Suriye’de İdlib Açmazı: Türkiye ile Rusya Anlaşamazsa Ne Olur?

Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet başkanı Putin arasında İdlib ve çevresinde gerçekleşen olaylar ile ilgili Rusya’nın Soçi kentinde bir dizi görüşme gerçekleştirildi. Görüşme sonrası Soçi Mutabakatı dediğimiz bir anlaşma gerçekleştirildi. Anlaşmaya göre;

  • Muhalif silahlı gruplar mevcut çatışma hattından 20 km geriye çekilecek oluşturulan silahsız bölgede Rus ve Türk ortak devriyesi güvenliği sağlayacak.
  • Lazkiye Halep ( M4) otoyolu ve Şam Halep (M5) oto yolu sivil trafiğe açılacak güvenliğini Rus ve Türk ortak görev gücü sağlayacak.
  • Gözlem noktalarının tüm lojistik hatları Rusya tarafından güvenlik altına alınacak ve herhangi bir hava ve kara saldırısı altına alınamayacak.

Kabaca anlaşma bu maddelerden oluşuyor idi. Ancak anlaşmayı şu an İdlib genelinde hâkimiyeti olan Heyet Tahrir Şam ve birkaç silahlı grup kabul etmedi ve o günden bugüne kadar cephe hattı devamlı sıcak kaldı.

Türkiye ve ABD Fırat Nehri’nin doğusunda bir güvenli bölge için prensip anlaşmasına ulaşınca Rus savaş uçaklarının büyük hava desteği ile Suriye ordusu Kuzey Hama operasyonunu 13 Ağustos günü başlattı. Yaklaşık 1 hafta içerisinde Han Şeyhun ilçesinde kontrol sağlandı ve Kuzey Hama cephesi bir cep içinde kaldı. O cep de 24 saat içerisinde kapanarak Morek ilçesi yakınlarında olan 9 nolu gözlem noktamızın kara yolu ile bağlantısı koptu.

İdlib’de silahsızlaştırılan bölge ve ‘güvenli bölge’deki silahlar (Harita: Suriye Gündemi)

Esas konu; şimdi ne olacak?

Erdoğan ve Putin’in 27 Ağustos günü Moskova’da gerçekleştireceği görüşmeye kadar sahada çok ciddi bir gelişme öngörmüyorum. Erdoğan ile Putin’inin önce telefonda görüşmesi ardından da Erdoğan’ının Moskova’ya gitmesi şu an için arada ciddi görüş ayrılıklarının olduğunu gösteriyor. Edinilen bilgiler Rusya tarafının muhalif güçlerin M4 ve M5 karayolunun kuzeyine çekilmesinin derhal başlamasını ve yolun güvenliğinin Rusya ve Suriye tarafından sağlanmasında ısrar ettiğini söylüyor. Türkiye’nin ise muhalefeti ikna etmek için süre istediği ve eski anlaşmaya bir süre daha şans verilmesini ve 9 nolu gözlem istasyonumuzun kara bağlantısının yeniden sağlanmasını istediğini biliyoruz.

Kremlin yönetiminin ABD ile yaptığımız prensip anlaşmasından rahatsız olduğu da iki liderin 27 Ağustos tarihli görüşmesinin zor geçeceği de aşikâr. Bir anlaşma olur mu diye sorarsanız; kendi fikrime göre yarı yarıya bir durum söz konusu

Peki, ortak fikir birliği olmaz ise ne olur?

Anlaşma olmaz ise Astana Anlaşması çöker ve Suriye ordusu operasyonlarına kaldığı yerden devam eder. İlk açacağı cephe 8 nolu Gözlem noktamızın olduğu Sorman’dan batıya Maarat El Numan kentine hücum etmek olur. Han Şeyhun’dan da Kuzey yönünde Maarat El numan kentine ilerlenerek “İkinci Cep” operasyonu yapılır. Sonuçta Türkiye yeni bir göç akını ile yüz yüze kalır ve bunu engellemek için İdlib alanına fiili olarak girerek sınırımızdan 20 km ileriye kadar olan bölgede bu göç akınını karşılamaya çalışır. Açıkçası Rusya ve Suriye ile bir sıcak savaş beklemiyorum ama bizi çok sıcak günlerin beklediğini görebiliyorum.

[irp posts=”18114″ name=”İdlib’de Son Durum Haritası: Türk Üssü ‘Kuşatma Altında'”]

Keşmir Sorunu: 370. Maddenin Kaldırılmasının Anlamı ve Yeni Harita

Pakistan, Çin ve Hindistan’ın taraf olduğu Keşmir’de “Cammu ve Keşmir’in Yeniden Yapılandırılması Yasası” kapsamında 370. maddenin anayasadan çıkarılması, 370. maddenin kapsamı, Keşmir’in ‘özel statüsünün’ kaldırılmasının karşılığı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Daimi üyelerinin bu karar ile ilgili açıklamalarını inceledim. Bu başlıkları daha iyi yorumlamak adına da Keşmir Sorunu’nun temelini oluşturan 1947 yılındaki gelişmeleri kısaca ele aldım.

Keşmir’in Hindistan’a Bağlanma Süreci

Hindistan ile Pakistan’ın bağımsızlıklarını kazandıkları 1947 yılından bu yana anlaşmazlıkların odağındaki Keşmir bölgesi, Hindistan, Pakistan ve Çin’in kontrolünde. 222.236 km²’lik bölge yüz ölçümünün yüzde 45’lik kısmı Hindistan’ın kontrolündeki Cammu Keşmir, yüzde 35’lik kısmı Pakistan’ın kontrolündeki Azad Keşmir ve geriye kalan yüzde 20’lik kısım ise Çin kontrolündeki Aksai Chin ve Shaksgam Valley’den oluşmaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği sıralarda Hint yarımadasında esen bağımsızlık rüzgarında Müslümanların lideri olarak Muhammad Ali Cinnah, Hinduların lideri olarak da Mahatma Gandhi öne çıkıyordu. 1940’lı yıllara gelindiğinde iki lider de İngiliz sömürgesinden kurtulmak ve halkların bağımsızlığını elde etmek için birçok mücadele verdi.

keşmir son durum haritası
Yeni Keşmir haritası: 370. maddenin ortadan kaldırılmasının ardından ortaya çıkan 2 yeni eyalet: Cammu Keşmir ve Ladakh

İngiliz sömürgesi altındaki yarımadada 14 Ağustos 1947’de bağımsızlığını ilan eden Cinnah liderliğindeki Müslümanlar Pakistan adında yeni devletin kurulduğunu ilan etti. Bir gün sonra 15 Ağustos’ta da Hindular Hindistan’ın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. İngiltere, Pakistan ve Hindistan’ın ayrılarak iki devlet kurmasının ardından ‘tartışmalı eyaletlere’ iki ülkeden birini seçerken iki kritere göre hareket etmelerini öneriyordu. Buna göre, coğrafi yakınlık ve eyalette yaşayan halkın çoğunluğunun hangi dine mensup(Müslüman, Hindu veya Sih) oldukları dikkate alınmalıydı. Haydarabat ve Junagar bölgelerinde halkın çoğunluğu Hindu olmakla beraber yöneticileri Müslümandı ve Hindistan bu eyaletleri zor kullanarak da olsa kendisine katılmalarını sağlamıştı. Bununla beraber nüfusu 4 milyona yakın olan Keşmir’de durum farklıydı. Keşmir halkının büyük çoğunluğu Müslüman olmakla beraber başında Sih Maharaja Hari Sing bulunmaktaydı. O dönemde yüzde 80-90’ı Müslüman olan Keşmir, kendisini Müslüman Pakistan’ın bir parçası olarak görüyordu. Sih Sing, Hindistan ile katılım anlaşması imzaladı. Hindistan da bölgeyi yönetmesi için Kurucu Meclis oluşturdu ve bir Müslüman Başbakan atadı. Bu karar bölge halkının büyük tepkisiyle sonuçlandı ve Müslümanlar ‘isyan hareketi’ başlattı. İsyanı bastıramayan Sih, Hindistan’dan yardım istemesi sonucunda Hint ordusu Keşmir topraklarına girdi. Hint ordusunun Keşmir’de ilerlediğini gören Cinnah liderliğindeki Pakistan, halka destek vermek adına mücahitleri ve orduyu Keşmir’e yönlendirdi. İki ülke arasında ilk savaş böylece başlamış oldu.

[irp posts=”8″ name=”1947 Birinci Keşmir Savaşı”]

İki ülke arasında savaş Birleşmiş Milletler (BM) ara buluculuğu ile ateşkes ile sonuçlandı. Pakistan, kontrolü atındaki topraklarda Azad Keşmir ve Gilgit Baltistan adında iki özerk bölge oluştururken, Hindistan Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu tek eyalet olan Cammu Keşmir’i kendine bağladı.

5 Ocak 1949 tarihli BM kararı ile Keşmirliler’e ”Cammu ve Keşmir Devleti’nin Hindistan veya Pakistan’a bağlanması, halk tarafından Birleşmiş Milletler himayesi altında yönetilecek bir serbest ve tarafsız halk oylaması demokratik metodu ile kararlaştırılacaktır.” garantisi verildi. BM, Hindistan ve Pakistan tarafından kabul edilen bu karar için Keşmir’in tamamen askersizleştirilmesini ve böylece plebisit kararının daha sağlıklı uygulabileceğini açıklamasına rağmen Hindistan bunu kabul etmedi. Keşmir sorununu kendi BM’ye götüren Hindistan, bölgenin askersizleştirilmesini de plebisit kararını da kabul etmeyerek, Keşmir sorununun fitilini ateşlemekle kalmamış, günümüze kadar sorunun sürmesine neden olmuştur. Keşmir sorununun tarihinin kısaca ele alındığı bu bölümün ardından yazı, ‘Hindistan’ın 370. maddede yer alan Keşmir’in özel statüsünün kaldırması’ öncesi bölgede yaşananlar ve kararının ne anlama geldiğiyle devam edecektir.

370. Madde Kaldırılmadan Önce Keşmir’de Neler Yaşandı?

Şubat ayında Hindistan kontrolündeki Keşmir’de Hint askerlerinin bulunduğu konvoya düzenlenen bombalı saldırıda 44 asker öldü. Saldırıyı Pakistan merkezli Ceyş-i Muhammed örgütü üstlendi. Seçimlere sayılı günler kala yapılan bu saldırıyı ‘alçakça ve korkakça’ olarak nitelendiren Hindistan Başbakanı Narendra Modi, “Teröristler ve destekçileri çok ağır bedel ödemek zorunda. Bu saldırıya gerektiği gibi karşılık vereceğiz.” diyerek Cammu Keşmir’de askerlere, müdahale için karar alma yetkisi verildiğini açıkladı. Öte yandan bazı bölgelerde Pakistan ile paylaşılan suyun kesilmesi, Pakistan ile inşaat işi yapan Hintli şirketlerin yük gemilerini ve TIR’larını geri çağrılması ve Bollywood filmlerinde Pakistanlı oyuncularla çalışmanın yasaklanması gibi kararlar alındı.

Bölgede son 30 yılın en büyük saldırısı olarak kayıtlara geçen bu olaydan 12 gün sonra, 26 Şubat’ta, Hint savaş uçakları Pakistan’ın sınır eyaleti olan Hayber-Pahtunhva’daki Balakot kenti civarında ‘terör hedeflerini’ vurduğunu, 200’den fazla teröristin öldürüldüğünü duyurdu. Pakistan tarafından doğrulanan bu hava saldırı sonrası İslamabad yönetimi yaşanan olayı “sınırdan 5-6 kilometre içeri giren uçaklardan birinin Pakistan savaş uçaklarının müdahalesinin ardından Hint tarafına kaçarken aceleyle bomba bıraktı” şeklinde açıkladı. Herhangi bir can kaybının yaşanmadığını açıklayan Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, Hindistan’ın terör kamplarını hedef aldığına dair ifadeleri reddederek, Pakistan’ın Hindistan’ın eylemine karşılık vereceğini söyledi. Kureyşi, “Pakistan istediği zaman cevap verebilecektir” ifadelerini kullanarak cevap hakkının saklı olduğunu belirtti. Pakistan ordusu, Hint uçaklarının bombaladığı bölge ile ilgili ‘boş arazinin vurulduğunu’ öne sürerek bazı fotoğraflar servis etti.

Pakistan ordusu, Hindistan’ın vurduğu bölgenin fotoğraflarını paylaştı.

Yaşanan gerginlikte taraflara itidal çağrısı yapan Çin, Cammu Keşmir’deki son 30 yılın en büyük saldırısını gerçekleştiren Ceyş-i Muhammed örgütünün lideri Mesud Azhar’ın BM Güvenlik Konseyi’nin yaptırım listesine alınmasına karşı çıktı.

Keşmir’deki bombalı saldırı ve Balakot kentinin Hint uçakları tarafından bombalanmasının ardından artan gerginlik 27 Şubat’ta Pakistan hava sahasını ihlal eden 2 Hint uçağının Pakistan tarafından düşürülmesiyle farklı bir boyuta ulaştı. İkisi pilot olmak üzere 3 kişinin öldüğü olay sonrasında esir alınan Hint savaş uçağı pilotu, Pakistan Başbakanı Imran Khan’ın ifadesine göre “iyi niyet göstergesi” olarak sivil kıyafetlerle serbest bırakıldı.

Hindistan savaş uçağı pilotu serbest bırakıldı.

Uluslararası örgütler ve ülkeler, iki nükleer gücün doğrudan sıcak çatışmaya girmesinin bölgeyi felakete sürükleyebileceği uyarılarında bulunmaya devam ediyordu ki Pakistan’ın pilotu serbest bırakması gerginliğin azalmasında önemli bir adım olarak görüldü. Pakistan’ın uzattığı bu zeytin dalı iki ülke arasında gerginliği azalttı ancak Cammu Keşmir’de Hint ordusunun operasyonları devam ediyordu.

Operasyonların gölgesinde Hindistan’da, 11 Nisan itibariyle başlayan ve 19 Mayıs’a kadar süren dünyanın en uzun seçim süreci başladı. Seçim sonuçları açıklanmadan günler önce bir yüzbaşının öldürüldüğünü açıklayan Hindistan, Cammu Keşmir bölgesinde, güvenlik güçleriyle direnişçiler arasında çıkan iki çatışmada 5 direnişçi, 2 Hint askeri ve 2 sivilin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Dünyanın en uzun süren seçimi 39 günün ardından Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Hindistan Halk Partisi’nin (BJP), Halk Meclisi’ndeki 543 sandalyeden 303’ünü kazanarak seçimlerden birinci parti çıkmasıyla sonuçlandı. Modi’nin bir önceki seçime göre meclisteki sandalye sayısını 21 sandalye daha arttırması; Pakistan ile yaşanan gerginliğin Modi’ye olumlu yansıdığı ve Modi tarafından gerçekleştirilen ekonomik reformların sonuçlarının tartışıldığı Hindistan’da, Modi ve iktidardaki BJP’nin güç tazelemesi anlamına geliyordu.

Hindistan Babaşkanı Modi’nin seçim kutlamasından.

Haziran ayında Keşmir’de yer yer direnişçiler ile Hint askerleri arasında yaşanan çatışmalar devam ederken, Temmuz ayının başında 776 kilometrelik Kontrol Hattı’nın Pakistan tarafından yaşanan bombalı saldırı sonrası iki ülke diplomatik açıdan tekrar karşı karşı geldi. Kontrol Hattı’nın Pakistan tarafına 50 metre kadar mesafeden yerleştirilen bombanın infilak etmesi sonucu 5 Pakistanlı asker hayatını kaybetti. Pakistan ordusu sözcüsü Tümgeneral Asıf Gafur, yaşanan patlamayla ilgili Hindistan’ı sorumlu tutarak, 3 Temmuz’da Keşmir’in Pakistan kontrolündeki bir noktasında yaşanan saldırıda el yapımı bomba kullanıldığını ve saldırının bölgede bir ilk olduğunu söyledi.

Seçim sonrasında da birçok çatışmanın yaşandığı Cammu Keşmir’de yılın ilk 6 ayında 43’ü sivil olmak üzere 271 kişinin öldüğü kaydedildi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği‘nin hazırladığı Keşmir Raporu‘nda halkın yaşama hakkı başta olmak üzere insan hakları ihlallerine maruz kaldığı belirtildi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı raporun olumlu karşılandığını açıklarken, “Bir kere daha Cammu Keşmir’deki insan hakları ihlallerini tanınmıştır. Hint ordusunun orantısız güç kullanımı, savunmasız insanlara karşı silah kullanımı, yargısız infazlar, protestocu ve siyasilerin hukuksuz tutuklanması, Silahlı Kuvvetler Özel Yetki Kanunu ve Kamu Güvenliği Kanunu’ndan güç alan Hint askerlerinin işkenceleri, insan hakları ihlallerini denetleyecek bağımsız kuruluşların çalışmalarına izin vermeme ile basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması hazırlanan raporla belgelenmiştir.” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti: “Cammu Keşmir’de yaşananlara benzer ihlaller, Azad Keşmir ve Gilgit Baltistan’da yaşanmamaktadır. Dünyanın en çok asker bulundurulan bölgesi olan Cammu Keşmir’in aksine Azad Keşmir ve Gilgit Baltistan tüm yabancı ziyaretçilere açıktır.”

370 Maddenin Kaldırılmasıyla Keşmir’in Özel Statüsünün Kaldırılması

370. maddenin kaldırılmasından önce 370. maddenin 3. bendinde Hindistan Devlet Başkanı’nın, 1957’de kendini fesheden Cammu Keşmir Kurucu Meclisi’nin onayı dışında değişiklik yapamayacağı ve kurulun lağvedilmeyeceği belirtiliyor. Bu maddeye rağmen Modi hükümeti, 2018 yılında ilk olarak ‘Kurucu Meclis’ ismini ‘Yasama Meclisi’ ile değiştiren bir karar çıkarttı. Daha sonra iktidardaki Hindistan Halk Partisi (BJP), yerel Keşmirli parti ile girdiği ittifaktan çekildi. BJP, Haziran 2018’de ismi değişerek yasama meclisi olan ‘Kurucu Meclisi’ feshedip Cammu Keşmir’e vali atadı. Aslında Hindistan 370. maddenin anayasadan kaldırılacağının sinyallerini bu şekilde vermişti.

370. maddenin kaldırılmasından üç gün önce hazırlıklarını ilk olarak askeri yığınak yaparak planlayan Yeni Delhi yönetiminin, NDTV’ye göre, Keşmir Vadisi’ne 10 bin paramilis güç göndermesine ek olarak 25 bin personel daha sevk edeceği bildirilmişti. Askeri sevkiyat ile birlikte eyaletteki telefon ve internet erişimi kesilerek eyaletin eski başbakanları dahil bazı politik isimler tutuklanmıştı.

Vali atamasının üzerinden bir yıl geçmişti ki İçişleri Bakanı Amit Shah’ın önergesi olarak meclise sunulan “Cammu ve Keşmir’in Yeniden Yapılandırılması Yasası” federal parlamentonun üst kanadı Eyaletler Meclisi’nden geçti. “Cammu Keşmir Birlik Toprağı” ve “Ladakh Birlik Toprağı” olarak ikiye ayrılması 370. maddenin kaldırılmasıyla gerçekleşti.

 “Cammu ve Keşmir’in Yeniden Yapılandırılması Yasası” nedir?

Hindistan’da “Birlik Toprağı” olarak tanımlanan eyalet modeli, kendine ait hükümeti olmayan, doğrudan merkezi hükümet tarafından yönetilen idari bölgelere denmektedir. Ladakh ve Cammu Keşmir’in yeni yapılanması ve “Birlik Toprağı” olarak nitelendirilmesi bu anlama gelmektedir. Yani yeni düzenlemeyle Cammu Keşmir ikiye ayrıldı ve eyaletin batısının (Cammu Keşmir) sınırlı yetkilere sahip sembolik yerel bir meclis ile yönetileceğine, Ladakh’ın ise sembolik bile olsa meclisinin olmayacağına karar verildi. (Cammu Keşmir’in nüfusu Müslüman, Ladakh’ın nüfusu Budist ağırlıklı)

370. Madde Neyi Kapsıyor?

Öncelikle 370. madde Hindistan’daki diğer tüm eyaletlerden farklı olarak Cammu Keşmir’e farklı haklar tanıyordu. Eyaletin kendi anayasası, bayrağı, dış işleri, savunma ve iletişim konuları ile birlikte birçok bağımsız politikaya sahip olma gibi birçok hak tanıyordu. Öte yandan demografinin korunması adına eyalet dışındaki Hindistan vatandaşlarının bölgeden toprak satın olmasını, kalıcı olarak yerleşmesini ve yerel eyalet binalarında memur olarak çalışmasını yasaklıyordu.

Resmi Cammu Keşmir Bayrağı (solda), Azad Keşmir bayrağı (sağda)

370. maddenin anayasadan çıkarılmasıyla birlikte Hindistan’ın Keşmir’in demografisini değiştirmek için çalışmalarda bulunacağı düşünülüyor. Çünkü “Birlik Toprağı” olan Keşmir’de artık Hindistan vatandaşları toprak satın alabilecek, süresiz yerleşim imkanına erişebilecek ve yerel hükümet binalarında çalışabilecek. [2011’deki son nüfus sayımına göre 12,5 milyon nüfusa sahip olan Cammu Keşmir’in yüzde 68,3’ü Müslüman, yüzde 28,4’ü Hindu ve yaklaşık yüzde 1’i Budistlerden oluşuyor.]

370. madde; 1949’daki katılım anlaşmasına göre kalıcı olmayacak, Keşmir’in geleceğini halkın karar vermesinin ardından ortadan kalkacaktı. Aynı şekilde 1949 yılındaki BM kararları da bu yönde ifadelerden oluştuyordu. Bu kararları tek taraflı reddeden Hindistanlı yetkililer, gelen tepkilere rağmen geri dönüş olmayacağını söylüyor. Kararın öncüsü Hindistan Başbakanı Modi, ‘özel statünün’ Cammu Keşmir’e terörizm ve ayrılıkçılıktan başka bir şey vermediğini ve son otuz senede 42 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini öne sürdü.

Uluslararası toplumun dikkatini çekmek için çeşitli açıklamalarda bulunan ve Keşmirli Müslümanların yanında olduklarını ifade eden Pakistan Başbakanı Han, “Dünya, Hindistan işgali altındaki Keşmir’de Müslümanlara yönelik Srebrenitsa benzeri bir diğer katliam ve etnik temizliğe sessizce tanıklık mı edecek? Uluslararası toplumu, buna izin vermesi halinde, gelişmelerin Müslüman dünyasında radikalleşme ve şiddet döngülerine yol açacak sert yankılar ve tepkiler doğuracağı konusunda uyarmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Karara BM Güvenlik Kurulu’nun Daimi 5 Üyesinin Tepkileri

Suudi Arabistan’ın barış çağrısında bulunduğu, Türkiye’nin endişe duyarak sorunun BM kararları çerçevesinde çözülmesi gerektiğini söylediği, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hindistan’ı desteklediği ve İran’ın kararı kabul etmediği ‘370. Madde Krizi’ konusunda birçok ülke açıklamada bulunurken, uluslararası toplum açısından dikkat çekebilecek ve BM Güvenlik Kurulu’nda yaptırım gücüne sahip 5 daimi ülkenin yorumları dikkat çekiciydi. Çin yıllardır olduğu gibi Pakistan ile paralel bir politika izlerken, Rusya Hindistan’ın kararını destekledi. İngiltere, Fransa ve ABD ise ‘diyalog’ çağrısında bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri

ABD Dışişleri Bakanlığı “Keşmir konusunda ABD, Hindistan ve Pakistan arasında direk diyaloğu destekliyor.” ifadesini kullandı. Temmuz ayında ABD Başkanı Trump iki ülke arasında ara bulucu olabileceğini açıklamıştı.

Rusya

Rusya, Keşmir’in statüsüyle ilgili Yeni Delhi yönetiminin aldığı kararın ‘anayasal’ olduğunu savunarak bir kez daha bölgede Hindistan ile aynı politikayı izledi. Moskova yönetimi Hindistan’ın en fazla silah ithal ettiği ülke olarak biliniyor.

Çin

Ekonomik açıdan Pakistan’da büyük yatırımları bulunan ve Keşmir Sorunu’nun bir tarafı olan Çin, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Hindistan tarafı, iç hukuk yasalarını tek taraflı olarak değiştirerek, Çin’in toprak egemenliğinin altını oymaya devam etti.” dedi. Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nda (BMGK) Hindistan’ın kararının ele alınması için 3 kez mektup gönderen Pakistan’a destek olarak Çin, konuyu BMGK’da görüşmek üzere toplantı istedi.

