Suudi Arabistan – PYD/YPG İlişkisi

Türkiye’nin büyük terör tehdidi olarak kabul ettiği PYD (Demokratik Birlik Partisi) ve onun askeri uzantısı YPG (Halk Koruma Birlikleri) örgütü son yıllarda ABD’nin yoğun bir biçimde ekonomik ve askeri olarak desteğini almaktadır. Öyle ki, örgüt, IŞİD ile mücadelede, muhalifler yerine “tercih edilmiş” bu bağlamda militanları eğitilmiş ve bugün itibariyle Suriye’nin enerji sahasının büyük bir kısmında hakimiyet sağlamıştır. Bugün ortalama olarak Suriye haritası bu şekildedir :

PYD’nin müttefikliği yalnızca Amerika Birleşik Devletleri ile sınırlı değildir. Mısır,Fransa,İsrail,Rusya gibi ülkelerle de iyi ilişkiler halinde bulunan örgütün bir kanadının da İran ile bağlantılarının bulunduğu bilinmektedir. Öte yandan, medyada kendisine pek fazla yer bulmamış bir başka ittifaktan daha söz etmek gerekir. Suudi Arabistan – PYD/YPG ilişkisi…

Genelde, Amerikan müttefiği Körfez Ülkeleri‘nin, özelde ise Suudi Arabistan’ın PYD ile olan ilişkisi Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimin artışıyla beraber, oldukça geliştiğini görmekteyiz. Elbette Mısır’da Mursi’ye yönelik gerçekleştirilen darbe hakkındaki pozisyon belirlemede de Katar ve Türkiye’nin Suudi Arabistan’dan ayrı bir şekilde politika izlemesinin etkisini de yadsıyamayız. Önceki yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri tarafından PYD’ye sağlanan desteğe bugünlerde Suudi Arabistan da ortak olmuştur. Suudi Arabistan ve PYD arasındaki ilişkiye kronolojik olarak bakacak olursak:

14 Haziran 2017 tarihinde PYD kontrolündeki Kamışlı kentinde, Amerikalı ve Suudi istihbarat yetkililerinin Suriye’nin doğusunda IŞİD’e karşı alınacak önlemler, petrol ve doğalgazın çıkartılması, işlenişi, pazarlanışı konusunda görüşmeler gerçekleştirildi. İddialara göre Humus çölü üzerinden Tenef’e taşınacak olan petrol, oradan Ürdün’e, sonrasında da İsrail üzerinden Avrupa’ya veya diğer müşterilerine satılacaktı.

Fotoğraf, Yeni Şafak’tan alınmıştır.

2017 yılının Ekim ayında, Suudi Arabistan Körfez İlişkileri Bakanı Tamer el Şahban, Rakka’yı ziyaret ederek, ABD’nin dönemin, IŞİD’le mücadeleden sorumlu askeri yetkilisi Brett McGurk ve PYD’nin çatısını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne bağlı Rakka Sivil Konseyi yetkilisi Amed Sido ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde Rakka’nın yeniden inşasının konuşulduğu belirtildi ve bunun dışında bir açıklama yapılmadı.

Brett McGurk

2018 yılının Kasım ayında BAE ve Suudi Arabistan’ın Amerikalı yetkililer ile PYD bölgesine asker gönderme konusunda fikir alışverişlerinde bulundukları haberleri yayılmaya başlarken, aynı yılda Nisan ayı içinde Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el Cübeyir bu konuda görüşmelerin devam ettiğini basına duyurmuştur. Yine aynı yıl içinde, Suudi Arabistan Ağustos ayında PYD bölgelerine 100 milyon dolarlık yardım yapılacağı sözü verildi ve Ekim ayında ödeme tamamlandı.

Adil El Cübeyr

Türkiye’nin Suriye konusunda İran ve Rusya ile görüşmeler gerçekleştirmesi Suudi Arabistan’ı oldukça rahatsız etmektedir. 2018 yılının Mart ayında, Suudi veliaht prens Muhammed bin Salman bu politikayı, Mısır’ın Al-Shorouk gazetesine verdiği demeçte, bir “Şeytan Üçgeni” olarak nitelendirmiş ve karşı olduklarını iletmiştir. Amerika’nın bölgesel müttefiği olan Suudi Arabistan ve beraberindeki Körfez Ülkeleri’nin, PYD ile daha yakın ilişkiler içine girmeye çabaladığını, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Afrin Operasyonu başladığında bunu, Türkiye’nin Afrin’deki Kürt halkını yağmalaması ve izole etmesi olarak yorumlamasından anlamaktayız.

Amerika Birleşik Devletleri, PYD’ye yardımlarını, Trump’ın bölgeden çekilme açıklamasına rağmen sürdürmektedir. Lojistik ve askeri yardımlar bugün devam eden IŞİD karşıtı operasyonlarda hava desteğiyle de sürmektedir. Öte yandan örgüte mali yardımın fonlayıcısına ihtiyaç duyan Birleşik Devletler, bunun Suudi Arabistan ve müttefikleri tarafından sağlanması konusunda da baskılarını arttıracaklardır.

Kaynaklar:

https://www.reuters.com/article/us-saudi-turkey/saudi-prince-says-turkey-part-of-triangle-of-evil-egyptian-media-idUSKCN1GJ1WW
https://www.al-monitor.com/pulse/originals/2019/02/uae-syria-turkey-containment-efforts-kurds-erdogan.html#ixzz5gtS2gDNh
https://www.yenisafak.com/dunya/petrolu-paylastilar-2720742
https://www.mei.edu/publications/new-turkey-saudi-crisis-brewing
https://www.reuters.com/article/us-mideast-crisis-syria-coalition/saudi-minister-visits-north-syria-for-raqqa-talks-idUSKBN1CO2HG
https://www.washingtonpost.com/world/national-security/saudi-arabia-transfers-100-million-to-us-amid-crisis-over-khashoggi/2018/10/17/22b23ae1-c6a4-43a4-9b7d-ce04603fa6ab_story.html?noredirect=on&utm_term=.ac00dcc6794d

Bağlantılı diğer linkler:

https://stratejikortak.com/2018/12/gundem-olmamis-yikim-rakka-savasi.html

https://stratejikortak.com/2018/09/suriye-ypgye-yonelik-suikastler.html

Mısır’ın Vietnam’ı: 1962 Kuzey Yemen İç Savaşı

Arap yarımadasının güneyinde yer alan Yemen, 1918 yılında İmam Yahya’nın önderliğinde Osmanlı’dan bağımsızlığını ilan etmişti. Ancak bu ülke günümüzdekinden farklı olarak sadece Kuzey Yemen’den oluşuyordu. Çünkü ülkenin güneyi daha önceden İngilizler tarafından işgal edilmiş ve Aden kenti merkezli bir protektora kurulmuştu.Bu Kuzey Yemen’de kurulan devlet, Yemen İmamlığı veya Yemen Mütevekkili Krallığı olarak bilinen bir monarşiydi. Bölgede en önemli rakibi ise sınır sorunları yaşadığı, kuzey komşusu Suudi Arabistan’dı.

Konuyu anlamak için yaptığımız bu girişten sonra Soğuk Savaş yıllarına gelirsek İmam Ahmet yönetimindeki Yemen 1958 yılında hem iç sesler hem de Suud baskısından korunmak için Mısır ve Suriye’nin oluşturduğu Birleşik Arap Cumhuriyeti ile bir işbirliği antlaşması imzaladı. Ancak birliğin 1961 yılında çözülmesi ile Mısır-Yemen ilişkileri de bozuldu. Arap dünyasının liderliğine soyunan Cemal Abdül Nasır’ın popülaritesi zayıflamıştı. Nasır, aslında önceden beri monarşinin yıkılması taraftarıydı. Birliğin dağılmasıyla, hem kaybolan popülaritesini hem de Yemen’de bir müttefik kazanarak Kızıldeniz üzerinde tam hakimiyet kurmak için monarşinin yıkılmasına yönelik çalışmalar yaptı. Bunların en önemlisi Mısır’dan yayın yapan ve Nasır’ın ateşli konuşmalarını yayınlayan radyo kanalıydı.

Yemen, ordusunu eğitmek için Irak ile bir antlaşma imzalamıştı. Irak’a giden ve orada Irak monarşisinin yıkılmasına tanıklık eden subaylar halihazırda içinde bulunan durumdan en çok etkilenen kesimdi. Ancak baskın kişiliği ile bilinen İmam Ahmet’in liderliği, kendisine karşı kurulacak tertiplerin önündeki en büyük engeldi. Gizli görüşmeler devam ederken 1962 yılının Eylül ayında beklenmeyecek bir şey oldu ve İmam Ahmet’in öldüğü duyuruldu. Askerlerin beklediği fırsat ayaklarına gelince planlarını uygulamaya koydular. Ahmet’in oğlu, yeni İmam olacak Bedir’e biat etmeyip kılıç kuşanma törenini iptal ettiler. Harekatın başında Kraliyet Muhafız Alayı’nın komutanı, Nasırcı Abdullah as-Sallal vardı. Başkentteki hakim noktaları ve kraliyet saraylarını tutan askerler radyodan cumhuriyetin ilan edildiğini duyurdular. Sarayı bombalamaya varan çatışmalardan sonra yönetimi ele geçirdiler. Böylece Yemen Arap Cumhuriyeti kurulmuş oldu. Ancak öldüğü duyurulan İmam Bedir, saraydan kaçmış ve kırsal alandan Suudi Arabistan sınırına doğru gitmekteydi.

Abdullah as-Sallal ve hemen arkasında Cemal Abdül Nasır

İmam Bedir, kendisi ulaşmadan onun hayatta olduğu haberi Suudi sınırına ulaştı. Kuzey sınırındaki imamlığını kabul eden Zeydi kabileler ile birleşti. Suudi yönetimi de hemen Yemen sınırındaki Necran ve Cizan bölgelerine askeri yığınak yaptı. Monarşistlere silah yardımına başladı. Bu iki taraf birbirleri ile eski düşman olmalarına rağmen yeni ortak düşman karşısında birleşmişlerdi. Nasır ve onun milliyetçi, cumhuriyetçi söylemlerinden çekinen Suudi Arabistan, hemen güneyinde bu eğilimde bir ülke olmasını kabul etmiyordu.

Bununla beraber Yemen küçük bir ülke olması sebebiyle asker sayısı az, cumhuriyetçilerin gücü de zayıftı. Belli başlı şehirlerde hakimiyet cumhuriyetçilerin elindeyken kırsal alanda ülkedeki değişimden haberdar olmayanlar bile vardı. İmam Bedir’in ölmediği ve Suudiler ile işbirliğine gittiği öğrenilince Mısır cephesinde hareketlilik başladı. Askeri istihbarat, müdahale edilmez ise cumhuriyetin ömrünün kısa olacağını bildirirken, karşı cephenin genellikle kabilelerden oluştuğunu küçük bir harekatın bunları korkutmaya yeteceğini söyledi. Böylece Mısır, Yemen Arap Cumhuriyeti’ne askeri destekte bulunacağını açıkladı ve Yemen’e asker gönderdi.. Kuzey Yemen İç Savaşı’nın tarafları belirginleşmişti.

Güney Yemen’i idare eden İngiltere kuzeyde kurulan cumhuriyetin güneyi etkileyeceğini hesap ederek yeni hükümeti tanımadı. ABD, Mısır’ın gönderdiği askerleri geri çekmesini istedi. Nasır’ın cevabı, İmam Bedir’e olan Suudi desteği son bulursa askerlerini geri çekeceğim oldu. Tabi Mısır, Yemen ordusunun eğitimi için ciddi bir miktar askeri bu şartın dışında bırakıyordu. Bir diğer kraliyet rejimleri Ürdün ve İran, Suudi Arabistan üzerinden İmam Bedir’in yanında yer aldı. Hatta bazı kaynaklara göre Mısır’ın ana düşmanlarından İsrail bile kraliyet yanlılarına yardım etti.

Başkent San’a’ya gelen Mısır kuvvetleri harekete geçerek çevre alanlara yayılmaya başladı. Şehirlerden uzaklaştıkça lojistik destekten mahrum kalan askerler zorlu bir süreçten geçiyordu. Burada kısaca Yemen coğrafyasından da bahsetmek gerekir. Arap yarımadasının güneybatısında kalan Yemen’in kıyıdaki dar düz bölgelerinden sonra geri kalanı yüksek bir plato ve çöl alanlarından oluşur. Şehirlerde hâkimiyeti devam ettiren Mısır askerleri yüksek dağlık alanlardaki kırsala girdikçe hareket kabiliyetlerini kaybettiler. Mısır’dan getirilen zırhlı birlik buralara giremezken, kabileler develer ile daha hızlı hareket ediyordu. Kaynak bakımından da kuzeydeki Suudi Arabistan nedeniyle daha avantajlı durumdaydılar. Cumhuriyetçiler ise görece daha uzaktaki Mısır’dan asker ve teçhizat gelmesini bekliyordu.

1964-65 yıllarında savaş tam anlamı ile Mısır için çıkmaza dönmüştü. Kaybedilen asker, para ve siyasi otorite büyük boyutlara ulaşmıştı. Mısır ekonomisi zor duruma düştü. Burada Sovyet desteği devreye girerek Mısır’ın Yemen’e bir hava köprüsü oluşturmasına yardım etti. Mısır uçakları, kraliyet yanlılarının tedarik yollarını kesmek için Suudi topraklarını bombaladı.

Sovyet tankları Yemen’de

Ancak savaşın Mısır’a verdiği zarar her geçen ay devam etti. Mısır, Yemen’e 70 bine ulaşan bir asker göndermişti. Savaşın ekonomik ağırlığının yanında bu durum Mısır’ın savunmasını da sekteye uğratıyordu. Çünkü gönderilen askerler elit birliklerden oluşmaktaydı. Hatta ilk gönderilen askerler özel kuvvetlere mensuptu. Bununla beraber savaşın sosyal, ekonomik ve siyasi baskısından kurutulmak isteyen Nasır, İsrail üzerine yönelttiği söylemlerini daha da sertleştirdi. Buradaki amaç, Mısır kamuoyunun dikkatini başka yönlere çekebilme çabasıydı.

Bu süreç adım adım 1967 Arap-İsrail Savaşı’na taşındı. Savaş sonucunda Mısır büyük bir yenilgi aldı. Sina yarımadası İsrail tarafından işgal edildi. Nasır bütün sorumluluğu üstüne alıp istifa ettiğini açıkladı. Mısır halkı ve çevresindekiler tarafından ikna edilip istifadan vazgeçse de Arap dünyasındaki otoritesini büyük ölçüde kaybetti. 1967 savaşının bir diğer sonucu da Mısır’ın askerlerini geri çekmesi oldu. Suudi Arabistan ile yapılan antlaşma ve ekonomik yardım sözüyle Mısır askerleri Yemen’den ayrılmaya başladı.

Bu durum cumhuriyetçilerde büyük bir şaşkınlığa neden oldu ve Mısır’ı kendilerini yalnız bırakmakla suçladılar. Mısır askerlerine öfke o kadar büyümüştü ki ayrılmadan önce son kez çarşıya çıkan askerler Yemenliler tarafından darp edilmişti. Benzer bir akıbeti darbeden beri Nasırcı çizgisini devam ettiren başkan Sallal da paylaştı. Mısır askeri ülkeden ayrılır ayrılmaz koltuğundan edilip, öldürüldü. Yönetim üçlü bir konseye geçmişti. Kesilen Mısır desteğinden sonra cumhuriyetin yıkıldığı düşünülebilir, ancak öyle olmadı. Çünkü Mısır desteği bittiği gibi kraliyet yanlılarına verilen destekte kesilmişti. Suudiler Nasır’dan nefret eden bir yeni komşu kazanmıştı, Mısırla yapılan antlaşmalar neticesinde yaptığı yardımları sonlandırdı.

İç savaş 1967’den sonra 3 yıl daha devam etti. 1970 yılında Suudi Arabistan’ın Yemen Arap Cumhuriyeti’ni tanımasıyla 8 yıl sonra son buldu. Literatüre Mısır’ın Vietnam’ı olarak geçen bu savaş Soğuk Savaş’ın geri planda kalan bir aşamasıydı. Sovyetler Birliği, Mısır aracılığıyla Yemen’e pilot ve askeri danışman gönderirken, ABD ve İngiltere, Suudi Arabistan ve kralcılara destek vermiştir. Suudilere yapılan mali desteğin yanında Mısır uçaklarının Suudi kentlerini bombalaması üzerine bu sınır kentlerine hava savunma sistemleri yerleştirilmiştir.

1960’lı yıllardaki bu savaş, ideolojik ve siyasi etki bölgesi ile alakalı iken günümüzde Yemen’de devam eden savaş mezhepsel ve siyasi etki bölgesi kurmakla alakalıdır. O dönem Zeydi(Şii) kralcılara destek veren Suudi Arabistan bugün Zeydi Husilere karşı  o dönemki rakibi Mısır ile beraber savaş açmış durumdadır. O dönem kraliyet rejimlerinin devamlılığı için Suudiler ile beraber kralcıları destekleyen İran, bugün bölgede Suudi egemenliğini kırmak, kendi mezhepsel etki alanı genişletmek için Zeydi Husilere yardım etmektedir.

Şehmus Kızılkan

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

Nijerya ve Çevresinde Büyüyen IŞİD: Batı Afrika Vilayeti

Nijerya’da IŞİD’in ortaya çıkışından günümüze yaşanan süreci kaleme almaya çalıştım.

Nijerya’da, IŞİD‘e biat etmeden önce “Boko Haram” adlı Selefi bir örgüt 2002 yılında Muhammed Yusuf tarafından kuruldu. Adı Boko Haram, yani “Batı Eğitimi Haram” anlamına gelen bu örgüt, Nijerya hükümetine ve hükümete bağlı okullara saldırılar düzenleyerek adını duyurdu. Örgütün amacı, Nijerya’yı ‘kendi şeriat anlayışına’ göre yönetmek olarak açıklandı. Boko Haram örgütü, 2014 yılında yaptığı okul baskınları ile dünya medyasında yer buldu. Örgüt, okullardan kaçırdığı yüzlerce Hristiyan kız çocuğunu Müslüman ettirerek örgüt üyeleri ve kendi bölgesinde bulunan halktan bazı kişilerle evlendirdi. 7 Mart 2015 yılında örgüt, dünyanın çeşitli yerlerindeki Selefi örgütler gibi IŞİD’e biat etti. Örgüt lideri Şekau, bizzat kendisinin bulunduğu videoda IŞİD lideri Ebu Bekir El – Bağdadi’ye biatını açıkladı ve IŞİD ‘in “Batı Afrika Vilayeti” emiri oldu. Boko Haram, IŞİD’e biatından sonra faaliyetlerine kaldığı yerden devam etti. Örgüt, okulları yakıp öğrencileri kaçırmaya devam ederken, eski faaliyetlerinde pek bir değişiklik olmadı (2016 sonuna kadar).

