Arap Baharı’ndan Bugüne Mısır

0

Mısır’a en önemli Arap ülkesi dense yalan olmaz herhalde. En kalabalık Arap ülkesi olan Mısır’da, Arap Baharı’yla birlikte 30 yıllık Hüsnü Mübarek devri yıkıldı. Mübarek sonrası Mısır’da ilk demokratik seçimleri ‘Mursi’ kazandı ve bir sene sonra Mursi’ye askeri darbe yapıldı. Darbeci Sisi hâlâ yönetimde.

mısır devrimi kronolojik tarihi
Grafik: Kemal Delikmen – AA

[TAM EKRAN İNFOGRAFİK]

Rus Yanlılarının ‘Karıştırdığı’ Moldova’da Neler Oluyor?

0

Moldova’da Batı yanlısı hükümete karşı Rusya yanlısı grupların başını çektiği gösteriler hükümeti istifa etmeye zorluyor. Ülkedeki ayrılıkçı sorunlarla uğraşan Moldova şimdi bir de ‘Rus baskısıyla’ uğraşıyor. Çünkü Moldova’da ki gösterileri Rus devlet televizyonları canlı olarak, ‘muhalefet destekli’ veriyor.

moldova protestolar
Görsel: Moldova’da ki ‘AB’ destekli protestolardan (TEMSİLİ)

Avrupa Birliği Moldova ile yakınlaşma çabası ve sorunlu Transdinyester bölgesiyle ilgilenmesi, Rusya’nın karşı hamle olarak muhalefeti harekete geçirmesine sebep oldu. En azından uzman görüşleri bu yönde.

Moldova şuan tıpkı komşusu Ukrayna gibi, Batı ile Rusya mücadelesinin alanı durumunda. Ülkedeki siyasi yapılanma Avrupa ve Rusya yanlısı şeklinde kutuplaştı ve bu durum Moldova’yı siyasi ve ekonomik krizin eşiğine getirdi.

2014 yılında yapılan, Moldova’da ki son parlamento seçimleri aslında krizin başlangıcı sayılabilir. 19 partinin seçimlere girdiği mücadelede Rusya yanlısı partiler parlamentoda çoğunluğu sağlayamadı. Daha doğrusu az bir farkla parlamentoda çoğunluğu sağ partilere kaptıran Rus yanlısı sol partiler erken seçim isteklerini dillendirmeye başladılar.

Hükümet istifaları Moldova’da istikrarın karşısında en büyük engel oldu. Aslında herkesin bildiği ama malum prosedürlerden ötürü kesin olarak yazamadığı, Ukrayna’da ki gibi Moldova’da da Rus etkisi söz konusu.

Moldova nerede
Moldova Nerede: Moldova ve Transdinyester Haritası

Rusya Moldova’da Ne Yapabilir?
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Rusya, Transdinyester’e askeri birliklerini yerleştirmişti. Rusya, 1992 yılından beri Kolbasna köyünde bulundurduğu tank ve zırhlı araç destekli iki tabur askeri gücünü bugün hala koz olarak elinde tutuyor. Çünkü Rusya buradaki askerleri çekmedi. Ayrıca bölgede 150 bin civarında Rus pasaportu taşıyan vatandaşın varlığı da Rusya lehine potansiyel bir güç olarak kabul ediliyor.

Rus askerlerin Ukrayna’da ayrılıkçılarla aynı safta hem taktik hemde sıcak çatışmalara girdiği söylentileri(Rus resmi rakamları dışında herkes bunu kabul ediyor) ve geçen yıl Nisan ayında Rus askeri birliklerinin Transdinyester’de 400 asker ve 30 zırhlı aracın katılımıyla tatbikat yapması, Rusya’nın Moldova’da ki ayrılıkçıların en büyük destekçisi olacağını gösteriyor.

Transdinyester: Moldova’da Tek Taraflı Bağımsız Olan Bölge
Ukrayna ile Moldova arasında bulunan “Transdinyester Sosyalist Moldova Cumhuriyeti” tek taraflı bağımsızlığını ilan eden bir bölge olarak biliniyor. Ancak, BM üyesi hiçbir ülkenin devlet olarak tanımadığı Transdinyester’i dünyada sadece Rusya’nın desteğiyle Gürcistan’dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden “Güney Osetya” ve “Abhazya Cumhuriyetleri” tanıyor.

Rusya’nın ‘Karıştırdığı’, Karışıklığına İzin Verdiği (yada İlgilendiği) Bölgeler

Rusya: Transdinyester, Abhazya, Güney Osetya ve Dağlık Karabağ

Moldova’da olaylar ne zaman başladı?

moldova kronoloji



Gösterileri başlatan Moldova muhalefeti kim ve ne istiyor?

moldova muhalefeti





Kaynak: 
www.washingtonpost.com/news/worldviews/wp/2014/03/24/a-map-of-transnistria-crimea-and-other-geographical-gray-areas-to-be-worried-about/
www.aa.com.tr/tr/dunya/moldovada-ikinci-ukrayna-senaryosu/508983
Görseller / AA

Taliban’ın Haritası ve Barış İçin Şartları

6

Taliban, Afgan hükümetiyle barış görüşmeleri için ön şartlarını açıkladı.