İngiltere

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab kararın üzerinden geçen ikinci günde yaptığı açıklamada, “Hindistan Dışişleri Bakanı ile konuştum. Durumla ile ilgili endişelerimizi dile getirdik ve sakinlik çağrısında bulunduk. Ancak aynı zamanda olayı açık bir şekilde Hindistan hükümetinin perspektifinden okuduk” ifadelerini kullandı.

Fransa

Hindistan’ın Keşmir kararı ile ilgili herhangi bir açıklamada bulunmayan Fransa, Pakistan’ın 2 Hindistan savaş uçağını düşürmesinin ardından iki ülkeyi de tansiyonu düşürmeye çağırmıştı. Fransa Dışışleri Bakanlığı, “Fransa, Hindistan’ın sınırda terörizme karşı güvenliğini sağlama konusunda meşruiyetini kabul ediyor ve Pakistan’ı ülkesindeki terörist grupların eylemlerine son vermeye çağırıyor.” ifadelerini kullanarak Hindistan’a yakın bir denge siyaseti yürütmüştü.

Bağımsızlıklarını kazanan iki ülkenin arasında en büyük sorun olarak devam Keşmir, Hindistan-Pakistan ve Hindistan-Çin savaşlarına sahne olmuştu. Çin ile uzun bir süredir sınır çatışması yaşamayan Hindistan’ın, Pakistan ile sınırında (Kontrol Hattı) iki taraflı yüzlerce ihlal gerçekleşiyor ve bunların çoğu ölüm ile sonuçlanıyor. SIPRI raporlarına göre Pakistan’ın 150-160, Hindistan’ın 130-140 ve Çin’in 290 nükleer bombaya sahip olması, en küçük kıvılcımın hızla büyüme olasılığı ve Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh’in, ülkesinin “herhangi bir ülkeye karşı nükleer güç kullanan ilk taraf olmayacağını taahhüt ettiği” politikasında değişime gidebileceğini açıklaması gibi çıkışlar, bölgeyi olduğu kadar dünyayı da geri dönüşü olmayan bir felakete sürükleyebilir.

[irp posts=”1356″ name=”Keşmir Sorunu: Çin, Hindistan ve Pakistan Savaşı”]

Türkkaya Ataöv, Keşmir Meselesinin Önemi, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi
https://aawsat.com/turkish/home/article/1849261/madde-370-ve-cammu-ke%C5%9Fmirde-pakistan-hindistan-gerilimi
https://www.bbc.com/news/world-asia-india-48315659?intlink_from_url=https://www.bbc.com/news/topics/c27kzzpqm7xt/india-elections-2019&link_location=live-reporting-story
https://www.aa.com.tr/tr/analiz/hindistanin-kesmir-karari-cozum-arayislarina-darbe/1553484
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/hindistan-cammu-kesmirin-ozel-statusunu-ortadan-kaldirdi/1550255
stratejikortak.com/2016/02/1947-birinci-kesmir-savasi.html
stratejikortak.com/2016/02/hindistan-pakistanin-kurulusu.html
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-49234725

İsrail Irak’ta İran’ı Vuruyor: ‘Düşmanı Yerinde Yok Et’

İran’da Şah rejiminin yıkılmasının ardından İsrail ile başlayan gerilim dalgalanarak sürüyor. Bazı zamanlar iki ülke arasında sıcak savaş tehdidinin yoğunlaştığı, bazen de büyük çıkar çatışmalarının gündem dışı kaldığını görmekteyiz.

İsrail’in bölgesel düşmanları olan Hizbullah ve Filistinli direnişçi grupların İran tarafından desteklenmesi iki ülke arasındaki temel sorunlardan birisiyken, Suriye İç Savaşı‘nda Esad rejiminin davetiyle İran’ın buradaki çatışmalara da dahil oluşu, iki ülke arasındaki ilişkileri oldukça kötü etkilemiş durumdaydı.

Hizbullah militanları, meşhur roketleri ile. Sputnik'ten alıntı.
Sputnik

İsrail, İran’ın Suriye İç Savaşı’na desteklediği milis grupları ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından doğrudan terör örgütleri listesine alınan İran Devrim Muhafızları ile birlikte müdahil oluşuna, çeşitli “önlemler” alarak yanıt verdi. Bu önlemler temelde iki aşamadan oluşuyor.

  • Rusya ile diplomatik ilişkileri yoğunlaştırarak, İran’ın İsrail sınırından uzaklaştırılması
  • Suriye’de İsrail’e tehdit olabilecek, İran’a ait askeri hedeflerin hava operasyonları ile doğrudan yok edilmesi.
Al Arabiya'dan alıntıdır.
Al Arabiya

Bu bağlamda çeşitli tarihlerde gerçekleştirilen hava saldırılarının çoğunun başarılı olduğunu söylemek mümkündür. Bu saldırıların detaylı incelemesini bir başka yazıda gerçekleştirmeyi umduğum için, şimdilik vurulan yerleri göstermenin yeterli olacağı kanaatindeyim.

Suriye’de bu güvenlik operasyonları devam ederken, bugünlerde iki ülke arasındaki gerilim bambaşka bir boyuta taşınmış durumda… İsrail Irak’ta İran’ı vuruyor.

Amerika’nın Irak’ı işgalinin ardından, pek direniş göstermeyen, İran’a yakın Şii grupların ülkede tesirlerinin artışı ile birlikte, İran, Irak içinde oldukça etkili bir duruma geldi. Özellikle selefi-cihadi örgütlerle mücadelede İran, Irak’a Haşdi Şabi milisleri öncülüğünde büyük yardımlarda bulundu. Özellikle IŞİD’in Irak’ın üçte birini kontrol altına almasının ardından İran tarafından “Büyük Şeytan” olarak nitelendirilen Amerika Birleşik Devletleri ile Musul ve Felluce’de ortak operasyonlar düzenlendi.  Örgütün tekrar gerilla tipi saldırıları yönelmesi ve büyük şehirlerden çıkartılmasının ardından, iki ülke yeniden karşı karşıya geldi.

[irp posts=”19575″ name=”‘Sır’ İsrail Ordusu: Kara Kuvvetleri ve Envanteri”]

Amerika Birleşik Devletleri ile İran’ın arasındaki çıkar ortaklığı şimdilik rafa kaldırılmışken,  düşmanı yerinde yok et ilkesiyle operasyonlarını genişleten İsrail, geçtiğimiz günlerde, Irak’ta İran’a bağlı bulunan milislerin ve içlerinde Devrim Muhafızları’nın da yer aldığı üssü  havadan vurarak imha etti. Operasyonlardan birisi Selahaddin Vilayeti‘ne bağlı, Amirli üssüne gerçekleştirilirken diğeri ise Diyala Vilayeti’ne bağlı Ebu Muntazar el Muhammedavi üssüne gerçekleştirildi. Bu operasyonlarda çok sayıda milis yaşamını yitirirken, yoğun mühimmat da yok edildi.

Operasyonların tamamlanmasının ardından, üzerindeki şoku atlatan dünya medyasının aklında bazı sorular vardı. Operasyonlarda F-35‘ler mi kullanılmıştı? Irak buna neden müsaade etti?

Temelde akla gelen bu iki sorunun yanıtı verecek olursak, öncelikle F-35’lerin İsrail’den Irak’a havada ikmal yapmadan uçma imkanı bulunmuyor, bu sebeple hızlıca gerçekleştirilen operasyonların SİHA’larla yapılmış olma ihtimali daha yüksek.

İkinci sorunun yanıtı ise daha karmaşık.Bu konudaki temel değerlendirmem, hükümetin geçtiğimiz günlerde Haşdi Şabi’nin feshedilip Irak Ordusu‘na katılması talebiyle paralel. Irak, artık İran’ın etkisinden kurtulmak istiyor. Bu bağlamda gerçekleştirilen operasyonlara göz yumulduğunu düşünüyorum. Elbette, değerlendirmenin ilk bölümünde belirttiğim gibi, daha birçok faktör bulunuyor. Ferid Yasin’in ABD’deyken, İsrai ile ilişkilerin normalleştirmesini amaçladıklarını söylemesi, Suudi Arabistan-İsrail-ABD ortaklığında kendisine de yer verilmesini istemesi gibi…

Kayda değer son operasyon ile noktalayacağım. Bundan yaklaşık üç gün önce, Bağdat güneyinde Haşdi Şabi’ye ait büyük bir mühimmat deposu infilak etti, saldırı mı, kaza mı, ne olduğu bilinmiyorken, I.S.I Israel Scientific Instruments‘ın uydu görüntüleri ile paylaştığı iddia, bu saldırının da arkasında İsrail’in olduğunu gösterir nitelikte. Yapılan incelemede, hedef, etkilenen alan ve yayılan hasar incelendiğinde patlamanın hava saldırısı sonucu gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu belirtilmiş durumda.. Önceki operasyonları ve İran istihbaratına yakın kişilerin beyanları da göz önünde bulundurulduğunda, saldırının Irak’ın başkentinin hemen güneyinde, rahat bir biçimde gerçekleştirildiğini söylemek mümkün.

Önümüzdeki günlerde bu tip saldırıların artacağını düşünüyorum. Çünkü İran’dan İsrail’e yönelik ciddi bir karşılık yok. Tehdit siyasetinin İsrail üzerinde etkili olacağını düşünmek yanlış olacaktır.

Kıbrıs Haber Arşivi: ‘Doğu Akdeniz’de Denge Kuruldu’ (Temmuz 2019)

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs çevresinde yaşanan gelişmeleri ve haber değeri taşıyan olayları derlediğimiz “Doğu Akdeniz Haber Arşivi” serisinin Temmuz ayı bölümünde birçok kayda değer diplomasi trafiği gerçekleşti. Türkiye, iki sondaj gemisi ve bir sismik gemisiyle bulunduğu bölgeye dördüncü gemiyi göndereceğini duyururken, Avrupa Birliği’nin ‘küçük çaplı’ yaptırımı ile karşılaştı. Doğal gaz keşifleri, askeri tatbikatlar ve daha fazlası için arşivi inceleyebilirsiniz.

1 Temmuz: Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD Senatosunda onaylanan Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı tasarısının Rusya-Kıbrıs ilişkilerini bozmaya yönelik olduğunu vurgulayarak, yasalaşması halinde bunun sonuçlarını gözden geçireceklerini belirtti.

(ABD Senato Dış İlişkiler Komitesi, ‘2019 Doğu Akdeniz’de Güvenlik ve Enerji İşbirliği’ adlı yasa tasarısını, bölge ülkelerine Rus gemilerine liman hizmetleri sağlamama çağrısı da içeren revizyonlarla birlikte onaylamıştı.)

2 Temmuz: GKRY, ada çevresinde sondaj için Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile işbirliği yapan üç şirket hakkında yasal süreç başlattığını açıkladı.

6 Temmuz: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez,”İnşallah bir hafta içinde Doğu Akdeniz’de, KKTC’den aldığımız ruhsat bölgesinde, Karpaz’da Yavuz gemisinin ilk sondajına başlamış olacağız. İlerleyen zamanlarda sonuçlarını kamuoyuyla da paylaşacağız.”dedi.

  • KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Doğu Akdeniz’de denge kurulduğunu ve artık sahaya çıkıldığını belirterek, bölgede bir oldubittiye de izin vermeyeceklerini söyledi.
YAVUZ SONDAJ GEMİSİ

8 Temmuz: Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı (Yavuz Sondaj Gemisinin Karpaz’a ulaşması sebebiyle) “Yapılması planlanan ikinci sondaj çalışması, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku ve Uluslararası Hukuk uyarınca Kıbrıs’ın sahip olduğu egemenlik haklarına yönelik Türkiye’nin tekrar eden ihlallerine bir yenisi olarak eklenmiştir. Bu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğinin açık bir ihlalidir.” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e yolladığı ikinci sondaj gemisi Yavuz’un Karpaz açıklarına ulaşması üzerine Avrupa Birliğinden tepki geldi. AB Dış Politika Yüksek Temsilciliği konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin yasa dışı şekilde Kıbrıs’ın kuzeydoğusunda sondaj operasyonunun önemli bir endişe kaynağıdır. Kıbrıs’ın batısında süre giden sondaj operasyonlarının başlamasından iki ay sonra planlanan ikinci sondaj operasyonu, Kıbrıs’ın egemenliğini ihlal ediyor” ifadeleri kullanıldı.

İsrail’de doğalgaz arama faaliyetleri ile bilinen Yunan enerji şirketi Energean, İtalyan enerji şirketi Edison’un petrol ve doğalgaz birimini 750 milyon dolar karşılığında satın alacağını duyurdu.

10 Temmuz: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama çalışmaları konusunda dile getirilen uluslararası tepkileri eleştirerek “Garantör ülkeler dışındaki ülkelerin açıklamalarını tamamen yersiz buluyoruz” dedi. Bu konuda Avrupa Birliğinin “Rum yanlısı tutum sergilediğini” belirten Çavuşoğlu, “AB’nin bize yönelik attığı adımın faydası olmaz, ters teper” ifadesini kullandı.

  • Doğu Akdeniz’e yollanan ikinci Türk sondaj gemisi Yavuz’un hedefine ulaşmasının ardından Rusya’dan “Bir başka Türk araştırma gemisinin de Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesine girdiği haberlerinin ardından, bölgedeki gelişmeleri kaygıyla izliyoruz. Kıbrıs’ın egemenliğinin ihlâl edilmesinin, Kıbrıs sorununa kalıcı, adil ve uygulanabilir bir çözüm için şartların sağlanmasına yardımcı olmayacağına inanıyoruz” açıklaması yapıldı.

Rum medyası, Fatih sondaj gemisi ve Barbaros Hayreddin Paşa araştırma gemisinin ardından Yavuz’un da bölgeye ulaşmasını, ‘kuşatma’ ve ‘Ada etrafında Türk üçgeni’ yorumuyla verdi. Gemilerin ada etrafındaki konumlarının gösterildiği haritayla desteklenen haberlerde gemilerin 9 İHA, savaş gemisi ve denizaltılarla korunduğu ifade edildi.

  • ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Morgan Ortagus “ABD, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında sondaj faaliyetleri yapmak için devam eden girişimlerinden ve son olarak sondaj gemisi Yavuz’un Karpas Yarımadası açıklarına sevk edilmesinden derin endişe duymaktadır.” açıklamasında bulundu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı (Yavuz Sondaj Gemisinin bölgeye gelmesiyle ilgili olarak) “Türkiye’nin tek taraflı olarak yaptığı çalışmalar bölgedeki tansiyonu artırmaktadır.” açıklamasında bulundu.

  • İsrail Dışişleri Bakanı Sözcüsü Emmanuel Nahshon, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de attığı son adımları İsrail’in “endişeyle takip” ettiğini söyledi.

13 Temmuz: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “AB’nin saçma sapan bu dayanışma anlayışı (Türkiye’ye yaptırım kararı) ile yanlışların arkasında durmaması gerektiğini kendileri de biliyor. Beklentimiz son derece net: Kıbrıs Türk halkının hakları garanti altına alınsın ve paylaşmayı Rumlara öğretsinler. Bize karşı atacağı adımların kendilerine hiçbir faydası olmaz; ters teper. Oraya ilave adımlar atarız. AB, bugüne kadar Rum kesimini tatmin etmeye çalıştı. Sırf dayanışma adına bize yönelik bir adım olursa biz bunun karşılığını veririz, Kıbrıs’taki faaliyetlerimizi daha da artırırız. Zaten bizim kıta sahanlığımızdaki faaliyetlere yönelik kimsenin bir söz söyleme hakkı yoktur” dedi.

14 Temmuz: Güney Kıbrıs’ın en büyük gazetesi Phileleftheros’un haberine göre, Türkiye Doğu Akdeniz’de doğalgaz keşfetti. Brüksel’deki güvenilir kaynaklar, Fatih sondaj gemisinin BAF çevresindeki faaliyetleri sonucunda 170 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfettiğini iddia etti.

16 Temmuz: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’deki sondaj gerilimi ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı aldığı yaptırım kararlarına ilişkin ”Çok da ciddiye almaya gerek yok. Aldıkları kararların uygulanmasının mümkün olmadığını kendileri de biliyor.  Türkiye’ye yönelik böyle kararlar alırsanız faaliyetlerimizi artıracağız. Doğu Akdeniz’de üç gemimiz var, dördüncü gemiyi de göndereceğiz.” dedi.

 AB Dışişleri Bakanlarının uzlaştığı önlemler kapsamında,

*AB’nin Türkiye’ye sağladığı katılım öncesi fonlarda kesinti yapılmasına

*Avrupa Yatırım Bankasının Türkiye’deki kredi faaliyetlerinin gözden geçirilmesine

*Türkiye ile AB arasında devam eden havacılık anlaşması müzakerelerinin askıya alınmasına

*Ortaklık Konseyi ile üst düzey diyalog toplantılarına bir süreliğine ara verilmesine karar verildi.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs çevresinde yaşanan askeri ve diplomatik gelişmeler için Stratejik Ortak tarafından Twitter ve Instagram‘da faaliyet gösteren @AkdenizKibris hesabını takip edebilirsiniz.

18 Temmuz: TBMM’de grubu bulunan 4 siyasi parti (AKP,CHP,MHP ve İP), Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Konsey Toplantısı Sonuç Bildirgesi’nde açıklanan Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de petrol, doğal gaz aramasını durdurmaya yönelik yaptırım kararını, yayımladığı bildiriyle telin etti. Bildiride, “Bizler TBMM’de grubu bulunan siyasi partiler olarak Doğu Akdeniz bölgesi hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı konusunda, bir oldubittiye getirerek Kıbrıs Türkü’nün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk temelindeki meşru hak ve çıkarlarını görmezlikten gelme, yok sayma, hesaba katmama yönündeki tüm girişimleri, hesapları şiddetle telin ediyor, bu yönde siyaset yürüten çevrelerin politikalarına her hal ve şartta karşı olduğumuzu en açık ifade ile ortaya koyuyoruz.” ifadeleri yer aldı.

19 Temmuz: Doğu Akdeniz’deki arama çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Çin ve Rusya gibi ülkelerle işbirliği olasılığı hakkında, “Türkiye Petrolleri bazı şirketlerle görüşme yapıyor” dedi.

20 Temmuz: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Konseyi Toplantısı sonuç bildirgesinde açıklanan arama ve sondaj faaliyetlerimize yönelik yaptırımlar gibi baskılara asla boyun eğmeyeceğiz.” dedi.

21 Temmuz: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Doğu Akdeniz’de yaşanan enerji krizi ile ilgili olarak “Türkiye’yi Antalya Körfezi’yle sınırlamaya niyetlenenler bilmelidir ki kıta sahanlığımızda arama ve çıkarma faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi.

23 Temmuz: Milli Savunma Bakanlığı, Doğu Akdeniz’de görev yapan sondaj gemilerine refakat eden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarına ilişkin görüntüler paylaştı. İnsansız hava aracından alınan görüntülere yer verilen paylaşımda, “Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız, Doğu Akdeniz’de sondaj çalışması yapan gemilerimize, havadan BAYRAKTAR TB-2 İHA, deniz karakol uçağı ve deniz helikopterleri, su üstünden fırkateyn, korvet ve hücumbotlar, su altından denizaltılar ile sürekli ve kesintisiz refakat ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

24 Temmuz: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de ve Suriye’nin kuzeyinde attığımız adımlar, milletimizin ve Kıbrıs Türklerinin hak, hukuk ve menfaatlerini koruma hususundaki hassasiyetimizi açıkça ortaya koymuştur. Örtülü veya açık hiçbir yaptırım tehdidi Türkiye’yi haklı davasından vazgeçiremeyecektir.” ifadelerini kullandı.

25 Temmuz: Doğu Akdeniz Gaz Forumu (DAGF), 2’nci Bakanlık Toplantısı İsrail, İtalya, Yunanistan, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Ürdün  ve Filistin’in  katılımıyla Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlendi. Toplantıya ABD Enerji Bakanı Rick Perry, AB Komisyonu Enerji Genel Müdürü Dominique Ristori ile Fransa ve Dünya Bankasından temsilcileri de katıldı. Yapılan açıklamada “Katılımcılar, üyelerin doğal kaynaklarındaki haklarının saygınlığı için forumu, uluslararası hukuka uygun uluslararası bir örgütlenme seviyesine yükseltme taahhüdünde bulundu” ifadeleri kullanıldı. Bir sonraki toplantının Ocak 2020’de Kahire’de yapılması kararlaştırıldı.

Mısır’da düzenlenen Doğu Akdeniz Gaz Forumu (DAGF), 2’nci Bakanlık Toplantısından bir kare

26 Temmuz: Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, “Eğer ticari açıdan tüm tarafların yararına projeler olursa, Rus şirketleri Doğu Akdeniz’de Türkiye ile iş birliğine yönelik kararlar alabilir” dedi.

27 Temmuz: Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail‘den diplomatlar Doğu Akdeniz’de barış, güvenlik, istikrar, refahı sağlamak için ekonomik işbirliğinin önemini tartışmak için Washington’da bir araya geldi.Toplantıda taraflar ekonomi ve ilintili konularda ABD ile üçlü mekanizma arasındaki iletişim kanallarını açık tutma ve işbirliğini arttırma potansiyellerini araştırma konusunda anlaştı.

29 Temmuz: Yunanistan’ın yeni başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerinin Kıbrıs’ın egemenlik haklarını ihlal ettiğini söyledi.

  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Özersay, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile doğalgaz konusunu konuşmaya ve iş birliği yapmaya hazır olduklarını belirterek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin gerçeklerle yüzleşmeye cesaret edemediğini söyledi. Özersay “Uluslararası aktörler gerçekten yardımcı olmak istiyorlarsa doğalgaz konusunda inisiyatif alsınlar ve Rum lideri masaya oturtsunlar” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yürüttüğü faaliyetlere son vermesine yönelik açıklaması hakkında, Doğu Akdeniz’de yasa dışı faaliyet arayanların Kıbrıslı Rumların faaliyetlerine bakması gerektiğini söyledi.

30 Temmuz: Mısır Dışişleri Bakanı ile görüşen Yunanistan Dışişleri  Bakanı Nikos Dendias, “Türkiye’nin uluslararası hukuka meydan okuyan yasadışı eylemleri bölgenin güvenliğini riske sokuyor” açıklamasında bulundu. Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Shoukry de Türkiye’nin ismini anmadı ancak, “Bölgedeki provokasyonları ve bu provokasyonların durması için uluslararası hukuka nasıl saygı duyulması gerektiğini görüştük” ifadelerini kullandı.

  • Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantısı yapıldı. MGK açıklamasında , ”Doğu Akdeniz’deki uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerimiz ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik bölge barışı ve istikrarını esas alan, iş birliğinin gelişimine katkıda bulunan, kararlı ve ilkeli tutumumuzun sürdürülmesinin hayati önem arz ettiği kaydedilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Rum kesimi, Kıbrıs’ın yedinci bloğunda sondaj çalışmalarının yapılması için İtalyan petrol ve doğalgaz şirketine (ENI) ve Total enerji şirketlerine onay verdi.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs çevresinde yaşanan askeri ve diplomatik gelişmeler için Stratejik Ortak tarafından Twitter ve Instagram‘da faaliyet gösteren @AkdenizKibris hesabını takip edebilirsiniz.

Haziran ayı arşivi:

https://stratejikortak.com/2019/07/akdeniz-haber-arsivi-yavuz-sondaj-gemisi-bolgede-haziran-2019.html

Askeri ve Diplomatik Haber Arşivi (Temmuz 2019)

Stratejik Ortak olarak Temmuz ayında yaşanan askeri ve diplomatik gelişmeleri özet ilgiler şeklinde sizler için derledik. Haberler tamamen arşiv amacıyla birleştirilip yayına alınmaktadır. Eksik gördüğünüz gelişmeleri yorumda belirtebilirsiniz.

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te İçişleri Bakanı Giorgi Gakharia’nın istifasını talebi eden yüzlerce kişi “Özgürlük Yürüyüşü” adlı protesto gösterisi düzenledi.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonunun (SMDK) eski Başkanı ve Türkmen siyasetçi Abdurrahman Mustafa, Suriye Geçici Hükümeti Başkanlığına seçildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Japonya’da FETÖ’ye bağlı okullar, dernekler ve şahıslar hala faaliyetlerini sürdürüyor. PKK neyse DHKP-C neyse FETÖ de odur, bunların birbirinden hiçbir farkı yoktur.” dedi.