7 Mart 2015 ‘te Boko Haram lideri Ebu Bekir Şekau ‘nun IŞİD lideri Ebu Bekir El Bağdadi’ye biat ettiği görüntü.

Boko Haram Lideri Ebubekir Şekau’nun Görevinden Alınması ve Sonrasında Yaşananlar

Boko Haram örgütü silahlı faaliyetlerine 2009 yılında liderleri Muhammed Yusuf’un tutukluyken öldürülmesi ile başlamıştı. Muhammed Yusuf’tan sonra liderliğe Ebu Bekir Şekau geçmiş ve örgütün faaliyetlerine yön vermişti. Şekau, önceden olduğu gibi IŞİD’e biatından sonra da kendi başına hareket etmiş, merkezden gelen uyarıları pek dikkate almamıştı. Öyle ki, sert bir yapısı olan Şekau’nun yaptığı bazı saldırılar, okul konusunda sivil insanlara aşırı sert müdahele etmesi ve hatta okulları yakması IŞİD lideri Bağdadi tarafından ‘emirlere uymadığı’ gerekçesiyle görevden alınmasına sebep oldu.

Şekau‘nun yerine “Ebu Musab El-Barnawi” emir olarak atandı.

Barnawi döneminde Batı Afrika Vilayeti okullara yapılan saldırıları ve kız çocuklarını kaçırmayı büyük oranda durdurdu, daha çok “halka hizmet” amacıyla devlet gibi hareket etmeye başladı. Şekau, Ağustos 2016 ‘da emirlik hayatının bitmesinden sonra kendisiyle gelen örgüt üyeleri ile birlikte ülke kuzeyine çekildi ve “özerk” olarak faaliyetlerine devam ediyor. Şekau’nun görevden alınmasından sonra ortaya birçok iddia atılsa da genel olarak Şekau’nun hala IŞİD’e bağlı olduğu, sadece emirlikten alındığı için kendi başına ayrı faaliyet yürüttüğü görülüyor.

2016’da görevinden alınan ve birkaç bin kişilik grubu ile ayrı faaliyet yürüten Ebu Bekir Şekau.

Şekau ve ekibi hala birkaç bin örgüt üyesi ile bölgede faaliyetlerini yürütürken, direkt IŞİD’e bağlı Batı Afrika Vilayeti’ne göre gücünü git gide kaybediyor. Taraflar arasında sıcak çatışmalar yaşanmıyor, sadece Batı Afrika Vilayeti ‘nin çok güçlü hale gelmesi Şekau’nun önemini kaybedip sadık adamlarının Batı Afrika Vilayeti’ne katılmasına yol açıyor.

(Bu başlıktan sonraki yazılarda direkt IŞİD’e bağlı olan Batı Afrika Vilayeti’nden bahsedeceğiz.)

Örgüte Bağlı Batı Afrika Vilayeti’nin Kontrol ve Faaliyet Alanları

Eski adıyla Boko Haram’ın, şimdiki ismiyle Batı Afrika Vilayeti’nin kontrol alanlarını ve faaliyet gösterdiği bölgeleri inceleyeceğiz.

Örgüt kurulduğu yıllardan beri, Nijerya’nın kuzeydoğusunda bulunan “Sambisa” ormanlarında faaliyet gösteriyor. Nijerya ordusunun 2016-2018 yılları arasında ormanlarda yaptığı yoğun operasyonlar sonucunda ve örgütün 2018’den bu yana birçok yerleşim yerini ele geçirmesinin de ardından ‘örgütün kalesi olarak nitelendirilen Sambisa ormanları eskiye oranla arka planda kalmış durumda.

Batı Afrika Vilayeti, 2017 – 2018 yılları arasında ağır kayıplar verip Borno eyaletindeki yoğun ormanlık alanlara çekilse de günümüzde Çad Gölü’nün çevresini büyük oranda kontrol ediyor. Çad Gölü, örgütün günümüzdeki kalesi olarak biliniyor ve örgüt buradan Çad, Nijer, Kamerun ve de Nijerya’daki faaliyetlerini yönetiyor. Çad Gölü’nün çevresinde bulunan yağmur ormanları örgüte büyük bir avantaj sağlarken, Nijerya ordusu için ise büyük bir dezavantaj. Ayrıca gölün çevresindeki büyük kasabalar ve onlarca köy örgüt kontrolünde buluyor. Son yapılan açıklamalarda örgütün Çad Gölü çevresindeki hakimiyetinin Kıbrıs adasının tamamından daha büyük olduğu söylendi. Bu aynı zamanda binlerce kişinin örgüt denetiminde yaşadığını, balıkçılık ve birçok faaliyetin örgüte büyük maddi kazanç sağladığını gösteriyor.

Örgüt, Ocak 2019’dan bu yana Borno eyaletinde bulunan Monguno, Kukawa, Gudumbali, Sabon Gari, Baga, Malam Fatori, Magumeri, Bula Bul (Çad Gölü’ne yakın olduğu için stratejik olarak önemli.), Gajigana, Geidam, Kongorwa, Damasak, Dikva gibi kasabalara sürekli büyük çaplı baskınlar düzenleyip Nijerya ordusuna ağır kayıplar verdiriyor, çok sayıda askeri aracın yanında büyük miktarda cephane de ele geçiriyor.

25 Nisan 2019’da örgütün Baga kasabasına yaptığı saldırı sonucu kasaba örgüt tarafından ele geçirildi ve Tank, ZPT, ZMA, BMP , BM – 21 Grad, Otokar Cobra da dahil çok sayıda zırhlı araç örgütün eline geçti. Daha sonra Nijerya ordusu ve Afrika Koalisyonu kasabayı şiddetli çatışmalardan sonra örgütten geri aldı.

Haritamızı küçültüp eyaletlerin durumuna bakarsak; Batı Afrika Vilayeti, Nijerya’nın kuzeyinde bulunan Borno eyaletinin büyük kısmında etkin. Borno eyaletine komşu olan Yobe eyaletinde ise saldırılar ve örgüt faaliyetleri çok daha az. Örgütün öncelikli hedefi Borno eyaletinde Nijerya ordusu hatlarını çökertmek, daha sonrasında ise şehirlere ve diğer eyaletlere doğru yayılmak. Bu amaç doğrultusunda örgüt, Borno eyaletinin en büyük şehri olan Maiduguri şehrinin birkaç kilometre yakınında bulunan Nijerya ordusu mevkilerine saldırılar düzenliyor, şehrin havaalanını ve şehri koruyan askeri birlikleri Grad füzeleri ile hedef alıyor.

Ayrıca Batı Afrika Vilayeti, Nijerya’nın müttefiki olan ve sahada da görülen Çad ve Nijer (Afrika Koalisyonu) ile de savaş halinde. Bu ülkelerin birbiri ile bağlantısını kesmek için Nijer – Nijerya sınırında bulunan Diffa şehri (Nijer toprakları içinde) ve çevresinde hem Nijer hem de Nijerya ordusuna sık sık saldırılar düzenliyor. Örgüt, çok sık olmasa da yine sınıra yakın olan Mallam Fatori kasabası ve Diffa şehri çevresindeki askeri pozisyonlara Grad ve havan atışları düzenliyor.

Çad Gölü Havzası

Çad Gölü etrafında son durum:

  • Siyah bölge IŞİD ‘in kontrol ettiği alan.
  • Siyah noktalar IŞİD’in sık saldırı düzenlediği yerler.
  • Kırmızı ve mavi noktalar ise örgütün yeni saldırı noktaları ve örgüte yapılan operasyonlar.

IŞİD’in yoğun olarak faaliyet gösterdiği ve örgütün kalesi konumundaki Borno Eyaleti.

IŞİD’in Batı Afrika Vilayeti Askeri Gelişim ve Envanter Durumu

Örgüt, 2009 ‘dan 2018 yılına kadar makineli silah yüklü pikapları sık sık kullanıyordu. AK-47, RPG-7 gibi hafif ve orta sınıf silahlar ise örgütün saldırılarının temelini oluşturuyordu. Askeri kamuflajlar örgütün her üyesinde olmuyor, bazı örgüt militanları kot pantolon ile çatışmalara gidiyordu. Günümüzde ise makineli silah yüklü pikapları Irak ve Suriye ‘de olduğu gibi kalın bir zırhla donattılar. Bu zırhlar kısa süreli çatışmalarda büyük bir fayda sağlıyordu. Sadece pikapları değil, SVBİED’leri (canlı bombalı araç) de zırhla donatıp Nijerya ordusuna karşı kullanıyorlar. Günümüzde eskiye oranla ellerinde daha çok silahlı/silahsız pikap var ve yaptıkları baskınlarda genellikle 5 – 15 arası pikap kullanıyorlar. Örgüt, 2018 ‘in son aylarında ve 2019’un ilk 5 ayında yaptığı baskınlarda ve ele geçirdiği askeri noktalarda çok sayıda zırhlı araç da ele geçirdi, bu araçlar ilk başlarda sık ağaçlı ormanlara saklansa da Suriye ve Irak’tan gelen teknisyen ve komutanların talimatları doğrultusunda artık çatışmalarda yerini almaya başladı. Özellikle 25 Nisan 2019‘da Baga kasabasını ele geçiren örgüt AML-60, REVA APC, ZMA ‘nın yanında Otokar Cobra ve bir adet de BM-21 Grad ele geçirdi. Nijerya hava kuvvetleri, aynı gün içinde bazı zırhlı araçları imha etse de bu yeterli olmadı.

Örgüt, yaptığı saldırılar sonucu çok sayıda araç ve büyük miktarda askeri malzemeyi ele geçirip hem envanterini büyütüyor hem de çeşitlendiriyor. Öyle ki örgüt, RPG-7’nin yanında RTB – 7MA, RHEAT – 7MA2, PG – 7V, OGİ – 7A, PG – 7V gibi roket mermilerini ve AK – 47’nin yanında HK-21, Tar-21, Daewoo K2, AKM, Type 56, AR-10, FN- MAG, AK-74, AGR-47 gibi silahları da sıklıkla kullanıyor.

Öte yandan Batı Afrika Vilayeti, 122mm.’lik Grad ve çeşitli kalibreli havan toplarına da sahip. Örgütün az da olsa Tankı, ÇNRA’sı ve 130 mm’lik topları var. Bunları kullanmaya yeni yeni başladılar, ilerde ele geçirdikleri ağır silahlar ile topçu birlikleri kurup etkin olarak savaşa girmeleri muhtemel gözüküyor.

IŞİD’in Nijerya ordusundan ele geçirdiği zırhlı araçlar: 1)AML-60, 2)REVA APC, 3)Otokar Cobra

IŞİD’in Batı Afrika Vilayeti Askeri Stratejisi

İlk olarak Nijerya ordusunun askeri noktalarından bahsedeceğiz. Nijerya ordusuna ait çoğu üs ve askeri nokta ülke sömürge altındayken yapılmış, yani zayıf ve yetersiz. Askeri noktaların tamamına yakınında sağlam bariyer ve engeller yok; toprak siperler, kum torbasından yapılmış mevziler ve derme çatma hatlar var. Daha büyük üslerin durumu ise biraz daha iyi, çevrelerindeki savunma hatları yetersiz olsa da askeri noktalar gibi açık hedef değiller.

1’nci karede Nijerya ordusunun Kareto’daki üssünü, 2’nci karede ise üsse saldıran ve zayıf savunma hatlarını aşıp içeri giren IŞİD militanlarını görüyoruz.

Genel olarak örgütün düzenlediği saldırılar, 5 – 15 arası pikapla askeri noktaları ve üsleri basmaya dayanıyor. Pikapların tamamına yakını makineli silahlar ile donatılmış olup ortalama 10 örgüt üyesi taşıyor. Makineli pikaplar hedefi birkaç yönden çevreledikten sonra hedefe yoğun atışlar yapıyor. Pikaplardan inen militanlar zayıf savunma hatlarını aşıp içeri giriyor. Saldırıların çoğu başarılı oluyor ve Nijerya ordusu onlara, yüzlere varan kayıplar veriyor.

(Nijerya ordusuna ait askeri noktalara saldıran IŞİD militanları. Pikapların çatışmalardaki rolünü 2’nci kareye bakarak görebiliriz.)

Örgütün baskınlardan sonra en çok uyguladığı taktik ise pusu. Operasyon için gelen Nijerya ordusuna ait konvoyları, takviye birlikleri ve operasyon esnasındaki askeri birlikleri hedef alan pusular her defasında IŞİD lehine bitiyor. Örgüt, hem onlarca askeri öldürüp çok sayıda askeri aracı imha ediyor hem de araç ve büyük miktarda askeri malzeme ele geçiriyor. Zaten zayıf hava gücüne sahip ordu, askeri konvoylara havadan destek veremiyor. Bu durumda konvoylar örgütün haberi olduğu müddetçe açık hedef haline geliyor.

Birkaç gün önce Sabon Gari kasabasında IŞİD’in attığı pusu sonucu ele geçirdiği araçlar ve askeri malzeme. (Pusu sonucu yaklaşık 15 Nijerya askeri öldü.)

IŞİD’in bir diğer taktiği ise askeri hedeflere havan ve grad atışları yapıp düşmanı baskı altında tutmak ve askeri / mali kayıplar verdirmek. Örgüt, aralıklarla Nijer – Nijerya sınırında bulunan Diffa şehrine ve Borno eyaletinin en büyük şehri olan Maiduguri çevresindeki askeri birliklere grad atışları yapıyor. Şehir çevresindeki üsleri ve bu iki şehrin havaalanını vurarak hem askeri /maddi kayıplar verdiriyorlar hem de askerleri olumsuz etkiliyorlar. Grad roketinin menzilinin uzun olması da örgütün uzaktaki hedefleri vurarak güç gösterisi yapmasını sağlıyor. Örgüt, daha kısa mesafelerde bulunan askeri hedefleri ise havan topları ile hedef alıyor. Çeşitli kalibrede havan topuna sahip örgüt, üyelerine verdiği eğitim sonucu askeri hedeflere isabetli atışlar yapıyor.

IŞİD’in Diffa Havaalanı’na yaptığı grad atışı..

IŞİD’in Nijerya’da Uyguladığı Nadir İngimaşi (intihar komandosu) Saldırıları

Örgüt elindeki bölgelerde Selefi ideolojiyi yaydıkça fedailer ve bombacılar yetiştirmeye hız verdi. Şimdilik bu tip saldırılar ciddi bir boyuta varmasa da giderek artıyor ve savaş alanlarında da kendini gösteriyor. Irak ve Suriye ‘de olduğu gibi sıklıkla bombalı araçlı saldırılar olmuyor, bombalı araçlı saldırılar nadir düzenleniyor. Örgüt, bombalı araçlar kadar yıkıcı olmamasına rağmen, bazen daha fazla can kaybına yol açan İngimaşi saldırılarını da yapmaya başladı. Bu tip saldırının daha önce yapıldığını görmediğimiz için Nisan 2019 ‘da örgütün düzenlediği İngimaşi saldırısını ilk olarak nitelendirdik. 10 Nisan 2019’da örgütün 4 İngimaşisi, Nijer – Nijerya sınırına yakın olan Diffa şehrindeki Nijer birliklerine saldırdı. Karargaha kadar yaklaşan İngimaşiler saatler süren çatışmalar sonucu öldürüldü, Nijer ordusundan da ölen ve yaralanan askerler oldu (IŞİD’e göre onlarca asker öldü ve yaralandı).

Diffa çevresinde Nijer ordusuna saldıran 4 İngimaşi.

Örgütün Bir Başka Taktiği EYP Saldırıları

IŞİD’in Irak ve Suriye ‘de neredeyse her gün yaptığı EYP saldırılarını Nijerya’da pek sık göremiyoruz. Örgüt, Irak ve Suriye’de mücadele ettiği taraflara karşı EYP saldırısını yapıp geri çekilirken, burada EYP saldırısından sonra da saldırarak askeri birlikleri topyekun imha ediyor. Son aylara baktığımızda örgütün EYP saldırılarında artış görüyoruz. Bunun nedenini Irak ve Suriye’den gelen teknisyen ve komutanların burada da askeri birlikleri yıpratarak ilerleme stratejisine bağlıyoruz. Şimdilik örgütün hedefi askeri konvoylar olurken, ilerde önemli komutanlar ve üst düzey kişilere de bu tarz saldırılar yapacağı muhtemel görünüyor. Ordunun envanterindeki zırhlı araçların büyük kısmının eski olması ve EYP’lere karşı dayanıksızlığı, örgütün bu saldırıları gündelik hale getirmesi için büyük bir fırsat.

(30 Nisan’da Baga kasabası çevresinde IŞİD’in düzenlediği EYP saldırısı sonucu 33 asker ölüp yaralanırken, 5 askeri araç da imha oldu.)

Batı Afrika Vilayeti’nin Mali Durumu ve Gelir Kaynakları

Irak ve Suriye’de olduğu gibi örgüt burada da devlet gibi hareket edip halktan vergi topluyor. Bu vergileri çeşitli birimlere ayırarak düzenli şekilde alıyor. Öncelikle balıkçılardan alınan vergilerden başlıyoruz. Çad Gölü oldukça büyük olmakla beraber, Batı Afrika halkı için çok önemli bir geçim kaynağıdır ve Batı Afrika’nın en büyük gölü olarak bilinir. İçinde çeşitli türlerden bolca balık bulunduran bu göl, bölge halkından birçok balıkçıya geçim kaynağı oluyor. Haliyle gölü elinde bulunduran kuvvetler de balıkçılardan av bedeli (vergi + belge) alıyor. Gölün ve gölü besleyen nehirlerin önemli kısmına sahip olan IŞİD’in bölgedeki birçok balıkçıdan vergi aldığı yerel medya ve Nijerya medyası tarafından çok kez dile getirildi. Hatta örgütün vergi vermeyi reddeden ve kaçak olarak avlanan balıkçıları hedef aldığı da görüldü. Çad Gölü’nün Nijerya ordusu kontrolündeki kısmında avlanan balıkçıların dahi örgüt tarafından hedef alındığı açıklandı. Örgütün balıkçılardan aldığı vergi miktarı ve bu vergilerden elde ettiği toplam kazancı bilinmezken, birçok balıkçının örgüte vergi verdiği biliniyor. Tarım alanlarından devam ediyoruz. Çad Gölü çevresinde bulunan tarım alanları da örgüte ciddi gelir kaynağı oluyor. Halkın arazisinin yanında örgütün kendi ekip biçtiği, kiraladığı ve ürün sattığı alanlar var. Bölge arazilerinin sulak olmasından kaynaklanan verimlilik de örgüt için büyük bir avantaj oluyor.

