​
Asya’nın En Büyük Ekonomisine Sahip Ülkeleri (2024)

Asya kıtasının en küçük ekonomisine sahip üç ülkesi:

1. Timor-Leste (2B)

2. Yemen (16B)

3. Ermenistan (25B)

İsrail’in Suriye’de İşgal Ettiği Bölgelerin Haritası (2025)

Suriye’deki mevcut askeri kontrolünü genişletme planlarını inkar etmeyen İsrail, işgal altındaki Suriye topraklarını genişletmeyi sürdürüyor. 1981’de ilhak ettiği Golan Tepeleri’nin üzerine Aralık 2024’te Esad’ın devrilmesinden sonra işgalini kademeli bir şekilde artırdı. Halihazırda Suriye’nin bölünmesini isteyen İsrail, ülkenin güney batısındaki Dürzileri kullanarak Suriye’nin bütünlüğüne meydan okumayı sürdürüyor.

Aşağıdaki haritada işgal altındaki Suriye toprakları (gri), Aralık 2024 sonrası kontrol ettiği topraklar (kırmızı) ve sınırdan 60 km ileriye kadar oluşturmak istediği ‘güvenli bölge’ planı (mavi):

İsrail’in Suriye’de İşgal Ettiği Bölgelerin Haritası​ (2025)
İsrail’in Suriye’de İşgal Ettiği Bölgelerin Haritası (2025)

İsrail ordusu şu an Şam’a sadece 19 km mesafede.

Mevcut İşgal Alanları:

• Golan Tepeleri (gri renkle gösterilen bölge), İsrail tarafından 1967’de Altı Gün Savaşı sırasında ele geçirilmiş ve 1981’de ilhak edilmiştir. Ancak uluslararası hukuk çerçevesinde hâlâ Suriye toprağı olarak kabul edilmektedir.

İsrail’in Halihazırda Kontrol Ettiği Suriye Toprakları:

• Haritada kırmızı renkle işaretlenen bölgeler, İsrail’in Suriye’de şu ana kadar işgal ettiği alanları temsil ediyor.

• Açıklamaya göre, İsrail 2011’de Suriye İç Savaşı’nın başlamasından sonra 1.774 km²’lik bir alanı işgal etmiş durumda.

Planlanan Genişleme:

• Haritada mavi renkle gösterilen alan, İsrail’in işgal alanını 60 km derinliğe kadar genişletmeyi planladığını iddia ediyor. Bunun, İsrail istihbaratının kontrolü altında gerçekleşeceği belirtiliyor.

Rusya’nın En Fazla Silah Sattığı Ülkeler (İnfografik)

Bu infografik, 2020-2023 yılları arasında Rusya’dan en fazla silah ithal eden ülkeleri göstermektedir. Veriler, uluslararası silah ticaretinde kullanılan TIV (Trade-Indicator Values) birimiyle ifade edilmiştir.

Rusya’nın En Fazla Silah Sattığı Ülkeler

1. Hindistan – 3.8 milyar TIV

2. Çin – 1.9 milyar TIV

3. Cezayir – 767 milyon TIV

4. Mısır – 420 milyon TIV

5. Kazakistan – 626 milyon TIV

6. Belarus – 428 milyon TIV

7. Myanmar – 285 milyon TIV

8. Vietnam – 166 milyon TIV

9. Libya – 198 milyon TIV

10. Sırbistan – 198 milyon TIV

Rusya’nın En Fazla Silah Sattığı Ülkeler (İnfografik)
Rusya’nın En Fazla Silah Sattığı Ülkeler (İnfografik)

1. Hindistan, 3.8 milyar TIV ile en büyük Rus silah ithalatçısı konumunda. Bu, Hindistan’ın Rusya ile uzun süredir devam eden savunma iş birliğini ve büyük silah sistemlerine olan bağımlılığını gösteriyor.

2. Çin, 1.9 milyar TIV ile ikinci sırada. Çin’in askeri modernizasyon projeleri kapsamında Rusya’dan gelişmiş silah sistemleri alımı yaptığı görülüyor.

3. Cezayir (767 milyon TIV) ve Mısır (420 milyon TIV) da önemli alıcılar arasında. Bu, Rus silahlarının Afrika’da da büyük bir pazar bulduğunu gösteriyor.

4. Vietnam (166 milyon TIV) ve Myanmar (285 milyon TIV) gibi Güneydoğu Asya ülkeleri de listede yer alıyor, bu da Rusya’nın Asya-Pasifik bölgesine silah ihracatının güçlü olduğunu gösteriyor.