Taliban sözcüsü Zabiullah Mücahid, yaptığı yazılı açıklamada, örgütün Afgan hükümeti ile barış görüşmelerin başlaması için;

  • Taliban’ın Katar’ın başkenti Doha’da olan ofisinin resmen tanınması, 
  • Birleşmiş Milletler (BM) kara listesinden Taliban liderlerinin isimlerinin çıkarılması, örgüt liderlerinin yakalanması veya öldürülmesi için konulan ödüllerin iptal edilmesi, 
  • Hapishanelerdeki örgüt üyelerinin serbest bırakılması,
  • Taliban karşıtı propagandaya son verilmesi

şartlarını koştu.

Taliban daha önce ABD liderliğindeki NATO güçlerinin çekilmesini ve ülkede İslam yönetiminin kurulmasını barış için şart koşmuştu. Ancak yeni açıklamada bu iki şart bulunmuyor.

taliban

Taliban Hakkında Bilgi
Sert İslami uygulamalarıyla dünyanın dikkatini çeken Taliban rejimi; savaş beyleri, farklı aşiret, boy ve etnik gruplar arasında bölünmüş olan Afganistan’da 1994’te ortaya çıktı.
Sovyetler Birliği’yle savaş sırasında Pakistan’a göç eden mülteciler, savaş sonrası geri dönmeye başladı. Pakistan’da, özellikle Deobandi Medresesi’nde eğitim görmüş öğrenciler de geri dönen mülteciler arasındaydı. Bunlardan biri olan Molla Ömer etrafında birçok öğrenci ve Peştun mücahitle Taliban’ı kurdu.

Talib, İslam öğrencisi anlamına geliyor ve Taliban da bunun çoğulunu ifade ediyor.

Pakistan’dan ve Afganistan’ın çeşitli bölgelerinden gelenlerle birlikte büyüyen Taliban hareketi, Aralık 1994’te 12 bini bulmuştu.

1994 yılında bir komutanın iki kız öğrenciyi kaçırmasıyla aileler medrese sorumlusu molladan yardım isterler. Molla elli üç öğrencisiyle komutanın karargahına baskın yapıp kızları kurtarır. Komutan ve adamlarını ise asarak idam eder. BBC kanalıyla dünyaya da akseden bu hadise Taliban hareketinin başlangıcı kabul edilmiştir.
Şiddetli çatışmalar sonucu ülkenin %85’i Taliban hareketinin denetimine geçmiştir. Taliban 26 Eylül 1996’da başkent Kabil’e girdi. Pakistan ve Suudi Arabistan Taliban’ı meşru yönetici olarak tanıdı. Taliban ülkenin üçte ikisini kontrol eder hale geldi.

Taliban’ın ilk icraatı 1986’dan 1992’ye kadar Afganistan’ı yönetmiş eski Cumhurbaşkanı Necibullah’ı asmak oldu. Taliban’ın bu eylemi müttefiki olan Pakistan ve Suudi Arabistan’ı da sıkıntıya soktu.

Usame Bin Ladin ve El Kaide’ye yataklık yapmakla suçlanan Taliban, 11 Eylül Saldırılarıları sonrası ABD’nin hedefi haline geldi. 11 Eylül sonrası ABD öncülüğündeki NATO koasliyon güçleri Afganistan’a saldırdı ve Taliban devrildi. Ancak örgütün lideri Molla Ömer yakalanamadı. 2015 Temmuz ayında resmi olarak Molla Ömer’in öldüğü açıklandı.
Taliban’ın Haritası:

Kaynak:
http://www.aljazeera.com.tr/dosya/talibanin-ortaya-cikisi-ve-gelisimi
http://www.dunyabulteni.net/dunya/352888/taliban-muzakereler-icin-sartlarini-acikladi
https://saklibelgeler.wordpress.com/2012/03/16/taliban-kimdir-taliban-nedir-video-ve-fotograflarla-taliban/

Taliban controls or contests 70 districts in Afghanistan

Terörü Bitiren ‘Sri Lanka Modeli’

1

Sri Lanka Modeli Nedir?
Sri Lanka’da ayrılıkçı tamil kaplanları adlı gruba devletin hedef şaşmadan operasyonlar düzenlemesi sonucu, tamil kaplanları adlı örgütün kurucularından diğer üst düzey yöneticilerine kadar öldürüldüğü, bunu yaparken de binlerce sivilin hayatını kaybettiği ama terörün bitirildiği, terörle mücadele modeli denebilir. Sri Lanka modeli denince, ‘terörü bitirme odaklanan devletin, insan hakları ihlallerinde bulunduğu’ bir model akla geliyor. (Sri Lanka ordusu, 2009 Mayıs’ında ayrılıkçı Tamil Kaplanlarına düzenlediği operasyonlarda örgütün tüm üst düzey yöneticilerini öldürmüş ve örgütün tüm kamplarını haritadan silmişti.)