Örgütün kendi kontrolünde kurulan pazarlardan da ciddi gelirler elde ettiği düşünülüyor. Büyük kısmı yerel ürünlerden oluşan pazarlarda örgüt kendi ürettiği ürünleri de satıyor. Ayrıca dışardan gelen ürünlerden de vergi alıyor.

IŞİD, bölge halkından ve sattığı ürünlerden elde ettiği gelirin yanında Nijerya ordusuna yaptığı saldırılarda da büyük miktarda para ve değerli eşya ele geçiriyor. Özellikle örgüt bir üs veya yerleşim yeri ele geçirdiğinde orduya, hükümete ve bunların yandaşlarına ait mallara ve paralara el koyuyor. Bu da örgütün ekonomisine büyük bir katkı sağlıyor.

Örgütün mali durumuna baktığımızda, milyonlarca dolara sahip bir yapıyla karşılaşıyoruz. Gerek halktan alınan vergilerin, gerek hayvancılık, avcılık ve tarımdan kazanılan paraların ve gerekse de ele geçirilen ganimetlerin miktarları örgütün mali durumunun oldukça yerinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca merkezden gelmiş ve hala da gelmeye devam eden büyük miktarda paradan bahsediliyor. Tüm bu gelir kaynaklarıyla örgütün Nijerya ordusundaki mali durumdan daha iyi bir duruma sahip olduğu görülüyor. Öyle ki örgütün üyelerine düzenli olarak maaş verdiği ve bu maaşın Nijerya ordusu bünyesindeki askerlerin maaşından 3 kat daha fazla olduğu biliniyor. Örgütün geçen yıllara oranla maddi olarak gelişmesi, askeri eksikliklerin de giderilmesini sağlayıp örgüte katılımları artırmış durumda. Dolar ile verilen maaşlar işsizliğin kol gezdiği ülkenin kuzey kısmında örgüte katılımları hızlı şekilde artırdı.

Çatışma Bölgelerinde Halkın Durumu ve Örgütün Halk ile İlişkileri

Bölgedeki çatışma alanlarında yaşayan Müslümanların durumu Hıristiyanlara göre biraz daha iyi. Bölgede Şii – Sünni savaşı değil, Müslüman – Hıristiyan savaşı etkin. Bu da bölgedeki Müslüman kabilelerin Hıristiyanlara karşı IŞİD’in yanında yer almasını sağlıyor. IŞİD’in birbiri ile savaş halinde olan Müslüman kabileleri barıştırıp Hıristiyanlara karşı beraber hareket ettiği görülüyor. Böylelikle örgüt kabilelerin de sempatisini kazanıyor. Örgüt, Nijerya ordusu dışında Hıristiyanları birçok kez hedef aldı. Özellikle Hıristiyan misyonerler ve gruplar örgütün hedefi halinde. Birkaç ay önce “Sınır Tanımayan Doktorlar” ekibi hedef alındı. Genel olarak Hıristiyanların örgütün hedefinde olduğunu söyleyebiliriz. Örgütün, bölgedeki Müslüman halkı sempatisini kazanmak veya sempati duyanları kaybetmemek için direkt hedef almadığını görüyoruz (istisnalar oluyor).

Ebu Bekir Şekau’nun Batı Afrika Vilayeti emiri olduğu zaman okullara yapılan saldırılar ve yapılan bazı uygulamalar halkın tepkisini çekiyordu. IŞİD merkezi, Şekau’yu bu konularda birçok kez uyarmasına rağmen Şekau uyarılara aldırmayıp faaliyetlerine devam etti. Bunun üzerine Şekau görevden alındı, yerine Ebu Musab El-Barnawi emir olarak atandı. Barnawi döneminde okullara yapılan baskınlar ve öğrencilerin örgüt tarafından kaçırılması büyük oranda durdu. Barnawi döneminde Batı Afrika Vilayeti, bir örgütten çok devlet gibi hareket edip halkın sempatisini kazanmaya çalışıyor. Açtığı okullar, yaptığı sağlık binaları, dağıttıkları yardım ve daha birçok icraatlar ile örgüt bu sempatiyi büyük oranda kazanmış durumda. Irak ve Suriye’den gelen öğretmen ve şeri yetkililer, okullarda din derslerinin yanı sıra pozitif bilimlerin de dersini veriyor.

Bölge Halkının Örgüte Bakışı

Özellikle IŞİD’in kontrolünde yaşayan çocuklar ve gençler Selefi ideolojiye göre yetiştiriliyor, eğitimleri ise yoğun oluyor. Örgüt, Irak ve Suriye’de olduğu gibi Nijerya’da da çocukları kendi ideolojisine göre yetiştirip sağlam bir temel kurmayı amaçlıyor. Örgüt kontrolünde yaşayan halk ise şeri kurallara uydukça ceza almıyor. Örgütün kontrolündeki halk, çatışma bölgelerinde ve Nijerya ordusu kontrolünde bulunan halka göre daha sakin bir yaşantıya sahip. Özellikle kabileler, otlak ve diğer alan sorunları gibi nedenlerle birbiri ile savaşmıyor, birbiri ile kanlı kabileler örgüt tarafından barıştırılıyor. Nijerya ordusundaki bölgelerde ise hem kabile savaşları hem de din savaşları artarak devam ediyor. Ayrıca Nijerya ordusunun adı sık sık yolsuzlukla duyuluyor. Ordudaki Hıristiyan askerlerin Müslüman halka kötü davrandığı da dile getiriliyor. Tüm bunların dışında ordunun örgüte yaptığı bazı operasyon ve hava saldırılarından siviller de zarar görüyor, çok sayıda sivil ölüyor. Tüm bunlar, Nijerya kuzeyinde yaşayan halkın IŞİD, Batı Afrika Vilayeti ‘ne sempati duymasına ve örgüte katılım oranının artmasına yol açıyor. Örgüt ise bu durumu değerlendirip halkın da desteğini alarak güçlü bir yapı kurmayı amaçlıyor.

Misafir Yazar: @Skoentaji

Gerilim Arttığı Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta Neler Oluyor? (Mayıs 2019)

Mayıs ayında Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’de artan gerilim, doğal gaz keşifleri, savaş gemilerinin faaliyetleri, askeri tatbikatlar ve bölge hakkında yaşanan diplomasi trafiğini kısa başlıklar halinde sizler için derledik.

Yaklaşık 10 yıldır İsrail, Mısır ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) keşif yaptığı bölgede trilyonlarca metreküplük doğal gaz ve petrol rezervinin olduğu iddia ediliyor. Türkiye’nin karşısında İsrail, Mısır, Yunanistan ve GKRY ile birlikte Avrupa Birliği ülkeleri bulunuyor.

İşte geçtiğimiz ay bölgede yaşanan 42 önemli gelişme…

4 Mayıs: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fatih Sondaj Gemisi ile Kıbrıs’ın batısında doğal gaz arama çalışmalarına başladığını açıkladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) temaslarda bulunan Çavuşoğlu, Türkiye’nin gerekli adımları attığını ve KKTC’nin ruhsat verdiği alanlarda sondaj ve araştırma gemilerinin faaliyetlerine başladığını söyledi.

  • Türkiye’nin sondaj gemisi Fatih’i Kıbrıs Rum Kesimi’nin münhasır ekonomik bölgesine göndermesi üzerine yazılı açıklama yapan Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Ankara’nın bölgede sondaj yapma kararını kınayarak bu faaliyete son verilmesini talep etti.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Türkiye’nin Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde sondaj yapma niyeti konusunda endişelendiklerini açıkladı.

5 Mayıs: Güney Kıbrıs Enerji Bakanı Yorgos Lakkotrypis, doğal gaz üretiminin Afrodit sahasında 2024 ve 2025 yılları itibariyle başlamasını beklediklerini açıkladı.

ABD Türk gemilerinin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama faaliyetlerine son vermesi çağırısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin sondaj faaliyetlerinden duyulan kaygı ifade edildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Margan Ortagus’un yaptığı açıklamada, “ABD, Türkiye’nin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin münhasır ekonomik bölge olarak tanımladığı alanda sondaj faaliyetlerini yapma niyetini duyurmasından derin kaygı duyuyor. Bu adım oldukça provokatif ve bölgede tansiyonu artırma riski taşıyor. Türk yetkililerini bu faaliyetleri durdurmaya ve tüm tarafları itidale davet ediyoruz” ifadesine yer verildi.

  • Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ‘Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege’de uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının yanı sıra garantör ülke olması nedeniyle KKTC halkının haklarını da her zaman korumaya ve oldubittilere müsaade etmemeye kararlıdır’ diye konuştu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı yayımladığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin Doğu Akdeniz kıyılarında yapmayı düşündüğü sondaj çalışmaları hakkında endişelerini dile getirdi. Bakanlık, Türkiye’nin tek başına yapacağı çalışmaların bölgede güvenlik ve istikrarı olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Açıklamada ayrıca, devletlerin bölgedeki herhangi bir faaliyetinde uluslararası hukuk kurallarına ve hükümlerine uyması gerekliliğinin altı çizildi.

6 Mayıs: Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Türkiye’nin Kıbrıs adası açıklarında hidrokarbon arama faaliyeti yürütme niyetini beyan etmesinin endişe verici olduğunu belirten ve çalışmalara son verilmesini isteyen açıklamasına tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında gerçekleştirmekte olduğu sondaj faaliyetine ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 5 Mayıs 2019 tarihinde yaptığı açıklama gerçeklerden kopuktur. Türkiye, Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığına ilişkin tutumunu 2004’ten bu yana açık şekilde ortaya koymuştur. GKRY’nin bölge ülkeleri ile bu tarihten itibaren yaptığı MEB sınırlandırma anlaşmalarının hem bizim, hem de Kıbrıs Türkleri için geçerli olmadığı, bunların bir tanesinin de ülkemizin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı haklarını ihlal ettiği zamanında ilgili ülkelerin ve uluslararası toplumun dikkatine getirilmişti. Aynı şekilde Türkiye bölgedeki Kıta Sahanlığını da uluslararası topluma duyurmuş ve Birleşmiş Milletler nezdinde de kayda geçirmiştir. Bölgede, tüm ilgili kıyıdaşlar arasında uluslararası hukuk kuralları uyarınca hakkaniyete dayalı sınırlandırma anlaşmaları henüz tamamlanmamıştır. Hal böyle iken, üçüncü tarafların kendilerini adeta uluslararası mahkeme yerine koyarak deniz sınırlarının nereden geçeceğini tayin etmeye çalışmaları kabul edilemez. Bu anlamda, ABD’nin Rumların “hak iddia ettiğini söylediği” bir alana yönelik geçerli sınırlandırma anlaşması varmış gibi Türkiye’ye çağrıda bulunması, ne yapıcı ne de uluslararası hukuka uygun bir yaklaşımdır.”

  • Rum yönetimi, Sahil Radyosu aracıyla Fatih gemisinde görev alan personeli tehdit etti. Rum yönetimi, Fatih mürettebatını “haklarında uluslararası tutuklama emri çıkartmakla” tehdit etti. Radyodan yapılan anonsta, “Faaliyetlerinize derhal son verin” denildi. Çalışmalarla ilgili açıklama yapan Rum Sözcü Prodromos Prodromu da, “Türkiye’nin NATO, ABD ve bütün bölge ülkeleri ile ilişkileri iyi değil. Sahip olduğumuz ve geliştirebileceğimiz olanaklar dâhilinde mümkün olan her şeyi yapıyoruz” dedi.
  • Güney Kıbrıs yönetimi  BM’ye Münhasır Ekonomik Bölge ve Kıta Sahanlığı koordinatlarını gönderdi. Güney Kıbrıs Yönetimi Dışişleri Bakanı Nikolas Kristodulu Devlet Başkanı Nikos Anastasiadis’in  Ulusal Konsey’i toplayacağını söyledi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye’nin KKTC açıklarında sondaj çalışmaları başlatmak için gemi göndermesiyle yükselen tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulundu. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, “Hidrokarbon arama faaliyetlerine ilişkin tutumumuz değişmedi. Kıbrıs ve çevresinde bulunan hidrokarbondan iki toplumun da faydalanması gerek” dedi.

7 Mayıs: KKTC Dışişleri Bakanlığı, KKTC ile Türkiye’nin doğal kaynaklar konusunda her zaman tek yanlı hareketlere karşı çıktığını ve tüm tarafların işbirliği yapması gerektiğini savunduğunu bildirdi.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de, Güneydoğu Akdeniz’de, Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın hakları ne ise bu haklarını orada garantör bir ülke olarak aramanın gayreti içerisindeyiz. O sularda çıkacak olan bütün imkânlardan Kıbrıs’ın tüm halkı, güneyde de kuzeyde de eşit miktarda hak sahibidirler ve bu eşit miktardaki haklarını korumak için Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın hakkının aranması mücadelesini veriyoruz” dedi.
  • Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, GKRY’nin Akdeniz’de sondaj çalışması yapan Fatih sondaj gemisi personelinin tutuklanabileceği açıklamasına yanıt verdi. Çavuşoğlu, “Bu tür tehditleri ciddiye almıyoruz. Elinden ne geliyorsa yapsınlar. İkinci gemimizi de bölgeye gönderiyoruz” dedi.
  • Enerji Bakanlığı, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin sürdürdüğü sondaj faaliyetleriyle ilgili açıklamada bulundu. Açıklamada “Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında gerçekleştirmekte olduğu sondaj faaliyetine ilişkin olarak bölge içi ve dışı aktörlerce yapılan açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir.” dendi

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, ülkesinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemen haklarını koşulsuz desteklediğini vurguladı. Bakan, Türkiye’nin eylemlerini kınayarak ülkesinin Kıbrıs’ın egemenlik haklarına koşulsuz desteğini ifade etti ve Türkiye’nin eylemlerinin kabul edilmez olduğuna işaret etti. Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, “Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı tarafından bugün (7 Mayıs) yapılan ve ülkemizin Doğu Akdeniz’de kendi kıta sahanlığındaki sondaj faaliyetine değinilen açıklamayı reddediyoruz” denildi.

8 Mayıs: Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos, Türkiye’nin Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki (MEB) sondaj girişimlerinin uluslararası hukukun doğrudan ve ciddi bir ihlali olduğunu iddia etti.

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Türkiye’yi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e şikâyet etti. Anastasiadis, Genel Sekretere bir mektup yazdı. Rum lider, mektubunda, “Bu uluslararası hukukun açık bir ihlali veya Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’nin (MEB) ihlali olduğu düşünüldüğünde diyebilirim ki ikinci bir istiladır” ifadelerine yer verdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan, Fatih sondaj gemisinin Doğu Akdeniz’de yaptığı araştırmaları ‘istila’ olarak değerlendiren Rum yönetimine, “Rum tarafı istila görmek istiyorsa kendi faaliyetlerine bakmalıdır” şeklinde cevap verildi.

9 Mayıs: KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı “Türkiye’nin de kendi kıta sahanlığı içerisinde doğal gaz konusunda hakları var ve bu konuda da gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra yatırımlar yapıldı. Biz de Türkiye’nin imkânlarını kullanarak haklarımız doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

  • Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Meclis Başkanı Nebih Berri, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Elizabeth Richard ile Lübnan-İsrail deniz sınırını görüştü. Avn, ülkesi ile İsrail arasındaki deniz sınırını belirleyecek çalışma mekanizmasıyla ilgili önerilerini ABD ile paylaştı.

10 Mayıs: Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras, Türkiye’nin Kıbrıs adası yakınlarındaki doğal gaz arama faaliyetleriyle ilgili, “Avrupa Birliği Türkiye’ye karşı net bir mesaj yollamalı” ifadesini kullandı.

  • Avrupa Konseyi Başkanı Tusk, Doğu Akdeniz’de ki gerilimde AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin arkasında olduklarını açıkladı. Tusk, Türkiye’yi Kıbrıs’ın egemenlik haklarına saygı duymaya çağırdı. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, ‘AB’nin tek vücut halinde’, Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama faaliyetleri nedeniyle Türkiye ile gerilim yaşayan Kıbrıs’ın arkasında olduğunu ifade etti.
  • Almanya Başbakanı Angela Merkel, Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama faaliyetleri nedeniyle Türkiye ile gerilim yaşayan Güney Kıbrıs’ın arkasında olduklarını belirtti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Kıbrıs’taki rezervler iki tarafa aittir ve hakça bir paylaşım gerçekleştirilmelidir. Kıta sahanlığımız içerisinde gerçekleştirdiğimiz sismik arama ve sondaj faaliyetlerine saygı duyulmasını bölge içi ve dışı tüm taraflardan beklemekteyiz” dedi.

13 Mayıs: Güney Kıbrıs eski Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin sondaj çalışmalarını durduracak bir ülke olmadığını belirterek “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu akıllıca oynuyor. Türkiye’yi kim durdurabilir ki? Bizim için hangi filo Türkiye ile savaşacak?” dedi.

  • Cumhuriyet tarihinin en büyük planlı tatbikatı Denizkurdu-2019, Anadolu’yu çevreleyen üç denizde 131 gemi, 57 uçak ve 33 helikopterin katılımıyla başladı.

14 Mayıs: Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, Doğu Akdeniz’de doğal gaz aramaya devam etmesi halinde Türkiye’ye ekonomik yaptırımların uygulanacağını söyledi. Çipras, “Eğer bu strateji devam ederse, mali tedbirler ve yaptırımlar olabilir. Bu uygulamalara devam etmek yerine Türkiye, uluslararası hukuka ve anlaşmalara saygı göstermeli, diyalog masasına oturmalı” dedi.

 15 Mayıs: İngiltere’nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan, “Türkiye’nin Londra Büyükelçisi ile bir araya gelerek, çok yapıcı bir görüşme yaptım. Birleşik Krallığın tutumu, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca; egemenliği şaibeli olan herhangi bir yerde sondaj yapılmaması gerektiği şeklindedir.”  Dedi.

16 Mayıs: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve ABD’den Sorumlu Devlet Bakan’ı Alan Duncan’ın Rumların Akdeniz’de enerji rezervleri arama hakkını sorgulamasını “olumsuz” bulup protesto etti

  • GKRY ile Fransa askeri alanda işbirliğini artırma kararı aldı. İki ülke arasında askeri işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşma ile Fransa’nın, Rum kesimindeki Mari bölgesinde bulunan Evangelos Florakis Deniz Üssünden faydalanması sağlandı. Fransa donanmasının bölgede sürekli konuşlanmasına imkân sağlayacak şekilde üssün altyapısının geliştirileceği ve bu konuda Fransa’nın maddi destek sağlayacağı hüküm altına alındı.