5. Belarus (428 milyon TIV) ve Sırbistan (198 milyon TIV) gibi Rusya’ya siyasi olarak yakın ülkeler de önemli ithalatçılar arasında.

Uluslararası Ticarette Kullanılan TIV nedir?

TIV (Trade-Indicator Value), uluslararası silah ticaretinde kullanılan bir ölçüm birimidir. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından geliştirilen bu sistem, satılan silahların sayısından ziyade stratejik ve teknolojik değerini ölçmeye odaklanır.

TIV Nasıl Hesaplanır?

• Her silah türünün belirli bir TIV değeri vardır. Örneğin, bir savaş uçağı veya tank, bir tüfeğe kıyasla çok daha yüksek bir TIV değerine sahiptir.

• TIV, satılan silahın miktarı ve teknolojik seviyesine göre belirlenir.

• Para birimi olarak ifade edilmez; askeri kabiliyeti ve stratejik değeri gösteren bir ölçek olarak kullanılır.

TIV’nin Önemi:

• Ülkelerin gerçek anlamda ne kadar güçlü silahlar satın aldığını analiz etmeye yardımcı olur.

• Silah ticaretinin ekonomik değerinden çok askeri etkisini ölçer.

• Küresel silah ticareti akışlarını objektif olarak karşılaştırmayı sağlar.

Özetle, TIV dolar cinsinden bir maliyet değil, silahların stratejik önemini ölçen bir gösterge olarak kullanılır.

Dünyanın En Kalabalık Şehirleri (Nüfuslara Göre)

2023 yılı itibarıyla dünyanın en büyük şehirlerini, şehirleşmiş alanların nüfus büyüklüğüne göre sıralandığı infografikte öne çıkan noktalar:

• Tokyo, Japonya (37,8 milyon) ile dünyanın en büyük şehri konumunda.

• Jakarta, Endonezya (35,4 milyon) ile ikinci sırada.

• Delhi, Hindistan (31,2 milyon) üçüncü sırayı alıyor.

• Çin’den dört şehir (Guangzhou, Shanghai, Beijing, Shenzhen) listede yer alıyor.

• Mumbai ve Kolkata ile Hindistan da büyük şehir ağına sahip.

• Latin Amerika’dan Mexico City (21,9M), São Paulo (21,5M) ve Buenos Aires (15,7M) sıralamada yer alıyor.

• New York (21,4M) tek ABD şehri olarak listede.

• Moskova (17,9M) Rusya’dan en büyük şehir olarak sıralamaya girmiş.

Dünyanın En Kalabalık Şehirleri (Nüfuslara Göre) ​
Dünyanın En Kalabalık Şehirleri (Nüfuslara Göre)

1. Asya baskın kıta konumunda. İlk 20 şehirden 13’ü Asya’da bulunuyor.

2. Çin (4 şehir), Hindistan (3 şehir) ile büyük metropoller oluşturmuş.

3. Latin Amerika (3 şehir), Kuzey Amerika (1 şehir), Avrupa (1 şehir – Moskova) ve Afrika (1 şehir – Kahire) daha az temsil ediliyor.

1975’ten 2025’e ABD, Rusya ve Çin Liderleri (İnfografik)

1975 yılından 2025’e kadar ABD, Rusya ve Çin liderlerinin listelendiği infografikte öne çıkan başlıkları şöyle özetleyelim:

1. ABD’de Düzenli Demokratik Geçiş:

• ABD, her 4-8 yılda bir lider değişimi yaşamış.

• Ronald Reagan’dan Joe Biden’a kadar Demokratlar (mavi) ve Cumhuriyetçiler (kırmızı) dönüşümlü olarak yönetmiş.

2. Rusya’da Sürekli Putin Hakimiyeti:

• Vladimir Putin, 2000’den beri (kısa bir Medvedev dönemi hariç) Rusya’nın başında.

• 2025’te hâlâ görevde olacağı öngörülüyor, bu da onun 25 yıl boyunca doğrudan veya dolaylı olarak iktidarda kalacağını gösteriyor.

3. Çin’de Tek Parti Yönetimi ve Güç Konsolidasyonu:

• 1976’da Mao Zedong’un ölümünden sonra, Deng Xiaoping reformları başlattı.

• 2012’de Xi Jinping başa geçti ve 2025’te hâlâ görevde olması, Çin’de uzun süreli liderlik anlayışını pekiştiriyor.