ABD Donanmaına ait USS Carney isimli savaş gemisinin Sea Breeze tatbikatına katılmak için İstanbul Boğazı’ndan geçerek Karadeniz’e giriş yapmasının ardından, Rus ordusunun gemiyi izlediği belirtildi.

Libya’da Hafter güçlerinin Tükiye’ye yönelik sözlerine ‘karşılık veririz’ diyen Milli Savunma Bakanı Akar, “Hasmane tutum ve saldırıların bedeli çok ağır olacak. Düşmanca hareketlere karşı tedbirimizi aldık” dedi.

ABD Başkanı Trump ile Kuzey Kore lideri Kim, Kuzey ve Güney Kore arasında bulunan “silahsızlandırılmış bölge”de buluştu. Trump sınırın Kuzey Kore tarafına geçerek bu ülke topraklarına adım atan ilk ABD başkanı oldu.

Dışişleri Bakanlığı, 6 Türk vatandaşımızın Hafter ordusu tarafından alıkonulmasına ilişkin açıklama yaptı: “Vatandaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını bekliyoruz. Aksi takdirde Hafter unsurları meşru hedef haline gelecektir.”

Hafter’e bağlı milislerden oluşan Libya Ulusal Ordusu’nun Sözcüsü General Ahmed el-Mismari, “Türklerin alıkonmasından haberimiz yok” dedi.

S-400’lerin 10 gün içinde teslim edileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “S-400 üç Patriot’a bedel. Eğer şartlar, S-400 ile eşit bile olsa biz Patriot alırız ama eşit olmazsa biz de menfaatimizi düşüneceğiz” dedi.

Dışişleri Bakanlığı, Libya’da Hafter’e bağlı güçler tarafından alıkonulan 6 Türk vatandaşının serbest bırakıldığını duyurdu.

ABD Başkanı Trump, Amerikan askerlerini Afganistan’dan çekmek istediğini, ancak güçlü bir istihbarat ağı bırakmadan ayrılması durumunda, ülkede “terör unsurlarının” güçlenmesinden endişe ettiğini söyledi.

Irak Başbakanı Abdulmehdi, Haşdi Şabi güçlerinin ismini taşıyan tüm büroların kapatılması talimatı verdi.

ABD yönetimi, zenginleştirilmiş uranyum limitini nükleer anlaşmada belirtilen 300 kilogram stok limitinin üstüne çıkardığını duyuran İran’a sert tepki gösterdi. Beyaz Saray, “ABD ve müttefikleri İran’ın nükleer silah edinmesine asla izin vermeyecektir.” açıklamasında bulundu.

Hindistan yönetimi, Pakistan ordusunun 2019’un ilk 6 ayında ateşkes anlaşmasını bin 248 kez ihlal ettiğini öne sürdü.

Sri Lanka Devlet Başkanı Maithripala Sirisena, ülkede 21 Nisan’da Paskalya günü yaşanan ve 290 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırılarının arkasında uluslararası uyuşturucu kaçakçılarının olduğunu düşündüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir dünya sisteminin kurulmasında Türkiye ve Çin’e büyük görevler düşüyor” dedi.

KKTC’deki Yeniden Doğuş Partisi lideri Erhan Arıklı, Türkiye ile yeni bir anlaşma imzalanarak KKTC hava sahasının kontrol ve güvenliğinin Türkiye’ye bırakılması gerektiğini, hatta ‘S-400 kalkanına’ KKTC’nin de dahil edilmesinin önemli olabileceğini söyledi.

Rusya Donanması adına okyanus tabanında araştırma yapmakla görevlendirilmiş, nükleer motora sahip olduğu iddia edilen denizaltı aracında çıkan yangında 14 denizci hayatını kaybetti.

Ülkesini ‘barış yanlısı’ olarak nitelendiren Meksika Devlet Başkanı Obrador, orduyu dağıtmak istediğini açıkladı ama ekledi: “Bunu yapamam çünkü buna karşı direnç var. Bir arzu edilen şey (hayaller) vardır, bir de mümkün olan(hayatlar)”

Türkiye ile İran emniyet teşkilatları arasında terör örgütleri, uyuşturucu ve kaçak göçle mücadelenin yanı sıra sınırlardaki güvenliğin sağlanmasında iş birliğine yönelik mutabakat metni imzalandı.

Çin devlet televizyonu, ülkenin devlet başkanı Şi Cinping ile Pekin’de bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sincanlılar refah içinde mutlu” dediğine yer verdi.

AB liderleri, AB Komisyon Başkanlığına, Almanya Savunma Bakanı Leyen’in atanması konusunda uzlaştı.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, ABD’nin BAE’ye sattığı silahların Libya’da Hafter’e bağlı güçlerin elinde çıkması konusunda soruşturma talep etti.

Arapça tabelaların Türkçe’ye çevrilme kararının ardından İçişleri Bakan Yardımcısı Çataklı, “Önemli konularda suç işleyen Suriyelilerin yasal kalış hakları sonlandırılıyor” ifadesini kullandı.

Kudüs’te yüzlerce kişinin katılımıyla düzenlenen zorunlu askerlik karşıtı gösterilere müdahale eden İsrail polisi, Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudiler’den 21’ini gözaltına aldı.

Rusya lideri Putin, denizaltı faciasına ilişkin açıklama yaptı: ”Bu kaza Rusya ve ordumuz için büyük bir kayıp. Kazanın meydana geldiği gemi sıradan bir gemi değildi. Hayatını kaybeden 14 kişi arasında 7 birinci seviye kaptan vardı ve 2’si Rusya Kahramanı ödülüne sahipti.”

ABD, Pakistan’ın Belucistan eyaletinde faaliyet gösteren ayrılıkçı Belucistan Kurtuluş Ordusu’nu (BLA) “küresel terör örgütü” ilan etti. Örgüt, Çin ile Pakistan arasındaki ticari süreci adaletsiz görerek yatırımlara sabotaj düzenliyor.

Londra polisinin yalanlamadığı iddiaya göre uyuşturucu partisinde ölen Birleşik Arap Emirlikleri şeyhi Halid bin Sultan El-Kasimi için BAE’de üç günlük ulusal yas ilan edilirken, Krallık’ın her noktasında bayraklar yarıya indirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çinliler ve Türkler, İpek Yolu’nun koruyuculuğunu üstlenerek insanlığa büyük katkı sağladı. Bu iş birliği “Kuşak ve Yol” girişimi ile güçlenerek devam ediyor.” dedi.

Libya’da Halife Hafter’e bağlı savaş uçaklarının, UMH kontrolündeki Trablus’un doğusunda yer alan düzensiz göçmen merkezine düzenlediği saldırıda ölü sayısı 44’e çıktı.

Rusya lideri Putin, ABD’nin tek taraflı olarak çekildiği Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nın (INF) askıya alınmasını öngören tasarıyı imzalayarak yasalaştırdı.

____________________

Washington Post’a yazan PKK lideri Cemil Bayık, Türkiye’deki siyasi krizin belirginleştiğini iddia ederek ‘çözüm sürecine hazır olduklarını’ ilan etti.

Dışişleri Bakanlığı, Washington Post gazetesinin, terör örgütü PKK’nın elebaşlarından Cemil Bayık’ın yazısını yayımlamasına tepki göstererek, “PKK’nın elebaşlarından biri, bugün Washington Post gazetesini kullanarak alenen terör propagandası yapmıştır.” ifadesini kullandı.

BM Güvenlik Konseyi, Libya’da Hafter’in düzenlediği 40’tan fazla göçmen ve mültecinin ölümüne neden olan hava saldırısını görüştüğü oturumunda, ABD’nin desteğini alamadığı için saldırıyı kınayamadı.

Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, S-400’ler ile ilgili olarak “Haftaya göreceksiniz, faaliyetleri takip edeceksiniz.” dedi.

Beyaz Saray Ekonomi Danışmanı Larry Kudlow, “ABD ile Çin arasında ticaret görüşmeleri gelecek hafta başlayacak” dedi.

Pakistan Ulusal Hesap Verme Bürosu Başkanı İkbal, ülkede son 30 yılda yöneticilik yapanlara yönelik yolsuzluk operasyonu olacağını söyledi.

Enerji şirketi Gazprom, 95 milyar dolarlık piyasa değeri ile Rusya’nın en değerli şirketi oldu.

Trump ile görüşmesinden sonra yapılan açıklama göre Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Libya’da ülkesinin Halife Hafter’i desteklediğini vurguladı.

İran Devrim Muhafızları komutanlarından Murteza Reza, Suriye’ye ham petrol götürdüğü belirtilen, İran tankerini Cebelitarık’ta durduran İngiltere’nin gemilerine müdahale edebileceklerini söyledi.

Reyhanlı’daki araç patlaması ile ilgili ‘terör bağlantısı olabilir’ ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriyeli 3 kişi. Ama aracın içerisinde bomba olduğu belli. Onun patlaması neticesinde İçişleri Bakanımın verdiği bilgiye göre 3’ü de ölmüş.” dedi.

Tahran’ın Cuma İmamı Ayetullah Muvahhidi Kirmani, İsrail’i yok etmek istediklerinde bu ülkedeki nükleer santralleri hedef almalarının yeterli olacağını söyledi.

İspanya, Cebelitarık kıyısının tartışmalı sularında İran petrol gemisin el koyması sebebiyle İngiltere hakkında resmi şikayet başvurusunda bulunmayı planladığını açıkladı. İspanya, Cebelitarık üzerinde hak iddia ediyor.

Sudan’da muhalefet ile askeri yönetim arasında anlaşma sağlandı: Geçiş dönemi 3 yıl 3 ay sürecek. Seçim, bu süreç sonrasında gerçekleşecek. 21 ay asker, 18 ay ise bir sivil devlet başkanı olacak. Başkanlık konseyi, 5 sivil, 5 asker ve bir ortak ‘sivil’den oluşacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’da son yaşanan gelişmelerin ardından sürpriz bir karar ile Dolmabahçe’de Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Mustafa es-Serrac ile bir araya geldi.

İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, “‘1915 Ermeni ve Süryani soykırımı’ iddialarını kabul etmemiz zor görünüyor. Bir ülkeyi soykırımcı ilan etmek için elinizde güçlü deliller olması lazım” dedi.

Bolu’da bir otomobilde nükleer silah başlıkları ve atom enerjisi santrallerinde kullanılan piyasa değeri 72 milyon dolar olan 18,01 gram kaliforniyum ele geçirildi.

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Doğu Akdeniz’de denge kurulduğunu ve artık sahaya çıkıldığını belirterek, bölgede bir ‘oldubittiye’ de izin vermeyeceklerini söyledi.

Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Natiya Turnava, Rusya ile ekonomik ve pragmatik ilişkilere sahip olmanın Gürcistan’a fayda sağlayacağını söyledi.

Enerji Bakanı Dönmez, “Yavuz Gemisi şu anda Mersin Taşucu’nda bazı ikmalleri ve son kontrolleri yapılıyor. İnşallah bir hafta içerisinde Doğu Akdeniz’de KKTC’den aldığımız ruhsat bölgesinde, Karpaz’da Yavuz Gemisi’nin ilk sondajına başlamış olacağız” dedi.

Mossad’ın eski başkanı Şabtay Şavit, “İsrail barış istemiyor, eğer isteseydi, çok zaman önce Filistin Yönetimi’yle barışırdı” açıklamasında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi, “(Nükleer anlaşmada) taahhüt ettiğimiz zenginleştirme oranı ve miktarına riayet etmeyeceğimizi ilan ediyoruz” dedi. Arakçi, zenginleştirilmiş uranyum sınırı olan yüzde 3.67’yi bugün aştıklarını duyurdu.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Almanya’dan, Suriye’nin kuzeyine asker göndermelerini beklediklerini söyledi. Jeffrey, “Alman askerlerinin bizim bir kısım askerlerimizi ikame edebilmelerini istiyoruz” dedi.

Terör örgütü PKK/KCK’nın sözde başkanlık ve yürütme konseyi üyesi Diyar Garip Muhammed, MİT ve TSK’nin ortak operasyonuyla etkisiz hale getirildi. Operasyon, ‘Kandil’de ilk defa üst düzey bir PKK’lının etkisiz hale getirilmesiyle’ dikkati çekti.

Afganistan’ın Gazne vilayetindeki Milli İstihbarat Başkanlığı binasına bomba yüklü araçla yapılan saldırıda 12 kişi yaşamını yitirdi.

Sudan Askeri Geçiş Konseyi Başkan Yardımcısı Orgeneral Muhammed Hamdan Daklu Hmidti, Suudi Arabistan ve BAE’nin Sudan’a sunduğu 3 milyar dolarlık yardım paketine dokunulmadığını söyledi.

Hong Kong’da binlerce gösterici, suçluların Çin’e iadesini kolaylaştıran yasa tasarısının iptali için düzenlenecek protesto yürüyüşü için kent merkezinde toplandı.

ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Halilzad, Katar’da Taliban ile yapılan görüşmelerde 4 konu üzerinde ilerleme kaydedildiğini söyledi:

– Terörle mücadelenin garanti edilmesi
– Ateşkesin sağlanması
– Yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi
– Taliban’ın doğrudan Kabil ile görüşmesi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC’ye giderek, Kapalı Maraş’ın da bulunduğu Gazimağusa şehrini ziyaret etti. Vatandaşlarla tokalaşan Oktay, “Birlikte olduğumuzu, Türkiye’deki herkesin sizi yürekten sevdiğini bilin.” dedi.

Yunanistan’da düzenlenen erken genel seçimin galibi Kiriakos Miçotakis liderliğindeki merkez sağ Yeni Demokrasi (ND) partisi oldu. Resmi olmayan sonuçlara göre;
– ND 39,8% (158 sandalye)
– SYRIZA 31,5% (86 sandalye)

Cumhurbaşkanı Erdoğan Miçotakis’i arayarak tebrik etti.

Batı Afrika ülkesi Nijerya’nın kuzeydoğusunda, Boko Haram terör örgütünün düzenlediği saldırıda 10 asker hayatını kaybetti.

Afrikalı liderler dünyanın en büyük serbest ticaret pazarlarından biri olacak AfCFTA anlaşması için Nijer’de bir araya geldi. Afrika’nın en büyük ekonomisi Nijerya ile Benin, zirvenin açılışında anlaşmayı kabul etti. 55 Afrika ülkesinden sadece Eritre anlaşmayı imzalamadı.

Umman Dışişleri Bakanı Yusuf bin Alevi, Suriye’nin başkenti Şam’a gerçekleştirdiği sürpriz ziyaret kapsamında Esad ile bir araya geldi.

ABD ile gerginliğe neden olan S-400’lerin bu hafta Türkiye’ye sevkiyatının başlaması planlanıyor. Böylece Türkiye, S-400 satın alan ilk NATO ülkesi olacak. 15 Temmuz sonrası “Mürted” olarak değiştirilen Akıncı Üssü’ne hangarlar ve rampa yerleri inşa edildi.

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Leonid Zalyubovski, “Rus gemiler onarım bahanesiyle, Türkiye’nin sorumluluğundaki İstanbul Boğazı’ndan geçiş konusunda, Montrö Anlaşması’nı ihlal ediyor” dedi.

Kıbrıs Rum yönetimi, Türkiye’nin Yavuz gemisini Kıbrıs kıyılarında sondaj çalışmaları için göndermesinin ardından yayınladığı mesajda “bunun Ada’nın bağımsızlığına yönelik en ciddi ihlal olduğunu” kaydetti.

Almanya, ABD’nin isteğini “Suriye’ye kara birliği göndermeyi düşünmüyoruz” diyerek reddetti.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Belarus’un başkenti Minsk’te Kırım ve Donbas’ı görüşmeye davet etti.

Libya’nın doğusunda alıkonulduktan sonra serbest bırakılan 6 Türk vatandaşımız İstanbul yolunda.

Katar Dışişleri Bakanlığı, Doha’da iki günlük Afgan taraflarının arasında düzenlenen Barış Konferansının Almanya’nın katılımıyla başarılı sonuçlandığını açıkladı. Konuyla ilgili detay verilmedi.

İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, İngiltere’nin Cebelitarık Boğazı’nda İran’a ait petrol tankerine el koymasına karşılık vereceklerini söyledi.

Gürcistan’da Rusya lideri Putin’e hakaret eden Rustavi2 televizyonunun sunucusu Giorgi Gabunia’nın bir süreliğine görevinden alındığı duyuruldu. Tiflis hülümeti, mecliste yaşanan gerginlik sonrası artan Rusya karşı protestolara rağmen Moskova ile ‘buzları eritiyor’.

AFP’deki iddialarından ardından Birleşik Arap Emirlikleri’nin, stratejik nedenlerden dolayı Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri bünyesinde Yemen’de savaşan askerlerini geri çekmeye başladığı belirtildi.

Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos, “Türkiye’nin izlediği dış politikanın ilk defa bu kadar yanlış gittiğini ve Erdoğan’ın yaratmış olduğu İslami politika nedeniyle, dünyada kimsenin kendisini istemediğini” söyledi.

İran Hükümet Sözcüsü Ali Rebii, ülkesinin tarihi boyunca böylesi yaptırımlarla karşı karşıya kalmadığını belirtti. Başkent Tahran’da basın toplantısı düzenleyen Rebii, “ABD’nin İran’a yönelik şu anki yaptırımları önceki dönemlerle hiçbir şekilde kıyaslanamaz.” dedi.

İç güvenlik operasyonları kapsamında, Hakkari Merkez kırsalında devam eden operasyonda 3 Jandarma personeli şehit oldu, 1 Jandarma Astsubayçavuş ise yaralandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Fransa ulusal bayramı Bastille Günü arifesinde, uzaya tahsis edilmiş bir askeri komutanlığın oluşturulacağını duyurdu.

Güney Kıbrıs’ın en büyük gazetesi Phileleftheros’un haberine göre, Fatih sondaj gemimizin Baf çevresinde sondaj faaliyetleri sonucunda 170 milyar metre küplük doğal gaz rezervi keşfettiği ve S400’lerin Kıbrıs’ı da koruyacağı iddia edildi.

İranlı mevkidaşı Zarif ile konuşan İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, Tahran’ın Cebelitarık’ta el konulan petrol tankerinin Suriye’ye gitmeyeceği garantisini vermesi halinde tankerin serbest bırakılabileceğini söyledi.

ABD’nin Türkiye’nin S-400 alımına yönelik yaptırımları gelecek hafta açıklamayı planladığı belirtildi. [Bloomberg]

ABD’nin S-400 tepkisiyle ilgili konuşan Rusya Federasyon Konseyi’nin Uluslararası Komitesi Başkanı Konstantin Kosaçev, “ABD her açıklamasında bayağı bir şekilde kendi çıkarlarını öne sürüp müttefiklerine kendi silahlarını almasını dayatıyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye, KKTC’nin Kıbrıs Adası etrafındaki hidrokarbon kaynaklarının araştırılması ve işletilmesine yönelik Rum tarafına sunduğu yeni iş birliği önerisine tam destek verdi.

ABD Temsilciler Meclisi, Güney Kıbrıs Rum yönetimine uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasını düzenleyen yasayı kabul etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, nükleer enerji ile çalışan Barracuda sınıfı yeni denizaltı Suffren’i resmi olarak tanıttı.

Dün Trump’ın Başkanlık uçağı Air Force One’da bulunan Cumhuriyetçi Senatör Ron Johnson, “Yaptırımlar olacak. F-35 üretiminden (Türkiye’yi) hemen çıkaracağız. Yani Türkiye için iyi olmayacak. Gerçekten de talihsiz.” dedi.

Milli Savunma Bakanlığı, “Dün saat 22.00’de Irak’ın kuzeyinde teröristlerin yuvalandığı bölgelere karşı Pençe-2 Operasyon Planı çerçevesinde yeni bir harekat başlatıldı.” açıklamasında bulundu.

İngiltere’nin kolonisi olan Cebelitarık özerk yönetimin polisi, ‘Suriye’ye yönelik ambargoyu ihlal ederek petrol taşıdığı ‘gerekçesiyle 4 Temmuz’da el koyduğu İran tankerinde, gemi kaptanının da aralarında olduğu 4 mürettebatı tutukladı.

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump’ın, İran’a karşı herhangi bir askeri müdahaleden önce Kongre onayı almasını öngören yasal düzenlemeyi oy birliğiyle kabul etti.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang, Çin’in Taiwan’a silah satacak ABD şirketlerine yaptırım uygulayacağını belirtti. ABD kısa süre önce Taiwan’a 2.22 milyar dolar tutarında silah satmayı planladığını açıklamıştı.

Daha fazla CNN’e konuşan NATO yetkilisinin, “Hangi askeri teçhizatı aldıklarına karar vermek müttefiklere kalmış. Ancak, Türkiye’nin S-400 sistemini edinme kararının olası sonuçları konusunda endişeliyiz” dediği belirtildi.

Ankara’ya S-400 hava savunma sistemi malzemelerini getiren Antonov RA-76363 kodlu uçak ve ardından gelen 2 Rus uçağı Ankara Mürted Askeri Havaalanı’na iniş yaptı.

Sudan’da yeni bir darbe girişimi olduğu ve bunun engellendiği duyuruldu. Sudan’daki askeri yönetim, engellenen yeni darbe girişiminin muhalefetle varılacak nihai anlaşmayı baltalamayı amaçladığını ve girişimde bulunan bir komutan ve bazı subayların gözaltına alındığını açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı, S400 hava savunma sisteminin intikalinin bugün başladığını duyurdu. MSB: “S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sisteminin birinci grup malzemelerinin Mürted Hava Meydanı / Ankara’ya intikali 12 Temmuz 2019 tarihinden itibaren başladı.”

ABD, Venezuela’nın Askeri İstihbarat Direktörlüğüne yaptırım uygulanması kararı aldı.

Rusya Devlet Başkanı Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Ukrayna’nın doğusundaki krizin çözümü konusunda telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “Türkiye’nin kıta sahanlığı ile bazı adaların egemenliğini kaybettiği” iddialarının temelsiz olduğunu belirterek, “Hükümetimizin, Doğu Akdeniz’de meşru hak ve çıkarlarımızı koruma konusundaki kararlılığı tamdır.” dedi.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Spehar’la görüşen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, KKTC Cumhurbaşkanı Mustaf Akıncı ile görüşmeye hazır olduklarını söyledi.

Geçtiğimiz hafta sonu Gazimağusa’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘makamı adına’ KKTC ile ilgili koordinasyon işlerini yürütmek üzere görevlendirildi.

Çin yönetimi, Uygurların derhal serbest bırakılması çağrısıyla 22 ülkenin imzaladığı mektubu gerçekleri yansıtmamakla eleştirdi. Pekin, mektupta yazılanları ‘iftira’ olarak niteledi.

Kuzey Kore, Güney Kore’nin F-35 savaş uçağı alımına tehditkar bir açıklamayla karşılık verdi. Pyongyang, Seul’un filosuna katacağı savaş jetlerine karşılık yeni silahlar geliştireceğini açıkladı.

Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerine karşı kısıtlayıcı tedbir seçeneklerinin AB Konseyine iletildiğini açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Srebrenitsa soykırımının 24. yılı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, “Avrupa tarihindeki bu acı dolu bölüm asla inkar edilmemeli veya unutulmamalıdır.” dedi.

Sudan Geçici Askeri Konseyi, BAE’nin çekileceği iddialarının ardından Suud öncülüğündeki Arap Koalisyonu güçleri bünyesinde bulunan Sudan askerlerinin Yemen’de kalmaya devam edeceğini söyledi.

İsrail Eğitim Bakanı Rafi Peretz, kabine toplantısında yaptığı konuşmada, diyasporadakilerin Yahudi olmayanlarla yaptıkları evlilikleri Yahudi Soykırımı (Holokost) ile kıyasladı.

BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, “Suriye’de geniş kapsamlı bir siyasi sürecin önünü açacak Anayasa Komitesinin kurulmasına ilişkin bir anlaşmaya çok yakınız.” dedi.

Libya’da Hafter güçlerinin başkent Trablus’a yönelik taarruzda kullandığı üste ele geçirilen füzelerin, Fransız ordusuna ait ABD yapımı Javelinler olduğu teyit edildi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Irak’la bir mutabakat imzalamadık ancak konuşmalarımızda PKK’nın bölgeden temizlenmesi konusunda mutabık kaldık.” dedi.

__________

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Mousavi, İran’ın, Avrupa Birliği’ne 2015 yılında imzalanan ‘İran Nükleer Anlaşması’na dair yükümlülüklerini yerine getirerek anlaşmayı kurtarma çağrısı yaptığını duyurdu.

Suriye’nin Moskova Büyükelçisi Haddad, S-400’ler ile ilgili, “Türkiye şu anda Rusya ile birlikte Astana sürecinin garantör ülkesi olduğundan ve adımlarını Rusya ile koordine ettiğinden, bu konu ilgi alanımızda bulunmuyor” dedi.