17 Mayıs: Yunanistan’ın en eski muhafazakâr gazetelerinden Estia’nın haberine göre Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras’ın, Kıbrıs’tan asker çekmesi karşılığında Türkiye’ye, Doğu Akdeniz’deki doğal gazdan pay önereceği öne sürüldü.

  • Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Birlemiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri Dışişleri bakanlarına Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmaları devam edeceğini belirttiği mektup gönderdi. Çavuşoğlu, mektubunda Fatih gemisinin Akdeniz’de yapacağı sondaj faaliyetleri konusunda muhataplarını bilgilendirirken AB’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne verdiği desteğin uluslararası hukukla bağdaşmadığını ifade etti. Fatih gemisinin sondaj yaptığı bölgenin Türk kıta sahanlığında olduğunu belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e ilişkin tutumunu 2004’ten itibaren BM nezdinde kayda geçirdiğini söyledi. Bakan Çavuşoğlu ayrıca, üçüncü tarafların çakışan deniz yetki alanı ihtilaflarında taraf olmamalarının esas olduğu ifadesine mektubunda yer verdi.
  • Denizkurdu-2019 tatbikatında Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de doğal gaz-petrol arayan sondaj platformlarına yönelik muhtemel saldırı senaryoları da ele alındı. Tatbikatta SAT komandoları, F-16’lar ve ATAK helikopterleri sondaj platform ve gemilerine saldırıları püskürtme ve düşman kuvvetleri etkisiz hale getirmeyi çalıştı.

19 Mayıs: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, “Doğu Akdeniz’de ülkemizin, milletimizin ve KKTC’nin haklarını koruduk, korumaya da devam edeceğiz” dedi.

22 Mayıs: GKRY Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis “Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) içerisindeki faaliyetler sürüyor. Önümüzdeki 24 ay içerisinde altısı keşif, ikisi de teyit amaçlı olmak üzere toplam sekiz sondaj yapılması planlanıyor” dedi.

24 Mayıs: KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Çok net söylüyorum; KKTC devleti ve Türkiye Cumhuriyeti devleti, Doğu Akdeniz bölgesinde hem doğal kaynaklar, hem de güvenlik ve askeri denge bağlamında bir oldubittiye izin vermeyecektir. Neler oluyor? Bir şey mi kaçırıyoruz diye kimse endişe etmesin. Zaten Ada’da farklı bir denge var. O dengenin bozulma noktasında biz de gerekli adımları atarız. Türkiye Cumhuriyeti ile askeri ve güvenlik bağlamında daha yakın işbirliğine gideriz ve bu işi dengeleriz. Doğal gaz konusunda uluslararası alanda çalışmalarımız devam ediyor. ABD’de bu konuda temsilcilerimiz görüşmeler yaptı. Kıbrıs Türk halkının haklarını kimseye yedirmeyiz. Bu bağlamda Türkiye ile de tam bir işbirliği içerisindeyiz.” dedi.

25 Mayıs: Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Doğu Akdeniz’deki doğal gaza ilişkin, “Güney Kıbrıs’ın hakkı olduğu kadar Kuzey Kıbrıs’ın da hakkı vardır bu kaynaklarda. Gemilerimiz araştırmalarını sürdürüyor. Kimsenin bize parmak göstermesine izin vermeyiz” dedi.

27 Mayıs: ABD, Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama faaliyetleri için Kıbrıs Rum Yönetimi ile İsrail işbirliğinin barış ve işbirliği için daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir fırsat yarattığını açıkladı.

29 Mayıs: Doğu Akdeniz’de Fatih sondaj gemisi ile yapılan petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına tepki gösteren Avrupa Birliği yetkilileriyle Brüksel’de bir toplantı gerçekleştirildi.

AB Dış Politika Yüksek temsilcisi Federica Mogherini’nin Fatih sondaj gemisinin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini yasadışı olarak ifade etmesinin açık bir hukuksuzluk olduğu belirtildi. AB’nin bir yargı organı olmadığını hatırlatan Türkiye, Doğu Akdeniz’de AB tarafından ihtilaflı olarak nitelenen parsellerde yapılacak olan itirazların uluslararası deniz hukukuna göre yapılması gerektiğini vurguladı. Rum kesiminin parsellerde yapacağı tek taraflı arama ve bunun gelirlerinin Kıbrıslı Türklerin payını da alarak ortak bir fon kurmadan kendine saklamasının hukuka aykırı olduğu kaydedildi.  Türkiye’nin ulusal çıkarları ile KKTC’nin çıkarlarını her koşulda korumaya hazır olduğu hatırlatıldı.

  • Türkiye’nin S-400’leri güney sahiline konuşlandırmayı düşündüğü iddia edildi. İddiaya göre Türkiye bunu Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama çalışmaları nedeniyle Kıbrıs ile yaşadığı gerginlikten dolayı planlıyor.

30 Mayıs: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Akdeniz’de kirli hesapları olanlar, Kıbrıs Türklerinin hakkına göz dikenler, bu çılgınlıklarından şimdiden vazgeçsinler.” dedi.

  • İsrail yönetimi, Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz arama konusundaki sınır anlaşmazlığını çözmek için, ABD’nin arabuluculuğuyla Lübnan ile görüşmelerde bulunmaya hazır olduğunu duyurdu.

Mart ve Nisan ayında Doğu Akdeniz ve çevresinde yaşanan arşiv için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://stratejikortak.com/2019/05/akdeniz-kibris-haber-arsivi-mart-nisan.html

Yunanistan Haritasının 115 Yıllık Kronolojisi

Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden ilk halk olan Yunanlılar, 1832 yılında Osmanlı ile imzaladıkları İstanbul Antlaşması ile bağımsız bir devlet olmuştur. Rusya, İngiltere ve Fransa’nın destekleriyle isyan eden ve bağımsızlığını kazanan Yunanistan, 1832’den günümüze kadar girdiği ittifaklar sonucu topraklarını genişletmiştir.

Osmanlı’ya karşı düzenlenen Birinci Balkan Savaşı ile birlikte diğer Balkan ülkeleriyle ikinci bir savaşa girişen Yunanistan, Osmanlı ve balkan ülkelerinden büyük topraklar kazanmıştır.

Aşağıdaki haritada ise İngiltere, Bulgaristan, İtalya gibi ülkelerin bazı toprakları Yunanistan’a devrettiği görülmektedir.

Yunanistan’ın Haritasının Kronolojisi

1832: Yunanistan Osmanlı’dan bağımsızlığını kazandı.

1864: İngiltere’nin Yunanistan’a bıraktığı topraklar.

1881: Osmanlı’nın savaş sonrası kaybederek Yunanistan’a bıraktığı topraklar.

1913: Balkan Savaşları sonrası elde ettiği topraklar.

1918-1923: Yunanistan Arnavutluk’a bağlı güney topraklarını işgal etti.

1919: Bulgaristan’ın Yunanistan’a devrettiği topraklar.

1920-1923: Milli Mücadele döneminde işgal ettiği Türk topraklarında savaşı kaybederek geri çekildi.

1947: İkinci Dünya Savaşı sonrası kaybeden ülkelerden İtalya’nın Yunanistan’a bıraktığı adalar.

Kırmızı: Şu anki Yunanistan haritası.

Güncel Yunanistan siyasi haritası ise şöyle:

[irp posts=”26461″ name=”Ege Denizi’nde Silahlandırılan Adaların Haritası”]

Kaynak: StratejikOrtak.com

Askeri ve Diplomatik Haber Arşivi (Mayıs 2019)

0

AB, İngiltere, Almanya ve Fransa, İran’a sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaparak, her türlü “ültimatomu” reddettiklerini bildirdi.

ABD Başkanı Trump, ‘Tropiklerin Trump’ı’ Bolsonaro’nun ülkesi Brezilya’yı ‘NATO üyesi olmayan ana müttefik’ olarak belirlediğini açıkladı.

Rusya lideri Putin, başkent Moskova’daki Zafer Bayramı geçidine eski Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev ile geldi.

Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos, Türkiye’nin “Kıbrıs’ın” Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki sondaj girişimlerinin uluslararası hukukun doğrudan ve ciddi bir ihlali olduğunu söyledi.

İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott, “Türkiye aşikar bir şekilde gelecekte en önemli ortaklarımızdan biri olacak. Brexit, Türkiye’nin stratejik değerini ve Türkiye’ye verdiğimiz değeri değiştirmeyecek.” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın İran özel temsilcisi Brian Hook “Her açıdan İran rejimi bugün göreve geldiğimiz iki yıl öncesine kıyasla daha zayıf. Rejim davranışını değiştirmedikçe Tahran üzerindeki baskı artacak” dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Maas, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek için bu ülkeyle yapılan nükleer anlaşmayı sürdürmek istediklerini söyledi.

ABD Başkanı Trump, İran’a yeni yaptırımlar içeren kararnameyi yayımladı. Kararname demir-çelik ve alüminyum sektörünü kapsıyor. Amaç nükleer silah programının gelirini engellemek.

Ukrayna seçimlerini kazanan ve ardından Bodrum’da tatil yapan Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in, eski Devlet Başkanı Poroşenko’nun NATO ve AB’ye katılım politikasını devam ettireceği açıklandı.

İran Dışişleri Bakanı Zarif, “İran ile AB, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına rağmen İran petrolünün satışını ve bundan kazanç sağlamayı mümkün kılan bir anlaşmanın eşiğinde.” dedi.

Rusya’dan satın alınan S-400 hava savunma sistemlerini kullanacak yaklaşık 100 Türk askerinin eğitimi bu ay sonunda Rusya’daki bir askeri üstte başlayacak.

Katar Emiri Şeyh Temim Al Sani, işgal altındaki Batı Şeria ile abluka altındaki Gazze’de yaşayan Filistin halkına yardım için 480 milyon dolar tahsis edilmesi talimatı verdi.

ABD, ‘İran’a karşı caydırıcılık amacıyla’ Akdeniz’e uçak gemisi taarruz grubu gönderdi.

ABD Başkanı Trump “Amerika Birleşik Devletleri, Ticaret’te yılda 600 ila 800 Milyar Dolar kaybediyor. Çin ile 500 Milyar Dolar kaybediyoruz. Üzgünüm, artık bunu yapmayacağız!” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, “Rusya’nın Avrupa Konseyi’nde kalmasını istiyorum. Avrupa Konseyi ve Rusya’nın birbirlerine ihtiyacı var” dedi.

Eski Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, ABD’nin Doğu Avrupa’yı Rusya’ya karşı savunma söylemine inanmamak gerektiğini belirterek, “Avrupa, Rusya’ya karşı kendi güvenliğini kendisi sağlamalı” dedi.

Gazze’de Filistinli direniş grupları ile İsrail arasında ateşkes anlaşmasına varıldığı bildirildi.

ABD Dışişleri, “ABD, Türkiye’nin ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ tarafından hak talep edilen münhasır ekonomik bölgesindeki deniz sondajı faaliyetlerine başlamaya hazırlandığını duyurmasından dolayı son derece endişelidir.” açıklamasında bulundu.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alımıyla ilgili olarak, ‘Askeri teçhizat tedariki konusu, ülkelerin ulusal kararı niteliğindedir’ dedi.

Şırnak’ta öğrencileri piknik alanına bırakan minibüsün dönüşü sırasında teröristler tarafından tuzaklanmış patlayıcı infilak etti. Olayda sürücü Servet Bilen ile 13 yaşındaki kardeşi Diyar Bilen yaşamını yitirdi.

Mısır da tıpkı Yunanistan gibi Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de sondaj yapma niyeti nedeniyle ‘uyardı’ ve tek taraflı adımların bölge istikrarına zarar vereceğini öne sürdü.

İsrail ordusu, Gazze’deki Anadolu Ajansının ofisine önce uyarı atışı yaptı. Çalışanların binayı terk etmesinin ardından savaş uçakları binayı vurdu.

ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan, Ankara’nın Rusya’dan satın aldığı S-400 savunma sistemi konusunda Türkiye’yle henüz bir çözüme varılmadığını ve tutumlarının değişmediğini ancak iletişimin önceki döneme daha iyi olduğunu söyledi.

Lübnan ile Mısır arasında enerji, iletişim ve tecrübe paylaşımı başta olmak üzere birçok alanda mutabakat zaptı imzalandı.

İçişleri Bakanlığı, güvenlik güçlerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında 2019’un ilk 4 ayında 127 terör örgütü mensubunun teslim olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vize serbestisi sürecinde 72 kriterden 66’sını tamamlamış durumdayız. Kalan 6 kriterle ilgili atabileceğimiz adımları en kısa zamanda atarak Avrupa Birliği’nin vize serbestisinde ne kadar samimi olduğunu da göreceğiz” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘görevini kötüye kullandığı’ gerekçesiyle görevinden alınması amacıyla toplanan 10 milyon imza Kongre’ye sunuldu.

ABD’nin petrol yaptırımları nedeniyle petrol ihracatında ciddi oranda düşüş yaşayan İran’ın Suriye’ye petrol ihracatına yeniden başladığı iddia edildi.

Suriye’nin kuzeyinde oluşturulması planlanan ‘güvenli bölge’yle ilgili konuşan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, “Bölge, Fırat’ın doğusundaki Türkiye-Suriye sınırı boyunca olacak. Alanın derinliği konusunda henüz bir fikir birliğine varmadık” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Katar’a 3 milyar dolar değerinde 24 AH-64E Apache tipi taarruz helikopterinin satışına onay verdi.

Venezuela’da başarısız darbe girişiminde rol aldığı için yargının hedefinde olan milletvekillerinden Richard Jose Blanco Delgado, Caracas’taki Arjantin büyükelçisinin evine kaçtı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, “Birçok konudaki ABD’nin tek taraflılığına, çok taraflılık krizine ve Çin’in çeşitli alanlardaki yükselişine karşı savunan ve egemen Avrupa istiyoruz.” dedi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi, Trump’ın ekonomik baskıyı devam ettirmesi halinde Afgan mültecilerden İran’ı terk etmelerini isteyebileceklerini söyledi. Bazı İranlı yetkililer ise bu mültecilerin Avrupa’ya yönelebileceğini işaret eden açıklamalarda bulundu.

Endonezya’nın Cava Adası’ndaki jetlerin, ramazan ayı boyunca insanları sahura kaldırmak için imsak vaktinden önce alçak uçuş gerçekleştireceği açıklandı.

Son zamanlarda tatbikatlarını arttıran Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın en büyük planlı tatbikatlarından Denizkurdu-2019, 13-25 Mayıs’ta, 131 gemi, 57 uçak ve 33 helikopterle Anadolu’yu çevreleyen 3 denizde eş zamanlı gerçekleştirilecek.

ABD’nin Irak işgalinde kullandığı uçak gemisi Abraham Lincoln, Basra Körfezi’nin boğazına ulaştı.

Venezuela’da askeri kalkışma girişimi başarısızlıkla sonuçlanan muhalif lider Juan Guaido, Maduro yönetimi karşısında güç kaybetmemek için destekçilerini tüm ülkede sokağa çağırdı.

Yüksekova’da asker eşi Nurcan Karakaya ile bebeği Bedirhan’ın şehit edildiği saldırının faillerinden PKK’lı terörist Metin Daşdemir yakalandı.

Reuters, Türk kamu bankalarının TL’deki değer kaybını durdurabilmek için bu hafta içinde yaklaşık 4,5 milyar dolar sattığını iddia etti.

TürkAkım projesinin son aşaması olan ve Kıyıköy’de yapımı devam eden alım terminalinde inşaat çalışmalarının yüzde 70’ten fazlası tamamlandı. Hat yıl sonunda devreye girecek.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Birçok ülke var. Hep başkalarını eleştirirler, başka ülkelerin açığını ararlar ama kendi açıklarını söylediğin zaman hiç hoşlanmazlar. Alışık değiller ama alıştıracağız, alışacaklar.” dedi.,

Irak ve Kuveyt, iki ülke arasındaki mevcut tek kara sınır kapısı “Safvan”ın altyapısının yeniden inşa edilmesine karar verdi.

Kuzey Makedonya’da yeni Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski yemin ederek görevine başladı.

Beşar Esad, “Türkiye ile işbirliğine açığız Suriye çıkarlarına uygunsa ve egemenliğine halel gelmeyecekse Erdoğan ile de görüşülebilir” dedi. [Aydınlık]

İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarından Amirali Hajizadeh, Körfez’deki Amerikan askeri varlığının daha önce önemli bir tehdit olduğunu ama şimdi hedef olduğunu söyledi.

Cumhuriyet tarihinin en büyük planlı tatbikatı Denizkurdu-2019, Anadolu’yu çevreleyen üç denizde 131 gemi, 57 uçak ve 33 helikopterin katılımıyla başladı. Tatbikatın Doğu Akdeniz’i kapsayan bölümü, gelişmiş askeri araçların yüksek katılım yüzdesiyle yapılıyor.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, “İran nükleer anlaşmasını ve tam olarak uygulanmasını güçlü bir şekilde destekliyoruz.” dedi.

Pakistan Maliye Bakanı Abdul Hafız Şaik, IMF ile 6 milyar dolarlık kurtarma paketi konusunda anlaştıklarını açıkladı.

ABD Savunma Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin tek başına yürüttüğü savunma projelerini sürdürmesi halinde misilleme yapılacağı tehdidinde bulundu.

Güney Kore, Kuzey Kore’nin geçen hafta yaptığı kısa mesafeli güdümlü füze denemelerine karşı Patriot Füze Savunma Sistemi odaklı savunma kapasitesi geliştirdiğini açıkladı.

ABD’nin, geçtiğimiz hafta Türkiye’nin Rusya’dan alınacak S-400 hava savunma sistemlerini 2020’ye kadar ertelemesini istediği iddia edildi. [Bloomberg]

BM, İdlib’de en az 150 kişinin ölümüne, 180 bin kişinin yerinden edilmesine neden olan, hastane ve okul gibi sivil altyapıları da hedef alan hava saldırlarının sonlandırılması çağrısında bulundu.

Eski Rum Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin sondaj çalışmalarını durduracak bir ülke olmadığını belirterek, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu akıllıca oynuyor. Türkiye’yi kim durdurabilir ki? Bizim için hangi filo Türkiye ile savaşacak?” dedi.

Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, Doğu Akdeniz’de doğal gaz aramaya devam etmesi halinde Türkiye’ye ekonomik yaptırımların uygulanacağını söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, “İran devrimi, tek bir mezhebe ait değildir. İran halkı ve ülkedeki tüm mezhepler, devrimde geniş bir şekilde yer almış ve devrimin ortağı olmuştur.” dedi.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Pakistan’a düzenlenen hava saldırısı emrini ‘yağmur ve bulutlar nedeniyle uçakların radarlardan kaçabileceklerine’ dayanarak verdiğini söyledi.