1975’ten 2025’e ABD, Rusya ve Çin Liderleri (İnfografik)​
1975’ten 2025’e ABD, Rusya ve Çin Liderleri (İnfografik)

ABD Başkanları (1975-2025)

1. Gerald Ford (1974-1977)

2. Jimmy Carter (1977-1981)

3. Ronald Reagan (1981-1989)

4. George H.W. Bush (1989-1993)

5. Bill Clinton (1993-2001)

6. George W. Bush (2001-2009)

7. Barack Obama (2009-2017)

8. Donald Trump (2017-2021)

9. Joe Biden (2021-2025)

10. Donald Trump (2025 – 2029)

Rusya/Sovyetler Birliği Liderleri (1975-2025)

1. Leonid Brezhnev (1964-1982)

2. Yuri Andropov (1982-1984)

3. Konstantin Chernenko (1984-1985)

4. Mikhail Gorbachev (1985-1991) – SSCB’nin son lideri

5. Boris Yeltsin (1991-1999) – Rusya Federasyonu’nun ilk başkanı

6. Vladimir Putin (2000-2008)

7. Dmitry Medvedev (2008-2012)

8. Vladimir Putin (2012-2025)

(2025’te hâlâ Putin’in liderliği devam ediyor)

Çin Liderleri (1975-2025)

1. Mao Zedong (1949-1976)

2. Hua Guofeng (1976-1978)

3. Deng Xiaoping (1978-1989)

4. Jiang Zemin (1989-2002)

5. Hu Jintao (2002-2012)

6. Xi Jinping (2012-2025)

(2025’te Xi Jinping hâlâ başta.)

Dünyada En Fazla İspanyolca Konuşulan 10 Ülke

Dünya genelinde 559 milyon kişinin İspanyolca konuştuğu belirtilen infografikte, küresel ölçekte İspanyolcanın ne denli önemli bir dil olduğu göze çarpıyor.

Dünyada en fazla İspanyolca konuşulan 10 ülke:

1. Meksika – 132.4 milyon (100%)

2. ABD – 57.3 milyon (17%)

3. Kolombiya – 52.7 milyon (100%)

4. İspanya – 48.1 milyon (99%)

5. Arjantin – 46.8 milyon (100%)

6. Peru – 31.4 milyon (89%)

7. Venezuela – 29.4 milyon (100%)

8. Avrupa Birliği (İspanya hariç) – 29.3 milyon (7%)

9. Şili – 20.1 milyon (100%)

10. Guatemala – 16.8 milyon (94%)

*Ülke karşısındaki oran, o ülkedeki İspanyolcunun genel nüfustaki payını gösteriyor.

Bu listeye bakıldığında, İspanyolcanın Latin Amerika’da baskın dil olduğu ve ABD’nin İspanyolca konuşan nüfus bakımından Meksika’nın ardından ikinci sırada yer aldığı görülüyor.

Dünyada En Fazla İspanyolca Konuşulan 10 Ülke ​
Dünyada En Fazla İspanyolca Konuşulan 10 Ülke

Avrupa Birliği’nin En Büyük Ekonomisine Sahip Ülkeler (2024)

Avrupa Birliği’nin (AB) 2024 yılı toplam GSYİH’sinin (GDP) görselleştirildiği infografikte, birliği ayakta tutan ülkeler öne göze çarpıyor.

AB’nin toplam GSYİH’si 19.4 trilyon dolar. Buna göre AB ekonomisinin % 52.9’unu oluşturan AB’nin en büyük ekonomisine sahip üç ülkesi:

Almanya: 4.7 trilyon dolar (%24.3)

Fransa: 3.2 trilyon dolar (%16.4)

İtalya: 2.4 trilyon dolar (%12.2)

Dördüncü İspanya, beşinci ise Hollanda. Aslında beş ülkenin toplam ekonomisi birlik ekonomisinin %68.1’ini oluşturuyor.

Avrupa Birliği’nin En Büyük Ekonomisine Sahip Ülkeler (2024)​
Avrupa Birliği’nin En Büyük Ekonomisine Sahip Ülkeler (2024)

Avrupa Birliği’nin En Küçük Ekonomisine Sahip Ülkesi

Aslında sadece Almanya’nın GSYİH’si, İsveç’ten Malta’ya kadar olan 20 ülkenin toplamından daha büyük. Birliğin en küçük ekonomisi ise Malta. Ancak yüzde 5 büyüme oranıyla Malta, 2024’te en hızlı büyüyen Avrupa ülkesi oldu.

Tarihte En Fazla Nüfus Oranına Sahip 6 Devlet

Oldukça şaşıracağınız bir bilgi paylaşalım. Tarih boyunca o dönemki dünya nüfusuna oranla kontrol ettikleri nüfus bakımından imparatorluklar kıyaslandığında, en büyük nüfusa sahip 6 devlet şu şekilde;

En Büyük İmparatorluklar (Nüfus Yüzdesine Göre):

1. Ahameniş (Pers) İmparatorluğu – %44 (M.Ö. 480)

• Dünyadaki 112 milyon insanın yaklaşık 49,4 milyonunu yönetiyordu.