Pentagon Sözcüsü Sean Robertson yaptığı açıklamada, ”Suriye’nin kuzeyine (Türkiye tarafından) yapılacak tek taraflı bir saldırıdan endişe duyuyoruz. Özellikle ABD askerlerinin olduğu yere yapılacak böyle bir hamle kabul edilemez.” dedi.

Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmalarıyla ilgili Türkiye’ye karşı aldığı yaptırım kararını açıkladı. Karar kapsamında fon kesintisi ve üst düzey toplantıların şimdilik yapılmaması bulunuyor.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Mogherini, “İran’ın nükleer anlaşmayı yeniden tam olarak uygulaması için çalışacağız” dedi.

Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Gruşko AB’nin, Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmaları nedeniyle Türkiye’ye yaptırım kararı almasını desteklemediklerini söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB’nin yaptırım kararı ile ilgili, “AB’nin bize ihtiyacı var. Aldıkları kararların uygulanmasının da mümkün olmadığını kendileri de biliyor. Rum kesimini tatmin etmek için kıytırıktan kararlar almak durumda kaldılar.” dedi. Çavuşoğlu, “Türkiye’ye yönelik böyle kararlar alırsanız faaliyetlerimizi artıracağız. Doğu Akdeniz’e dördüncü gemiyi de göndereceğiz. Rum kesimi de AB’yi arkasına almasın. Rum kesimini muhatabı KKTC’dir. Bir an önce akıllarını başlarına alsınlar.” ifadelerini kullandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Fatih, Yavuz ve Barbaros gemilerinin ardından MTA Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisinin Marmara’daki faaliyetlerinin ardından Doğu Akdeniz’e gönderileceğini duyurdu.

AB’nin yaptırım kararının ardından açıklama yapan Çin, “Doğu Akdeniz’de olanları büyük bir dikkatle izliyoruz. Çin hem Kıbrıs, hem de Türkiye ile dostane ilişkiler sürdürmekte.” ifadelerini kullanırken, Türkiye’ye yaptırım kararı almasını desteklemiyoruz.

Kuzey Kore, ABD’nin Güney Kore ile ortak askeri tatbikat düzenlemeye devam etmesi halinde, Washington ile yeniden başlatılması yönünde mutabakata varılan çalışma düzeyindeki nükleer görüşmelerin etkileneceği uyarısında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, İran’ın ortak tehdit olduğunu savunarak “Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Arap ülkeleri, Yahudi devleti İsrail gibi, onlarda bizim gördüğümüz ortak tehdidi görüyor” dedi.

KKTC Başbakanı Ersin Tatar, son dönemde Doğu Akdeniz’de gerginliğin tırmanmasıyla ilgili, “Sıcak çatışmadan en fazla Güney Kıbrıs korksun. Herhangi bir gerilim veya Allah korusun, çatışma durumunda esas kaybedecek olan Güney Kıbrıs’tır” dedi.

Yeni Devlet Başkanı Zelenskiy’in Putin ile görüşmesine rağmen Ukrayna, Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımlarını (31 Aralık 2020) sürdürme kararı aldı.

Brezilya’da Yüksek Mahkeme, Devlet Başkanı Bolsonaro’nun oğlu Senatör Bolsonaro’nun hesabında şüpheli mevduat hareketlerine rastlandığı gerekçesiyle başlatılan soruşturmayı, soruşturmanın başlangıcında delillerin yargıç onayı olmadan toplandığını belirterek askıya aldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, Türkiye’nin S-400 edinmesine yönelik, “Nasıl bir yaptırım uygulanacağı konusunda henüz bir değerlendirmemiz yok ve önceden de belirtemiyoruz” dedi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Yuriy Borisov, “Türkiye’ye Rus yapımı savaş uçakları teslim edilmesini içeren bir anlaşma için görüşmeler yapılması olası ihtimaldir.” dedi.

Erbil Başkonsolosluğu’nda görevli bir Türk diplomat, sık sık Türk diplomatların yemek yemek için gittiği bir restoranda susturucu silahla düzenlenen saldırıda şehit oldu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Nikos Hristodoulidis, “Türkiye ile iş birliği tüm tarafların faydasına olur.” dedi.

Sudan’da Askeri Geçiş Konseyi ile muhalefeti temsil eden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri ittifakı arasında 39 aylık geçiş sürecini başlatacak ön anlaşma niteliğindeki siyasi belge imzalandı.

Filipinler Devlet Başkanı Duterte, İzlanda’nın kendisini BM’ye şikâyet etmesi hakkında ‘beyaz adamlar tarafından yargılanmak istemediğini, bunun aptallık olacağını’ söyledi.

ABD, resmi açıklama yaparak Türkiye’yi F-35 programından çıkardıklarını açıkladı. Öte yandan Beyaz Saray, F-35’lerin eğitimi için gönderilen Türk pilotların Türkiye’ye gönderileceğini belirtti.

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump’ın iki kez veto ettiği ABD’nin Suudi Arabistan’a yapmayı planladığı silah satışını engelleyecek 3 tasarıyı tekrar onayladı.

Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin F-35′ kararına ilişkin, “ABD’yi ilişkilerimizde onarılmaz yaralar açacak bu hatadan geri dönmeye davet ediyoruz.” açıklamasında bulundu.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, “Türkiye’nin NATO’ya katkısı ve NATO’nun Türkiye ile iş birliği, F-35’lerden çok daha derin ve kapsamlıdır. S-400 meselesini küçümsemiyorum, ancak bir NATO müttefiki olarak Türkiye S-400’lerden çok daha fazlasıdır.” dedi.

Rusya’ya ait sivil ve askeri silah teknolojileri şirketi olan Rostec’in Başkanı Chemezov, Rusya’nın Türkiye ile görüşmeye hazır olduğunu söyleyerek, Türkiye’ye SU-35 avcı uçağı satışı için yeşil ışık yaktı.

ABD, Suriye’nin güneyinde desteklediği, ancak bir süre önce yardımı kestiği Suriyeli muhaliflerin Özgür Suriye Ordusu’na yeniden eğitim vermeye başladı. Eğitimin IŞİD hücreleri ve İran destekli silahlı gruplara karşı olduğu belirtiliyor.

AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama çalışmalarıyla ilgili ortak bildiri yayımladı. Bildiride, ”Devletimizin Doğu Akdeniz’deki arama çalışmalarını doğru ve yerinde buluyoruz” denildi.

Milli Savunma Bakanı Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Güler ve Kuvvet Komutanları ile Suriye sınırındaki birliklerde denetlemelerde bulunmak üzere Hatay’da.

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ABD’nin F-35 kararıyla ilgili, “Askıya alma kelimesi kullanılıyor, çıkartılma kelimesi değil. Çıkartılmanın kendine has hükümleri olabilir, o devrede yok.” dedi.

Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye’deki mültecilere destek olmak üzere 1.410 milyar euro tutarında özel tedbiri kabul etti.

GKRY lideri Anastasiadis’in, ‘görüşme çağrısı’ yapan KKTC lideri Mustafa Akıncı’yla görüşmeye hazır olduğu açıklandı.

ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin S-400 alımı ve F-35 programından çıkarılması sonrasında yaptığı açıklamada, “S-400 konusunda Türkiye’ye şu anda yaptırım arayışında değilim.” dedi.

Türk savaş uçaklarının Kerkük’ün kuzeybatısında yer alan terör örgütü PKK’nın kamplarını bombaladığı bildirildi.

Litvanya’ya iki adet F-35 beşinci nesil savaş uçağı teslim edildiği bildirildi.

Doğu Akdeniz’deki arama çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Çin ve Rusya gibi ülkelerle işbirliği olasılığı hakkında, “Türkiye Petrolleri bazı şirketlerle görüşme yapıyor” dedi.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Halid bin Ahmed El Halife, Washington’daki ‘Dinlerin Özgürlüğü’ adlı konferansta İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz ile bir araya geldi.

Fas’ta mahkeme, biri Norveç diğeri Danimarka vatandaşı iki kadın turistin çadırda öldürülmesiyle ilgili davada 3 sanığı idam cezasına çarptırdı.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile görüşmesi öncesi, “Hepimiz Sayın Rum liderden açıklık istiyoruz. Sayın Rum lider ne istiyor? Amacı ne? Kıbrıs’ta nasıl bir gelecek öngörüyor? Farklı ortamlarda farklı söylemler dönemi artık bitmelidir” dedi.

________

ABD’de tutuklu bulunan Halk Bankası eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla tahliye edildi.

İran Devrim Muhafızları, İngiltere’ye ait petrol tankerine Hürmüz Boğazı’nda el koydu. İran’dan yapılan açıklamada, ‘Hürmüz Boğazı’nda İngiliz bandıralı bir tankere el koyduk’ denildi.

Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj, Kosova Özel Savcılığı tarafından “şüpheli” sıfatıyla çağrıldığı için görevinden istifa ettiğini açıkladı.

Türk diplomatın şehit olduğu Erbil’deki saldırıyı düzenleyen 4 kişinin yakalandığı bildirildi.

Moldova’ya bağlı Gagavuzya Özerk Bölgesi Başkanı İrina Vlah, bölgeye yardımcı olmaya hazır tüm dış partnerlerle ilişkileri sürdürme niyetinde olduklarını belirterek Rusya ve Türkiye’den bu konuda yardım beklediklerini kaydetti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile F-35, S-400 ve Suriye konularını görüştü.

Kıbrıs Harekâtı’nın 45. yılı nedeniyle KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya kutlama mesajı gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ada’nın ve bölgenin zenginliklerinin sadece kendilerine ait olduğunu zannedenler, karşılarında Türkiye ve KKTC’nin kararlılığını bulacaktır”

ABD Temsilciler Meclisi rahiplerinden Patrick Conroy, Başkan Donald Trump’ı ırkçılıkla suçlayan tasarının tartışıldığı oturumdan sonra, ‘tüm karanlık ruhları kovan’ duayı okudu.

Arjantin Dışişleri Bakanı Faurie, Hizbullah’ın terör örgütleri listesine alındığını bildirdi. Konuyla ilgili konuşan ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, “Arjantin’i tebrik ediyoruz. Umarım bölgedeki diğer ülkeler de Arjantin’i örnek alır.” dedi.

Suudi Arabistan Kralı Abdulaziz, “bölgenin güvenliği ve istikrarının savunulması, barışın garanti altına alınmasında ortak çalışma düzeyinin yükseltilmesi” için ülkesine Amerikan askerlerinin girişini onayladı.

Birçok ülkeye ait havayolu şirketi, bir hafta boyunca güvenlik endişeleri nedeniyle Mısır’ın başkenti Kahire’ye yapılan seferleri durdurma kararı aldı.

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Türkiye ile ilişkilere yönelik, “Cesur adımlar atacağımız ortak bir yaklaşım için Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunuyorum.” dedi. Miçotakis, “Bu coğrafyada birlikte yaşıyoruz. Gereksiz gerginlikler ve silahlanma yarışı iki ülkeyi de değerli kaynaklarından mahrum ediyor. Bunlar ülkelerimizin yararına kullanılabilir.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan’ın yeni Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Washington’da Amerikan medyası üzerinden Türkiye’ye Doğu Akdeniz’deki doğalgaz krizinde uzlaşı teklifinde bulundu ve krizin aşılması halinde iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde büyük ilerleme olacağını öne sürdü.

İçişleri Bakanı Soylu, “Türkiye oyalanacak bir ülke değildir. Tarihin en büyük göç dalgasıyla karşı karşıyayız. Bu konuda Avrupa’nın bizi yalnız bıraktığı aşikardır. Türkiye bu işi kararlılıkla yürütmezse Avrupa’daki hiçbir hükümet 6 ay dayanamaz. İsterlerse deneyelim” dedi.

Ukrayna milletvekili seçimlerinde Kırım Türklerinin lideri Mustafa Kırımoğlu ile birlikte (iki Türk daha) Ahtem Çigöz ve Rüstem Umerov Ukrayna milletvekili oldu.

İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, “İran petrolünün yerini hiçbir ülke dolduramaz. Suudi Arabistan, Irak ve BAE gibi ülkelerin kendi pazarları var” dedi.

Japonya’da parlamentonun (Diet) üst kanadı Senato’nun 245 üyesinden 124’nün belirlendiği seçimlerin galibi Başbakan Abe Şinzo’nun liderliğindeki iktidar koalisyonu oldu.

CENTCOM Komutanı General McKenzie ve eski Suriye Büyükelçisi William Roebuck, Suriye’ye giderek YPG elebaşı Mazlum Kobane ve örgüt yetkilileriyle görüştü. Bugün ve yarın ABD’li heyet Suriye Çalışma Grubu Toplantısı kapsamında Türkiye’de olacak.

İstanbul Valiliği, İstanbul’da kaydı olmayan Suriyelilerin kentten ayrılması için 20 Ağustos 2019’a kadar süre verdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’li heyet ile Suriye görüşmesi öncesi, “ABD ile güvenli bölge konusunda anlaşamazsak Fırat’ın doğusuna operasyon kısa süre içinde başlayacak.” dedi.

İsveç (SAAB firması ile), teknik özellikleriyle F-35 jetlerini geride bırakma iddiasında olan lazer silahlı İngiliz yapımı 6. nesi Tempest savaş uçaklarının üretim projesine katılan ilk ülke oldu.

Türkiye’nin ilk süpersonik jet eğitim uçağı projesi Hürjet için kritik “Ön Tasarım Gözden Geçirme” aşaması başarıyla tamamlandı. Hürjet’in, 2020 yazında kritik tasarımının tamamlanması, 2022 yazında ilk uçuşa hazır hale getirilmesi hedefleniyor.

Pakistan Başbakanı Khan’ı ağrılayan Trump, “O savaşı bir haftada kazanırdım. 10 günde Afganistan yeryüzünden silinirdi. Ama o yolu seçmedim. 10 milyon insan öldürmek istemem” dedi.

Bugün YPG’li elebaşları ile Suriye’de görüşme gerçekleştiren CENTCOM Komutanı McKenzie, “Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyine müdahale etmemesini tercih ederiz. Eğer ederlerse sonuçları olur” ifadesini kullandı.

Katoliklerin ruhani lideri Franciscus, Esad’a gönderdiği ‘İdlib’deki siviller için derin endişe duyduğunu’ belirten mektubunda, Esad’dan, “Bu insani yıkımı durdurması için mümkün olan her şeyi yapmasını” talep etti.

Irak’ın Erbil kentinde Çarşamba günü bir restoranda Türk diplomatı şehit eden teröristlerin, idam ile yargılanacağı bildirildi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu AB ile Geri Kabul Anlaşması’nın (Suriyelilerin Türkiye’ye geri gönderilmesi) askıya alındığını duyurdu. Çavuşoğlu Doğu Akdeniz gerilimiyle ilgili olarak ise “Almanya’nın bu konuda arabuluculuk yapma konusunu destekliyoruz” dedi.

Güney Kore hava sahasını ihlal eden bir Rus uçağına ateş açıldığı, hemen ardından Rus uçağına eşlik etmek için iki Çin askeri uçağının Güney Kore hava sahasına girerek hava sahasını ihlal ettiği bildirildi. [YONHAP]

Rusya Federal Askeri Teknik İşbirliği Servisi Başkanı Dmitriy Şugayev, Türkiye’ye S-400 sevkiyatlarının ilk etabının bu hafta (23 Nisan) tamamlanacağını söyledi.

Eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Birleşik Krallık’ın yeni başbakanı oldu.

Pakistan lideri Khan, “ABD’den yardım istediniz mi?” sorusuna şöyle yanıt verdi: Ben ABD’den yardım değil, anlayış istiyorum. Yardım paketleri ülkeme yapılan en büyük kötülüktür. Pakistan artık yardım edilecek bir ülke değil, eşit şartlarda bağımsız bir ülke olarak görülecektir.

Rusya, İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistinlilere ait evlerin yıkımından vazgeçmesi çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD’nin güvenli bölge önerisi için, ” Oyalama olmaması gerekiyor. Çünkü bizim sabrımız tükendi.” dedi.

AB, ABD’nin Avrupa ülkelerinden ithal edilen arabalara ilave gümrük vergisi uygulaması halinde 35 milyar avroluk ticari misilleme yapılacağını bildirdi.

Güney Kore, Rusya’nın dün yaşanan hava sahasını ihlali nedeniyle ‘derin üzüntüsünü’ dile getirdiğini söyledi ve Moskova’nın, Seul ile yürüttüğü temaslarda olayın kasıtlı bir askeri manevra olmadığını ilettiği ifade edildi.

____

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, yarın Kuzey Kıbrıs’a ziyarette bulunarak KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı ve Başbakan Tatar ile görüşeceği belirtildi. Akar’a Genelkurmay Başkanı Güler ile birlikte Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanları eşlik edecek.

MİT ve TSK tarafından Kuzey Irak’ta iki ayrı noktada düzenlenen operasyonda, Erbil’de diplomatın şehit edilmesi olayını planlayan teröristler vuruldu.

Rusya Devlet Başkanı Putin, hususi ve hizmet pasaportuna sahip Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamasının kaldırılması talimatını verdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan’ın Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamasını 1 Eylül’den itibaren kaldıracağını açıkladı.

Azerbaycan ordusuna ait Rus yapımı Mig-29 savaş uçağının Hazar Denizi’ne düştü. Azerbaycan Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada pilotun kayıp olduğu aktarıldı.

Venezuela’daki ‘yetkisiz muhalif’ Ulusal Meclis, ülkenin 2012’de ayrıldığı Amerikalılar arası savunma paktına TIAR’a dönüş kararını onayladı.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, “İran’dan kaynaklanan tehdit” sebebiyle Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan bayraklı gemilere ABD Donanmasının eşlik edeceğini duyurdu.

BAE Eğitim Bakanlığı, gelecek yıldan itibaren ortaokul öğrencilerinin ders müfredatına Çince dersinin eklendiğini duyurdu.

İskoçya Bölgesel Yönetimi Başbakanı Nicola Sturgeon, İngiltere’nin yeni Başbakanı Boris Johnson’a “Brexit” konusundaki tutumunu sürdürmesi halinde İskoçya’nın bağımsızlık hazırlıklarını sürdüreceği uyarısı yaptı.

Afganistan’ın Nangarhar vilayetinde yol kenarına yerleştirilen bombanın infilak etmesi sonucu 10 kişi yaşamını yitirdi, 5’i yaralandı.

Rusya ve Esad rejimi, İdlib’de yerleşim yerlerine sabah saatlerinde düzenlediği şiddetli hava saldırılarında 12 sivili katletti.

ABD Senatosu, ABD Kara Kuvvetleri Komutanı olan Orgeneral Mark Milley’nin yeni Genelkurmay Başkanı olmasına onay verdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğünden yapılan açıklamada “Türkiye bugüne kadar Suriye’de IŞİD’le mücadelede çok çaba sarfetti. NATO müttefikine yaptırım uygulamak ciddi bir adım. Bakan ve Başkan bu konuda bir karara vardığında açıklarız” denildi.

KKTC Başbakanı Ersin Tatar, Kapalı Maraş’ta ekiplerin envanter çalışmalarına devam ettiğini anımsatarak “Her ne kadar tarih veremesem de niyetimiz Maraş’ın Türk idaresinde yerleşime açılmasıdır.” dedi.

Fransa’nın Türkiye’nin güney sınırına SAMP-T füze savunma sistemleri yerleştireceği açıklandı. Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri, batarya konusunda “Güneydoğu Anadolu bölgesinde keşif çalışmaları sürüyor. Güney sınırımızda olacak” dedi.

“İlk aşamada F-35 programından Türkiye’nin çıkarılmasını sağladık” diyen ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, S-400’ler ile ilgili, “Daha fazla yaptırım gelebilir. Açıkçası S-400’lerin operasyonel hale getirilmemesini istiyoruz, amacımız bu.” dedi.

Pakistan’ın İslamabad, Karaçi, Lahor, Peşaver ve Ketta kentlerinde hükümet karşıtı protesto gösterisi düzenlendi. Başbakan İmran Han’in ekonomi politikalarını yetersiz bulan protestocular Han karşıtı sloganlar atıp yürüdü.

Tunus Cumhurbaşkanı Baci Kaid es-Sibsi’nin ölümünün ardından Anayasa gereği geçici Cumhurbaşkanı olan Tunus Meclis Başkanı Muhammed Nasır yemin ederek resmen görevine başladı.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, “Bildiğiniz gibi komşunuzu seçemiyorsunuz.Bir Lüksemburg veya Belçika olsaydık her şey bambaşka olabilirdi.Tüm bu masraflardan kurtulabilirdik. Dışişleri Bakanlığı çok rahat bir yer olabilirdi. Savunma Bakanlığı ise belki de hiç olmazdı” dedi.

Şam Yönetimi, Türkiye ile ABD arasında güvenli bölge oluşturulması konusunda varılacak herhangi bir uzlaşmayı reddettiğini açıkladı.

BM İnsani Yardım Ofisi, Suriye’nin kuzeybatısında Şam yönetiminin isyancı gruplara karşı üç ay önce başlattığı askeri operasyonlar yüzünden 400 bin kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını açıkladı.

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed, Türkiye’ye yaptığı ziyaretin önemine dikkati çekerek, “Türkiye ziyaretimizdeki temel vurgu, ekonomi başta olmak üzere savunma tedariki ve teknoloji alışverişi dahil çeşitli alanlarda iş birliğini geliştirmek.” dedi.

BM İnsani Yardım Ofisi, Suriye’nin kuzeybatısında Şam yönetiminin isyancı gruplara karşı üç ay önce başlattığı askeri operasyonlar yüzünden 400 bin kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını açıkladı.

MiG-29 uçağının Hazar Denizi’nde düşmesinin ardından Azerbaycan Savunma Bakanlığı, tüm eğitim uçuşlarını askıya aldı.

Batı Afrika ülkelerinden Nijerya’da kimliği belirsiz silahlı kişilerin kaçırdığı 4 Türk vatandaşı operasyonla kurtarıldı.

ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 almasıyla ilgili olarak, “Rusya’dan füze sistemi aldığı için Türkiye’yi suçlamıyorum” dedi.

Irak’ın Erbil kentinde Türk Başkonsolosluğu görevlisinin şehit edildiği saldırının baş faili Mazlum Dağ, saldırı öncesinde Kandil’de 26 gün silah eğitimi aldığını itiraf etti.

Nobel Kimya ödüllü Prof.Dr. Aziz Sancar’ın eşi Prof. Gwen Sancar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Miami Fahri Temsilcisi oldu.

ABD Yüksek Mahkemesi, Pentagon bütçesinden ABD Başkanı Trump’ın seçim vaadi olan Meksika sınırına duvar örülmesi için 2,5 milyar dolar fon aktarılmasını onayladı.

Cezayir geçici Cumhurbaşkanı Abdulkadir bin Salih’in, ‘gerginliğin azaltılması’ için ulusal diyalog heyeti tarafından kendisine sunulan ‘hükümetin feshedilmesi’ dışındaki tüm taleplere onay verdiği açıklandı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de faaliyetlerini artırdığı dönemde ABD, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi, ABD’de bir araya geldi. ABD öncülüğünde yapılan toplantıda Doğu Akdeniz’deki ekonomik iş birliği ele alındı.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro; Venezuela ekonomisinin yeniden yapılandırılmasında emeği geçen Rusya, Çin,Hindistan ve Türkiye’ye minnettar olduğunu ifade etti. Maduro, ekonominin sadece petrol gelirlerine dayalı olmaması için yeniden yapılandırmaya gittiklerini belirtti.

Nijerya’da bir mahkeme, hükümetin Şii Müslümanların oluşturduğu Şii Nijerya İslami Hareketi (IMN) üyelerini terör örgütü ilan edebileceği hükmünü verdi. IMN, son beş gündür güvenlik güçleriyle girdiği çatışmalarda birçok polisi öldürdü.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, Sudan ve diğer Afrika ülkelerinden askerleri, Hafter milisleri saflarında savaşmaları için Libya’ya sevk ettiğine dair yeni belgeler ortaya çıktı.

Kuzey Kore, 17 mürettebatıyla birlikte alıkoyduğu Rus balıkçı gemisini serbest bıraktı.

Rusya’da Putin yönetiminin politikaları ile birlikte muhalif adayların seçime katılamayışını protesto eden 1000’den fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

İngiltere’nin, İran ile gerilim yaşadığı Hürmüz Körfezi’nde görevlendirdiği yeni savaş gemisi HMS Duncan bölgeye ulaştı. İran’ın İngiltere gemisini alıkoymasından 9 gün sonra bölgeye gelen İngiliz savaş gemisinin, İngiliz gemilerinin ‘güvenliğini’ sağlayacağı bildirildi.