Bu operasyon sonrası Hint savaş uçakları Pakistan tarafından düşürülmüştü.

ABD’nin yaptırım ile tehdit ettiği Hindistan, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini almaktan vazgeçerek Amerikan yapımı Patriot almak için Washington ile görüştüklerini duyurdu.

Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz, Sudan Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ı Mekke’de düzenlenecek 14. Dönem İslam Zirvesi’ne davet etti.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Geng Shuang bugünkü basın brifinginde ‘Çin’in bir Ticaret Savaşı istemediğini, ancak bundan da korkmadığını’ belirterek “Biri bu savaşı başlattıysa, sonuna kadar savaşırız” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Netanyahu, Arap-İslam ülkeleriyle İran’a karşı ‘aynı safta’ yer aldıklarını vurgulayarak, ‘İran’ın saldırganlığını püskürtme konusunda birlik içindeyiz’ dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Dış Politika Yardımcısı Yuri Ushakov, S-400 füze savunma sistemlerinin Türkiye’ye tesliminin ertelenmesinin söz konusu olmadığını açıkladı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, teslimatı erteleneceği iddia edilen S-400’ler ile ilgili, “Bu bitmiş bir anlaşmadır. Bunu konuşmanın zamanı da değil.” dedi.

ABD Başkanı Trump, “Orta Doğu’ya 120 bin asker göndereceğim haberleri yalan, gerekirse çok daha fazlasını yollayabilirim” dedi.

Vermont Senatörü ve 2020 başkan aday adayı Demokrat Bernie Sanders, “Nihayetsiz savaşlar arzu eden Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton’u durdurmalıyız” dedi.

Irak’ın Moskova Büyükelçisi Aydar Mansur Hadi, Irak hükümetinin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri alınması yönünde karar aldığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in, Suriye’nin kuzeybatısı için ortak çalışma grubu kurulması konusunda anlaştıkları açıklandı.

UNICEF, Suudi Arabistan’ın başını çektiği koalisyon güçlerinin Yemen’e başlattığı saldırlarda bu zamana kadar 7300 Yemenli çocuğun öldürüldüğünü açıkladı.

Venezuela’nın BM Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Valero, hükümet ve muhalefetin Norveç’in ara buluculuğunda Oslo’da iki görüşme gerçekleştirdiğini doğruladı.

Güney Kıbrıs ile Fransa askeri işbirliğini artırma kararı aldı. Rum Savunma Bakanı Savvas Angelides, adanın batısında yer alan Baf kentindeki havaalanının askeri kısmı ile Larnaka yakınlarındaki bir deniz üssünü Fransız askerlerinin kullanımına açacaklarını duyurdu.

ABD Başkanı Trump, ABD’nin Türkiye’den yaptığı çelik ithalatına uyguladığı yüzde 50 oranındaki gümrük vergisinin yüzde 25’e indirildiğini açıkladı.

ABD’nin, ‘Türkiye’yi vergi avantajı sağladığı gelişmekte olan ülkeler listesinden çıkarması’ kararı bugün yürürlüğe giriyor. Mart ayında açıklanan karara gerekçe olarak Türkiye’nin “ekonomik olarak yeterince gelişmiş olması” gösterilmişti.

AB öncülüğünde Uluslararası Temas Grubu, Caracas’taki üst düzey müzakerelerin bir parçası olarak Devlet Başkanı Maduro ve muhalefet lideri Juan Guaido ile görüştü. Temas Grubu üyeleri: Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Portekiz, İsveç, Ekvador, Kosta Rika, Bolivya ve Uruguay.

Devlete ait önemli bilgileri sızdırdığı iddia edilen Venezuela İstihbarat Servisi (SEBIN) eski Başkanı General Jesus Alberto Hernandez, Caracas’ta bir otelde ölü halde bulundu.

IKBY Hükümet Sözcüsü Sefin Dizayi, Musul’un Sincar ilçesinde konuşlanan terör örgütü PKK’nın bölgede kaos çıkardığını belirterek, örgütün bir an önce Sincar’ı terk etmesi gerektiğini yineledi.

YPG’nin, SDG saflarında Tel Rıfat’ta savaşmayı kabul etmeyen 500 Arap’ın silahına el koyarak örgütten uzaklaştırdığı bildirildi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “İran’la bölgede savaş istemiyoruz ancak herhangi bir saldırıda tüm gücümüzle karşılık vermeye hazırız” denildi.

İran Devrim Muhafızları Genel Komutanı General Hüseyin Selami, bölgede ABD’ye büyük bir yenilgi tattıracaklarını ifade ederek, “Savaş peşinde değiliz ama savaştan da korkmuyoruz” dedi.

Fas Ordusu’nda kullanılmak üzere geçen yıl açılan Taarruz Helikopteri İhalesi’ni Boeing’in AH-64 modeli kazandı. İhalede AH-64 ile birlikte TUSAŞ T129 ATAK yarışmıştı.

Başbakan Sebastian Kurz’un koalisyon hükümetini sürdürmeme kararını açıklamasının ardından Avusturya erken seçim sürecine girdi. Cumhurbaşkanı Van der Bellen erken seçimin Eylül ayında yapılacağını açıkladı.

İran hükümeti, ihracattan elde edilen 30 milyar doları ülke dışında tutan iş adamlarını yargı erkine havale edeceğini açıkladı.

Sudan’da Askeri Geçiş Konseyi, 72 saatlik aranın ardından yarın muhalefetle görüşmelere devam edileceğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump, “çok tehlikeli” diye nitelendirdiği Huawei meselesinin, ABD-Çin ticaret anlaşması çerçevesinde çözülebileceğini söyledi.

İngiltere Başbakanı Theresa May yaptığı son dakika açıklamayla 7 Haziran’da istifa edeceğini açıkladı.

Gaziantep Valisi Davut Gül, bayram için ülkesine dönen Suriyelilerle ilgili olarak “Gidenler yıl sonuna kadar orada kalabilirler. Şu ana kadar 35 bin kişi gitme işlemini yapmak için randevu aldı” dedi.

Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı Halid el-Carullah, bölgede artan gerginliğin sonra erdirilmesi için ABD ile İran arasında müzakerelerin başladığını belirtti.

Hindistan’da Başbakan Narendra Modi’nin Hindistan Halk Partisi (BJP), ülkede 7 aşamada yapılan parlamento seçimlerinin galibi oldu.

Rusya Dışişleri Sözcüsü Zaharova, ülkesinin, Türkiye ile yapılan İdlib anlaşmasına tamamıyla bağlı olduğunu söyledi. Zaharova, İdlib’de ‘teröristleri’ vurmalarının anlaşmanın ihlali olmadığını söyledi ancak sivil katliamları ile ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı.

İran lideri Hamaney, “Nükleer anlaşma ilk yürürlüğe girdiğinde de çok fazla inancım yoktu. Sayın Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı’na bu konuyu defalarca kez dile getirdim ve birçok konuda uyarılarda bulundum.” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Japonya İmparatoru Naruhito tarafından ülkenin en yüksek devlet nişanı olan “Yükselen Güneş Nişanı Yüce Kordonu’na” layık görüldü.

İngiltere’nin Avrupa Bakanı Sir Alan Duncan’ın ardından bu kez de Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Harriet Baldwin, Doğu Akdeniz’de Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge’nin tartışmalı olduğunu söyledi.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, Libya’da siyasi çözüm için girişimlerin sürdüğünü ve Libya’nın doğusundaki askeri güçlerin lideri emekli General Halife Hafter’i desteklediklerini söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve Halkın Partisinin koalisyon hükümeti kurulması için anlaşmaya varmasının ardından, UBP Genel Başkanı Ersin Tatar başbakanlık görevini devraldı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, “Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde 30 kilometre genişliğinde güvenli bir bölge kurulmasını talep etti. Hala olumlu yanıt vermedik, 30 kilometre yapabileceğimizi sanmıyorum” dedi.

Forza İtalya partisinin lideri ve AP seçimleri adayı Silvio Berlusconi, “Belki de AB, Türkiye’yi yeniden kazanmalı.” dedi.

Endonezya’da Joko Widodo’nun yeniden Devlet Başkanı seçilmesinin ardından başlayan protesto gösterilerinde bir protestocu yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı.

Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Gassan Salame, başkent Trablus’taki çatışmaların “uzun ve kanlı bir savaşın sadece başlangıcı” olduğunu söyledi.

Amerikan CNBC kanalının internet sayfasında Türkiye’nin 2 hafta içinde S-400’den vazgeçmemesi halinde ağır yaptırımlar geleceği belirtildi.

Güney Kıbrıs Rum yönetimi, Fransa’dan ‘tek yanlı parselledikleri Doğu Akdeniz’de kendilerinden parsel kiralayan Fransız Total şirketine’ koruma sağlamasını istedi.

ABD, F-22 savaş jetlerinin Alaska açıklarında Rusya’ya ait 4 bombardıman (TU-95) ve iki savaş jetini (SU-35) engellediğini açıkladı.

Devlet dairelerine resminin asılmasını istemeyen Ukrayna’nın yeni Cumhurbaşkanı Zelenskiy, “Odanızın her köşesine Cumhurbaşkanı resmi asmaktansa, çocuklarınızın resimlerini asın, her alacağınız karar öncesi, onların gözlerine bakın” dedi.

Çoğunluğu muhaliflerin elindeki Ulusal Meclis’in yenilenmesi için erken seçim çağrısı yapan Maduro, “Son 5 yıldır meşruiyeti bulunmayan yegane yasama organını meşrulaştıracağız. Ulusal Meclis için erken seçime gidelim ve kimin halk desteğine sahip olduğunu görelim” diye konuştu.

Endonezya’nın mevcut Devlet Başkanı Joko Widodo, devlet başkanlığı seçiminde oyların yüzde 55,50’ini alarak yeniden başkan seçildi.

Rusya Savunma Bakanlığı, uluslararası gözlem anlaşması uyarınca Türkiye’nin Rusya hava sahası üzerinde 4 gün boyunca gözlem uçuşları yapacağını açıkladı.

FOX News’e konuşan ABD Başkanı Trump, “Nereleri işgal etmek istediğinin” sorulması üzerine “İşgal istiyorum, eğer mecbur kalırsam, ekonomik olarak” dedi. Trump Çin için ise, “Çin ben görevde olduğum sürece süper güç olamaz” ifadelerini kullandı.

Suriye’de muhaliflerin denetimi altında bulunan İdlib’e ve Hama şehrinin kuzeyine yönelik operasyon yürüten Şam yönetimi, bu bölgelerde ‘tek taraflı ateşkes’ ilan etti.

ABD Başkanı Trump, İran’ı bir kez daha Twitter’dan tehdit ederek, “Eğer İran savaşmak istiyorsa, bu İran’ın resmen sonu olur.Bir daha ABD’yi asla tehdit etme!”ifadesini kullandı.

Fransa’da başörtülü annelerin ilkokul çağındaki çocuklarının okul gezilerine eşlik etmesini yasaklayan yasa tasarısı, Fransa Senatosundan oy çoğunluğuyla onay aldı.

Irak’ın başkenti Bağdat’taki Yeşil Bölge içerisinde yer alan ABD Büyükelçiliğine katyuşa füzeleriyle saldırı düzenlendiği bildirildi.

ABD, İran’a karşı bölgeye sevk edilecek unsurların, keşif amaçlı insanlı ve insansız hava araçları, 4 Patriot bataryasından oluşan bir Patriot taburu, kuvvet koruma önlemlerini geliştirmek üzere bir mühendis birliği ve bir savaş uçağı filosundan oluştuğunu açıkladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski tarafından göreve getirilen yeni Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, Ukrayna’nın Kırım’ı 2014’ten çok daha önce kaybettiğini söyledi

Kuzey Kıbrıs Dışişleri Bakanı Özersay, “Federal çözüm gerçekçi değil, masada iki devletli işbirliği modelleri olacak” dedi.

MSB Hulusi Akar, “Türkiye’nin NATO ile ilişkileriyle alakalı kimsenin olumsuz bir şey söylemeye hakkı yok. Bu konuda biz karargah çalışmalarından, tatbikatlara veya fiili görevlere olsun, Afganistan’dan Adriyatik’e kadar görevlerimizi eksiksiz yerine getiriyoruz” dedi.

‘ABD Başkanı Trump’ın İran’a karşı koymak için Ortadoğu’ya uçak gemileri sevk etmesine ve 1500 ilave asker gönderilmesini onaylamasına’ tepki gösteren İranlı General Kurbani, Basra Körfezi’ne gönderilen ABD savaş gemilerini gizli silahla imha edebileceklerini söyledi.

Geçtiğimiz hafta ‘Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmalarını durdurmazsa yaptırım uygulayacaklarını’ söyleyen Yunanistan Başbakanı Çipras, Yunanistan ve Türkiye’nin Ege’de yaşanabilecek bir ‘kaza’dan kaçınılması gerektiği konusunda hemfikir olduğunu söyledi.

ABD Başkanı Trump’ın, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bazı ülkelere silah satışlarında Kongre onayını “bypass” eden acil durum yetkisini kullanmaya karar verdiği bildirildi. Böylece iki ülkeye 8 milyar dolar değerinde anlaşma için kongre onayı beklenmeyecek.

Kazakistan eski Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önerisi ve Türk Konseyine üye ülkelerin kabulüyle, “Türk Konseyi Ömür Boyu Onursal Başkanı” ilan edildi.

ABD, Yunanistan’ın Dedeağaç kentine donanmaya ait bir gemi ile yaklaşık 700 araç, konteyner ve ekipman sevkiyatında bulundu. Limandaki gemiden indirilen araçlar birliklere gönderilirken, araçların çokuluslu Saber Guardian-2019 tatbikatında kullanılacağı iddia ediliyor.

İran Dışişleri Bakanı Zarif, Körfez ülkelerine ‘saldırmazlık paktı’ teklifi götürdüklerini açıkladı. Zarif, “İran üzerinde ekonomik veya askeri tüm savaş çabalarına karşı duracağız ve onlarla güçlü bir şekilde yüzleşeceğiz” şeklinde konuştu.

Rusya Savunma Bakanı Şoygu, “S400 konusunda Türkiye’ye ilk teslimat Haziran ayında yapılacak” dedi. Daha önceki açıklamalara göre teslimatın bir ay önceye çekildiği görülüyor.

Irak’ın kuzeyindeki Duhok’a bağlı Amedi ilçesine Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı helikopterlerden, PKK’lı teröristlerin teslim olmasına yönelik yazılı bildiri atıldı.

Pakistan Başbakanı İmran Han, partisinin temsilciler meclisi seçimlerini kazanması sebebiyle Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yi telefonla arayarak tebrik etti.

İlk S-400’lerin Haziran’da Türkiye’ye teslim edileceğini belirten Rusya Savunma Bakanı Şoygu, “Türkiye ile S-500’leride ortak üreteceğiz. Tek bir S-500 bataryası bile tüm Türkiye Hava sahasını dış saldırılardan korumaya yeter.” dedi. (RUSEN)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Katar Emiri Şeyh Al Sani’yi Mekke’de düzenlenmesi planlanan Olağanüstü KİK Zirvesi’ne davet etti.

ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Elliot Engel, Rusya’nın bölgedeki enerji rezervleri üzerindeki nüfuzunu azaltmak için ABD’nin Güney Kıbrıs ve müttefiki İsrail ile işbirliği yapmak istediğini söyledi.

Suriye’de Esad rejiminin 3 hafta önce güneyine kara harekatı başlattığı İdlib’de konuşlu muhalif grubun lideri Fawaz Hilal, Ankara’nın bölgeyi daha büyük bir saldırıdan koruması gerektiğini söyledi.

Ramazan Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyen Suriyelilerin, Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan geçişleri sürerken ülkesine gidenlerin sayısı 11 bini buldu.

Eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu, “Son zamanlarda dış politikadaki başarıları kendilerine mal edip Suriye’deki başarısızlıklarını bize mal etmeye çalışanlar her şeyden önce büyük bir zafiyet içerisindedirler” dedi.

Fransa’da, Avrupa Parlamentosu seçimlerini resmi olmayan sonuçlara göre kazanan aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisinin lideri Le Pen, Cumhurbaşkanı Macron’un Ulusal Meclisi feshetmesi ve yeniden seçim düzenlemesi gerektiğini söyledi.

Dün akşam özel eğitimli komandolar ile başlayan geniş kapsamlı kara harekatı, topçu bataryaları, savaş uçakları, İHA ve SİHA’lar tarafından destekleniyor. Uzun bir süre sonra ilk kez tugay seviyesinde sınırın Irak tarafına düzenlenen operasyona Pençe Operasyonu adı verildi.

KKTC’nin yeni Başbakanı Ersin Tatar, Türkiye’nin Kıbrıs üzerinden kuşatılmaya çalışıldığını savunarak, “Kıbrıs, Türkiye için vazgeçilmez bir kaledir” dedi.

Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian, gazetecilerin Fransa İç İstihbarat Birimi’ne ifadeye çağrılmasına ilişkin, “Devlet işleyişinin bir parçasıdır.” dedi. Bazı gazeteciler, Fransa’nın S. Arabistan ve BAE’ye sattığı silahların Yemen’deki savaşta kullanıldığına dair haber yapmıştı.

Ukrayna’nın yeni Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, iki kez Gürcistan Devlet Başkanı ve Odessa Valisi görevinde bulunan Mihail Saakaşvili’ye, selefi Poroşenko’nun elinden aldığı Ukrayna vatandaşlığını iade etti.

Irak Cumhurbaşkanı Salih ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir araya gelerek ikili ilişkiler ve bölgesel meseleler üzerine görüşme yapacağı bildirildi.

Yeni Zelanda’daki terör saldırısının ardından Avustralyalı senatörü yumurtalı protestosu ile gündem olan Connolly, kendisi için toplanan yaklaşık 100 bin doları, Christchurch’deki terör saldırılarının kurbanlarının ailelerine ve mağdurlarına bağışladı.

Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarını ciddi bir şekilde araması gerektiğini belirterek, “Doğu Akdeniz’de bu kaynaklara hükmetmek zorundayız bir ucundan, Türkiye buradan çıkamaz.” dedi.

ABD’nin Carl Vinson uçak gemisinde görev yapan bir ABD denizcisi, ABD Donanmasının nükleer savaş sistemleri hakkında Rusya’ya bilgi sızdırdığını kabul etti.