Sri Lanka’daki çatışmalar ve Tamil Kaplanlarının Sonu
Sri Lanka’da Tamilli isyancılar ile devlet arasındaki çatışmaların 60 yıllık geçmişi var. 1948’te Britanya’dan bağımsızlığını kazanan Sri Lanka’da ki Tamil azınlığın ülkedeki oranı yüzde 12 civarı.

Tamil hakları ve ayrı bir devlet için savaştığını söyleyen Tamil Kaplanları (LLTE) 1975’te kuruldu. ‘Tamil Eelam’ adında bir devlet kurmaya ant içen LLTE, diğer örgütlerin liderlerini öldürerek tekleşti.

”Süper başkanlık” sistemiyle yönetilen Demokratik Sosyalist Sri Lanka Cumhuriyeti’nde, altı yılda bir halkın seçtiği başkan, devletin, hükümetin ve ordunun başı.

Kurulduğundan beri askeri ve siyasi kanadı olan, hayli hiyerarşik örgütün mutlak lideri Vellupiali Prabhakaran’dı.

sri lanka modeli nedir
Tamil Kaplanları Örgütünün Lideri Vellupiali Prabhakaran

Tamil Kaplanları Yapılanması: Siyasi kanat, eyaletin güvenlik, hukuki, idari işlerini yönetirken yerel TV ve radyo yayınlarına da hakimdi. Ayrıca uluslararası ilişkileri yöneten bir sekreteri vardı.

Askeri kanadı, devletin ordusuna benzer biçimde yapılanmıştı. Bölge komutanları taktik askeri kararları alabiliyordu.

Kadın gerilla güçleri ve deniz kuvvetleri özellikle meşhurdu. En güçlü günlerinde 10 bin kişilik ordusu olan LLTE kadroları 2009 operasyonu sonrası ciddi biçimde azaldı.

1981-2009 arasında zaman zaman şiddeti artarak süren savaşta en az 100 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor. 

‘İntihar bombacısı’ kavramını dünya literatürüne sokan LLTE, sivillere yönelik saldırılarla birlikte, önemli mevkilerdeki figürlere de suikast düzenlemiş bir örgüt. Bu suikastlerin en dikkat çekeni ise Sri Lanka başkanının bombalı saldırı sonrası öldürülmesi.

Tamil Kaplanları’nın Sri Lanka havayolları filosunun yarısını havaya uçurmuşluğu ve buna ek olarak denizaltı batırmışlığı var.

ATEŞKES: Tamil Kaplanları ile Devlet arasındaki barış görüşmeleri
2002’de hükümetle Tamil Kaplanları, Norveç hükümetinin gözetiminde ateşkes imzaladı. Hükümet Tamil Kaplanları yasağını kaldırırken isyancılar da bağımsız devlet talebinden vazgeçti.

Her şey güzel giderken (bir yıl içinde) Kaplanlar, görüşmelerden çekildi. 2004’te Başkent Kolombo’da intihar saldırısı düzenlendi, dışişleri bakanı öldürüldü ve ülkede ‘olağanüstü hal’ ilan edildi.

tamil kaplanları

İsyancı Tamil Kaplanları nasıl yenildi?
Hükümet, Tamil Kaplanları’nın kontrol ettiği bir bölgede suyu kesmesini fırsat bilerek geniş çaplı bir harekat başlattı. 10 yıldır LLTE’nin kontrol ettiği Kilinochi’de gerillaların teslim olması talep edildi. Gerillalar teslim olmayınca, yüz binlerce sivilin yaşadığı bölgede sürdürülen savaşın durdurulması için uluslararası camia çağrılar yapsa da hükümet kulak buna asmadı. Tamil Kaplanları, uçaklarla Kolombo’ya intihar saldırıları düzenledi.

2009 Mayıs’ında ordu, Tamil Kaplanları’nı bozguna uğrattı. LLTE’nin daimi lideri Prabhakaran öldürüldü, gerilla silah bıraktı, Tamil Kaplanlarının yeni seçilen lideri yakalandı.

Sri Lanka Nerede?

sri lanka nerede

Kaddafi Dönemi Libya: ‘Refah ve Huzur’

5

1942’de Libya Sirte’de doğan Muammer Kaddafi 1 Eylül 1969’da yönetime gelmiştir. 7’si erkek 8 çocuğu ve iki de evlatlığı olan Kaddafi 16 Ocak 1970 yılında yeni anayasa hazırlanınca başbakanlık ve savunma bakanlığı görevlerini üstlendi.