İsrail Maliye Bakanlığı, Filistin hükümeti adına toplanan vergilerden 500 milyon şekelinin (800 milyon TL), İsrail Elektrik Şirketine aktarılmasına karar verdi.

Nijerya’nın kuzey doğusunda Çad ve Nijer sınırında yer alan Borno eyaletindeki bir cenaze törenine yapılan silahlı saldırıda en az 30 kişi hayatını kaybetti.

Irak’ın Süleymaniye kentinde, IŞİD, iki petrol kuyusuna saldırdı. IŞİD’in hezimete uğratıldığının duyurulduğu Aralık 2017’den beri ilk kez böyle bir saldırı düzenlemesi dikkati çekti.

Afganistan’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Emrullah Salih’in seçim ofisine düzenlenen bombalı ve silahlı saldırıda 20 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi yaralandı. Taliban, bir yandan ABD ile barış görüşmeleri yaparken ülke içerisinde saldırılarını arttırarak sürdürüyor.

Myanmar hükümetiyle Bangladeş’e sığınan Arakanlı Müslümanlar arasında yapılan görüşmelerde, vatandaşlık haklarının sağlanması konusunda anlaşma sağlanamadı.

Rusya Genelkurmay Başkanlığı Ana Harekat Dairesi Başkanı Rudskoy, ABD’nin Fırat’ın doğusunda petrol sahalarını yağmaladığını, petrol kaçakçılığı karşılında Kürt ve Araplara silah yardımı yaptığını söyledi.

İran Deniz Kuvvetleri Komutanı Tümamiral Hüseyin Hanzade, İran ile Rusya’nın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda ortak tatbikat düzenleyeceğini söyledi.

Rusya’da, ülkenin beşinci nesil savaş uçağı Su-57’nin seri üretimine başlandığı bildirildi. Uçaklardan ilkinin Rus ordusunun kullanımına bu yıl içerisinde girmesi bekleniyor.

Eskişehir’deki TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.’de Malzeme Test ve Araştırma Laboratuvarı’nın açılış törenine katılan Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Türkiye’nin motor yolculuğu başlamış bulunuyor. Bu yolculukta da inşallah başaracağız” dedi.

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, “Amacım Türk-Yunan ilişkilerinde cesur bir yeni başlangıç için yollar bulmak. Ama bu adımların kademe kademe gerçekleştirilmesi gerek. Zaman ve güven inşası lazım” dedi.

Milli Savunma Bakanı Akar, ABD Savunma Bakanı Esper ile telefonda görüştü: “Beklentimiz, YPG’ye verdiğiniz desteğin tamamıyla sonlandırılması. Güneyimizde bir terör koridoru kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Kurulması planlanan güvenli bölge 30-40 km derinlikte olmalıdır.”

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “NATO ile herhangi bir sorunumuz yok. Genel sekreterin, hatta genel sekreter yardımcısının, S-400’e dair açıklamalarına bakarsanız, bunun NATO için bir problem olmadığını görürsünüz.” dedi. Uygur Türkleri meselesine ilişkin Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Bizim beklentimiz esasen tek Çin çatısı altında Uygurlu kardeşlerimizin huzur ve barış içinde yaşamasıdır.” dedi ve ekledi: Yaklaşık 10 kişilik bir Türk heyeti Çin’e giderek oradaki durumu yerinde görecekler.

MGK Bildirisinde, Fırat’ın doğusuyla ilgili, “Bütün gücümüzle bir ‘Barış Koridoru’nun inşası için gayret sarf edileceği hususundaki kararlılığımız teyit edilmiştir” denildi.

Güney Kıbrıs’ı ziyaret eden Yunanistan Başbakanı Miçotakis, bir grup Kıbrıslı Türkle bir araya geldi. Toplantıya “Birleşik Kıbrıs – İki Toplumlu Barış İnisiyatifi” adına katılan Kıbrıslı bazı Türkler, Miçotakis’ten çözüm için iki tarafa da baskı yapmasını istedi.

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh Muhammed bin Raşit Al Maktum’un karısı Prenses Haya, sığındığı İngiltere’de kocasına karşı korunma davası açtı.

Nijerya’da faaliyet gösteren (Şii) Nijerya İslami Hareketi’nin (IMN) tüm faaliyetleri yasaklandı. IMN üyeleri, son 5 günde güvenlik güçleri ile girdiği çatışmalarda birçok polisi öldürmüştü.

Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı ve Haşdi Şabi Heyeti Başkanı Falih Feyyad, Haşdi Şabi’ye bağlı büroların tüm vilayetlerde kapandığını ancak teşkilatların birleştirilmesi için 2 aylık bir ek süreye ihtiyaç olduğunu belirtti.

İran Türkleri Hakkında Ne Biliyorsunuz?

İran’ın asli unsurlarından birisi ve aslında İran Medeniyetinin kurucu unsurlarından birisi olan İran Türkleri son zamanlarda İran rejiminin iyice köşeye sıkışmasıyla daha fazla baskıya maruz kalmaktadır.

Urmiye’de yaşanan sıkıntılar [1],  Farsça dil yeterlilik sınavı bahsi[2], her geçen gün artan siyasi tutuklamalar[3] bu durumun sadece birkaç örneğidir. Hiç şüphesiz bu durum İran’da sonsuza dek sürdürülemez ve İran’da değişim elzemdir. Yakın bir zamanda bu değişimin ilk adımları görülebilir.

Bu değişimin asıl unsurlarından birisi olacak etnik ise Türklerdir. Türkler İran Devrimini gerçekleştirdiklerinde, Ayetullah Şeriatmedari önderliğinde protestolarda bulunmuşlardır ve gerçek bir anayasal düzenden yana tavır göstermişlerdir. Bu açıdan Türklerin fırsat durumlarında demokratik bir yönetimden yana olacağını savunmak güç olmayacaktır.

Öte yandan 1925’ten beri süregelen baskın bir asimilasyon çalışmasına rağmen Türkler, milli kimliklerini korumayı başarmışlardır. Bunda çeşitli sebepler rol oynamaktadır. Bu sebepleri bu yazı dizisinin bir başka bölümünde inceleyeceğiz.

İran’da gerek Şah rejiminde gerekse de İslam Cumhuriyeti döneminde Türklere yönelik sindirme ve Farslaştırma politikaları, 21.yy’da faşist anlayışın hâlâ yaşıyor olmasından başka bir şey değildir. Hatta bu durum insan hakları ihlalleri boyutunda, halen daha devam etmektedir: Geçtiğimiz günlerde Azerbaycan Telegram Kanalının video haberinde Farsça bilmediği için ambulanstan indirilen işçi bunun en bariz örneğidir.

Yazıya İran Türkleri hakkında genel birkaç bilgi ile başlamayı düşünüyorum. Bu yazı serisinin sonunda İran Türkleri hususunda okuyucunun genel bir bilgisi ve hassasiyeti olması ise temel arzumdur. Eğer bu mesele Türk siyasilerin ve karar alıcıların gündemine girmeliyse, öncelikle bunun için gereken kamuoyu oluşturulmalıdır:

İran’ın asli unsuru sayılması gereken İran Türklerine baktığımızda, İran Türklerinin Güney Azerbaycan Eyaleti başta olmak üzere ülkenin pek çok yerinde ağırlıklı nüfusa sahip olduğu anlaşılacaktır. BM Nüfus Fonu verilerine göre İran’ın %27’si Türktür. Türk aktivistlere göre ise İran Türkleri 35-40 milyon nüfusa sahiptir. Yine Ali Ekber Salihi ise İran Türklerinin İran’ın %40’ı [4] civarında olduğunu ifade etmektedir.

İran’ın Demografik Haritası

İran’da özellikle D.Azerbaycan, B. Azerbaycan, Erdebil, Zencan eyaletlerinde nüfusun neredeyse tamamı Türk’tür.[5]

İran’da Türkler, Sovyetler döneminde komünist parti TUDEH’in G. Azerbaycan örgütlenmesinin milliyetçilik şeklinde tezahür etmesi[6] ve girişimlerde bulunmasıyla Cafer Pişeveri’nin önderliğinde özerk bir yönetime kavuştular. Aynı dönemde Kürtler ise bağımsız bir devlet kurma girişiminde bulunmuşlardır. Bu noktada İran’daki Türklerin genel olarak İran’ın bütünlüğünü savunduğunu ancak Türklerin hak ettiği haklara sahip olması noktasında talepleri olduğunu belirtmek gerekir.

İran Türkleri 1918’de de Güney Azerbaycan’da İttihad-ı İslam adlı bir devleti Teşkilat-ı Mahsusa ile kurmuşlardır. Yine Azerbaycanlı büyük Türk Milliyetçisi lider Ebulfez Elçibey‘in de yoğun gündemindeydi. Şu hususu burada özellikle vurgulamak istiyorum; Türklerin bir arada güçlü ittifaklar kurmasının yolu, güçlü işbirliği yapmasını  yolu İran Türklerinin İran’daki güçlerine ve etkinliklerine bağlı olarak gelişecektir. İran Türkleri bu açıdan oldukça kilit bir işlevdedir.

Ebulfez Elçibey

Günümüzde İran Türkleri siyasette ve bürokrasi de etkin değildirler. İran’da Türk milliyetçileri bu noktada kesinlikle devletin kritik noktalarında yer alamazlar. Ancak İran’da Devrim Muhafızlarında Türk nüfuzu oldukça yüksektir. Devrim yanlısı Türklerden oluşan bu kesim milli hassasiyet noktasında da hiç kaygısız durumda değildirler.

Öte yandan İran’da Türklerin hakkını savunanlar ve biraz ses çıkarabilenler; aktivistler İran istihbaratının hedefidirler ve genellikle ülke dışındadırlar.

İran Türklerinin genel yaşayışlarına bakıldığında ise, İran Türkleri, çeşitli eyaletlere yayılmış ve pek çok iş dalında uzmanlaşmışlardır. Büyük oranda Şii olan İran Türklerinde az da olsa Sünni olanlar da vardır. Türkmenler ise genel olarak Sünnidirler. İslamcı ve reformist İslamcı (bu gruplar devrim yanlısıdırlar) bağımsızlık yanlısı milliyetçi (az da olsa vardırlar, daha çok İran dışındadırlar) İran’ın bütünlüğünden yana olan ancak Fars milliyetçiliğine karşı olanlar ve Liberal milliyetçiler az da olsa sosyalist Türkler İran Türklerinin genel politik eğilimleridir. İran Türkleri günlük yaşayışlarında kesinlikle Türkçe konuşurlar.Türkçe eğitim hakları anayasal olarak var olsa da pratikte yoktur. İran’daki Türklerin en önemli varlıklarından birisi ise Traktör futbol takımıdır.

Önümüzdeki süreçte farklı yönleriyle ele alacağımız İran Türklerinin Türk Milletinin bekasını önemseyen kişilerce maddi ve manevi olarak desteklenmesi çok önemli bir husustur. Aksi halde İran’daki Türkler Fars milliyetçisi İran rejiminin zulmüne uğramaya devam edeceklerdir. Çeşitli Türk aktivist oluşumları Türkiye’de sesini duyurmakta güçlük çekmekte maddi olarak zor durumda kalmaktadırlar.

Eğer çevremizde Türkiye’ye dost ve pek çok alanda güçlü işbirliğine gidebileceğimiz, askeri pakt, ekonomik işbirliği, enerji işbirliği yapabileceğimiz bir İran istiyorsak İran Türklerini desteklemeliyiz.

Behnaz Akıncı

Stratejik Ortak Misafir Yazar

https://stratejikortak.com/2018/08/iran-turklerinin-turkiyeye-bakisi.html

Kaynaklar:

1)www.araznews.org/tr/?p=4090

2)İran’da Farsça Yeterlilik Sınavı, İram, www.iramcenter.org/iranda-ilkokula-baslangicta-farsca-yeterlik-sinavi/

3)www.gazete2023.com/haber/amp/78120

4) http://tebaren.org/?p=732

5)a.g.e. 4

6)https://www.gunaz.tv/az/meqaleler/seyid-cafer-piseveri-ve-azerbaycan-milli-hukumeti-1945-46-arif-keskin-m10750

Hong Kong Bölge Raporu: Hong Kong’da Neler Oluyor?

1997’den beri Çin Halk Cumhuriyeti‘ne özerk statüsüyle bağlı olan Hong Kong ‘ta, tarihinin en büyük krizi yaşanıyor. Hong Kong, Çin’e bağlanmasının üzerinden geçen 22 senede, idarenin aldığı bazı kararlardan dolayı krizler yaşadı. Yasama organının kabul ettiği bir yasa yüzünden geçtiğimiz Haziran ayında başlayan yeni kriz, hızla büyüyerek uluslararası bir boyut aldı. Böylece Hong Kong Özel İdari Bölgesi, 22 yıllık tarihinin en büyük krizine girmiş oldu.

Nisan ayında mecliste görüşülmeye başlanan ”İade Yasası” yüzünden halk, Haziran ayının başlarında protestolara başladı. Hatta karar meclis tarafından görüşülürken, değişikliğe karşı çıkan milletvekilleriyle değişiklik yanlısı milletvekilleri arasında kavgalar çıkmıştı. Kavgalarda çok sayıda milletvekili yaralanmıştı. İade Yasası’na göre, Hong Kong’daki zanlıların Çin’e, Makao Özel İdare Bölgesi’ne ve Tayvan’a  iadesini kolaylaşacaktı. Hong Kong’lu muhaliflerin karara karşı çıkmalarının sebebi ise, Çin’in yargı sistemidir. Halk, insanların keyfi gözaltılara, adil olmayan yargı süreçlerine ve hatta işkenceye maruz kalacağı kaygısını yaşıyor.  Daha önce benzer durumlar bölgede yaşanmıştı. Mesela, ”23. Madde” değişikliği ile Çin Halk Cumhuriyeti rejimini yıkmaya yönelik her türlü siyasi örgütlenme ve etkinlikler yasaklanmaya çalışıldı. Karardan sonra protestolarla beraber büyük bir direniş başladı (2014’teki ”Sarı Şemsiye” protestoları sembol oldu.). Bu süreçleri yaşamış olan halk, ”İade Yasası”ndan sonra fazla tereddüt etmeden sokaklara çıktı. Protestocuların sayısı kısa sürede 2 milyonu buldu.

Hong Kong

1997’den önce İngiltere mandası olan özerk bölgede demokratik kültür, bulunduğu coğrafya ile kıyaslarsak oldukça iyi seviyedir. Halkın yerel yönetimden ve merkezi yönetimden sık sık demokratik talepleri olur. 22 yıllık özerklik tarihinde Hong Konglu’ların son derece demokratik olan isteklerine karşı Çin’in çok sert cevap vermesi tesadüfü değil. Sosyalist (Maoist) bir ülke olan Çin’de en çok karşı çıkılan kavram, demokratik haklar. Hem Çin’de hem de Hong Kong’ta birçok demokratik hak yasalar ile yasaklanmıştır. Bazı haklar ise anasal suçtur.

Hong Kong’da Son Durum

Protestolar sonucu Hong Kong Özel İdari Bölge Başyöneticisi Carrie Lam,”toplumda çok büyük fikir ayrılıklarına yol açtığı” sebebiyle yasal düzenlemenin askıya alındığını duyurdu. Bundan sonraki süreçte protestolar azalsa da tam olarak bitmedi. Göstericiler, Hong Kong meselesinin 28-29 Haziran’da Japonya’da gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi’de gündem olması için girişimde bulundu ama başarısız oldular. Konu, G-20’ye taşınmadı. 3-4 Temmuz’da, Hong Kong’un Çin’e katılmasının yıl dönümünde göstericiler meclisi bastı.

20 Temmuz Cumartesi günü tasarının askıya alınmasını yeterli bulmayan halk, ünlü isimlerin de içinde bulunduğu devasa bir protesto başlattı. Protestoların başında bölgenin en büyük aktivist grubu Sivil İnsan Hakları Cephesi var. Protestocular, tasarı tamamen iptal edilmesine ve 4 taleplerinin yerine getirilene kadar protestolarını devam ettireceklerini açıkladılar. Pazartesi günü ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, Hong Kong’da tüm taraflara itidal ve şiddete başvurmama çağrısı yapıldı. Açıklamada, şiddet haberlerinin “rahatsız edici” olduğu belirtildi. Bunun üzerine Çin Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying,  “Çin, kesinlikle herhangi bir yabancı gücün Hong Kong’a müdahale etmesine müsamaha göstermeyecek, herhangi bir yabancı gücün Hong Kong’u karıştırmasına izin vermeyecek.” açıklamasını yaptı. Çunying, ABD’ye ”bir an önce Hong Kong’a uzanan kara elini çekmesini” tavsiye etti. Tayvan Dışişleri Bakanı Joseph Wu, Hem Pekin’i hem de protestocuları suçlu göstererek şiddet olaylarının durdurulması ve demokratik seçimlere gidilmesi çağrısını yaptı.

Hong Kong Şehri

Hong Kong Özel İdari Bölgesi Hakkında Bilmeniz Gereken Şeyler

  • Hong Kong, Çin Halk Cumhuriyeti’nin güney kıyısında bulunur.
  • Hong Kong Adası, Kowloon Yarımadası ve 235 kadar küçük adadan meydana gelir.
  • 7.5 milyon nüfusa sahiptir.
  • Asya’nın en büyük serbest pazarı ve limanı, en işlek ticaret, endüstri ve turizm merkezidir.
  • 1898’de imzalanan “Kira Sözleşmesiyle” Büyük Britanya hakimiyetinde girdi.
  • 1 Temmuz 1997 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı özel yönetim bölgesi oldu.
  • Sadece dış politika ve savunma gibi alanlarda Çin’e bağlıdır.
  • ”Tek ülke, iki sistem” politikasıyla idari bağımsızlığını ve yapısını korumaktadır.
  • 2047’ye kadar Çin’e bağlı kalacak.

 

Yararlanılan Kaynaklar:

Gianfranco Poggi, Devlet (Doğası, Gelişimi ve Geleceği)

Time, The Ekonomist

NTV,TRT Haber, Hürriyet

 

https://stratejikortak.com/2017/08/abd-asya.html

Dünden Bugüne İsrail’in Savaş ve Güvenlik Stratejileri

1948 yılında, modern anlamda yeniden sürgün edildikleri topraklara geri dönen Yahudilerin kurduğu İsrail Devleti, o günden bu yana sürekli olarak savaşlar yaşamıştır. İlk etapta İngilizlerle şiddetli bir mücadele içinde olan genç devlet, kuruluş yıllarında Araplarla çetin savaşlara girmiş, ancak yok olma tehdidiyle karşılaşmış olsa da bu savaşların sonunda varlığını koruyabilmiştir. Böylece yüzyıllarca süren krallık döneminin ardından, parlamenter cumhuriyet sistemi rejimi ile yeniden uluslararası arenaya dönen Medinat Yişrael’in hikayesi başlar.

Ülkenin kurulduğu dönemlerden itibaren girilen zahmetlerin temelini iki başlıkta özetlemek gerekir; ekonomi ve savaş/terör hadiseleri. Ekonomi meselesi, bu yazının konusunu ihtiva etmediğinden ele alınmayacaktır. İkinci mesele olan, savaş ve terör hadiseleri üzerinden oluşturulan güvenlik politikaları ile muhtemel gelecekte yapılacak eylem planları hakkında tahminler yürütülecektir.Dünden bugüne İsrail’in savaş ve güvenlik stratejileri değişkenlik göstermiştir;

Birinci Arap-İsrail Savaşı’nı İsrail’in bağımsızlık savaşı olarak adlandırmak, esasında daha kuvvetli bir anlam içerir. Mısır,Suriye,Irak,Ürdün,Lübnan ve Filistinlilerin, birleşerek, Birleşmiş Milletler Paylaşım Planı‘nı reddetmesi ve İsrail’i kurulur kurulmaz dağıtmaya girişimi bu anlamı kuşkusuz destekleyecektir. Savaşın ilk bölümünde şoka uğrayan İsrail Ordusu bir süre sonra bu şoku atlatmış ve dünya kamuoyunun desteğini de alarak –ABD ve SSCB, İsrail Devleti ilan edilir edilmez,ülkenin bağımsızlığını tanımıştır– ateşkes ilanları konusunda yeterli adımlar atmış ve savaş esnasında toparlanma dönemlerine tam zamanında girebilmiştir. Bu savaşın sonunda iki net sonuçtan bahsetmek mümkündü; İsrail’in bağımsızlığının Araplar tarafından silah zoruyla da olsa kabul edilişi (Yeşil Hat konusunda mutabık kalınması) ve bölgede özellikle Filistinlilerle çatışma ortamının süreceği. 

Mitvza Kadesh veya Melhame-i Sina ya da en bilindik ismiyle Süveyş Krizi ise, İsrail, İngiltere ve Fransa’nın, Cemal Abdülnasır rejiminin Süveyş Kanalı politikası üzerinden yaptıkları ortak bir müdahale planına dayanıyordu. Bu operasyon, çok uzun sürmedi çünkü ABD ve SSCB aynı anda savaşın bitmesine yönelik ortak bir adım attılar. Burada Ortadoğu’da önü alınamaz bir savaşın başlamasından endişe ediliyordu. Nitekim burada dünyada yeni süper güçlerin etkisi net bir şekilde görülmüştür. Bunun sonucunda Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerini geliştirme yoluna gitmişken, Fransa ise görece bağımsız hareket etme kararı almıştır. Konumuzu ilgilendiren bölüm ise, Sina’da İsrail’in, kurulmasından kısa bir süre sonra, tüm bölgeyi rahatça işgal etmesi ve Mısır Ordusu’na büyük bir kayıp verdirebilmesidir. Elbette İngiliz ve Fransızların kanal çevresinde yaptıkları operasyonları da göz ardı etmemek gerekir. 1956 Ekim yılında İsrail kontrolüne geçen Sina, 1957’de yeniden Mısır’a bırakılmıştır. Burada Mısır’ın siyasi bir zaferinden söz etmek mümkündür.

Açık mavi renkler İsrail’in 6 Gün Savaşları sonrasındaki kazanımını gösteriyor.

Harbel Eyyamel Sitta, Milhemet Shestet Ha-Yamim, 6 Gün Savaşı Arap-İsrail savaşları arasında kesinlikle en keskini ve sonuçları bakımından Arap Koalisyonu’nun yıkıma uğramasıyla neticelenen harptir. Mısır,Suriye,Ürdün ve Irak’ın doğrudan rol aldığı savaşta Filistin Kurtuluş Örgütü milisleri, Lübnan, Suudi Arabistan,Sudan,Tunus,Fas ve Cezayir de İsrail’e karşı birleşerek mücadele etmiştir. Bu savaşta İsrail’in en kritik hamlesi Mısır’a düzenlediği şok hava baskınıdır. Modek Operasyonu adıyla bilinen harekatta havadan ve karadan, Mısır Hava Kuvvetleri’ne ait hedefler yoğun bir biçimde vurulmuştur. Bu savaşta Mısır Ordusu’nun hava savunma gücünün oldukça yetersiz olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır. 300’den fazla uçağın yok edildiği operasyonun ardından Mısır Hava Kuvvetleri adeta yok edilmişti. Bu bağlamda, İsrail Hava Kuvvetleri’nin ve istihbaratının başarısından söz etmek gerekir. Öte yandan, Abdülnasır rejiminin tıpkı İsrail gibi devamlı savaş söylemlerinde bulunmasına rağmen, ciddi bir hazırlık yapamamış olması ve SSCB’den de beklediği desteği almaması, dikkate değer başka noktalardır. Öte yandan, Ürdün’ün ani saldırısının kolayca bastırılması ve yine güçlü bir hava harekatı eşliğinde ülkenin kuzeyinden giriş yapan Suriye birliklerinin Golan Tepeleri’nin ardına kadar püskürtülmesi, Suriye’de görev yapan ünlü MOSSAD ajanı Eli Cohen’in cephe ardından verdiği bilgilerin kullanımı -Nitekim Eli Cohen 18 Mayıs 1965’te El Muhaberat tarafından tespit edilmiş ve Şam’da halka açık bir şekilde, Esad rejimi tarafından idam edilmiştir. –Kudüs’ün başkent ilan edilişi diğer önemli unsurlardan bazılarıydı.  Bu savaşın neticesinde,düzlük alanda hava kuvvetlerinin öneminin ortaya çıkışı (ABD bunu Irak işgalinde başarılı bir şekilde kullandı) ve elbette buna bağlı olarak hava savunma sistemlerinin geliştirilmesiydi. (Saddam aynı Irak işgalinde bu savunma sistemleri üzerine yoğunlaşmayarak, hayatının en büyük hatasını yaptı)

Times of Israel’den alıntıdır.