ABD, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi’nde devam eden Silahsızlanma Konferansı’nın dönem başkanlığının Venezuela’ya geçmesini boykot etme kararı aldı. 65 ülkenin üye olduğu konferansın başkanlığı, alfabetik sıraya göre dün Venezuela’ya geçti.

Polonya Savunma Bakanı Blaszczak, ülkesinin ABD’den 32 adet F-35 savaş uçağı satın almak istediğini açıkladı.

Yunanistan Hükümet Sözcüsü Dimitris Canakopoulos, ülkede erken genel seçimlerin 7 Temmuz’da yapılmasının planlandığını söyledi.

Kosova Özel Kuvvetleri’nin, 13 Sırpı diplomatı gözaltına almasının ardından Sırp ordusu sınıra asker takviye etti. Bu gelişmelerin ardından Sırbistan lideri Vucic, ülkesinin Kosova üzerindeki kontrolü kaybettiğini kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Myanmar’da mahkeme, ‘Budist Bin Ladin’ olarak anılan, Time dergisinin “Budist Terörün Yüzü” olarak nitelediği, İslam karşıtı radikal Budist rahip Ashin Wirathu hakkında halkı isyana teşvik suçlamasıyla tutuklama kararı çıkardı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Pasquier, Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde barışa katkıda bulunacağı için barış sürecinin yeniden başlatılması çağrısında bulundu.

İstanbul Polisi ve MİT’in yaptığı çalışmayla ‘Avrupa’nın en büyük göçmen kaçakçılığı çetesi’ olduğu belirtilen Kuzey Iraklı Akbar Omar Tawfeeq yönetimindeki çete çökertildi.

Katar Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Katar Başbakanı, Suudi Arabistan’da yapılacak KİK zirvesine bölgesel güvenlik konularını görüşmek üzere katılacak. Bu, ‘Suud boykotu’nun başlamasının ardından Katar’ın Suudi Arabistan’la ilk üst düzey teması olacak.

İsrail güvenlik güçleri, resmi rakamlara göre 2018’de 57’si çocuk 312 Filistinliyi şehit etti, yaklaşık 8 bin 300 kişiyi yaraladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, “Türkiye, S-400 alırsa çok gerçek ve ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacak.” ifadelerini kullandı.

Lockeed Martin CEO’su Marillyn Hewson, ‘Şirketin Türkiye’ye yönelik olası F-35 yasağından etkilenmeyeceğini, hali hazırda başka ülkelerin de Türkiye’nin (projedeki payı olan) uçaklarına talip olduğunu’ söyledi.

Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (ACFTA) anlaşması yürürlüğe girdi. Bu anlaşma en fazla ülkenin katılım gösterdiği serbest ticaret bölgesi anlaşması olarak öne çıkarken, birliğe üye 55 ülke 2.5 trilyon dolar gayri safi yurt içi hasılaya sahip olması dikkat çekiyor.

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Avrupa Birliği ve Türkiye arasında 18 Mart 2016’da imzalanan göçmen mutabakatının göç konusunda rahatlamaya katkı sağladığını söyledi.

Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında Azerbaycan ordusundan bir askerimiz, Ermeni keskin nişancıların açtığı ateş sonucu şehit oldu.

Maduro hükümeti ile muhalifler arasındaki Oslo görüşmelerinin ikinci turunun anlaşmasız tamamlanmasına rağmen taraflar müzakereye devam etme niyetlerini vurguladı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Malezya ve Pakistan, Türkiye için kilit önemde birer ortaktır” dedi.

Irak’ın Kerkük şehrinde 7 ayrı patlamada 6 kişi öldü, 12 kişi yaralandı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “Türkiye’nin ABD’nin talebi üzerine S400 tedariğini ertelemeyi değerlendirdiğine ilişkin haberler gerçeği yansıtmamaktadır” açıklaması yaptı.

Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde düzenlenen ve 21 Arap ülkesi liderinin katıldığı olağanüstü zirvede İran’ın bölgedeki müdahaleleri kınandı. Irak’ın, bildirgenin şu anki haline itiraz ettiği açıklandı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Soçi Mutabakatı’na istinaden İdlib’de ateşekes ortamının kurulmasının Türkiye’nin sorumluluk alanında olduğunu söyledi.

ABD Savunma Bakanlığı, Trump’ın olumlu karşıladığı iddia edilen “Türkiye’nin S-400’ler konusunda ortak çalışma grubu” önerisine karşı olduklarını bildirdi.

Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni 1967’de işgal, 1981’de ilhak etmiş İsrail’in egemenliğinde gösteren yeni ABD Dışişleri haritası piyasaya çıktı. Netanyahu’ya, Trump’ın damadı Kushner’in hediye olarak getirdiği haritaya, Trump imza atıp Golan’ı işaret ederek ‘hoş’ yazmış.

Kuzey Kıbrıs’ta yeni hükümetin kurulmasının ardından konuşan Başbakan Ersin Tatar, “Türkiye, barışın teminatıdır. Türk ordusu adadan çekilirse gerçek anlamda çatışma doğabilir” dedi.

ABD Savunma Bakanı Patrick Shanahan, Güney Çin Denizi ve Tayvan gibi konular da dahil olmak üzere Çin’e karşı bölgede “artık sessiz kalmayacaklarını” ifade etti.

ABD Başkanı Trump, Pazartesi günü başlayacağı İngiltere ziyareti öncesi, eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın Muhafazakar Parti’ye mükemmel bir lider olacağını düşündüğünü belirtti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, günlük petrol üretiminde 45 bin 800 varil ile son 17 yılın rekorunun kırıldığını açıkladı.

Muhtemel ABD – İran Savaşı ve Olasıklıklar

Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında, İslam Devrimi‘nden bu yana devam eden gerginlik yeniden tırmanmış durumda. Tabi, Amerikan politikalarını takip edenlerin analizini yapmakta zorlanmayacağı gerçek şu; bu gerilim ülkenin şeriat sistemine geçişinden ötürü değil, ekonomik sebeplerden kaynaklandığı… Çünkü Ortadoğu ve diğer bölgelerde demokrasiyle ilgisi olmayan ülkelerin, ABD’nin sıkı müttefiki olduğunu biliyoruz.

Peki geçtiğimiz yıllarda alevi sönen, savaş söylentileri yeniden neden alevlendi?

  • Öncelikle Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu bölgesinde bulunan üslerine asker yığınağını arttırmaya başladı.
  • Irak’tan zorunlu olmayan diplomatik personeline ülkeden ayrılma emri verdi.
  • John Bolton, Mike Pompeo gibi isimler, İran’a uygulanan ekonomik baskıların, ülkeye geri adım attırma konusunda yeterli olmadığı görüşüyle yönetime sürekli olarak görüş bildiriyor.
  • İran’ın Suriye’de Esad rejimine destek olarak, İsrail’in güvenliğini tehdit ediyor görünmesi, Yemen’de Husileri Suudi Arabistan’a karşı (ne kadar reddetse de) destekliyor oluşu, bu bağlamda bölgede İsrail ve Suudi Arabistan’ın İran’a müdahale konusunda ABD’yi ikna etme çabaları…
  • İran’ın Irak üzerinde etkisi ve özellikle Kerkük bölgesindeki tavrı…

Bugünkü yazımda muhtemel ABD – İran savaşında neler yaşanabileceğini değerlendireceğim.

  • ABD’nin muhtemel bir İran harekatında ülkenin tamamını işgal etmeye teşebbüs edeceğini düşünmüyorum, askeri gücün kullanımı yanında, rejimi devirmek amaçlı stratejik noktalara nokta harekat düzenlenebilir.
  • İran’a yönelik bir harekat düzenlenirse, Trump ne kadar dünya kamuoyunda yalnız bir lider olarak kabul edilse de, Körfez Ülkeleri ve İsrail tarafından doğrudan askeri olarak desteklenecektir. Çünkü İran, bahsedilen ülkeler açısında doğrudan güvenlik sorunu olarak kabul ediliyor.
  • İran’ın hava savunma sistemleri böyle bir savaşta oldukça önemli rol oynayacaktır. Bu bakımdan İran, Bavar-373, SA-15, S-300, Crotale SAM, M163 Vulcan,Rapier, SA-6, Shilka, SA-5,SA-2 gibi hava savunma sistemlerini aktif olarak kullanmayı amaçlayacaktır. ABD’nin de temel amacı, çeşitli yollarla öncelikle bu hava savunma sistemlerinin imhası üzerine yoğunlaşabilir.

  • ABD’nin İran ile savaşı, Irak ile savaşına benzemeyecektir. Çünkü Saddam’ın hava savunma sistemi diye bir düşüncesi yoktu, ordu çöl arazisinde tank ve topçuların ağırlığını oluşturduğu birliklerden oluşuyordu. Üstelik bunu hafife almamak lazım, Saddam’ın kara kuvvetleri, kendi döneminde ABD ve Rusya’nın ardından dünyanın üçüncü sırasındaydı. Lakin Koalisyon Güçleri’nin hava saldırılarına, kapsamlı bir sistemleri olmadığı için, asla karşılık veremediler ve Irak bir çeşit tank mezarlığına dönüştü. İran’ın gerek farklı bir coğrafyasının olması, gerekse nispeten bir hava savunma sisteminin mevcudiyeti, bu bakımdan fark yaratabilir ancak ABD hava kuvvetleri’nin envanter ve sayı bakımından gücünü hafife almamalı.
  • İran ile yaşanacak bir savaş sadece İran ülkesi sınırları içinde olmayacaktır. Suriye, Yemen, Irak ve Lübnan’da çatışmaların yaşanacağını, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının artacağını düşünmemek mümkün değil.

  • IŞİD‘in bu savaştan faydalanarak özellikle Irak ve Suriye’de yeniden hakimiyet alanı elde etmek için saldırılarını yoğunlaştıracağını düşünüyorum. Çünkü bölgede İran’a bağlı Şii milislerin ilk hedefi bu radikal yapılanma yerine, bir zamanlar IŞİD’e karşı hava desteği aldıkları Amerika Birleşik Devletleri olacaktır
  • 3.Dünya Savaşı komplo teorisyenlerimizin olası bir harekatta yine hayal kırıklığına uğrayacağını düşünüyorum. İran, Rusya için önemli bir ortak ancak global çerçevede baktığımızda “Kıyamet Savaşı” olarak nitelendirilebilecek bir çatışmaya, Ruhani rejimi için gireceğini zannetmiyorum.
  • İran balistik füze kullanır mı? Şeklinde bir soru olabilir, eğer fırsat bulursa,kullanacaktır. Nitekim bu füzeler, Husiler tarafından sürekli olarak Suudi Arabistan’ı hedef alıyor, füzelerin çoğu havada imha edilmiş olsa da, bazıları hedefini bulabiliyor. Burada önemli bir başka soru.. İran’ın füzelerinde nükleer başlık var mı? Bildiğimiz kadarıyla yok.
  • ABD topyekün bir işgal hareketine girişirse, Afganistan’dan kötü bir gerilla savaşıyla baş başa kalacaktır. Neticede, Pers İmparatorluğu’ndan beri kenetlenmiş ve özellikle manevi anlamda (Şia-İslam inancı ve milliyetçilik) bağlamda beraber yaşamaktan hoşnut olan bir İran halkı mevcut.. Bu bağlamda Afganistan ve Pakistan’dan binlerce milis takviyesi çok kolay olacaktır.
  • Kürtler harekete geçer mi? Topyekün bir harekat olursa, harekete geçmeleri teşvik edilecektir. Rusların sosyolojik analizlerine göre bölgede yaşayan Kürtler, İran devletine bağlı insanlar, böyle diyordu Yevgeny Primakov. Muhtemel bir savaşta durumun böyle olup olmadığını göreceğiz.
  • Avrupa ülkeleri bu savaşa doğrudan destek verir mi? İngiltere ve Fransa’nın desteği olacağını düşünüyorum, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen… Ancak diğer ülkelerin durumu, Trump yönetiminin ikna kabiliyetine bağlı. Katılmayacağını düşündüğüm ülke ise Almanya.
www.iblagh.com alınmıştır.
www.iblagh.com alınmıştır
Yukarıda ABD'nin İran çevresindeki askeri üslerini görüyorsunuz..
    • Envanter meselesine gelecek olursak… ABD kara deniz ve hava kuvvetlerinde İran’a büyük üstünlük sağlıyor, ilgili linkten orduların askeri araçlara ve çeşitlerine ulaşabilirsiniz: GlobalFirePower 1 ve GlobalFirePower 2

Sonuç olarak, yakın zamanda bir ABD-İran sıcak savaşı beklemiyorum. ABD, yukarıda yazdığım tüm faktörleri göze alırsa -ki Trump yönetimi alabilir- durum değişecektir. Bu konuda yoğun görüşmelerin yapıldığı kuşkusuz.

Suriye Son Durum Haritası (Eylül 2019)

Suriye’de son durum haritası ve geçtiğimiz aylarda yaşanan Suriye konulu diplomatik açıklamaları paylaşmadan önce Suriye’de gündemin İdlib ve çevresindeki gelişmelere odaklandığını belirtebiliriz. Türkiye sınırında bulunan ve 2015 yılında muhaliflerin ele geçirdiği İdlib’in kontrolünün büyük çoğunluğu Heyetül Tahrir-i Şam’da (HTŞ). Türkiye’nin de terör örgütü ilan ettiği örgütün varlığı öne sürülerek bölgeye hava saldırıları tekrar başladı. Rusya ve rejim güçlerinin İdlib’e yönelik Mayıs ayının başındaki hava saldırılarında, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, en az 108 sivil yaşamını yitirdi. Rapora göre yaşamını yitiren sivillerden 26’sı çocuk, 24’ü ise kadın.

Öte yandan ‘İdlib Şafağı Harekatı kapsamında Suriye ordusu, 18’i köy olmak üzere 114 kilometrekarelik alanı muhaliflerden geri aldı.

Afrin’in doğusunda yer alan Tel Rıfat‘ı kontrol eden YPG, yine Mayıs ayının ilk günlerinde Türk ordusuna yönelik saldırılarını arttırdı. 4 şehit verdiğimiz bölgeye ÖSO ve TSK’nın operasyonu sonucu 3 köy teröristlerden temizlendiği ancak aynı gün ÖSO ve TSK’nın geri çekildiği bildirildi.

Suriye’de kim ne kadarlık bir alanı kontrol ediyor?

Esad rejimi (Suriye ordusu): 114 bin 670 km²

YPG/PKK: 51 bin 867 km²

Heyetül Tahrir-i Şam ve ÖSO: 14 bin 35 km²

TSK (Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı): 9 bin 39 km²

Esad rejimi ülkenin yüzde 60’ını, YPG yüzde 27’sini, HTŞ ve ÖSO (İdlib) yüzde 7’sini, Türk Silahlı Kuvvetleri ve muhalifler yüzde 5’ini ve geriye kalan yüzde 1’lik çöl bölgesini de IŞİD kontrol ediyor.

Eylül 2019:

[irp posts=”20697″ name=”Suriye Son Durum Haritası (Ekim 2019)”]

6 Mayıs 2019:

Suriye son durum haritası 6 Mayıs 2019 (Harita: Mepanews)

2 Mayıs 2019: ISW’nin yayınladığı ve daha fazla ayrıntı sunan haritaya göre; Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekatı ile terörden temizlenen bölgeler (TSK ve desteklediği güçler) sarı-siyah çizgili, YPG/PYD kontrolü mor, Esad rejimi kırmızı, Hizbullah’ın etkisinin ağırlıklı olduğu Lübnan sınır hattı kırmızı-siyah ve çöl bölgeleri beyaz renkte gösterilmiş. Medyada ‘gölge CIA’ olarak nitelendirilen ISW, İdlib’i doğrudan kahverengi ile göstererek El Kaide kontrolünde olduğunu vurgulayarak HTŞ’den bahsetmemiş. Öte yandan YPG kontrolündeki bölgeleri ‘Suriyeli Kürtler’ olarak tanımladığı gözlemleniyor.

Suriye Mayıs 2019 haritası (Harita: ISW)

Suriye ile ilgili Mart ve Nisan ayında yaşanan bazı önemli başlıklar:

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in, Suriye’nin kuzeybatısı için ortak çalışma grubu kurulması konusunda anlaştıkları açıklandı.

Esad rejimi, Aydınlık gazetesinin “Esad, Erdoğan ile görüşebilirim dedi” iddiasına yer verdiği haberi yalanladı.

Suriye’nin kuzeyinde oluşturulması planlanan ‘güvenli bölge’yle ilgili konuşan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, “Bölge, Fırat’ın doğusundaki Türkiye-Suriye sınırı boyunca olacak. Alanın derinliği konusunda henüz bir fikir birliğine varmadık” dedi.

ABD’nin petrol yaptırımları nedeniyle petrol ihracatında ciddi oranda düşüş yaşayan İran’ın Suriye’ye petrol ihracatına yeniden başladığı iddia edildi.

TSK ve ÖSO operasyonu kapsamında Tel Rıfat’ın kuzeyindeki Malikiye Köyü’nün kontrolü YPG’den ÖSO’ya geçti. ÖSO ve Türk ordusu geri geçildi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Türkiye ve Amerika’nın Suriye’nin kuzeydoğusunda oluşturulması planlanan güvenli bölgenin ayrıntıları konusunda anlaşmaya yakınlaştıklarını söyledi.

5 yıl sonra ilk kez görüntüsü yayınlanan terör örgütü IŞİD’in lideri Bağdadi, Yemen, Irak, Libya ve Suriye gibi ülkelerin ‘faaliyet raporunu’ ele aldıktan sonra (en son) ‘Türkiye vilayeti’ adlı dosyayı inceledi.

https://stratejikortak.com/2019/04/bagdadi.html

Esad rejimi ile Çin arasında yapılan görüşmelerde 49 yıllığına Rusya’ya verilen Tartus Limanı yakınında Çin de bir liman inşa edecek. Çin’in yeni liman inşa etmesiyle limanlar bölgesinin kontrolü Suriye-Rusya ve Çin ortak konsorsiyumunda olacak [RUSEN]

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, “Türkiye, İsrail’in işgal ettiği topraklarımızdan daha fazla toprağımızı işgal etmiş durumda” diye konuştu.

Uluslararası Af Örgütü, 2017’de ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin Suriye’nin Rakka şehrinde gerçekleştirdiği hava operasyonlarında, bin 600 sivilin öldüğünü açıkladı.

Kazakistan’ın başkenti Nursultan’da Astana süreci kapsamındaki Suriye konulu görüşmelerin 12. turu düzenlendi.

PYD terör örgütü yöneticisi Hediye Yusuf “PYD olarak biz Suriye Rejimi ile görüşme ve diyaloglarımızı yapma konusunda ısrarlıyız. Türkiye’nin elindeki toprakları almak için Esed ile işbirliği yapmak istiyoruz. Bu halkımızın isteğidir.” dedi.