Kaddafi dönemi Libya ve Kaddafi hakkında bilmediğiniz birçok şeyi öğreneceğiniz bu yazıyı, çeşitli yazı ve haber kaynaklarından derledim. Eminim çok şaşıracaksınız.

Kaddafi döneminde Libya’da neler oluyordu biliyor musunuz?

Su ve doğal gaz zorunlu ihtiyaç olduğu için ücretsizdi ve Libya’da evlerde elektrik bedavaydı. Sağlık hizmetleriyle birlikte eğimin de ücretsiz olduğu Libya’da tüm hastalar ilaçları hiçbir ücret ödemeden alabiliyordu. Ülkenin kendi ulusal bankaları halktan faiz almazken, hiçbir vatandaş vergi vermiyordu. Şaşıracaksınız ama Kaddafi devrilmeden önce dünyadaki en borçsuz ülke Libya’ydı. Eğer ki yurt dışında okumak istiyorsanız da, devlet tüm öğrencilere aylık 1650 avro ‘geri ödemesiz’ burs veriyordu. Bu rakam 2011 yılının rakamları. Şuan ne kadar verilirdi, siz düşünün.

Petrol gelirlerinin %90’ı Libya halkına gidiyordu ve evlenmek isteyen çiftlere devlet 150 metrekarelik daire veriyordu.(stratejikortak.com) Her aileye de istisnasız aylık o zamanın parasıyla 760 TL para, bir nevi maaş bağlanıyordu. Nüfusun yüzde 25’i yüksek tahsilli üniversite mezunuydu. Kaddafi dönemindeki Libya, IMF veya Dünya Bankası kredisi kullanmamıştı.

Kaddafi, Petrol ihraç eden ülkelere (OPEC) dolar ve euro yerine altın karşılığı satış yapmalarını tavsiye etmişti. Tıpkı Saddam Hüseyin gibi. Bunun anlamı ise altın karşılığı para basmayan Batılı ülkelerin iflasını istemek demekti.

Yönetime geldiğinde İngiliz askeri üstlerini ve birliklerini ülkeden çıkaran Muammer Kaddafi, petrol şirketlerini ulusallaştırdı ve İtalyan, Yahudi azınlığın mal varlığına el koyarak onları göçe zorladı. Türkiye’nin 1974’te ki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında ABD’ye meydan okuyarak, Türkiye’ye açıktan destek veren tek liderdi. 2011’de Arap Baharı sırasında halk tarafından kafası ezilerek öldürüldü.

Muammer Kaddafi’nin ABD’nin Irak işgali ve Saddam Hüseyin’in asılması sonrası Birleşmiş Milletler (BM)’de ki o efsane konuşmasını vererek yazıyı biterebiliriz. Konuşma açık ve net olarak her şeyi özetliyor.

[irp posts=”13969″ name=”Kaddafi Öncesi ve Sonrası: Libya’da Nüfus ve Ekonomi”]

[irp posts=”73″ name=”Kaddafi’nin ‘Arap Baharı’ Kehaneti Tuttu”]

Kaynak:
http://odatv.com/kaddafiyi-hic-boyle-tanimadiniz-2610111200.html
http://haber.stargundem.com/dunya/1142515-libya-lideri-muammer-kaddafi-kimdir-hakkinda-ki-tum-bilinmeyenler.html
http://www.urfahaber.net/haber/libya-ve-kaddafi-hakkinda-bilinmeyenler–4922.html
http://www.bilinmeyenler.org/muammer-kaddafi.html

Kuzey Kore’ye Neden Dur Denmiyor?

2

Kuzey Kore hakkındaki bilgiler büyük ölçüde Güney Kore’den ve bu ülkede bulunan 30 bin kadar ABD askeri varlığından alınıyor. Sadece Rusya, Çin, Laos, Küba ve İsviçre ile diplomatik ilişkisi olan Kuzey Kore’nin bunların dışında kalan her ülkeyi düşman gördüğü ileri sürülebilir. Ancak Kuzey Kore, esas itibarıyla önemli bir görev üstleniyor.

kuzey kore lideri

Kuzey Kore, Çin için bir anlamda “Rusya’nın İran’ı” durumunda. Her an nükleer savaşa hazır çılgın bir ülke görünümü vererek bir yandan Rusya ile Çin arasında tampon oluşturup Rusya’nın Çin üzerinde oluşturabileceği baskıyı dengeliyor, öte yandan ABD’nin Güney Kore ve Japonya’daki askeri varlığını artırmasını sağlıyor. Dolayısıyla Kuzey Kore, eskiden olduğu gibi, Rusya-ABD dengesinde Çin’in “dengenin dengeleyicisi” olmasını sağlayan bir siyaset güdüyor.