• En büyük nüfus yüzdesine sahip imparatorluk olarak öne çıkıyor.

2. Çing Hanedanı – %36,6 (1820)

• 1,04 milyarlık dünya nüfusunun 381 milyonunu yönetiyordu.

• Çin’in en geniş nüfuslu imparatorluklarından biri olarak zirveye ulaşmış.

3. Roma İmparatorluğu – %35 (M.S. 100)

• İmparator Trajan döneminde 160 milyonluk dünya nüfusunun 56 milyonuna hükmediyordu.

4. Emevi Halifeliği – %29 (M.S. 720)

• 210 milyonluk dünya nüfusunun 62 milyonunu yönetiyordu.

• İslam dünyasının en geniş ve etkili halifeliklerinden biri.

5. Moğol İmparatorluğu – %25 (1270)

• 440 milyonluk dünya nüfusunun 110 milyonuna hükmediyordu.

• Tarihteki en geniş kara imparatorluğuna sahipti.

6. Babür (Mughal) İmparatorluğu – %24 (1600)

• 615 milyonluk dünya nüfusunun 150 milyonunu yönetiyordu.

• Hindistan alt kıtasında büyük bir hâkimiyet kurmuştu.

Tarihte En Fazla Nüfus Oranına Sahip 6 Devlet ​
Tarihte En Fazla Nüfus Oranına Sahip 6 Devlet

İnfografikte de görüldüğü üzere Persler, tarih boyunca en büyük nüfus oranına sahip imparatorluk olurken; Çing Hanedanı, mutlak nüfus sayısı bakımından en fazla insana hükmeden imparatorluk.

• Moğollar, toprak büyüklüğünde zirvede olsa da nüfus oranı olarak geride kalıyor.

• Roma ve Emeviler, dönemlerine göre oldukça büyük nüfuslara ulaşmışlar. Ancak İslam dünyasının en büyük imparatorluğu Emeviler, Hint alt kıtasının en büyük gücü ise Babürler olmuştu.

Listede Osmanlı’yı arasak da ilk 6 arasında bulunmuyor.

Tacikistan’ın Çin Sattığı Topraklar ve Bölgedeki Çin Yayılmasının Haritası

Tacikistan ile Çin ile 2011 yılında yapılan anlaşmaya göre Tacikistan’a toprak devrettiğini biliyor muydunuz? Biraz uzun olacak ancak öncelikle harita ile başlayalım.

Tacikistan tarafından Çin’e devredilen topraklar

1999’daki Toprak Devri (Kırgızistan sınırında):

• Tacikistan, Markansu Nehri vadisinde bulunan 200 km²’lik bir alanı Çin’e devretti.

• Bu bölge, Tacikistan-Kırgızistan-Çin sınırlarının kesiştiği stratejik bir alan.

2011’deki Toprak Devri (Doğu Tacikistan – Pamir Dağları):

• Tacikistan, Sarikol Dağları’nın 1.158 km²’lik doğu yamaçlarını Çin’e devretti.

• Bu, Tacikistan’ın Çin’e olan borçlarını ödeyememesi nedeniyle gerçekleştirilen bir anlaşmanın parçasıydı.

• Bu bölge Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi ile bağlantılı olup, Çin açısından stratejik bir sınır güvenliği bölgesi olarak görülüyor.

Karasu Sınır Kapısı (2004 yılında açıldı):

• Tacikistan ile Çin arasındaki önemli bir sınır geçiş noktası olarak hizmet veriyor.

• Çin’in Tacikistan ile ticaretini ve güvenlik iş birliğini artırma stratejisinin bir parçası.

Çin-Tacikistan Sınır Kapısı

Tacikistan’ın Çin’e Toprak ‘Satmasının’ Arka Planı

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ve Tacikistan iç savaşının ardından, Tacikistan’a borç vermeye istekli çok az ülke veya kuruluş vardı. Bunun temel nedeni, Tacikistan’daki otoriter rejimin ekonomik büyümeyi teşvik etme konusunda isteksiz olması ve ülkenin GSYİH’sini artırmaya yönelik herhangi bir somut çaba göstermemesiydi. Bu nedenle, Tacikistan’ın borçlarını geri ödeme kabiliyeti konusunda ciddi şüpheler vardı.