Terör Örgütü YPG’nin Sözcüsü Nuri Mahmud, “Suriye rejiminin yeni bir savaşı yürütecek gücü olduğuna inanmıyoruz ancak bize saldırı olursa gereken yanıtı veririz, dünyanın terörü olan DAEŞ’i yendiğimizi unutmasınlar” dedi.

Ankara’ya gelen İran Dışişleri Bakanı Zarif, “Suriye’de Esad ile uzun bir görüşme yaptım. Bu konuşmanın raporunu Sayın Erdoğan’a sunacağım.” diyerek CB Erdoğan ile görüştü.

ABD Dışişleri Bakanlığı Suriye Operasyonları Kıdemli Danışmanı emekli Albay Outzen, “Güvenli bölgenin doğru bir şekilde uygulanmasını sağlarsak YPG’yi sınırdan çıkaracağız ve ağır silahlar da çıkarılmış olacak.” dedi.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey, Türkiye’nin önemli güvenlik endişeleri olduğunu ve ABD’nin bu endişeleri anladığını belirterek, “Türkiye ile YPG’nin olmayacağı bir güvenli bölge konusunda da çalışıyoruz.” dedi.

IŞİD 7-14 Nisan arasında Irak, Suriye, Nijerya, Nijer, Mısır, Somali, Afganistan, Libya ve Rusya’da ‘Şam’ın İntikamı’ adı altında yaklaşık 100 güvenlik görevlisinin öldüğü birçok terör saldırısı gerçekleştirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, ABD’nin İsrail’in Golan Tepeleri’ni ilhakını tanımasının bölgedeki istikrarı bozabileceğini belirterek, ‘Golan Tepeleri Suriye toprağıdır’ ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu vurguladı.

Suriye Kabileler ve Aşiretler Meclisi Gaziantep ofisi düzenlenen törenle açıldı.

Rusya lideri Putin ile Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Suriye’ye ilişkin ortak bildiri yayımlayarak Suriye meselesinin siyasi ve diplomatik yollarla çözümünü savundu.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Suriye’nin kuzeyinde kurulacak güvenli bölgede Türkiye ile işbirliği içerisinde çalışacaklarını söyledi.

Rusya Savunma Bakanlığı, Suriye’de Şubat ayındaki saldırı sonrası kaybolan 3 Rus askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Suriye’de artık IŞİD’in elinde hiç toprak parçası kalmadığını açıkladı.

ABD Başkanı Trump, İsrail’in Suriye sınırındaki Golan Tepeleri’ndeki hakimiyetini tanıdığını duyurdu.

Lübnan Başbakanı Hariri, Esad rejimine ülkelerine dönmek isteyen Suriyeli mültecilerden gönüllülerin isim listelerini verdiklerini ancak bunlardan küçük bir bölümünün kabul edildiğini belirtti.

İran, Irak ve Rusya genelkurmay başkanları Suriye’ye gelerek Esad ile bir araya geldi.

PENTAGON’un, 2020 savunma bütçesinde Irak ve Suriye’de eğit-donat için ayırdığı fonun detayları ortaya çıktı. Bütçe detaylarında, Irak güvenlik güçleri için 745 milyon dolar, Suriye’de SDG çatısındaki gruplara 300 milyon dolar destek fonu ayrıldığı yer alıyor.

Suriye, Irak ve İran Genelkurmay Başkanlarının Suriye’nin başkenti Şam’da bir araya geleceği bildirildi.

ABD Genelkurmay Başkanlığı, Suriye’de 1000 kadar askerin bırakılacağı yönündeki haberin gerçeği yansıtmadığını ve Türkiye’nin güvenlik kaygılarının giderilmesine yönelik planlamaların devam ettiğimi açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Votel, ABD askerinin Suriye’den belirli bir tarihte çekilmesi konusunda herhangi bir baskı olmadığını söyledi.

Kaynak: StratejikOrtak.com

ABD’nin Mason Kurucusu George Washington

22 Şubat 1732, Virginia doğumlu Amerikan Bağımsızlık Savaşı‘nda İngilizlere karşı başkomutan sıfatıyla mücadele etmiş, Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk başkanı George Washington.

George Washington, dönemin Büyük Britanya’sına bağlı olan, bugünün Virginia eyaletinde, Augustine ve Mary Washington’un oğlu olarak dünyaya geldi. Babasını henüz 11 yaşındayken kaybetti. Kaynaklara göre kardeşi Lawrence Washington’un verem hastalığına yakalanmasından sonra Barbados’a şifa için gittiler lakin, George buradan yalnız döndü. George Washington yirmi yaşına kadar sade bir yaşam sürüyordu…

1 Eylül 1752… George Washington,doğduğu yer Virginia’ya bağlı olan, Fredericksburg’da bulunan Mason Locası ile ilk kez bağlantıya geçti. Ezoterik ilimlerin ve güncel meselelerin öğretildiği, değerlendirmelerin yapıldığı ve pratik alanda bir takım uygulamalara sahip olan locada 4 Kasım tarihinde birinci dereceden dahil olarak inisiye edilmeye başlandı. Kardeşi Lawrence’nin aynı yıl içinde ölümünden sonra, Mount Vernon bölgesinde bulunan, kardeşinin dul eşi Anne’nin ölümüne kadar kendisine destek verdi ki Anne de uzun süre yaşamamıştır.

George Washington 3 Mart 1753’te ikinci derece masonluğa, 4 Ağustos’ta ise üçüncü derece masonluğa yükselmiştir. Bu hızlı yükselişin perde arkasını, yapılanmanın kadim gelenekten beri gelen gizlilik esasından ötürü bilmiyoruz. Bir yandan siyasi siyasi hayatında da bağımsızlık fikirlerine sahip olan Washington, faaliyete geçerek ilk olarak Pensilvanya batısına giderek Fransız askerleriyle bölgeyi boşaltmaları gerektiği konusunda bir görüşme gerçekleştirdi. Ancak bu görüşme yeterli olmayacaktı…

1754 yılının yaz döneminde Virginia Valisi tarafından eyalet milisi komutanlığına getirilen Washington, bölgenin batı sınırında kaleler kurarak istihbarat görevinin de yürütülmesinde önemli bir pay sahibiydi. Pensilvanya’nın Farmington bölgesinde Fransızlarla ilk sıcak çatışma yaşandı. Bölge daha ünlü ismiyle Fort Necessity olarak bilinir. Fransız birlikleri ve bölgede esir aldıkları kızılderili yerliler, Washington’u aralarındaki mücadeleden sonra teslim olmaya zorladı. Washington ve kendisine bağlı askerler Virginia’ya çekildiler.

Bir yandan Mason Locası’na katılmaya devam eden Washington öte yandan Fransızlarla mücadele halindeydi. 1755 yılında Monongohela Muharebesi‘nde “anavatanı” olan Büyük Britanya’nın hizmetinde yarbay olarak görev yapmayı sürdüren Washington, geri çekilmek zorunda kaldı.

1756 yılında askeri faaliyetleri için komutanı ve aynı zamanda arkadaşı olan George Mercer ile Boston’a giderek bölge valisi Shirley ile görüştü. Ayrıca Philadelphia, New York ve yol üzerinde olan diğer bölgeleri de ziyaret etti.

Albay rütbesine geldiğinde 25 yaşında olan Washington, Virginia’nın ilk düzenli alayını kurdu bölgede başkomutan ilan edildi. Esas görevi Virginia batısındaki Fransız birliklerinin ilerlemesini önlemekti ve 1758 yılında Fort Duquesne kalesinin Fransızlardan alınmasında önemli bir rol oynadı. 1759 yılında Martha Dandridge Custis ile evlendi. Bu evlilikten John ve Martha isimli iki çocukları oldu. 1759 yılı aynı zamanda Washington için bir başka dönüm yılı olacaktı…

Savaş içinde kendisine bağlı birliklerin geri plana atılmasından dolayı ve bilmediğimiz bir takım sebeplerden ötürü bağlı bulunduğu devlete karşı bir öfke beslemeye başladı. Alayından ayrıldı ve aynı yıl içinde Virginia’da milletvekili oldu. 1763 yılına geldiğimizde Anglikan Kilisesi’nde de görev almaya başladı. Burada bulunduğu mason locasının bir dine mensup olmayı engellemediğini görmek mümkündür.

1765’te Burgesses Evi‘nde (Virginia Kolonisi’nin yasama organı olan Virginia Genel Kurulunun seçilmiş temsilcisidir) yeniden seçildi. 1774 yılına kadar politika hayatını sürdüren Washington için bir başka dönüm noktası yaklaşıyordu…

1775’te Fransa ile Büyük Britanya arasındaki çatışma yoğunlaşınca, Kuzey Amerika kıtasındaki yansımalarından birisi de bağımsızlıkçıların Fransa tarafından desteklenmesi olmuştu. Yıllardır bu fikre sahip olan Amerikalılar için büyük bir fırsat doğuyordu. Ve 19 Nisan’da Amerikan Bağımsızlık Savaşı başladı. II.Kıta Kongresi’ne askeri üniformasıyla gelen Washington, savaşta aktif bir rol oynamak istediğini adeta ilan etti. Massachusett bölgesinin delegesi John Adams’ın önerisiyle Kıta Ordusu’nun başkomutanı oldu. Boston’da İngilizlere karşı çetin bir mücadelenin komutanlığını yaptı ve başarılı oldu, İngilizler bölgeden çekilmek zorunda kaldı.

Washington’un emri doğrultusunda 4 Temmuz 1776’da Amerika Birleşik Devletleri bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlık ilanının ardından savaştan vazgeçmeyen Büyük Britanya, New York’a saldırı düzenledi ve başarılı oldu. Bu hadiseyi takip eden yıllarda, Trenton Savaşı, Princeton Savaşı, Brandywine Savaşı, Philadelphia Savaşı, Germantown Savaşı, Monhount Savaşı gibi önemli cephelerde başarılar elde eden Washington ve askerleri, Büyük Britanya’yı art arda ele geçirmiş olduğu bölgelerden çekilmeye zorladı.

1778 yılında, Washington masonik faaliyetlerini de sürdürürken, Büyük Pensilvanya Locası ile fikir alışverişinden sonra Anglikan Kilisesi‘nde Evanjelist Yuhanna hareketi hizmetine katılmıştır. 24 Haziran 1779 yılında Quebec Ulusal Bayramı olarak bilinen, Aziz Saint-Jean-Baptiste günündeki kutlamalara katıldı. Bu katılımın Amerikan Birleşik Locası‘nın etkisinde olduğu söylenmektedir.

1782 yılı devam ederken 50 yaşında olan George Washington, İngilizlere karşı yoğun mücadelesini sürdürürken 23 Mart tarihinde mason locasının imzasıyla ipekle işlenmiş bir mektubu Amerikalı Elkanah Watson ve Fransız olduğu belirtilen Francis Corentin Cossoul isimli iki önemli bankacıya göndermiştir. Yeni devletin temelleri için bir davet niteliği taşır. Mektup bugün, George Washington Mason Ulusal Anıtı‘nda bulunmaktadır. Fotoğraf Wikipedia'dan alınmıştır. George Washington Mason Ulusal Anıtı önü.

Fotoğraf Wikipedia’dan alınmıştır. George Washington Mason Ulusal Anıtı önü.30 Eylül 1783’de İngilizler, Amerika Birleşik Devletleri’nin bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı. Savaşın son anlarına kadar New York’u boşaltmayan birlikler, mecburi olarak ülkelerine döndüler. 26 Aralık’ta Alexandra Locası‘ndan tebrik mektupları alan Washington, iktidarını sağlamlaştırmayı sürdürüyordu. 24 Haziran’da locanın onursal üyesi seçilmesi de bunu perçinliyordu. Ayrıca Newport’ta bulunan hür masonlar, Washington’a destek mektupları gönderiyorlardı.

1787 yılında Amerikan Devrimi‘nin önemli isimleri, Konfederasyon Maddeleri’ni değiştirerek yeterli hale getirme konusunda görev alıyorlardı. Çeşitli eyaletlerden 54 temsilciyle birlikte oylamaya katılan George Washington, Kurucu Meclis’in ilk başkanı seçildi.

1788’de Alexandria Locası’ndan Washington’a bir teklif iletildi. Teklife göre Pensilvanya Locası ve Virginia Locası‘nın birleştirilerek liderliğinin Washington’un yapması kabul edildi.

7 Ocak 1789’da dünya tarihi için önemli bir gün yaşanıyordu. ABD’de ilk başkanlık seçimi gerçekleştirildi ve George Washington başkan oldu. 7 Mart’ta New York’a bağlı Holland Locası tarafından kendisine bir tebrik iletildi. Bu dönemden sonra yurt gezilerine başlayan Washington, Aziz John Locası, Georgetown Locası,Georgia Locası,Houston Locası’nda hem önemli görevler üstlendi hem de bu locaların bazılarına liderlik etti.

5 Aralık 1792’de yeniden başkan seçilen Washington, 27 Aralık’ta Massachusetts Locası lideri John Cutler’dan masonik faaliyetlerle ilgili bir mektup aldı ve bunu yanıtladı.

1793 tarihine geldiğimizde karşımızda şöyle bir tablo mevcuttu; Amerika Birleşik Devletleri’nin başkentinde dört mason locası daha ortaya çıktı. Potomac Locası, Federal Loca,Maryland Locası  Alexandria Locası ve Virginia Locası…

Takip eden yıllarda, Viski İsyanı (1791 – 1794) bastırıldı. Sentimental and Masonic Magazine yayını İrlanda’nın Dublin kentinde (1792-1794) yayınlandı. 

4 Mart 1797’de John Adams ABD’nin ikinci başkanı seçilirken, ABD’nin mason kurucusu George Washington ölümüne kadar (14 Aralık 1799) localarla bağlantısını kopartmamıştır.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Haber Arşivi (Mart – Nisan 2019)

Stratejik Ortak olarak her ay yaptığımız arşivi bu defa iki ay ile birleştirip sizlere sunmak istedik. Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’de Mart ve Nisan 2019’da yaşanan askeri tatbikatları, zirveleri ve doğal gaz keşfi için yapılan sondaj faaliyetlerini derledik.

MART AYI HABER ARŞİVİ

İşte geçtiğimiz ay yaşanan askeri ve diplomatik gelişmeler…

1 Mart: Eski Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, Doğu Akdeniz’de enerji alanındaki gelişmelere ilişkin, “Türkiye’nin oradaki ticari gelişmelere katılımını sağlamalıyız. Adil bir şekilde olmalı. Eğer her şeyi kendimize almaya çalışırsak büyük hayal kırıklığına uğrayabiliriz.” dedi.

2 Mart: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize mitinginde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak Doğu Akdeniz’deki ve Karadeniz’deki doğal gaz ve petrol haklarımızı en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Fatih ve Yavuz adlı gemiler bu doğrultuda atılmış önemli birer adımdır”dedi.

Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Nikos Hristodoulodis, “Türkiye ile açık bir çatışma oyununa dahil olmayacağız. Bölgedeki olayların Türkiye tarafından Kıbrıs sorunununa çözüm getirebilecek gelişmeler şeklinde yorumlanacağını umuyoruz. Bu da demektir ki, Türkiye de bu gelişmelerden bölgesel iş birliği ya da AB ile iş birliği şeklinde fayda sağlayabilir. Dış politika ve enerji planlamamızı, hiçbir devlete karşı değil, olumlu bir gündem temelinde inşa ediyoruz.” dedi.

4 Mart: Rum Savunma Bakanı Aggelides, “Fransa bizim müttefikimizdir ve bu çerçevede ilişkilerimizi, askeri üs, Mari, hava üssü ve başka şekillerde, artırmak için sürekli çalışmaktayız. Bu açıkça bizim Fransa ile askeri ilişkilerimizi artırdığımızı gösteriyor” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Liberman, GKRY Savunma Bakanı Angelides ve Yunanistan Savunma Bakanı Kammenos

5 Mart: Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “KKTC, adanın etrafındaki doğal zenginliklerin de paydaşıdır, orada hak sahibidir. Herkesin buna göre davranması gerekir.” dedi.

Ana vatanı çevreleyen üç denizde 103 geminin katılımıyla eş zamanlı gerçekleştirilen “Mavi Vatan 2019 Tatbikatı”nın Doğu Akdeniz bölümünde denizaltı kurtarma safhası başladı.Genelkurmay Başkanlığı Yıllık Tatbikat Programı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca planlanan ve Deniz Harp Merkezi Komutanlığı’nın sevk ve idaresindeki tatbikatın, Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz olmak üzere aynı anda 3 denizde ilk defa icra edilen fiili bir faaliyet olduğu belirtildi.

7 Mart: Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil, İsrail gazını Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRY) üzerinden Avrupa’ya taşıma konusunda ülkesinin ekonomik bölge haklarının ihlal edilmemesi uyarısında bulundu. Basil, ‘Lübnan, haklarının ve egemenliğinin ihlal edilmesine müsaade etmeyecektir’ dedi

8 Mart: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına başlayacağız. İlk defada bulamayabiliyorsunuz. İngiltere Kuzey Denizi’nde 1970’li yıllarda 150 kuyu açtı, 151’inci de buldu. Yine Norveç 35. Kuyuda buldu. Biz ilk defa kuyumuzu açıyoruz. Bulursak hamd edeceğiz. Bulamazsak da sabır edeceğiz” dedi.

20 Mart: Güney Kıbrıs, Yunanistan, İsrail arasında  6. Üçlü Zirve yapıldı. Zirveye ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da katıldı. Zirvenin ardından yapılan ortak açıklamada, Güney Kıbrıs,  Yunanistan, İsrail ve ABD’nin, bölgesel işbirliğini güçlendirme; enerji bağımsızlığı ve güvenliğini destekleme ve geniş Orta Doğu bölgesi ile Doğu Akdeniz’de dış kötü niyetli mihraklara karşı savunma üzerinde anlaştıkları belirtildi. Zirvede Girit adasından İtalya’ya kadar inşa edilmesi planlanan 2 bin kilometrelik doğalgaz boru hattı projesi de ele alındı.

21 Mart: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunan mevkidaşı Katrougalos ile görüştü. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs etrafındaki hidrokarbon rezervlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Çavuşoğlu, “Türkiye’nin dahil edilmediği ya da dışlandığı hiçbir proje gerçekçi değildir” diyerek Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan hakları olduğunu, kıta sahanlığı içindeki alanlarda Türkiye’nin sismik ve sondaj yapma hakkı bulunduğunu belirtti.