1973’te Yom Kippur/Harb-i Teşrin Savaşı 20 gün sürmesine rağmen, dünya kamuoyunda, Arap Devletleri’nin ABD’ye uyguladığı petrol ambargosuyla adeta yeni bir çağ başlatmıştır. Araplar, İsrail’e kaybettikleri toprakları geri kazanmak amacıyla ordularını güçlendirmişlerdir. İsrail de özellikle ABD ve Fransa ile yakın ilişkiler geliştirerek savunma sanayine yatırım yapmayı sürdürmüştür. Bu savaşta, farklı olarak doğrudan aksiyona katılmayan bir Ürdün gördük. Lakin, Arap ülkelerinin Mısır ve Suriye’ye verdikleri destekle İsrail karşısında adeta seferber olduklarını biliyoruz. Yom Kippur Savaşı’nda açık alandaki tankların kolayca hedef olabileceği sonucu ortaya çıktı. Nitekim Mısır ve Suriye 500, İsrail 600 tank kaybetti. Bu dönemlerde artık konvansiyonel savaşın Arap ve Yahudi milletleri arasında bir çözüm olmayabileceği fikirleri oluşmaya başladı.

National Public Radio'dan alıntıdır. Filsitinli savaşçıların kutlaması.
National Public Radio’dan alıntıdır. Filsitinli savaşçıların kutlaması.

1975’te alevlenen Lübnan İç Savaşı’nda Lübnan Cephesi grubunu destekleyen İsrail’in amacı, Filistin Kurtuluş Örgütü‘nü zarara uğratmaktı. Güney Lübnan’da mülteci kampları üzerinde hakimiyeti olan örgüt, İsrail’in bölgesel çıkarları için tasfiye edilmesi gereken bir yapıydı, nitekim iç savaşa 1978’den sonra dahil olan İsrail Devleti, Güney Lübnan’da uzun bir süre hakimiyeti ele alsa da, Lübnan’ın kuzeyini de Suriye’ye kaptırmıştı. Nitekim devam eden yıllarda bu iç savaştan doğan ve İran tarafından desteklenen Hizbullah hareketi, İsrail’in başlıca güvenlik sorunlarından biri olmayı sürdürmektedir.

İsrail – Filistin çatışmalarına gelecek olursak, gerek 1987’de başlayıp tam altı yıl süren, Birinci İntifada, gerek bundan yedi yıl sonra ortaya çıkıp beş yıl süren İkinci İntifada, gerekse Gazze olayları İsrail’e güvenlik politikaları konusunda şu mesajı verdi; meskun mahal operasyonları üzerinde araştırmalar geliştirmeli ve başarı oranını arttırmalı, yapılacak güvenlik operasyonlarının masrafının daha az bir şekilde olabilecek yöntemlerle minimize edilerek Filistin halkının toplu isyanının engellenmesi, Gazze Şeridi’nden atılan roketlerin havada imhası konusundaki çalışmaların geliştirilmesi ve Arapların İsrail toplumuna dahil edilmesi için projelerin üretimlerinin hızlandırılmasının gerekliliği.

Öte yandan, bugün, geçmişteki gibi bir Arap-İsrail savaşından bahsetmek mümkün değil. Suriye ile gergin ilişkilere sahip İsrail’in, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt hatta bazı noktalarda Mısır gibi stratejik ortaklarının bulunduğunu söylemek yanlış olmaz.

Günümüzde ise İran ile İslam Devrimi’nden önceden kurulmuş dostluğun artık bir düşmanlık halini alması, güvenlik meselelerinin, güncel haliyle ilkini ve temelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda Filistinli direniş gruplarının İran’la ve destekledikleri müttefikleri Hizbullah ile ortak hareket edişinin engellenmesi çalışılmakla beraber Suriye’ye hatta kimi zaman Irak’a nokta hava operasyonları düzenlenmektedir. Düzenlenen operasyonların maksadı İran’ı İsrail sınırlarından uzak tutmaktır. Bu çerçevede icra edilen harekatlar, Esad’ın bölgedeki resmi müttefiki Rusya’nın bilgisi dahilinde gerçekleşmektedir. Operasyonlarda Amerika Birleşik Devletleri’nin terör listesine aldığı İran Devrim Muhafızları ve İran’a bağlı Şii milislerle beraber Esad rejimi askerleri ve Hizbullah militanları da hedef alınmaktadır. İsrail, daha önceleri Dera’da Halid Bin Velid Tugayı (IŞİD bağlantılı) ile Suriyeli muhalifler arasındaki çatışmalarda muhaliflere bilgi ve lojistik yardımında da bulunmuştur.

İsrail için kritik bir başka bölge olan Sina’da IŞİD tehdidinin minimize edilmesi konusunda Mısır’la ciddi bir iş birliği gerçekleştirilmektedir. İsrail güvenlik birimleri kimi zaman Mısır hükümeti ile istihbarat bilgisi paylaşırken, bazen de örgüt hedeflerine doğrudan hava saldırıları gerçekleştirmiştir.

Son olarak siber güvenlik operasyonlarının, gelişen teknolojiyle birlikte önem kazandığını bilmekteyiz. Bu bağlam, apayrı bir başlık olabileceği için, stuxnet yazılımı vakası ismiyle araştırma konusunu not olarak bırakmış olayım. İlgisini çekenler için, epey ilginç bir vakadır. Stuxnet yazılımı ile, İran’ın nükleer programının çökertilmesi amaçlanmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Askeri ve Diplomatik Haber Arşivi (Haziran 2019)

0

Haziran ayında yaşanan askeri ve diplomatik gelişmeleri özet ilgiler şeklinde sizler için derledik.

Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı güçler ile ülkenin doğusundaki askeri güçlerin lideri General Hafter’e bağlı birlikler arasında Trablus’taki çatışmalar bir haftalık aranın ardından tekrar başladı.

ABD’nin “Asya’da artık sessiz kalmayacağız” uyarılarına yanıt veren Çin Savunma Bakanı Wei Fenghe, “ABD ile yapılacak savaş dünya için bir felaket olur” dedi.

Osmanlı kökenli Nayib Bukele, yemin ederek resmen 2019-2024 dönemi için El Salvador Devlet Başkanı oldu.

Irak Başbakanı Abdulmehdi, “IKBY tek varil petrol (geliri) teslim etmese de bütçede öngörüldüğü gibi (IKBY) memur maaşlarını kesmeyeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Protesto gösterileri sonrası Devlet Başkanı Buteflika’nın istifa ettiği Cezayir’de, 4 Temmuz’da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin iptal edildiği açıklandı.

İran Dini lideri Hamaney’in danışmanı tümgeneral Yahya Rahim Safevi, ABD liderinin ülke ekonomisinin hayrını düşünüyorsa Tahran’a savaş açmaması gerektiğini, Körfez’de atılacak ilk kurşunun petrol fiyatlarını 100 doların üstüne fırlatacağını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İranlı yetkililerle ön şartsız görüşmeye hazır olduklarını söyledi.

ABD’nin İran’a karşı Ortadoğu’ya sevk ettiği USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Taarruz Grubu ile nükleer kapasiteli B-52 bombardıman uçağı, Basra Körfezi’nde tatbikat gerçekleştirdi.

Hindistan Hava Kuvvetlerine ait AN-32 tipi askeri nakliye uçağı, 13 mürettebatıyla Hint hava sahası içinde kayboldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Başbakanı Ersin Tatar’ı kabul etti.

ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından “çok büyük ve adil bir ticaret anlaşması yapacaklarını” söyledi.

Gösterilerde 13 kişinin katledildiği Sudan’da yönetimi elinde bulunduran askeri konsey, sivil yönetime geçilmesi için dokuz ay içinde genel seçime gidileceğini duyurdu.

Kuzey Kore devlet medyası, idam edildiği öne sürülen Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un ABD işlerinden sorumlu özel temsilcisi Kim Hyok-chol’u bir konserde gösteren fotoğraf yayımladı.

Bulgaristan Rönesansı’nın Alternatifleri Partisi Başkanı Rumen Petrov, Sofya’nın 1.6 milyar dolara F-16 savaş uçakları alacak olması ile ilgili, “Bize dünyanın en pahalı elektrik süpürgesini satmaya çalışan ABD, elini cebimize daldırmak istiyor” dedi.

Huawei, Rusya’daki bir ileri güvenlik teknolojisi şirketi tarafından geliştirilen yüz tanıma sisteminin fikri mülkiyet haklarını satın aldı.

İngiltere Başbakanı Theresa May, ülkesinin bürokratlarının daha önceki açıklamalarının aksine “Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine karşı olduklarını” söyledi. Bu açıklamadan saatler önce Trump, İngiltere ziyareti dönüşü, Twitter’dan May’e teşekkür etmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile telefonla görüştü. İki lider birbirlerinin bayramını tebrik etti. Öte yandan Kral Selman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’nin İİT dönem başkanlığı süresince gösterdiği çabalar dolayısıyla teşekkür etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, “(Çin ile) İkili ticarette ruble ve yuan kullanımının daha da yaygınlaştırılması amacıyla hükümetler arası bir anlaşma imzaladık.” dedi.

ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Kay Bailey Hutchison, ‘Türkiye’nin hem S-400 hem F-35 alamayacağını, Rus savunma sistemi ile F-35 savaş uçaklarının aynı ordu kontrolünde olmasının kabul edilemez’ olduğunu söyledi.

Yunan Savunma Bakanı Apostolakis, “Türkiye’nin S-400leri alması bölgede hava savunmayı başka bir konsepte taşıyor. Bunun için biz de sistemlerimizi planlayıp programlak zorunda kalacağız. S-400’lere paralel olarak F-35 alımı bölgedeki güç dengesini tamamen değiştirecek” dedi. “ABD’nin sorunu bu sistemlerin NATO sistemleri ile çalışmaması, sizin için değişen nedir?” sorusuna ise Apostolakis şöyle cevap verdi: “Bu sistemlere savunma sistemi diyorlar ama 400 mil menzile sahip bir sistem savunma sistemi olamaz çünkü (bölgede) havada uçan her şeyi vurur.”

Cezayir Geçici Cumhurbaşkanı Abdulkadir bin Salih, “Yeni İpek Yolu” olarak da adlandırılan Çin’in “Kuşak ve Yol” girişimine katılma kararnamesini imzaladı.

ABD merkezli sosyal medya devi Facebook, yeni Huawei telefonlara Facebook, WhatsApp ve Instagram uygulamalarının yüklenmeyeceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki süreç hakkında, “Bölgenin çıkacak olan tüm neması, bu petrol noktasında olabilir başka olabilir, hepsinden Güney Kıbrıs’ın nasıl hakları varsa aynı şekilde uluslararası hukuka göre Kuzey Kıbrıs’taki Türk soydaşlarımızın da hakları var. Bu hakları kimse kusura bakmasın bizle ilgili alakası olmayanlara yedirtmeyiz” dedi.

Microsoft, Çin hükümetinin Uygur Türklerini kontrol etmek için MS Celeb yüz tanıma yazılımını kullanması üzerine veri tabanını internetten kaldırdı.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro, 22 Şubat’tan bu yana kapalı olan Tachira eyaletindeki Kolombiya sınırının bugünden itibaren açılacağını duyurdu.

Türk ve Azerbaycan silahlı kuvvetleri, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nde ortak askeri tatbikat başlattı. “Sarsılmaz Kardeşlik 2019” ismi verilen tatbikatta 5 bin asker, yaklaşık 200 tank ve zırhlı araç, yaklaşık 180 füze ve top, 21 uçak ve helikopter ile diğer silahlar yer alacak.

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matthew Palmer, Doğu Akdeniz’in ülkesi için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek; Türkiye’nin Kıbrıs açıklarındaki sondaj faaliyetlerini eleştirdi, bu faaliyetlerin durdurulmasını istediklerini söyledi.

Daha önce BAE’yi sert bir şekilde eleştiren ve Sudan’da Askeri Geçiş Konseyi ve muhalefet arasında ara buluculuk yapmak için başkent Hartum’a gelen Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Sudanlı siyasi aktörleri dışa bağımlı olmadan tam bağımsız ve özgürce kararlar almaya çağırdı.

GKRY’nin Doğu Akdeniz’de 12’nci parselden doğalgaz çıkarılması için Amerikan Noble Enerji şirketiyle anlaşıp 18 yılda 9,4 milyar dolar gelir sağlama planına Dışişleri Bakanlığından jet hamle geldi. Dışişleri Bakanlığı, Yavuz ve Fatih sondaj gemilerinin KKTC’nin Türkiye Petrollerine 2011 yılında verdiği ruhsat sahalarında sondaj çalışmalarına başlayacağını açıkladı.

Libya’da ‘Türkiye destekli’ Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), emekli General Halife Hafter haricinde “doğu bölgesi” temsilcileriyle doğrudan diyaloğa geçmeye hazır olduğunu açıkladı.

Avrupa Birliği (AB), Hong Kong’da zanlıların Çin’e iadesini kolaylaştıran yasal düzenlemeden endişe duyduğunu bildirdi.

İngiltere İçişleri Bakanı Sacid Cavid, Wikileaks kurucusu Julian Assange’nin ABD’nin iadesine onay verdiğini duyurdu.

İdlib’de 13 Haziran sabahı üç Türk askerinin yaralandığı hava saldırısı konusunda Rusya Savunma Bakanlığı, ‘söz konusu hava saldırısının El Nusra’yı hedeflediğini, Türkiye’nin isteği ve Türkiye’nin verdiği koordinatlarla düzenlendiğini’ açıkladı.

Uluslararası Adalet Divanı, Orta Amerika ülkelerinden Guatemala ve Belize’nin sınır anlaşmazlıkları nedeniyle kendilerine başvuru yaptığını açıkladı. Guatemala ile Belize’nin resmi bir sınırı yok, iki ülke birbirinden ‘bitişik bölge’ adıyla ayrılmakta.

ABD Savunma Bakanı Vekili Partick Shanahan, yarın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la Türkiye ile ABD arasındaki S-400 krizi konusunda bir görüşme yapacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye S400 savunma sistemlerini alacaktır demiyorum, almıştır. Biz bu işi bitirdik.” dedi.

Yunanistan, Türkiye’den Yunan adalarına gerçekleştirilen turlar çerçevesinde turistik amaçlı sınırlı sayıda yolcu taşıyan gemi ve yatlara 5 bin euro tutarında para cezası kesti. Gerekçe: “Yunan adalarının reklamı yapılarak, yolcu taşımak. Ticari faaliyette bulunmak.”

TOKİ Başkanı Ömer Bulut, Hakkari’den Iğdır’a kadar olan 200 kilometrelik sınır hattında yapımı devam eden güvenlik duvarının yüzde 75’inin tamamlandığını açıkladı.

ABD’li üst düzey yetkili, tıpkı Türkiye gibi Hindistan’ı da tehdit ederek, Hintli gazetecilere, “NATO müttefikimiz Türkiye ile yaşadığımız çok ciddi tartışmaya bakın. Aynı endişeler Hindistan’ın S-400’leri satın alması halinde de geçerli olacaktır.” dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, “Doğu Akdeniz’deki zenginlikler hepimize ait ve bu kabul ediliyor. Ama iş tatbikata gelince, ‘Bu bizim egemenlik alanımızdır’ diyen bir Rum tarafıyla karşılaşıyoruz.” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, ay sonundaki G20 zirvesinde Çin Lideri Şi Cinping ile bir araya gelmemeleri halinde Çin’e daha fazla gümrük vergisi getireceğini söyledi.

İzlandalı mevkidaşı ile konuşan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, milli futbolcularımızın havaalanında bekletilmesiyle ilgili, “Önceden iki kez haber verilmesine rağmen yapılan muamele kabul edilemez” dedi.

ABD Temsilciler Meclisi tarafından oylanan tasarıda Türkiye’ye S-400 alma kararının iptali için çağrı yapıldı. Oy birliğiyle alınan kararda, Türkiye’nin S-400 ve F-35’leri birlikte alamayacağı ve birini tercih etmesi gerektiği belirtildi.

Rusya ve Suriye kurumlararası koordinasyon merkezleri, şu an itibarıyla dünyadaki yaklaşık 1.8 milyon Suriyeli sığınmacının evlerine döndüklerini açıkladı.

Pentagon Sözcüsü Mike Andrews, Türk pilotların ABD’deki F-35 avcı uçağı eğitiminin sonlandırıldığını söyledi. Andrews, Reuters’a verdiği demeçte, “Bakanlık, Türk pilotların uçuş yapmadığından haberdar” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, ‘İsrail karşıtı’ İngiltere İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’e karşı harekete geçmek için seçimleri beklemeyeceği konusunda Yahudi liderlere söz verdiği ileri sürüldü. [WP]

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras resmen istifa etti. Cumhurbaşkanı Prokopis, erken seçim yapılana kadar Çipras’ın geçici Başbakanlık yapmasına karar verdi. Çipras, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde partisi Syriza seçimleri kaybedince erken seçim kararı almıştı.

Anayasa Mahkemesi’nin daha önce alınan erken seçim kararını uygulamaması nedeniyle görevden aldığı Moldova Cumhurbaşkanı İgor Dodon, “Son günlerde yapılan tüm pislik, şantaj ve baskılara rağmen istifa etmeyeceğim.” dedi.

Mali’nin Dogon köyüne yapılan saldırıda 100’ün üzerinde kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Ajanslara bilgi veren güvenlik kaynakları “Dogon köyü neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı” şeklinde yorum yaptı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde Mesut Barzani’nin ardından başkanlığa seçilen Neçirvan Barzani yemin ederek göreve başladı.

A Milli Takım’ın İzlanda Havalimanı’nda saatlerce bekletilmesi ile ilgili konuşan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Milli Takımımızın İzlanda Havalimanı’nda maruz kaldığı muamele kabul edilemez. Gereğini yapacağımızdan milletimizin şüphesi olmasın” dedi.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Kanada’daki tüm konsolosluklarını kapatma kararı aldı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Venezuela’nın başkenti Karakas’taki Büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını açıklamıştı.

BAE Dışişleri Bakanı Al Nahyan, Alman mevkidaşı Heiko Maas ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Gelecekte İran’la imzalanması muhtemel herhangi bir anlaşmada bölge ülkeleri de taraf olmalıdır.” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Suriyeli kardeşlerimize biz ev sahipliği yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bana 6 ay süre verin, bunu tüm İstanbul’a söylüyorum. 6 ay sonra buradaki düzenin yüzde 100’e yakın bir oranda herkes tarafından sağlandığını herkes görecektir” dedi.

Moldova’da koalisyon hükümetinin parlamentoda yemin ederek göreve başlamasının ardından Anayasa Mahkemesi hükümetin “yasal” olmadığını açıkladı. Mahkeme, daha önce mevcut Cumhurbaşkanı İgor Dodon’u görevden almıştı. Ülkede 6 Eylül’de erken seçim gerçekleşecek.

Birleşmiş Milletler (BM), dün mahkeme salonunda hayatını kaybeden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümünün araştırılmasını istedi.

Irak’ta Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Başbakan Adil Abdülmehdi’nin kabinesini 10 günde tamamlamasını istedi, aksi halde hükümetten desteğini çekeceğini bildirdi.

ABD Başkanı Trump, Eylül 2001’de ABD’de düzenlenen terör saldırılarının ardından kimin olduğunu bildiği mesajını vererek, New York’taki Dünya Ticaret Merkezi binasını “Irak’ın yıkmadığını” söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Yavuz sondaj gemisini perşembe günü uğurlayacaklarını belirterek, geminin temmuz başında KKTC’den alınan ruhsat sahası üzerinde ilk sondajına başlayacağını söyledi.

Eski Mısır Devlet Başkanı Mursi’nin cenazesi, yoğun güvenlik önlemleri altında ailesi ve avukatlarının eşliğinde sabah saatlerinde sessizce defnedildi.

Suudi Arabistan, Mısır’ın seçilmiş ilk Devlet Başkanı Mursi’nin ölümünün hemen ardından “Müslüman Kardeşler terörün kaynağıdır” şeklinde bir paylaşımda bulundu.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Türkiye ve İran’ı Ortadoğu’da genişleme politikası izlemekle suçladı ve Türkiye’nin neo-Osmanlıcılık kisvesi altında ‘Siyasal İslam’ı teşvik ettiğini söyledi.

AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, “Amacımız İran nükleer anlaşmasının tam olarak uygulanmaya devam edilmesini sağlamak.” dedi.

KKTC’nin yeni Başbakanı Ersin Tatar, AB çatısı altında iki devletin görüşülebileceğinin ilk kez hükümet programına yazıldığını belirterek, ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin en yetkili ağızları da bundan söz ediyor. Federasyon görüşmelerinin hiçbir anlamı yok.’ dedi.

Ukrayna’nın yeni Devlet Başkanı Zelenskiy, ülkenin markasını oluşturan unsurların sadece tarım, madenler ve metalürji ile sınırlı olmayıp, bu unsurlardan bir tanesinin de ‘başta kadınlar olmak üzere çok güzel insanlar’ olduğunu ifade etti.

Mısır’ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi mahkeme salonunda hayatını kaybetti.

Hong Kong Özel İdari Bölge Başyöneticisi Carrie Lam, sokak protestolarına yol açan zanlıların Çin’e iadesini kolaylaştıran yasal düzenleme süreciyle ilgili Hong Kong halkından özür diledi.

Yunanistan Başbakanı Çipras, Dışişleri ve Savunma Bakanı ile birlikte Genelkurmay Başkanı’nın da katılsa Savunma Toplantısı’nda, Türkiye’nin Güney Kıbrıs’ın alanında doğal gaz aradığı teyit edilirse AB’den Türkiye’ye yaptırım uygulamasını isteyeceklerini söyledi.

Dünyanın en pahalı savunma sanayi projesi olan 5. nesil savaş uçağı F-35’in motorlar, aydınlatma, yakıt ve navigasyon sistemlerini kontrol eden devre kartlarının Çin’in Exception PCB şirketi tarafından üretildiğinin ortaya çıktı.

İsrail Başbakanı Netanyahu, işgal altındaki Golan Tepeleri’nde “Ramat Trump” isimli Yahudi yerleşim biriminin temelini attı.

ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Greenblatt, “Yüzyılın Anlaşması” olarak nitelenen Orta Doğu barış planı açıklanmasının, İsrail seçimleri nedeniyle kasım ayına ertelenebileceğini belirtti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), MQ-9 Reaper tipi insansız hava araçlarının (İHA) 6 Haziran’da Yemen üzerinde Husiler tarafından düşürüldüğünü, diğer bir MQ-9’a ise 13 Haziran’da Umman Körfezi’nde atış yapıldığını açıkladı.(DB)

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran’ın Umman Körfezi’ndeki tanker saldırılarının arkasında olduğu konusunda şüphe bulunmadığını ancak ABD’nin İran’la savaş istemediğini belirtti.

Milli Savunma Bakanlığı, İdlib’de gözlem noktalarını taciz eden rejim güçlerinin ilk kez vurulduğunu duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Petrol aramaya devam edeceğiz. Biz bize ayrılmış yerlerde petrol aramaya devam ediyoruz, edeceğiz. 4 tane kendimize ait sondaj gemimiz var. Birileri kaşını gözünü oynatırsa biz de uçaklarımız, gemilerimizle o fırkateynlerin yanında yerimizi alıyoruz.

Sırbistan’ın Pancevo şehrinde Sırbistan, Rusya ve Belarus askerlerinin katılımıyla “Slav Kardeşliği 2019” tatbikatının başladığı belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Doğu Akdeniz’de söz söyleme hakkı olanlar konuşabilir. Fransa’nın Doğu Akdeniz’de söz söyleme hakkı nereden çıktı? Macron kendine göre gelin güvey oluyor. ” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400’ler ile ilgili (ABD’ye karşı), “Her zaman söylüyorum. Burası kasaba devleti değil, burası Türkiye Cumhuriyeti. Burada tükürdüğümüzü yalarsak devlet terbiyemize uymaz” dedi.

Kıbrıs adasında KKTC ile GKRY arasında ilk kez resmi olarak karşılıklı suçlu iade takası yapıldı.

Pentagon sözcülerinden Eric Pahon, Rusya’nın S-400 satışı ile Türkiye-ABD ilişkilerini çatlatmaya çalıştığını öne sürerek “Buna izin vermeyeceğiz” dedi.