Ülke eski sisteme göre yönetiliyor, yaptıkları da yine eski sistemin politikaları olarak vuku buluyorsa, Kuzey Kore’nin “iki kutuplu” sistem isteyenlerin kovasına su taşıdığı söylenebilir. Ayrıca bu ülke, esas gerilimin Ortadoğu’da değil, Asya’nın Pasifik bölgesinde olduğunu hatırlatıyor.

Aslında Prof. Dr. Beril Dedeoğlu’nun yukarıdaki Kuzey Kore analizi noktasından virgülüne kadar doğru. Nasıl ki Türkiye-Rusya uçak krizinde sonra Rusya Suriye’ye S-400 füze savunma sistemlerini yerleştirirken tehlike olarak Türkiye’yi gösterdiyse, işte ABD’de Kuzey Kore’yi bölgedeki etkinliğini arttırmak için bir sebep olarak gösteriyor. Bir nevi meşruiyet kazanıyor.

Hep söylediğim gibi Asya bölgesi dünya politikasında söz sahibi olmak için önemli. Bir gözümüz Ortadoğu’da diğer gözümüz ise Asya bölgesinde olmalı diye düşünüyorum.

Çin, İran’a Karşı Suudi Arabistan’ın Yanında

0

Çin yönetiminin günlerdir beklenen Ortadoğu gezisi Suudi Arabistan’la başladı. Çin, beş gün sürecek bu geziden önemli fırsatlar ve işbirlikleri elde etmeyi planlıyor. Çin’in Ortadoğu için istikrarlı ekonomik politikası, hızlı büyüme-kalkınma, yumuşak diplomasi ve devasa nüfusuyla mükemmel bir model oluşturduğu, Çin devlet kanalındaki analizlerden birisi.

Çin’in ‘İpek Yolu Ekonomik Kuşağı’ ve ‘Deniz İpek Yolu’ projeleriyle yeni bir ipek yolu oluşturmayı düşünüyor ve bu projelere Suudi Arabistan ve Mısır’ın liman ve yollarıyla katılma isteği olduğu belirtiliyor. Çin’in Suudi Arabistan ziyaretinde Riyad’la stratejik işbiliği içeren 14 anlaşma imzaladı.

Çin’in Yemen açıklaması

Çin’in Riyad gezisinde asıl önemli açıklama Yemen’le alakalıydı. Çin Cumhurbaşkanı Yemen’le ilgili olarak iki ülkenin de Yemen meşru hükümete destek verdiğini belirtti. Yani bu şu demek oluyor; Çin, Yemen’de Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçlerinin İran’ın desteklediği Husilere karşı operasyonlarında İran’ın tarafında değil de, Suudi Arabistan destekli Yemen meşru hükümetinin tarafında. Uzun cümlelerden ziyade Yemen’de ki tarafları hatırlayacak olursak, İran destekli Şii Husiler’e karşı, Yemen meşru hükümeti ve Riyad liderliğindeki koalisyon güçlerinin ittifakı söz konusu.

Daha önce Çin’in Ortadoğu Politikası adlı yazıda belirtildiği gibi, Çin’in bölgede sadece kendi siyasi ve ekonomik çıkarları üzerine dış politika izlediğini gösteriyor. Riyad-Tahran krizinde Suudi Arabistan’a destek veren ülkelerden sonra Suudi Arabistan’ın bölgede diplomatik güç ve kilit ülke olduğunu Çin’in fark etmesi ise zor olmamış. Çin’in yurtdışındaki ilk askeri üssünü Cibuti’ye kuracağını açıklaması ve bu ülkenin Riyad-Tahran krizi sonrasında İran ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiğini unutmamak gerekir. Riyad’da ki Çin’in bu Yemen açıklaması, İran Rusya ve Çin’in Suriye’de ittifak halinde olmasına rağmen, Yemen’de ve bölgede bu ittifakın geçerli olmadığını gözler önüne seriyor.

Yemen’de neler olduğu hakkında bilgi almak için, Yemen’de son durum adlı yazıyı ziyaret edebilirsiniz.

İran’a Yaptırımların Kaldırılması: Petrol Piyasası ve Rusya

1

İran ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi üyeleri olan ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya ile Almanya (5+1) arasında 14 Temmuz 2015 tarihinde Viyana’da anlaşmaya varmıştı. Bu anlaşmaya de göre İran nükleer faaliyetlerini Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEA) denetçilerine açacak, denetçilerin onayından sonra da İran’a yönelik yaptırımlar kaldırılacaktı. UAEA denetçilerine göre İran, anlaşmadan sonra uranyum zenginleştirmede kullanılan santrifüjlerin sayısını azaltmış, zenginleştirilmiş uranyum stokunu Rusya’ya göndermiş ve Arak nükleer reaktörünü sökmüştü.