Tacikistan’ın Çin’e Olan Borcu ve Çin’in Sınır Talepleri

2010 yılı civarında, Tacikistan’ın Çin’e olan borcu, ülkenin GSYİH’sinin yaklaşık %36-38’i seviyesindeydi. Öte yandan, Çin hiçbir zaman Sovyetler Birliği ile (ve dolayısıyla Tacikistan ile) olan sınırını tam olarak kabul etmemişti. Çin, özellikle Doğu Tacikistan’da bulunan Pamir Dağları’nın önemli bir kısmını (Himalayalar’ın bir uzantısı olup Tian Shan Dağları’na kadar uzanır) kendi toprağı olarak görüyordu.

2011’de Yapılan Anlaşma: Toprak Karşılığı Borç Affı

Tacikistan’ın Çin’e olan büyük borcunu geri ödeme şansı olmadığı için, Tacik hükümeti 2011 yılında Pekin ile bir anlaşma yaptı. Bu anlaşmaya göre Tacikistan, 2010 yılındaki sınır çizgisinden 2 km doğuya çekilmeyi kabul etti. Karşılığında Çin, Tacikistan’ın borçlarının bir kısmını sildi. Ancak, Tacikistan’ın Çin tarafından talep edilen toprakların yalnızca %5’ini devrettiği belirtiliyor.

(Not: 2 km’lik sınır değişikliği küçük gibi görünse de, aslında Tacikistan’ın yaklaşık 1.158 km² toprağı Çin’e bırakılmış oldu.)

Çin, Tacikistan’ı ekonomik şantajlarla köşeye sıkıştırarak Doğu Türkistan sınır güvenliğini sağlarken, Tacikistan-Afganistan sınırına askeri üsler inşa ediyor.

En önemlisi de Afganistan’a bağlı Wakhan Koridoru’nda hakimiyet kurma çabası.

ABD-Ukrayna Maden Anlaşmasının Bilinmeyen Arkaplanı

Trump, açık açık ‘Ukrayna’nın nadir toprak elementlerini istiyoruz, bu savaşta onlara harcadığımız paranın da karşılığı’ diyor. Aslında ABD için bu paradan daha önemlisi o madenler. Biraz arka planını anlatalım. Çünkü mesele yine bahsettiğimiz gibi; Çin ile ABD arasında…

Ukrayna nadir toprak elementleri bakımından Avrupa’nın en zengin ülkelerinden. 17 metal oksitten oluşan bu grup geleceğin teknolojileri için de olmazsa olmaz ‘kritik hammaddeler’. Yani paran olsa da ileride satın alamayabilirsin. Mesele, bu element ve madenlerin arz güvenliğini kontrol etmek…

Ukrayna, Avrupa Birliği’nin “kritik hammadde” olarak nitelendirdiği 30 maddenin 21’ini barındırıyor. Bunlar dünyadaki rezervlerinin yaklaşık yüzde beşi ancak keşfedilen nadir elementlerden çok; potansiyel vadeden, yani bulunma ihtimali yüksek ve henüz işlenmeyen yataklar Ukrayna’yı değerli kılıyor. ABD’nin akbaba gibi maden anlaşması yapmasının sebebi, Çin’in bu konudaki üstünlüğüyle mücadele çabası.

Dünya genelinde yaklaşık 110 milyon ton nadir toprak elementinin 44 milyonu Çin’de. Bu elementlerin yüzde 70’ini üreten Çin, küresel işleme kapasitesinin de yüzde 85’ini gerçekleştiriyor. Şöyle düşünün, dünyada bu elementleri Ukrayna gibi işleyemeyen onlarca ülke var. Çinliler öyle bir ‘şeytan’ ki; Afrika, Asya ve Güney Amerika’daki ülkelerde uzun süreli işletim hakkını aldı bile. Sadece üretici değil, işletim sahibi olarak da 20-30 yıllık haklara sahip.

ABD, Ukrayna’nın çıkaramadığı tüm madenleri istiyor ki artık ABD’nin olacak diyebiliriz. Anlaşmanın yüzde 50 olacağı iddia ediliyor ancak kalan yüzde 50 de ABD’nin himayesinde olacak. Trump bu madenlerin tamamen kullanım hakkını elde edecek.

Ancak değerli madenlerin büyük bir çoğunluğu da nadir element rezervi konusunda dünyada ilk beşte olan Rusya’da ve Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarında. Putin’in ilginç bir şekilde bu madenlerin çıkarılması ve işlenmesi konusunda ABD ile çalışabileceklerini duyurması tarihi bir açıklamaydı. Şu an paradan daha kıymetli şey, bu madenlerin arzını ele geçirmek.

Rusya da her ne kadar müttefiki olsa da Çin’in sonsuz büyümesine karşı ABD ile işbirliği yapıyor gibi görünüyor.