ABD Başkanı Trump, İngiltere ziyareti sırasında Kraliçe II. Elizabeth’in kendisiyle çok eğlendiğini ve yardımcılarının Kraliçeyi 25 yıldır ilk defa bu kadar eğlendiğini gördüklerini söyledi.

Rusya ve AB’nin ortak bir şekilde karşısında durduğu Demokrat Parti lideri oligark Vladimir Plakhotnyuk’un da ülkeyi terkettiği doğrulandı. Plakhotnyuk o kadar zengin ki “ülkenin sahibi” olarak görülüyor ve tüm devlet kademelerinde istediği gibi söz sahibi olabiliyor.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Suriye’de terörle mücadele de dahil olmak üzere bölgenin istikrara kavuşturulması konusunda yapılanların Rusya, İran ve Türkiye’nin ortak başarısı olduğunu bildirdi.

İsrail Güvenlik Kabinesi Üyesi ve Çevre Bakanı Zeev Elkin, “ABD ve NATO, gelişmiş silahlara sahip olmaya çalışan Türkiye’ye gözleri kapalı bir şekilde güvenmemelidir.” dedi.

İngiltere Başbakanı Theresa May’in görevi bırakmasının ardından başbakanlığın en güçlü adaylarından Dışişleri Eski Bakanı Boris Johnson, 31 Ekim 2019 tarihine kadar ülkesinin AB’den ayrılığını (Brexit) gerçekleştireceğini söyledi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, “Umman Körfezi’nde 2 tankere yönelik saldırıyı İran Devrim Muhafızları’nın gerçekleştirdiği neredeyse kesin.” dedi.

Hiper enflasyondan ötürü artık nakit taşımanın neredeyse imkansız hale geldiği Venezuela’da 10 bin, 20 bin ve 50 binlik yeni “egemen bolivar” banknotları piyasaya sürülmeye başlandı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Umman Körfezi’nde seyir halindeki ham petrol yüklü iki büyük tankere yapılan saldırıyı kınadığını belirterek, “Eğer ortada dünyanın bedelini ödemeyeceği bir şey varsa o da Körfez bölgesindeki büyük bir çatışmadır.” dedi.
___________________________

Amerika’nın İran Özel Temsilcisi Brian Hook, Tahran’ın müzakere için tüm arabuluculuk önerilerini reddettiğini belirterek İran’a daha fazla yaptırım uygulanacağını açıkladı.

Etiyopya’da Amhara eyaletindeki başarısız darbe girişimi sırasında öldürülen eyalet başkanı ve danışmanının ardından Genelkurmay Başkanı General Seare Mekonnen’in de (korumaları tarafından) öldürüldüğü duyuruldu.

Türkiye, 5 ülke ile katılımcısı olduğu (nakliye uçağı) A400M Projesi kapsamında 8’inci uçağını teslim aldı.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ‘Almanya’nın bir aşırı sağcı terör sorunu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini’ söyledi.

IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Irak ve Türkiye ilişkileri bağlamında yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.

Sri Lanka’da 21 Nisan’da Paskalya gününde yaşanan terör saldırılarının ardından iki aylığına ilan edilen olağanüstü hal bir ay daha uzatıldı.

İran Savunma Bakanlığı Uzay Kurumu çalışanı bir İran vatandaşı, CIA için casusluk yaptığı gerekçesiyle idam edildi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaş istemediğini fakat olası bir savaşta İran’ın “yok olmayla karşı karşıya kalacağını” söyledi.

Sisi yönetiminin, Mursi’nin toprağa verildiği mezarlıktan sadece İsrail televizyonunun görüntülemesine izin verdiğini biliyor muydunuz?

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Ryabkov, INSTEX’in kullanılmazsa Moskova’nın Tahran’a yardım edeceğini söyledi. INSTEX: Almanya, Fransa ve İngiltere’nin İran yaptırımlarına karşı koymak için kurduğu mekanizma.

AB Komisyonu Sözcüsü Juncker, “Kıbrıs (GKRY) ile tam dayanışma halindeyiz. Türkiye’nin Kıbrıs’a ait sularda yaptığı şey, tamamen kabul edilemezdir. Komisyon, bu çatışma söz konusu olduğunda, gerekli (hafif olmayan) tedbirleri almak için yetkilendirilmişti.” dedi.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerinde ısrarcı olmasının Avrupa’dan gelecek sonuçları olacağını söyledi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Emir Ali Hacızade, ABD’ye ait insansız hava aracına eşlik eden ve içinde 35 kişinin bulunduğu bir keşif ve saldırı uçağını da tespit ettiklerini ancak vurmaktan kaçındıklarını söyledi.

KKTC Dışişleri Bakanı Kudret Özersay:, “KKTC hükümeti Maraş’ı açma kararı almadı. Maraş’ı birine verme ya da BM kontrolünde açma kararı da almadı. Aldığımız karar bu aşamada kapalı Maraş içerisinde bir envanter çalışması yapılmasıdır.” dedi.

İsrail son yılların en büyük askeri tatbikatında ilk kez F-35’leri kullandı. Ülkenin kuzeyindeki dört günlük tatbikatın “S-300, S-400 gibi gelişmiş Rus teknolojilerine sahip” düşmanlara karşı tasarlandığı belirtiliyor.

Brüksel’de toplanan 28 Avrupa Birliği ülkesinin devlet ve hükümet başkanları GKRY ve Yunanistan’ın baskıları sonucu Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de doğal gaz ve petrol arama çalışmalarını bir kez daha kınadı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin yeni Başkanı Neçirvan Barzani, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek üzere İstanbul’a geldi.

Suriye Dışişleri Bakanı Muallim, Türkiye’nin Suriye’deki askerlerini çekmemesi ve ülkenin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını tanımaması halinde ‘Türk güçlerini İsrail güçleri gibi işgalci kabul edeceklerini’ bildirdi.

Milli Savunma Bakanlığı, Türk ve Yunan heyetleri arasında teknik düzeydeki görüşmelerin ikincisinin tamamlandığını bildirdi: “İki ülke arasında uygulanabilecek Güven Artırıcı Önlemler ve Ege Denizi’nde iş birliğini artırmaya yönelik alınabilecek tedbirler görüşüldü.”

Rusya Devlet Başkanı Putin, Suriye’de özel güvenlik şirketlerinin faaliyette bulunduğunu ve Rus firması olan özel güvenlik şirketlerinin Rusya Devleti ile hiçbir bağının bulunmadığını söyledi.

Yavuz sondaj gemisi, Güney Kıbrıs’ın hak iddia ettiği Kuzey Kıbrıs’ın MEB alanında keşif yapmak Kocaeli’nden yola çıktı. Yavuz’a Deniz Kuvvetlerimize ait TCG FATİH Fırkateyni refakat ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 konusunun Rusya ve Türkiye için bitmiş bir konu olduğunu ve bu alım konusunda ABD’nin Türkiye’ye yaptırım getirebileceğine hiç ihtimal vermediğini söyledi.

Almanya Başbakanı Merkel, “Ben Irak’ın toprak bütünlüğünden yanayım. Bağımsız bir Kürt devleti kurulmasının bölgedeki barışa hizmet edeceğini düşünmüyorum.” dedi.

Yunanistan Başbakanı Çipras, Doğu Akdeniz’deki tüm gelişmelere rağmen Türkiye ile iletişim kanallarını açık tuttuklarını ve gerekli gördüğünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonla aramaktan çekinmeyeceğini söyledi.

KKTC Başbakanı Tatar, “Maraş bizim topraklarımız içindedir ve orayı koruyan da bizim ordumuzdur. Türkiye’nin bilgisiyle bu yola (tekrar açılması) girilmiştir.” dedi.

Suriye Dışişleri Bakanı Muallim, İdlib bölgesinde silahsızlandırılmış tampon bölgenin oluşturulmasını öngören Soçi Mutabakatı’nın Türkiye tarafından uygulanmadığını ama halen yürürlükte olduğunu iddia etti.

Silahlı Çatışma Yer ve Olay Veri Projesi tarafından yayınlanan rapora göre, Yemen’deki iç savaşta 2015 yılından bu yana 91 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Şemhani, “Avrupa ile görüşmeler sonuçsuz kalırsa Rusya ve Çin’le işlem hacmimizi geliştiririz, bunu taraflarla müzakere ediyoruz” dedi.

İngiltere’de eski Dışişleri Bakanı ve Muhafazakar parti genel başkan adayı Boris Johnson, Müslüman kadınları hedef alan açıklamalarından üzüntü duyduğunu söyledi. Boris Johnson çarşaflı kadınları posta kutusuna benzetmişti.

BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard’ın Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin hazırladığı raporda, “Kaşıkçı, uluslararası hukuka göre Suudi Arabistan’ın sorumlu olduğu, kasten ve tasarlayarak gerçekleşen bir yargısız infazın kurbanı oldu.” ifadeleri yer aldı.

KKTC Başbakanı Tatar, “Türk Silahlı Kuvvetleri ile KKTC askeri güçleri birlikte çalışmalar yapmaktadır. Yapılan tatbikatlar bunun önemli mesajlarıdır. Kimse çıkıp da bir şey diyemez, garantör ülkemiz Türkiye’nin attığı adımlara.” dedi.

Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ersin Tatar başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, ‘Kapalı Maraş’ın açılması kararı aldı. Kapalı Maraş, geçmişte dünyanın en pahalı turizm bölgeleri arasında yer alıyordu. 1974’te Türk ordusu bölgeyi çetelerden temizlemesine rağmen BM arada set olmuştu.

ABD Senatosu, Trump’ın Ankara Büyükelçiliği’ne aday gösterdiği (PKK/PYD’nin korunması gerektiğini söyleyen) David Satterfield’a onay verdi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, İran ve ABD arasında artan gerilimi gerekçe göstererek Yemen’in güneyindeki Aden sahilindeki askerlerini geri çektiği iddia edildi. BAE Yemen’de bazı askeri hareketliliklerin olduğunu ancak bunların asker geri çekme ile ilgili olmadığını bildirdi.

Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte rakip siyasetçilerin, görevden azledilmesi yönünde girişimde bulunmaları halinde cezaevine gönderilecekleri tehdidinde bulundu.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Servisi (NISS) Başkanı General Adem Muhammed’i ülkenin yeni Genelkurmay Başkanı olarak atadı.

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanlığının Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’ne F-22 Raptor tipi savaş uçaklarını konuşlandırdığı açıklandı. Yaklaşık 13 bin Amerikan askerinin bulunduğu üs, Amerikan ordusunun Suriye ve Irak’taki IŞİD’e karşı operasyonlarında kullanılıyor.

Daha fazla İsrail’e ait F-35 uçaklarının Irak ve Suriye’de hava operasyonlarına katıldıklarını duyuran İngiltere, “İsrail Hava Kuvvetlerine ait F-35 uçakları da Doğu Akdeniz, Suriye ve Irak hava sahası üzerinde bizimle birlikte devriye uçuşları gerçekleştirecek.” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya ile ilgili, “Bana bu yönde ulaşan bir bilgi yok. Yani Hafter tarafından böyle bir talimat varsa inceletiriz. Zaten bu konularla ilgili gerekli tedbirlerimiz alındı. Bundan sonra da gerekirse farklı tedbirleri alırız” dedi.

Afganistan’ın kuzeyindeki Baglan vilayetinin Nahreyin ilçesindeki bir korucu karakoluna düzenlenen saldırıda 25 korucu öldü.

Trump, “Obama adil davranmadı, Erdoğan’ın suçu yok” ifadesini kullanırken, “Türkiye’yi seviyorum, evet ülkemi de seviyorum ama Türkiye’ye (F-35 ve S-400 konularında) haksızlık edildi” dedi.

Libya’da ‘Türkiye destekli’ UMH’nin stratejik Giryan şehrini Hafter güçlerinden geri almasının ardından Hafter ordusunun sözcüsü Ahmed el Mismari, Türkiye’nin doğrudan UMH’ye kara, hava ve denizden destek verdiğini ve Türk gemilerinin doğrudan hedef olacağını söyledi. ‘Türkiye destekli’ UMH, Akdeniz’deki doğal kaynaklarda söz sahibi olan Libya’da büyük başarılar sağlayarak Hafter güçlerini püskürttü. Büyük yenilgilerden Türkiye ve Katar’ı suçlayan Hafter güçleri, ülkedeki Türk vatandaşlarının tutuklanması talimatı verildiğini açıkladı.

Ankara’daki Rusya Büyükelçiliği’nin basın ataşesi İrina Kasimova, dün gece Türk üssüne yapılan rejim saldırısı ile ilgili “Yorumumuz yok” dedi.

Almanya’nın yeni Adalet Bakanı Christine Lambrecht ülkede 2000-2007 yıllarında sekizi Türk toplam 10 kişiyi katleden Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün işlediği cinayetlerin tam olarak aydınlığa kavuşmadığını söyledi.

Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, S-400’lerin Hindistan’ın ulusal çıkarı olduğunu ifade etti.

İdlib’de yer alan 10 nolu gözlem noktasına Esad rejiminin yaptığı saldırıda bir askerimiz şehit oldu, 3 askerimiz yaralandı. Milli Savunma Bakanlığı, Türk ateş gücünün rejim bölgelerini bombaladığını bildirdi.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, kapalı Maraş konusunda hükümetin yalnızca envanter çalışması yapma kararı aldığını söyledi ve ekledi: “Bu konu mutlaka Birleşmiş Milletler ile işbirliği içinde ele alınmalıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sinop nükleer enerji santrali projesinin maliyet ve takvim uyuşmazlığı nedeniyle durduğunu açıkladı.

İdlib’de Türk noktalarına yapılan saldırıları bir yenisi daha eklendi. Bugün Esad güçleri, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İdlib’deki 10 No’lu gözlem noktasını hedef aldı.

Kırgızistan Meclisi, hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan ve 2011-2017 yıllarında cumhurbaşkanlığı yapan Almazbek Atambayev’in dokunulmazlığını kaldırdı.

KKTC Başbakanı Ersin Tatar, “AB üyeliği olabilir ama günün sonunda Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ve Kıbrıs Türk halkıyla bağlarının güçlenerek devam etmesi çok önemlidir. Bizi Türkiye’den kimse koparamaz.” dedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, başkent Berlin’deki bir törende yine titreme nöbeti geçirdi. Merkel 18 Haziran’da Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin yanında da titreme nöbeti geçirmişti.

Venezuela hükümeti, Cumhurbaşkanı Maduro’ya suikast ve ülkeye yeni bir darbe girişiminin engellendiği açıkladı. Maduro, konuyla ilgili ülkesinde önlenen son darbe girişiminin arkasındaki grubun yakalandığını, grubun finansörünün ABD ve Kolombiya olduğunu söyledi.

ABD Senatosu, ülkenin Meksika sınırındaki güvenliğin sağlanması ve orada bekleyen binlerce mülteciye yardım edilmesini öngören 4,5 milyar dolarlık acil yardım paketini onayladı.

Daha önce İsrail Başbakanı Netanyahu’yu ağırlayan Umman’da hükümet, Filistin’de büyükelçilik açma kararı aldı.

İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, yarın nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarına verilen sürenin dolmasının ardından zenginleştirilmiş uranyum miktarını artıracaklarını duyurdu. ABD’li yetkililer, miktarın arttırılması halinde müdahale edileceğini bildirmişti.

Hırvatistan Dışişleri Bakanı Marija Pejcinovic Buric, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri seçildi.

Libya’da ‘Türkiye’nin desteklediği’ Ulusal Mutabakat Hükümetine bağlı güçler, Halife Hafter birliklerinin Trablus saldırısında ikmal noktası olarak kullandıkları Giryan kentini ele geçirdi.

Kayseri’de düzenlenen operasyonda yakalanan IŞİD’in Irak/Musul/Muhallebiye şehri sözde emiri çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

BAE Dışişleri Bakanı el-Nahyan, İran’ın suçlandığı Umman Körfezi’nde iki petrol tankerine düzenlenen saldırıyla ilgili olarak ‘net, bilimsel ve ikna edici’ bir kanıtın bulunmaması nedeniyle hiçbir ülkenin suçlanamayacağını söyledi.

ABD Başkanı Trump’ın Başdanışmanı Kushner, İsrail’in eylül ayında yapılması planlanan seçimleri iptal etmesi durumunda “Yüzyılın Anlaşması” planının sonbahardan önce açıklanabileceğini söyledi.

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD Savunma Bakan Vekili Mark Esper ile NATO Karargâhında bir araya geldi.

Zeytin Dalı Harekatı bölgesinde PKK’lı teröristlerle çıkan Uzman Onbaşı Mikail Candan şehit oldu, 5 askerimiz yaralandı.

Ruanda Dışişleri Bakanı Richard Sezibera, sömürgeci güçlerin Ruanda’nın birlik ve bütünlüğüne kastettiğini belirterek, “Sömürgeci güçler, bizi bir arada tutan tarihi yapıyı yok ettiler, tarihimizi çöpe attılar” dedi.

Eski Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, “Yüzyılın Anlaşması”nı, Arapların paralarıyla bölgeye verilen bir rüşvet olarak nitelendirdi.

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, Türkiye’nin BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansına 10 milyon dolar aktaracağını duyurdu.

ABD’nin NATO Elçisi Kay Bailey Hutchison, aylardır ABD’li yetkililerin söylediği gibi Türkiye’nin S-400’ü alması halinde F-35’leri kaybedeceğini ifade etti.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, 2014 yılında Kırım’ın Rusya’yla yeniden bağlanması sonrası katılım ve oy hakkını askıya aldığı Rusya’ya haklarını iade etti. Ukrayna heyeti, kararı protesto için AKPM’yi terk etti.

ABD Başkanı Trump’ın Japonya’da 28-29 Haziran’da yapılacak G-20 Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ikili görüşme gerçekleştireceği bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Yemen’deki Husiler’in Suudi Arabistan’daki Abha Havalimanı’na saldırısını kınayarak, “Husilere, İran adına yaptıkları provokatif saldırıları durdurmaları çağrısında bulunuyoruz.” ifadesini kullandı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, ülkesinin ne ABD, ne de İran’ın savaş istediğine inanmadığını söyleyese de, söz konusu bir savaş durumunda ABD’nin askeri destek talebini kabul edeceğini açıkladı.

Etiyopya’nın Amhara Eyaleti’nde cumartesi akşamı yapılan darbe girişiminin lideri olduğu iddia edilen General Asamnew Tsige’nin vurularak öldürüldüğü açıklandı.

ABD Başkanı Trump, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i hedef alan bir dizi yaptırımları öngören kararname yayınladı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Türkiye Cumhuriyeti Amerika ya da herhangi bir ülkenin al dediği zaman bir ürünü alacak ya da alma dediği zaman almayacağı bir ülke değil artık. Amerika’dan hangi açıklama gelirse gelsin, biz S-400’ü aldık” dedi.

ABD’nin, dini lideri Hamaney’i de kapsayan yeni yaptırımları devreye sokmasına yanıt veren Tahran, diplomasi yolunun ‘kalıcı’ olarak kapandığını söyledi. John Bolton, “Washington müzakerelere açık, İran’ın tek yapması gereken o açık kapıdan girmek” mesajını verdi.

ABD Ticaret Bakanlığı, 5 Çinli teknoloji firmasını kara listeye alarak, firmaların ABD yapımı çip ve bileşenlerini satın almasına engel koydu.

Doğu Türkistan’daki Zulüm ve Batının İlgisi (!)

Asimilasyonlar, yıkılan camiler-mezarlıklar ve şehit edilen insanlar…. Hepsi de iki buçuk milyon insanın yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde gerçekleşiyor. Öncelikle yapılan zulümden kısaca  bahsedelim. Türk medyası tarafından adeta görmezden gelinen Doğu Türkistan, neyse ki birçok sivil toplum kuruluşu tarafından, takip altında tutuluyor ve çeşitli protestolar ile seslerini duyurmaya çalışmaktalar.

Çin, Naziler gibi Uygur Türkleri’ni toplama kamplarında  tutarak sindirmeye çalışmakta. Sindirilmeyenler ise şehit ediliyor. Uygur Türkleri’nin maruz kaldığı zulüm son bir kaç yılda yapılıyor gibi görünsede, aslında oradaki insanların uzun süredir baskı altında kaldıkları bir gerçek.

Şimdi asıl konu yıllarca süren bu zulüm ne oldu da son zamanlarda yabancı medya tarafından ilgi ile takip edilmeye başlandı. Konu ile alakalı yapılan haberlere bakacak olursak:

Yabancı Medya’da Doğu Türkistan

Stratfor, BBC, CFR, EuroNews, gibi haber siteleri özellikle bahar aylarından itibaren Doğu Türkistan’a özel bir ilgi ile yaklaşıyorlar. Haberlerin içeriği tabi ki Çin’in Uygur Türkleri’ne uyguladığı baskıcı yönetim anlayışı. Şöyle ki, yıkılan camileri ispatlayan uydu görüntüsü karşılaştırmaları bile mevcut.

Peki bir düşünelim, daha önce bahsedildiği üzere, zulüm yıllardır sürüyor ve batı medyası son aylarda ilgi göstermeye (!) başlıyor. Dünya üzerinde Arakan’dan Irak Türkmenleri’ne kadar birçok insan zulüm altında ve batı medyasında herhangi bir haber gündemi şimdiye kadar oluşmadı. Ne oldu peki?

Bir şeyler için bahane lazım ve Çin’in baskıcı yönetimi söz konusu olduğunda birçok bahane elbetteki kolayca bulunabilir. Yani amaç Uygur Türkleri’ni savunmak değil. Onları çok sevdikleri için üzülüyorlar, hiç değil. Uzun lafın kısası Çin’e karşı koz lazım.

ISTANBUL, TURKEY – MARCH 15: Women members of East Turkestan Organizations Association march from Beyoglu Tunel Square to Galatasaray Square during a protest in Istanbul, Turkey on March 15, 2018. (Photo by Muhammed Enes Yildirim/Anadolu Agency/Getty Images)

Ne için koz lazım diye sorulacaksa Çin’in askeri-ekonomik durumu kendisi başlı başına bir cevap. Çin-Pakistan Ekonomi Koridoru, Afrika açılımı gibi birçok konu bazı ülkelerin işine gelmeyebilir. Özellikle Çin’in Sincan bölgesinden başlayıp Pakistan’dan Hint Okyanusu’na bağlanan ekonomi koridoruna yönelik bir koz da olabilir. Bunu ilerleyen zaman dilimlerinde göreceğiz.

Çin'in Doğu Türkistan Zulmü

Sonuç olarak, Uygur Türkleri kendi başlarına bırakılmış bir vaziyette ve ne ABD, ne Avrupa, ne de Çin onları umursuyor. Batı için bir koz lazım ve şimdilik altyapısı hazırlanıyor diyebiliriz.

Not: Doğu Türkistan ile alakalı batı medyası tarafından yapılan haberler elbette ki mevcut, ancak gündemin oluştuğu başka bir zaman görünmüyor.

Akdeniz Haber Arşivi: Yavuz Sondaj Gemisi Bölgede (Haziran 2019)

Ocak ayından bu yana hazırladığımız Doğu Akdeniz ve Kıbrıs çevresindeki gelişme arşivinde Haziran ayı çok sıcak geçti. Türkiye’nin ikinci sondaj gemisi Yavuz’un savaş gemilerinin korumasında Kocaeli’nden yola çıkmasıyla artan diplomasi trafiği ve bürokratların bölgeye yönelik açıklamaları artarken, birçok ülke de ‘tarafını belirledi’ diyebiliriz.

Doğal gaz keşiflerini, askeri tatbikatları ve bölge hakkında yaşanan diplomasi trafiğini kısa başlıklar halinde sizler için derledik.

1 Haziran: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez “Bölge dışı aktörlerin arkasına saklanarak, bir oldubittiyle, Kıbrıs Türklerinin hakkına göz dikenler, bu çılgınlıklarından şimdiden vazgeçsinler. Türkiye, Kıbrıs Türkünün ezilmesine dün nasıl seyirci kalmadıysa bugün de eli kolu bağlı tribünden seyretmeyecek.” Dedi.

KKTC Başbakanı Ersin Tatar, adadaki Türk askeri varlığının, adadaki barışı ve güvenliği sağladığına işaret ederek “Türkiye, barışın teminatıdır. Türk ordusu adadan çekilirse gerçek anlamda çatışma doğabilir” dedi.

3 Haziran: Güney Kıbrıs Savunma Bakanı Savvas Angelidis, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti Münhasır ekonomik bölgesini ihlal ederek Kıbrıs konusundaki gerçek niyetini ortaya koyduğunu söyledi ve “Hükümetimiz, Avrupa Birliği ve diğer dost ülkelerle beraber Türkiye’nin Kıbrıs sularındaki yasa dışı eylemlerini kınadı. Türkiye’nin ihlalleri, daha geniş Doğu Akdeniz bölgesi perspektifini tehlike atıyor ve bölge ülkelerinin güvenlik, refah ve gelişimini baltalıyor” ifadesinde bulundu.