İran'a yaptırımlar kaldırıldı

İran’a uygulanan yaptırımlar kaldırıldı. Bu yaptırımların kaldırılmasıyla da  İran’ın uluslararası bankalarda dondurulmuş olan 100 milyar dolarlık varlıkları serbest bırakılacak. Aynı şekilde İran ile iş yapan ülke ve firmalar üzerindeki yasaklarda kalkacak. Yani İran artık dünya ile ticaret yapabilecek. (İran’a “terörizme destek” ve “insan hakları ihlâlleri” kapsamındaki yaptırımlar uygulanmaya devam edecek.)

İran’a yaptırımların genel sonuçları:
– İran’ın dünya genelindeki 100 milyar dolar varlığı dondurulmuştu.
– İran için en önemli gelir kaynağı petrol ihracatı %50 düştü.
– İran’ın motorlu taşı üretimi %50 düştü ve İran’ın hava taşıt filosu yenilenemedi ve eskidi.

iran yaptırımları
İran’daki 1979 İslam Devrimi’nden günümüze yaptırımlar

İran’a yaptırımların kaldırılmasının farklı bir boyutu da var. Bu da petrol piyasası. Ambargoların kalkmasının ardından İran’ın piyasaya günlük 500 bin varil petrol üreteceği açıkladı. İran’ın petrol arzının, varili 30 dolarların altına düşen petrol fiyatlarını daha da düşüreceği ise görülebilen bir gerçek. Tahran yönetiminin bir sene sonra da üretimi ikiye katlayacağını dile getirmesi aslında şunu ifade ediyor.(stratejikortak.com) Şuan dünya piyasası günde 1,5 milyon varil petrol üretiyor. Petrol fiyatlarının düşmesindeki en önemli faktörlerden biri de ‘petrol üretiminin arttırılması’ olduğu düşünüldüğünde, aslında petrol piyasasının gidişatı hakkında bize ipuçları verebiliyor.

Rusya Başbakanı Medvedev’in son zamanlarda yaptığı ”Ekonomimiz, petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş, ülkemize uygulanan yaptırımlar ve küresel ekonomik yapının değişmesi gibi bir çok unsurla aynı anda daha önce mücadele etmek zorunda kalmamıştı” ve ”İran’a yaptırımların kaldırılması bizler için risk oluşturuyor” açıklamaları, insanın aklına komplo teorilerini de getirmiyor değil. Acaba İran’a yaptırımların kaldırılmasında Batı ve ABD’nin farklı planları mı var? Takipte kalalım ve görelim.

Kaynak:
http://tr.sputniknews.com/rusya/20160115/1020229313/medvedev-iran-piyasa-risk-.html
http://www.internethaber.com/medvedevden-itiraf-daha-once-karsilasmadik-1556925h.htm
http://www.aljazeera.com.tr/haber/abd-ve-ab-irana-yaptirimlari-kaldirdi

‘Türkiye Profesyonel Askerliğe Geçmelidir!’

0

Türkiye’nin profesyonel askerlik ve askeri teknoloji konusunda TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Faruk Özlü bazı gerçeklerden bahsetti. Aslında hepimizin bildiği, ama ülke olarak hazır olmadığımızı düşündüğümüz bir gerçek.

Askerliğin amatörlerin işi olmadığını, profesyonellerin işi olduğunu söyleyen Özlü, Türkiye’nin profesyonel askerliğe geçmesi gerektiğini söylerken, TSK’nın konu hakkındaki görüşleri ve mevcut durum hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Bende açıklamaları çeşitli başlıklar oluşturarak daha okunaklı hale getirmeye çalıştım.

Bir profesyonel askerin performansı, kaç acemi askerin performansına denktir?
En az üç acemi askere denktir.

Askeri gücü oluşturan iki önemli unsur vardır; birisi teçhizattır, malzemedir, ikincisi askerin eğitimidir, yani profesyonelliğidir. Askeriniz profesyonelse, modern teknoloji ile teçhizatınız oluşuyorsa çok ciddi askeri güç olursunuz. Askeri güç demekte milli güç demektir.

profesyonel türk askeri

Dünyadan Profesyonel ordulara örnekler:
Dünyadaki gelişmiş ülkeler Soğuk Savaş dönemi sonrasında, silahlı kuvvetlerini, askeri doktrinlerini, savunma stratejilerini yeniden yapılandırdılar. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerin ordusu genel olarak teknolojik teçhizatlardan ve profesyonel askerlerden oluşmaktadır.

Almanya birleştikten sonra zorunlu askerliği askıya aldı, yani yasadan kaldırmadı ama pratik olarak kaldırdı ve profesyonel askerliğe geçti.


Fransa zorunlu askerliği tamamen kaldırdı.

ABD ve İngiltere‘de ise 1970’li yıllardan beri profesyonel askerlik var.

Profesyonel ordu ve askeri teçhizat konusunda en ileri ülke hangisidir?
İngiltere, silahlı kuvvetlerini modernize etme konusunda en ileri düzeyde olan ülkedir.

türk askeri

Türkiye neden profesyonel orduya geçmeli?
Artık savaşların özellikleri değişti, teknolojik savaşlar var. Bir tank düşünün, o tankın içinde çok sayıda modern telsizler, haberleşme cihazları, elektronik harp sistemleri var. Acemi askerlerle bu tankı yönetmek çok zor. (stratejikortak.com)Bu tankı kullanan kişinin en az teknik lise, meslek yüksekokulu teknikerlik bölümü mezunu olması gerekir. Yani anlayacağınız acemi askerler tanka çok zarar verir.

İngiltere silahlı kuvvetlerinin bütün ihtiyaçlarını askeri dışı kaynak kullanarak gerçekleştiriyor. Mesela ABD’nin Irak işgalinde 180 bin ABD askeri savaştı ama silahlı kuvvetler içerisinde ki 180 bin sivil vardı. Türkiye’de bu sisteme geçmelidir. Neden mi?

Çünkü böyle olursa, bir karacı asker sadece tanka binip savaşmayı düşünür; o tankın, bakımı, yağı, yedek parçası, lojistiği ile ilgilenmez. Asker sadece savaşmayı, pilot da uçağa binip vuracağı hedefleri düşünür; uçağın onarımı, yakıtı ile uğraşmaz.

Profesyonel askerliğe geçilirse zorunlu askerlik ne olacak?
Fransa usulü olacak. Yani hem profesyonel askerle hem de gönüllüler olacak. Gönüllü askerlik ise Türk toplumunda da askerlik yapmak isteyenlere kapıyı açmak için var olacak.

Türkiye’nin profesyonel askerlik planı var mı?
Aslında hükümetin ve askerlerin bu yönde niyetleri var. Fakat bu bir plan, program, bütçe konusu. TSK bünyesinde profesyonel askerlik yönünde çalışmalar da mevcut fakat Sözleşmeli er, uzman çavuşluk gibi parça parça. Bunların toplu bir sistem içerisinde tamamen profesyonellerden oluşması gerekiyor.

profesyonel bordo bereliler

Türkiye’nin savunma harcamaları neden artmalı?
Dünya ortalamasında savunmaya harcanan para, ülkelerin gayri safi milli hasılasının(GSMH) yüzde 2,5 ile 2,7’si arasındadır. NATO üye devletlere ‘en az GSMH’nin yüzde 2’sini harcayın’ diyor. Türkiye’nin savunma harcaması ise 22 milyar dolar. Türkiye’nin savunma harcamasını GSMH’ya oranlandığında yüzde 1,7 ile 1,9 arasında kalıyor.

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Faruk Özlü’ye göre savunma harcamaları GSMH’ya oranla yüzde 2,5’un altına inmemeli.

Konu hakkında fikirlerinizi aşağıdan yorum olarak yazabilirsiniz.

Kaynak:
http://www.aljazeera.com.tr/haber/askerlik-profesyonellerin-isidir-amatorlerin-isi-degildir

Suriye İnteraktif Son Durum Haritası

2

Suriye’de PYD, IŞİD, rejim ve muhaliflerin haritası.. Hangi örgüt nereyi kontrol ediyor? Anlık sürekli güncellenen interaktif Suriye haritası.. 

Esad Rejimi 2016 itibariyle Suriye’nin % 19.8’ini, IŞİD % 40’ını, PKK’nın Suriye kolu PYD % 25’ini ve muhalifler ise Suriye’nin % 15.2’lik kısmını yönetiyor. Şaşırtıcı ama IŞİD’den sonra en fazla alana hakim olan PYD; Esad rejiminden de, hep söylenen muhaliflerden de daha fazla alanı kontrol ediyor. Aşağıdaki harita her an değişen canlı interaktif Suriye son durum haritasıdır.

* Harita güncellendikçe üzerindeki işaretlerle kaynak verilmektedir. Haritadaki değişiklikler birçok kişi tarafından, rejim, muhalif ve PYD kaynaklarından edinilen bilgilerle yapılmaktadır. İnteraktif haritanın hemen altında ‘Tam Ekran’ yazısına tıklayarak haritayı büyütebilirsiniz.

  • Sarı bölge: PYD/PKK
  • Kırmızı bölge: Esad Rejimi
  • Yeşil bölge: Muhalifler(Ahrar’uş Şam, ÖSO vb.)
  • Siyah bölge: IŞİD

[Güncel Irak ve Suriye interaktif haritası için tıklayınız.]