4 Haziran: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Yavuz sondaj gemisinin Temmuz başı gibi, KKTC’den alınan bir lokasyonda sondajına başlamış olacağını duyurdu.

  • Yunanistan Savunma Bakanlığında görevli Korgeneral, erken seçim öncesi Türkiye ile güven artırıcı önlemlere ilişkin görüşmelerin dondurulması gerektiğini belirterek, istifa etti.

7 Haziran: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Amerikan Noble Enerji ile ilk gelir paylaşımı anlaşmasını yaptı. Rum Enerji Bakanı Giorgos Lakkotrypis, anlaşmanın 18 yıllık sözleşme süresi boyunca GKRY’nin Hidrokarbon Fonu için 9,4 milyar dolar gelir sağlayacağını açıkladı.

GKRY Enerji Bakanı Giorgos Lakkotrypis

Güney Kıbrıs’taki bu gelişmeye ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler şu anda münhasır ekonomik bölgelerde, özellikle Kuzey Kıbrıslı kardeşlerimin, Türk soydaşlarımızın haklarını sonuna kadar korumakta kararlıyız. Bu hakları kimse kusura bakmasın hiç ilgisi alakası olmayanlara da yedirtmeyiz” dedi.

Enerji Bakanı Fatih Dönmez, “Akdeniz’e gemi gönderdik, başta Kıbrıs Rum yönetimi olmak herkes ayaklanıp ‘burada Türklerin ne işi var’ dediler. Senin orada ne işin varsa benim orada o işim var” şeklinde konuştu.

8 Haziran: ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matthew Palmer, Doğu Akdeniz’in ülkesi için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “Doğu Akdeniz, ABD’nin bir dizi stratejik çıkarının ve önemli ortaklarının bulunduğu bir bölge. Biz Doğu Akdeniz’e, yeni hidrokarbon kaynaklarının bulunduğu, enerji kaynakları açısından da giderek önemi artan bir bölge olarak bakıyoruz” dedi.

10 Haziran: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, münhasır ekonomik bölgesi içerisinde yasadışı sondaj yapıldığı gerekçesi ile Fatih sondaj gemisinde çalışanlar ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile işbirliği yapan şirketlerin yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkardı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, GKRY’nin Fatih Sondaj Gemisi çalışanları ve TPAO ile iş birliği yapan yabancı şirketlerin yöneticileri hakkında tutuklama kararı çıkarmasına tepki gösterdi. Aksoy “Kıbrıs Türklerini yok sayarak ve haklarını gasp ederek hareket eden GKRY’nin bu haddini aşan kararı şayet doğru ise, bizim açımızdan hiçbir hükmü ve geçerliliği olmayacaktır. Bu cürette bulunduğu takdirde, gereken cevabı vereceğimizden de kimsenin şüphesi bulunmamalıdır” açıklamasında bulundu.

  • Şehit Teğmen Caner Gönyeli – 2019 Arama Kurtarma Tatbikatı, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Arama Kurtarma Teşkilatı’nda yer alan sivil ve askeri unsurların katılımıyla başladı.

KKTC Başbakanı Tatar, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve onunla iş birliği yapanlar kendi çıkarları için Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Doğu Akdeniz’den dışlamaya, haklarımızı arzu ettikleri gibi gasbetmeye çalışıyorlar.” dedi.

  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Türkiye’nin Akdeniz’de uluslararası hukuka uygun sondaj faaliyetlerine karşı hiçbir hukuki mesnedi olmayan tutum ve davranışlarının devam ettiğini belirterek, “Rum tarafından yapılan açıklamalar ve Fatih gemimizde çalışan personelimize karşı çıkarıldığı iddia edilen tutuklama tehdidi karşısında faaliyetlerimiz hiçbir aksamaya mahal vermeden devam etmektedir. Türkiye hiçbir tehdide boyun eğmemiştir ve bundan sonra da eğmeyecektir.” ifadesini kullandı.

11 Haziran: KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Doğu Akdeniz’de son zamanlarda yaşanan gerginlikler hiçbirimizin arzu ettiği bir durum değil. Bu zenginlikler hepimize ait. Eğer bu, bu şekilde yapılırsa ‘KKTC ve Türkiye’ye aynı şekilde davranmaktan başka seçenek bırakmıyorsunuz’ dedik. Ve şu anda bunun gerekleri yapılıyor.” açıklamasında bulundu

14 Haziran: Doğu Akdeniz’de düzenlenen Şehit Teğmen Caner Gönyeli Arama ve Kurtarma tatbikatı başarıyla son buldu. Tatbikatta, bir pilotun üniformasındaki, “Ayşe tatile çıktı” kabartmalı peçi dikkati çekti.

15 Haziran: Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, Portekiz Başbakanı Antonio Costa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Malta Başbakanı Joseph Muscat, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ve Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiades, Malta’da ‘AB Güney ülkeleri zirvesi’ gerçekleştirdi. Zirve sonunda yapılan açıklamalarda, Türkiye’nin, Kıbrıs’taki doğalgaz arama faaliyetleri sert şekilde eleştirildi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bu konuda “Türkiye, Kıbrıs münhasır ekonomik bölgesindeki yasa dışı faaliyetlerini durdurmalıdır. Avrupa Birliği, bu konuda bir zayıflık göstermeyecektir.” dedi.

  • Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras ise “Bu, Türkiye’nin uluslararası hukuku ihlal edici davranışlarını sona erdirmediği takdirde, Avrupa Birliği’nin spesifik önlemler alması gerektiğine ilişkin önemli bir işarettir. Kim uluslararası hukuka saygı göstermiyorsa, sonuçlarına da katlanır” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yaptığı “Türkiye, Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesinde sürdürdüğü yasa dışı faaliyetleri sonlandırmalı” şeklindeki açıklamasına sert cümlelerle yanıt vererek “Sen ne diyorsun ya, biz buralara kıyıdaşız, Kıbrıs’ta garantörüz. Türkiye garantör, Yunanistan garantör, İngiltere garantör. Sen kimsin?” dedi.

17 Haziran: KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, AB’nin yıllar önce yaptığı gibi, şimdi de tarihi hata yaptığını ve Kıbrıs sorununun çözümünde katalizör etkisi olabilecek enerji konusunun, yeni bir çatışma ve gerginlik alanına dönüştürüldüğüne işaret ederek, “Bu konuda Rumların tek yanlı girişimleri yanında buna destek çıkan uluslararası aktörler de gerilimi artırıyor. Aynı yanlış devam ettirilerek tarihi bir fırsatı daha göz göre göre heba ediyor” dedi.

18 Haziran: Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri konusunda Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ile konuştu. Çipras’ın Konsey’e, ‘Türkiye’yi kınama ve yaptırım uygulama’ çağrısı yaptığı açıklandı.

  • Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ersin Tatar başkanlığında toplanan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, kapalı Maraş’a uzman bir ekibin girerek, envanter çalışması kararı alındığını açıkladı. Bakanlar Kurulu’nun Kapalı Maraş konusunu değerlendirdiğini kaydeden Özersay, “Bu konuyla ilgili bilimsel envanterlerin değerlendirileceğini” söyledi. Özersay, “Hukuken KKTC’de askeri bölge statüsünde olan kapalı Maraş’ta çalışma yapılabilmesi için Bakanlar Kurulu koşullar hakkında değerlendirme yapacak” dedi.

20 Haziran: Türkiye’nin ikinci sondaj gemisi Yavuz, Kocaeli’den Akdeniz’e uğurlandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 6. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi Yavuz’un Akdeniz’deki ilk sondajına doğru yola çıktığını belirterek, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Magosa Körfezi’nde bulunan Karpaz-1 kuyumuzda üç bin 300 metre sondaj derinliğine ulaşacak olan Yavuz, buradaki çalışmalarını yaklaşık 3 ayda tamamlayacak.” dedi.

  • Milli Savunma Bakanlığından, Türk ve Yunan heyetleri arasında teknik düzeydeki görüşmelerin ikincisinin tamamlandığı bildirildi. Görüşmelerin yapıcı bir ortamda gerçekleştiği vurgulanan açıklamada, “İki ülke arasında uygulanabilecek Güven Artırıcı Önlemler ve Ege Denizi’nde iş birliğini artırmaya yönelik alınabilecek tedbirler görüşüldü.” ifadesine yer verildi.

21 Haziran: Brüksel’de yapılan AB üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları düzeyinde katıldığı zirvede, Türkiye’nin Akdeniz ve Ege’de “yasa dışı faaliyetlerine devam etmesi” kınandı. Bu durumun “ciddi anlamda endişe” yarattığı belirtilen bildiride, Türkiye’nin bu faaliyetlere devam etmesi halinde bu durumun AB-Türkiye ilişkileri açısından “doğrudan çok ciddi olumsuz sonuçlar” doğurabileceği vurgulandı. Zirvede Türkiye’den Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi talep edilerek, Doğu Akdeniz’de sondaj arama çalışmalarından uzak durması istendi.

  • Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz arama faaliyetlerinde ısrar etmesi durumunda bunun sonuçları olacağını söyledi. Çipras “Türkiye’nin saldırganlığında bir artış var. Bunu yalnızca Yunanistan’la ilişkilerinde değil, ABD ve Avrupa ile olan ilişkilerinde de gözlemliyoruz” şeklinde konuştu.

24 Haziran: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, “Bazı ülkelerin birçok askeri imkânlarını seferber ederek burada birtakım çalışmalar yürüttüğünü görüyoruz. Doğu Akdeniz’deki ülkelerin isimleri belli. Bunların dışında hiç alakası olmayan Fransa ve ABD gibi ülkelerin Doğu Akdeniz’de ne yapmaya ve ne aramaya çalıştığını sormak hepimizin hakkı. Başka ülkeler Fransa açıklarında doğalgaz aramıyorsa; ABD açıklarında başka ülkeler doğalgaz, petrol yatakları aramıyorsa; aynı şekilde şu an Doğu Akdeniz’e kıyısı ve sınırı bulunmayan ülkelerin bu bölgede bulunmaktaki amaçları tartışılmalıdır.” dedi.

25 Haziran: Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan Başbakanı kendine göre bir şeyler söyleyip duruyor. Ne söylerse söylesin. Biz Doğu Akdeniz’deki haklarımızı korumaya kararlıyız” dedi. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ise cevaben “Sayın Cumhurbaşkanı’na buradan sesleniyorum. Ben kendime göre değil; uluslararası hukuk adına, Avrupa Birliği adına ve hukuk kuralarına saygılı olan uluslararası toplumun adına, mantıklı ve gerçekçi bir dil kullanarak konuşuyorum. Yunanistan tek başına değildir. Bölgedeki istikrarın ve barışın sütun taşlarından biridir. Gerek Yunanistan’ın gerekse Kıbrıs’ın egemenlik haklarını, uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde korumakta kararlıyız.” dedi.

27 Haziran: ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye’ye karşı olan ve Ege ile Doğu Akdeniz’de gerginliğin daha da tırmanmasına yol açabilecek bir yasa tasarını kabul ederek, Senato genel kuruluna sevk edildi. Tasarıda, S-400 füze savunma sistemi alması halinde F-35 savaş uçaklarının sevkiyatının engellenmesi, ABD’nin Kıbrıs Rum Kesimi’ne 1987 yılından bu yana uyguladığı silah ambargosunun kaldırılması ve ABD’nin, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail arasında kurulan enerji ve güvenlik ortaklığına tam destek vermesi maddeleri yer alıyor.

Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis, ABD’nin ‘2019 Doğu Akdeniz’de Güvenlik ve Enerji İşbirliği’ yasa tasarısında kabul ettiği revizyonlara rağmen Kıbrıs’ın limanlarını ve altyapısını Rusya’nın ve diğer ülkelerin gemilerinin kullanımına sunmaya devam edeceğini belirtti. Tasarıya göre; ABD tarafından Rumlara uygulanan silah ambargosunun kaldırılması, Rusya savaş gemilerinin yakıt ikmali için Rum limanlarına yanaşmasının reddedilmesi şartını içeriyor.

28 Haziran: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Bu bölgede Türkiye’nin, Kuzey Kıbrıs’ın hakları var. Bu adı geçen ülkelerin nereye kadar hakları var. Hele hele Amerika’nın orada ne hakkı var? Amerika’nın Senatosu böyle bir kararı nasıl alıyor? Bunların hepsi soru işaretidir. Bakıyoruz son zamanlarda Senatonun önüne ne gelirse bunların kararını alıyor.” dedi.

Mayıs ayının özeti:

https://stratejikortak.com/2019/06/doguakdeniz-kibris-haber-arsivi-mayis.html

Suudi Arabistan’da Füzelerin Gölgesinde Ilımlı İslam Projesi

Suudi Arabistan’ın veliaht prensi, Muhammed bin Selman el Suudi, ülkeyi yöneten Selul ailesinin, yakın geçmişteki reformist temsilcisi konumunda bulunmaktadır. Krallığın hüküm sürdüğü Suudi Arabistan‘da füzelerin gölgesinde ılımlı islam projesi yürütülmeye çalışılmaktadır. Peki, bizzat veliaht prens Muhammed bin Selman’ın açıkladığı proje ya da reformlar, Suudi Arabistan’a uyacak mı? Uymazsa ileride ne gibi problemlere sebep olabilir?

Öncelikle ülkenin temel taşlarını incelemekte fayda var:

Kapitalist pazarın, ehemmiyetle petrol ticareti alanında en önemli devletlerinden biri konumunda bulunan krallığın ideolojisi, geleneksel İslam olarak tanımlayabileceğimiz, selefilik ile tanımlanıyor. Selefiliğe göre, İslam açısından en hayırlı zamanların, Hz. Muhammed peygamber dönemi ve beraberindeki sahabelerin yaşadığı tarihler olduğu, ardından bir sonraki nesil olan tabiin ve ondan sonraki nesil olan etbaut tabiin olduğuna inanılır. Esasında bu inancın temellendiği bir hadis mevcuttur:

Şablon kaynağı : www.sorularlaislamiyet.com
Şablon kaynağı : www.sorularlaislamiyet.com

Geleneksel İslam’dan Kasıt Nedir?

Geleneksel İslam’dan kasıt şu şekildedir; dinin inanç biçimi ve pratikleri, Hz.Muhammed dönemine göre olmalıdır. Örneğin bir ayet hakkında peygamber, ilaveten bir açıklama getirmediyse, açıklamaya dini açıdan gerek görülmediği için getirilmemiştir, sahabe soru sormadıysa, bu durumun bir hikmeti mevcuttur. Ya da misalen ayette Allah’ın eli lafzı geçtiyse, burada güç olarak tevil edilmesi yanlıştır, kendisine has bir el vardır,denilir ve fazlası için yorum yapılmaz.

Mezhebin mantığında, bir ayet,hadis veya vaka ekstra olarak açıklandıysa ona göre amel edilir, açıklanmadıysa da hikmetinden sual olunmaz. Bu bağlamda, Suudi Arabistan’ın kuruluşundan itibaren, Osmanlı Devleti ile tamamen farklı bir çizgide ilerlediğini görmekteyiz. Nitekim, Osmanlı Devleti, selefi veya Türkiye’de bilinen ismiyle, vahabi bir devlet değildir. Anadolu’daki İslamiyet anlayışı, doğunun etkisiyle gelen sufizm ile beraber, daha farklıdır. Pratik şeriat uygulamalarının toplumsal yönünden ziyade bireysel yönüne ağırlık verir. Esasında Türkiye’de vahabiliğin selefilik ile aynı tarihte çıkmış olduğu gibi bir yanılgı da mevcuttur lakin bu başka bir tartışma konusu olacağından ve konudan sapmaya neden olabileceğinden Suudi Arabistan’a geri dönelim.

Suudi Arabistan’ın Batılılaştırılması

Selefi hukukuna göre temellendirilmiş ve ideolojik öncülüğünü Muhammed bin Abdulvehhab’ın üstlendiği Suudi Krallığı, yıllar boyunca sert bir yönetim sergilemiştir. Yıllar ilerledikçe, globalleşen dünyada garp tesiri altına girmeye başlayan Suudi Arabistan, tepeden inme de olsa bir takım reformlarla batılılaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmaların esasında iki temel sebebinden bahsetmek mümkündür; kültürel ve ekonomik. 

Birinci husus, daha önce bahsedildiği üzere, Suudi Arabistan halkının bir kısmının, teknolojiyle beraber, özellikle Amerikan ve Avrupa kültürüne duyduğu sempatiyle, ihtiyaçlarının değişmesidir. Bu ihtiyaçların, faydası, zararı veya yeniden üretimi tamamen farklı alanların konusu olsa da, üzerinde epey düşünülmesi gereken bir meseledir. Diğer bir sebep ise ekonomiktir. Ülkesinin ekonomisinin tamamen petrole dayalı olmasından bir nebze rahatsızlık duyan veliaht prens, özellikle turizm gibi bir alanda da çalışma yapılması gerektiğini, bu açıdan da kültürel reformun gerekliliğine bağlantılı olarak projeler geliştirmeye başlamıştır. 

Ilımlı İslam Çalışmaları

27 Ekim 2017’de Kamu Yatırım Fonu’nun düzenlediği, yaklaşık altmış ülkenin katılımcı olarak bulunduğu Gelecek Yatırımlar Girişimi’nde konuşan Selman, ülkesinin ılımlı İslam’a döneceğini açıklamıştı.

Ilımlı İslam projesi bağlamda yapılan bazı çalışmalar (kronolojik sıralama gözetilmeksizin) şu şekildedir :

  1. Erkek ve kadının beraber gidebildiği ortak sinema salonlarının açılışı (1970’lerde ülkede bulunan sinema salonları, şeyhlerin tepkisi üzerine yasaklanmıştı.)
  2. Kadınlara seçme-seçilme hakkının verilmesi
  3. Kadınlara araç kullanma hakkı verilmesi
  4. Kadınların spor etkinliklerine katılmasına izin verilmesi
  5. Suudi Film Konseyi’nin kurulması
  6. Ferace ve siyah başörtüsü takmanın hafifletilmesi, bu konuda bulunan sınırın kaldırılması
  7. Kadınlara tesettürlü olarak katılma şartı da olsa ilk kez bir maraton düzenlendi. (El Ahsa Maratonu)
  8. 25 yaşının üstündeki kadınlara tek başlarına seyahat özgürlüğü verildi
  9. El Huber Belediyesi’nin başkan yardımcısı İman Abdullah el Gamidi isimli bir kadın oldu.
  10. Kadınlara iş kurma hakkı verildi
  11. Kadınların ulaşım ücretlerinin %80’nin Çalışma ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı tarafından karşılanacağı açıklandı.
  12. Kadınlara askeri görevlerde bulunma ve hukuk alanında çalışma hakkı verildi.
  13. Konserler gerçekleştirilmeye başlandı.
  14. Çizgi Roman Kongresi gerçekleştirildi.
  15. Eğlence sektörüne 64 milyar dolarlık yatırım yapıldı.
  16. Caz Festivalleri düzenlenmeye başladı
  17. Riyad’da opera gösterileri başladı.
  18.  Ünlü şarkıcı Nicki Minaj’ın konser vereceği belirtiliyor.

Peki, Selman’ın sözünü ettiği ılımlı İslam projesinde süreç ne kadar sağlıklı işliyor ve buradan doğabilecek sonuçlar nelerdir?

Ilımlı İslam Projesi Süreci

Şuan için uygulamala pratiklerinde, ciddi bir sorunla karşılaşılmadığını görmekteyiz. Halkın bir kısmının bu reform hareketine destek verdiğinin kanıtı niteliğinde gözükmektedir. Elbette, reform karşıtı ekstremist (aşırıcı) olarak tanımlanan kişilerin tutuklanıp, cezalandırılması konusunu da atlamamak gerek.

Veliaht Prens Selman’ın ölmeden önce gerçekleşmesini görmek istediği reform hareketinin temelde iki problemi olduğunu söylemek gerekir. Birinci problem, şuanki durumda Suudi Arabistan’ın askeri bağlamda ulusal güvenliğine daha fazla önem vermesi gerektiği. İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’ı hemen her gün, balistik füzelerle ve İHA’larla hedef almasının yanı sıra kimi zaman sınırı geçip bir Suudi askeri birliğini yok edecek kadar rahatça eylem gerçekleştirebildiği bir coğrafyadan bahsetmek mümkün. Bu bağlamda reformların önceliği konusunda aceleci davranıldığını söylemek normal.

Yemenli Husilerin elindeki bazı füzeler ve ulaşım kapasiteleri :

İkinci mesele, Suudi Arabistan halkının bir kısmının, yıllar boyunca yerleşmiş, ayet ve hadis ezberleme, pratikte bunu yaşamda uygulama gibi sosyolojik,psikolojik ve teolojik hususlarda bu reformlara karşı tutumunun nasıl olacağı…

Bu konularda özellikle, Suudi Krallığı’nın, devleti bina ederken koyduğu temellerde, müzikle, eğlenceyle, kadınlarla ilgili bir takım ayet ve hadisleri temel aldığı unutulmamalıdır:

Suudi Arabistan’da bu görüşte olan kişilerin şarkılar hususunda temel aldığı bazı ayetler ve müfessirleri şöyledir:

Ayetler ve Müfessirleri

Lokman 6-7 : İnsanlar arasında öyleleri vardır ki bilgisizlik yüzünden başkalarını Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlence vesilesi kılmak için eğlendirici sözleri alıp kullanırlar; işte bunları alçaltıcı bir azap bekliyor. Böyle birine âyetlerimiz okunduğunda sanki kulaklarında ağırlık varmış da onu işitemiyormuş gibi büyüklük taslayarak sırt çevirir. Ona acıklı bir azabı müjdele!

Eğlendirici/boş laf olarak çevrilen lehve’l hadis kelimesinin, İslam dünyasında önemli şahıslar olarak kabul edilen, Abdullah bin Mesud, Abdullah ibn Abbas, İbn Ömer, Cabir bin Abdullah, İbn Kesir gibi kişilerce şarkı,müzik olarak tefsir edilmesidir. Keza onlardan sonra gelen Mücahid,İkrime,İbrahim en Nehai gibi kişiler de bu tefsire uymuşlardır.

Ankebut 64: (Oysa onların tek gerçek kabul ettikleri) bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir; âhiret yurduna gelince işte asıl hayat odur; keşke bunu bilselerdi!

Bu konuda yine Arap Yarımadası’nda sahih kabul edilen hadis kaynakları ve temel hadisler mevcuttur.

“Ebu Mâlik el-Eş’arî radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir:

‘Ümmetimden bazı insanlar muhakkak içki içip ona adından başka isim takacaklar. Baş  uçlarında çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar şarkı-türkü söyleyecekler. Allah onları yere batıracak ve onlardan maymunlar ve domuzlar yaratacaktır.’ ‘ (Ibn Mace, 4020)

“İmrân b. Huseyn radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

Ümmetimden taşlanma, mesh (suret değişimi) ve hasf (yere batma) olur. ‘Ey Allah’ın Rasulü bu ne zaman olacak?’ diye sorulunca şöyle buyurdu: ‘Çalgı aletleri ortaya çıkar, şarkıcı cariyeler çoğalır ve şaraplar içilirse…’ ” (Tirmizi: 2213)

Velhasıl, bu tip örnekleri çoğaltmak mümkündür. Suudi Arabistan halkı konusunda sosyolojik bir araştırmaya girişmek için, temel mesele, selefi mezhebinin iyi anlaşılmasında yatar. Bu bağlamda, dünyanın radikal olarak adlandırdığı IŞİD, El Kaide gibi selefi-cihadi örgütler, Suudi Arabistan’daki ılımlılaşma projesine karşı olan kişilerin başvuracağı bir kapı haline gelebilirler ki, ülke, bu yazıya sığmayacak derecede geniş örneklerle açıklayabileceğimiz bir biçimde, bu duruma müsaittir.

Kaynakça:

Saudi Arabia: On The Road Of Reform


https://www.haberturk.com/haberleri/suudi-arabistan-reform
https://gulfnews.com/opinion/op-eds/saudi-arabia-on-the-fast-track-to-reform-1.62394698
http://www.hurriyetdailynews.com/rapper-nicki-minaj-to-perform-in-saudi-arabia-144689
Suudi Arabistan Hukuk Sisteminde Çalışma Yaşamının Düzenlenmesi – Mehmet Gemalmaz

https://stratejikortak.com/2017/07/suudi-arabistanda-din-devlet-iliskileri.html