Tam Ekran

Profesyonel Askerliğin ve Ordunun Önemi

0

Dünyadaki gelişmiş ülkeler Soğuk Savaş dönemi sonrasında, silahlı kuvvetlerini, askeri doktrinlerini, savunma stratejilerini yeniden yapılandırdılar. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerin ordusu genel olarak teknolojik teçhizatlardan ve profesyonel askerlerden oluşmaktadır. Almanya birleştikten sonra zorunlu askerliği askıya aldı, yani yasadan kaldırmadı ama pratik olarak kaldırdı ve profesyonel askerliğe geçti. Fransa zorunlu askerliği tamamen kaldırdı. ABD ve İngiltere’de ise 1970’li yıllardan beri profesyonel askerlik var.

profesyonel türk askerleri

Artık savaşların özellikleri değişti, teknolojik savaşlar var. Bir tank düşünün, o tankın içinde çok sayıda modern telsizler, haberleşme cihazları, elektronik harp sistemleri var. Acemi askerlerle bu tankı yönetmek çok zor. Bu tankı kullanan kişinin en az teknik lise, meslek yüksekokulu teknikerlik bölümü mezunu olması gerekir. Yani anlayacağınız acemi askerler tanka çok zarar verir.

Profesyonel askerlik gerçekleşirse şayet, ordu bünyesinde sivil çalışan sayısı artacak. İngiltere’de silahlı kuvvetlerinin bütün ihtiyaçlarını askeri dışı kaynak kullanarak gerçekleştiriyor. Mesela ABD’nin Irak işgalinde 180 bin ABD askeri savaştı ama silahlı kuvvetler içerisinde ki 180 bin sivil vardı. Türkiye’de bu sisteme geçmelidir. Neden mi?

Çünkü böyle olursa, bir karacı asker sadece tanka binip savaşmayı düşünür; o tankın, bakımı, yağı, yedek parçası, lojistiği ile ilgilenmez. Asker sadece savaşmayı, pilot da uçağa binip vuracağı hedefleri düşünür; uçağın onarımı, yakıtı ile uğraşmaz.

Eğer ki profesyonel askerliğe geçilirse de Fransa gibi hem profesyonel askerler hem de gönüllüler olacak. Gönüllü askerlik ise Türk toplumunda da askerlik yapmak isteyenlere kapıyı açmak için var olacak. Askerlik zorunlu olmayacak.

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Faruk Özlü’nün açıklamalarından derlediğim bu yazıya sonuç verecek olursak da, profesyonel asker savaşta ve çatışmalarda görevli olacak, ötesi berisi olmayacak. Ötesini berisini ise TSK bünyesindeki sivil çalışanlar düşünecek, onlar ilgilenecek.

Tayvan’da Seçimleri Çin Karşıtı Muhalefet Kazandı!

2

Tayvan’da muhalefetin adayı Tsai Ing-wen seçimleri kazanarak ülkenin ilk kadın devlet başkanı oldu.

tayvan lideri

Tavyan ile Çin arasında tarihten kalan sorunlar var. Geçtiğimiz ayda da ABD, Tayvan’a 1.83 milyar dolar değerinde silah satacağını duyurmuştu. Çin ise buna ‘kesinlikle karşıyız’ açıklamasında bulundu. Tayvan’da eski iktidar ile Çin arasındaki ilişkilerine sert bir şekilde eleştirilen Demokratik İlerleme Partisi’nden (PDP) Tsai Ing-wen, seçimlerde oyların yaklaşık yüzde 60’ını aldı.

59 yaşındaki Tsai Ing-wen, eski bir üniversite hocası ve ‘balkon konuşmasında’ Pekin yönetiminin Tayvan politikasına bir kez daha tepki gösterdi.

Çin ile yakınlaşma politikalarının sahibi, iktidardaki Kuomintang (KMT) partisinin adayı Eric Chu ise seçimlerde yüzde 30’da kaldı.

Seçimi kazanan muhalefet partisi Demokratik İlerleme Partisi, 113 sandalyeli Tayvan parlamentosunda çoğunluğu elde edecek gibi görünüyor.

Çin-Tayvan sorunu ABD etkisiyle devam etmekle birlikte, Tayvan’ı günümüzde sadece 23 ülke tanıyor ve Çin Tayvan’ın üzerinde egemenlik etkisi sürüyor. Geçen ay ki ABD’nin Tayvan’a silah satışı sonrasında Çin Dış İşleri Bakanı “Tayvan, Çin’in ayrılamaz bir parçasıdır” demişti.

Sonuç olarak ABD’nin 21. yy itibariyle bölge ülkeleriyle yakınlaşması ve Tayvan’da da ‘Çin karşıtı’ hükümetin kurulması (yani ABD yanlısı olacaktır) Çin için tehlikeli bir gelişme olarak görülmektedir.

Çin-Tayvan Sorunu Nedir?

Kaynak: 
http://www.ntv.com.tr/dunya/tayvana-silah-satacak-abdye-cinden-sert-tepki,m808Q8CTsk6KqY1D0saBxQ 
http://tr.euronews.com/2016/01/16/cin-ile-yakinlasmaya-karsi-olan-muhalefet-tayvan-secimlerinden-zaferle-cikti/