Yunan Dışişleri Bakanı Katrougalos ise  Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarıyla ilgili bazı haklara sahip olduğunu bildiklerini belirterek, “Biz de bu çerçevede Kıbrıs’ın haklarını destekliyoruz çünkü Kıbrıs, kendi Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) var olan hidrokarbon kaynaklarından faydalanma hakkına sahiptir ancak şu da bir gerçek ki Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin de mevcut hakları var” şeklinde konuştu.

Yunan Bakan, hidrokarbon kaynaklarının her iki toplumun menfaatine olacak şekilde değerlendirilmesi konusunun da garanti altına alınmasına da soğuk bakmadıklarını ve bir fon oluşturulması yönünde bir önerileri olduğunu kaydetti.

27 Mart: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Sadece kendimizin değil KKTC’de yaşayan soydaşlarımızın da hakkını sonuna kadar arayacağımızı ifade ettik” dedi. Bakan Dönmez Fatih Gemisi ile Akdeniz’de 3 bin metre derinlikte sondaj yaptıklarını kaydetti.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Deniz Kuvvetleri fırkateynleri, Doğu Akdeniz açıklarında NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 unsurları ile Geçiş Tatbikatı gerçekleştirdi. Tatbikata Deniz Kuvvetleri filosunun en büyüklerinden olan TCG GEDİZ ve TCG GİRESUN fırkateynleri katıldı

NİSAN AYI HABER ARŞİVİ

1  Nisan: Yunanistan’ın Mora Yarımadası’nda  Iniohos 2019 Tatbikatı başladı. Tatbikata  Amerika, İsrail, İtalya ,Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve  Birleşik Arap Emirlikleri katılıyor. Yunan Hava Kuvvetleri tatbikatın amacının, karmaşık ve çok boyutlu tehdit ortamı karşısında gerçekçi operasyonel eğitim sağlama olduğunu ifade etti. Tatbikata İtalya’nın ve İsrail’in, F-35 ile katıldığı belirtiliyor.

4 Nisan: Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin üçüncü ülkelerle yapacağı doğal gaz anlaşmalarının birlik kurallarına tabi tutulmasını sağlayacak düzenlemeye onay verdi.

10 Nisan: Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge’nin (MEB) 10’uncu parselindeki Glafkos yatağında yaptığı sondajda 5-8 trilyon ayak küplük doğalgaz rezervi keşfini resmileştirdiği, teyit sondajı yapacağını da teyit ettiği, şu anda 100 milyon doların üzerindeki sondaj bütçesinin onayı için uğraştığı bildirildi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı koordinatlarını Birleşmiş Milletler’e bildirdiği iddia edildi.

12 Nisan: Güney Kıbrıs ve Lübnan, Akdeniz’de petrol ve doğal gaz keşif bölgeleri oluşturulması için bir anlaşma üzerinde çalıştıklarını açıkladı. İlk sondaj kuyusunun önümüzdeki yıl sınırın Kıbrıs tarafında açılması planlanıyor. Güney Kıbrıs ve Lübnan, Akdeniz’de petrol ve doğal gaz çıkarma bölgelerine yönelik bir anlaşma için çalıştıklarını duyurdu. Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil, petrol ve gaz alanında bir anlaşma için hazırlık safhasında olduklarını açıkladı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, TBMM’nin ev sahipliğinde Antalya’daki Turizm Belek Merkezi’nde başlayan NATO Parlamenter Asamblesi 99. Rose-Roth Semineri ve Akdeniz-Orta Doğu Özel Grubu Ortak Toplantısında konuşarak “Türkiye’nin garantörlüğü Kıbrıs için ve Kıbrıslı Türkler için çok önemlidir. İkinci bir konu bugün tüm çabalarımıza rağmen tüm iyi niyetli çağrılarımıza rağmen Türk tarafından haklarını garanti altına almadan, Rum kesiminin tek taraflı hidrokarbon çalışmalarını, aktivitelerine başlatması, tam da garantör olarak Türkiye’nin garantörlüğüne her zamankinden çok daha fazla önemli olduğunu hatırlatıyor. Bir taraftan tek taraflı bazı ülkelerle faaliyet göstermeye çalışacaksın, ‘Türk tarafının hakkı var’ diyeceksin, diğer yandan bunu görmezden geleceksin. O zaman Kıbrıs Türk halkının halklarını kim savunacak? Garantör olarak ben savunacağım. Bu benim en doğal hakkımdır ve Kıbrıs Türk halkı da garantörlüğün her zamankinden daha hassas olduğunu söylüyor” dedi.

Güney Kıbrıs ve Lübnan, Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz çıkarma bölgelerine yönelik bir anlaşma için çalıştıklarını duyurdu. Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran BBasil, “Anlaşmanın noktalarını ve ihtilaflı noktaları ele almak için ilk tarih olarak 7 Mayıs üzerinde anlaştık” dedi. Takvime ilişkin bilgi veren Basil, ikinci aşama olarak haziranda bir zirve düzenleneceğini belirtti. Basil, “Eylülde petrolün paylaşımı konusundaki anlaşmayı tamamlamaya çalışacağız. Böylelikle iki ülkenin hükümetleri anlaşma için görüşmeleri başlatabilir” dedi.

13 Nisan:  Doğu Akdeniz’de, Yunanistan, Mısır ve Güney Kıbrıs Rum yönetiminin katıldığı ‘Medusa 8’ hava-deniz tatbikatı başladı. Tatbikat 19 Nisan’a kadar devam etti.

16 Nisan:  ABD’nin Güney Kıbrıs’a uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasını da öngören bir tasarı sunan Demokrat Partili Senatör Bob Menendez, Güney Kıbrıs ziyaretine başladı. Ambargonun kaldırılmasının silahlanma yarışına neden olacağını savunan KKTC, “İlgili senatör ve Kıbrıs Rum liderliğinın sözleri saldırganlık içeriyor” açıklaması yaptı.

21 Nisan: Girit Denizi ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan, ABD, İsrail ve Güney Kıbrıs kuvvetlerinin katılımıyla “Noble Dina 2019” tatbikatı başladı. Tatbikatın ilerleyen günlerinde katılımcılar bu yıl su altı savaşı senaryolarına yoğunlaşırken, denizden kurtarma, karaya çıkarma ve hava savunması gibi senaryolar da uyguladı. Tatbikatın ana hedefinin deniz ortamındaki modern zorlukları ele almaya ve 3 donanma işbirliğini arttırmaya yönelik olduğu belirtildi.

Noble Dina 2019 tatbikatından.

23 Nisan: Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, İsrail’le aralarında uzun zamandır sorun olan deniz sınırını belirlemeye hazır olduklarını ifade etti.

  • ABD’ye ait USS Abraham Lincoln ve USS John C. Stennis uçak gemileri Akdeniz’de ortak tatbikata başladı. ABD’nin Moskova Büyükelçisi John M. Huntsman, tatbikatın Rusya’ya yönelik bir sinyal olduğu açıklamasını yaptı.

Önceki arşiv:

https://stratejikortak.com/2019/03/akdeniz-kibris-haber-arsivi-subat.html

‘İsrail-Filistin Barışı’: Yüzyılın Anlaşması’nın 10 Maddesi

Israel HaYom gazetesi, Filistin topraklarında işgalini her geçen gün daha da genişleten İsrail ile Filistin arasında ‘barışı’ öngören, ABD Başkanı Trump öncülüğünde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın da destek verdiği belirtilen “Yüzyılın Anlaşması” planının resmi olmayan maddelerini yayımladı.

Gazetede yer alan ve ABD, İsrail veya Filistin makamlarından herhangi bir açıklama yapılmayan söz konusu planın ana maddeleri şöyle:

1- Anlaşma

İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Hamas arasında üçlü bir anlaşma imzalanacak. Bu anlaşmaya göre işgal altındaki Batı Şeria’da yer alan Yahudi yerleşim birimleri dışındaki topraklar ile Gazze Şeridi’nde “Yeni Filistin” adlı bir Filistin devleti kurulacak.

2- Bölgenin Tahliyesi

Batı Şeria’daki büyük Yahudi yerleşim yerleri bugün olduğu gibi İsrail’in elinde kalacak. Bu yerleşim birimlerine yine Batı Şeria’daki izole yerleşim birimleri de katılacak ve böylece izole yerleşim birimlerine ulaşmak için büyük yerleşim birimlerinin alanları genişletilecek.

3- Kudüs

Kudüs, İsrail ile Yeni Filistin arasında bölünmeyecek ve paylaşılmayacak ancak her iki devletin de başkenti sayılacak. Ayrıca Kudüs’te yaşayan Araplar Yeni Filistin Devleti’nin vatandaşları olacak. İsrail’e bağlı Kudüs Belediyesi, Yeni Filistin Hükümeti’nin ilgileneceği eğitim alanı hariç Kudüs’ün tüm alanlarından sorumlu olacak ve bu yeni devlet, Kudüs Belediyesi’ne su gideri ve vergi ödeyecek.Yahudilerin Araplardan ev almalarına izin verilmeyecek ve aynı şekilde Araplar da Yahudilerden ev alamayacak. Kudüs’e yeni bölgeler eklenlenmeyecek ve kutsal alanların bugünkü statüsü devam edecek.

4- Gazze Şeridi

Mısır Arap Cumhuriyeti, havalimanı, fabrikalar, ticari alanlar ve ziraat için Gazze Şeridi’ne bağlı bir şekilde Yeni Filistin Devleti’ne toprak kiralayacak, ancak Filistinlilerin bu yeni topraklarda iskanına izin verilmeyecek. Bu toprakların sınırları ile kira ücreti daha sonra aracı ve destekçi ülkeler tarafından Yeni Filistin Devleti ile Mısır arasında belirlenecek.

5- Destekleyen Ülkeler

Yeni Filistin Devleti’nin kurulmasını öngören bu anlaşmanın uygulanması için mali olarak destek sağlayacak ülkeler, başta ABD olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve petrol üreticisi Körfez Arap ülkeleri olacak. Destekleyici ülkeler, Yeni Filistin’deki ulusal projeler için 5 yıl boyunca 30 milyar dolarlık bir bütçe sağlayacak. Bu bütçeye izole Yahudi yerleşim birimleri ile büyük yerleşim yerlerinin İsrail’e bağlanması maliyeti de dahil olacak

Destekleyen devletler tarafından ödenecek fonların bölünmesi

a. ABD yüzde 20

b. AB yüzde 10

c. Petrol üreticisi Körfez Arap ülkeleri ise fonun yüzde 70’ini karşılayacak. Bu yüzde 70’lik oran ülkelerin petrol gelirlerine göre belirlenecek.

d. Yükün çoğu petrol üreten Körfez ülkelerinde olacak, çünkü bu anlaşmadan asıl yararlanacaklar onlar olacak.

6- Ordu

Yeni Filistin Devleti’nin ordusu olmayacak. Sadece polisin elinde hafif silahlar olacak.
İsrail ile Yeni Filistin arasında, İsrail’in tüm yabancı saldırılara karşı Yeni Filistin’in korumasını garanti altına alacağı ve bu tür bir koruma karşılığında Yeni Filistin’in İsrail’e ödeme yapacağı yeni bir savunma anlaşması imzalanacak. Bu ödemenin maliyeti, taraflar arasındaki destekleyici devletlerin aracılık ettiği müzakerelerde belirlenmelidir.

7 ve 8– Zaman Çizelgeleri ve Uygulama Aşamaları

a. Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas, Mısırlıların yanında bulunan şahsi silahları da dahil olmak üzere tüm silahları bırakacak.

b. Hamas’ın liderleri ve üyeleri, yeni hükümet kurulana kadar destekçi ülkelerden maaş almaya devam edecek.

c. Gazze Şeridi’nin sınırları, mal girişine ve işçilerin Batı Şeria’da olduğu gibi İsrail ile Mısır’a geçişine açık olacak.

d. Bir yıl içinde yeni bir Filistin hükümeti seçilmesi için her Filistin vatandaşının seçimlerde aday olabileceği demokratik seçimler yapılacak.

e. İsrail hapishanelerindeki tüm Filistinli tutuklular, seçimlerden ve hükümetin kurulmasından bir yıl sonra başlamak üzere aşamalı olarak üç yıl içinde serbest bırakılacak.

f. Beş yıl içinde Yeni Filistin’de bir liman ve bir havaalanı kurulacak. O zamana kadar İsrail’deki havaalanı ile limanlar kullanılacak.

g. Yeni Filistin ile İsrail arasındaki sınır, dost ülkelerdeki gibi vatandaşların ve malların geçişine açık olacak.

h. Gazze Şeridi ile Batı Şeria’yı birbirine bağlamak üzere yerden yüksekliği 30 metre olacak bir otoyol inşa edilecek. Bu otoyolun inşasına Çin yüzde 50, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada ve ABD ile AB yüzde 10’ar katkıda bulunacak.

9- Ürdün Vadisi

a. Ürdün Vadisi veya diğer adıyla Batı Şeria’nın Ölü Deniz (Lut Gölü) çevresindeki Ağvar bölgesi bugün olduğu gibi İsrail’in elinde kalacak.

b. Bölgeden geçen 90 numaralı otoyol 4 şeritli olacak.

c. İsrail, otoyolun genişletilmesi için bir ihale açacak.

d. Bu 90 numaralı otoyolun iki şeridi Yeni Filistin’i Ürdün’e bağlayacak. Bu yol üzerinde kurulacak olan sınır kapıları Yeni Filistin’in kontrolünde olacak.

10– Sorumluluk

a. Hamas ve FKÖ’nün bu anlaşmaya itiraz etmesi durumunda ABD, Filistin’e sağladığı tüm mali desteği kesecek ve diğer ülkelerin de mali destek sağlamasını engelleyecek.

b. FKÖ bu anlaşmayı kabul eder de Hamas ya da Filistin İslami Cihad Hareketi bu anlaşmayı reddederse bu iki hareketin liderleri sorumlu sayılacak ve Gazze Şeridi ile İsrail arasındaki yeni bir savaşta ABD, İsrail’in bu liderleri hedef alması konusunda destekleyecek. Dolayısıyla onlarca kişinin milyonların hayatını tehlikeye atması makul bulunmayacak.

c. Eğer İsrail bu anlaşmaya itiraz ederse, İsrail’e sağlanan mali destek durdurulacak.

Askeri ve Diplomatik Haber Arşivi (Nisan 2019)

0

Stratejik Ortak olarak Nisan ayında yaşanan askeri ve diplomatik gelişmeleri sizler için derledik. Her ay düzenli olarak geçtiğimiz ayın öne çıkan başlıklarını özet bir şekilde sunmayı sürdüreceğiz. Venezuela’da gerçekleşen başarısız darbe girişimi, ABD’nin Türkiye’ye yönelik arttırdığı S-400 baskısı, Sudan’da askeri yönetimin Devlet Başkanı Beşir’i devirmesi ve Cezayir’de görevinden istifa eden Cumhurbaşkanı Buteflika…

Nisan ayında diğer önemli gelişmeler madde madde şöyle:

Ticaret müzakerelerinde sona yaklaşılırken ABD ve Çin’in üzerinde kağıt üzerinde anlaşmaya vardığı belirtildi.

İsrail Başbakanı Netanyahu, seçime 5 gün kala, bu yıl ikinci kez Rusya lideri Putin ile görüşmek üzere dün Moskova’ya gitti.

BAE lideri Şeyh Zayed Al Nahyan, ülkesinin en yüksek ‍ sivil onuruna sahip yüksek nişan olan “Zayed Nişanı”nı Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yi verdi.

Mill Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kuzey Makedonyanın ardından resmi temaslarda bulunmak üzere Kosova’ya geçti. Bakan Akar, Başkent Priştinede Kosova Savunma Bakanı Rrustem Berisha tarafından asker törenle karşılandı.

Libya’nın doğusundaki askeri güçlerin lideri General Halife Hafter, Trablus’u ele geçirmek için saldırı başlattığını açıkladı.

ABD Temsilciler Meclisi, ABD’nin Yemen’deki savaşta Suudi Arabistan’a verdiği askeri desteği kesmesini öngören yasa tasarısını onayladı.

Pentagon, Türkiye’ye teslimi planlanan F-35’lerden birinin daha Arizona’daki üsse gönderildiğini, diğer uçağın ise yarın gönderileceğini açıkladı. Pentagon Sözcüsü: “Luke Hava Üssü’ndeki Türk pilotların F-35 eğitimi devam edecek. ABD’nin Hava Üssü’ndeki iki F-35 uçağını Türkiye’den geri alma planı yok”

Afganistan’da Taliban’ın Kabil hükümet güçlerine düzenlediği saldırıda en az 20 askerin öldürüldüğü ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Bakanlığın yeni sözcüsünün eski televizyon sunucusu Morgan Ortagus (37) olduğunu duyurdu.

Adalardaki sorunlara rağmen Çin ile iyi ilişkiler kurmak isteyen Filipinler Devlet Başkanı Duterte’den dikkat çeken açıklama: “Savaşa gidersem donanmam birkaç dakika içinde ezilecek. Çin’le savaşırsam, füzeleri yedi dakikada Manila’ya ulaşacak”

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “S-400’ler bitmiş bir anlaşmadır. ABD son bir Patriot önerisi yaptı ancak satış olacağının garantisi bulunmuyor.” dedi.

Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih, “Haşd Şabi, Irak devletinin güvenlik sistemi içerisindeki askeri bir organizasyondur. Yasalar çerçevesinde Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanının emri altında bulunmaktadır” dedi.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence: “Türkiye bir seçim yapmalıdır. Dünya tarihindeki en güçlü askeri ittifakın kritik bir ortağı olarak mı kalmak istiyor yoksa ittifakımızın altını oyan düşüncesiz kararlar alarak bu ortaklığın güvenliğini riske mi atmak istiyor, tercih yapmalıdır”

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu vurguladı.

Kazakistan’ın yeni Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ilk yurtdışı ziyaretini Rusya’ya yaptı. Tokayev görüşme sırasında Putin’e eski Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in selamlarını iletti.

Brunei Sultanlığı’nda bugünden itibaren Şeriat kanunları yürürlüğe giriyor. Ülkede eşcinsel ilişki ve zinadan ‘suçlu bulunanlar’ taşlanarak idam (recm) edilecek. Yürürlüğe giren yeni yasa kapsamında hırsızlık yapanların da elleri kesilecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iki adet daha ATAK helikopteri teslim edildi.

Katar Dışişleri Bakanı Al Sani, Körfez krizinin çözümünün tek yolunun “müzakere masası” olduğunu söyledi.

İngiltere ve Suudi Arabistan kara kuvvetlerinin katıldığı “Ortak Çöl Askerleri 3” tatbikatı bugün Suudi Arabistan’ın Kuzeybatı Askeri Bölgesi’nde başladı.

Filistin hükümeti ve Hamas, Brezilya’nın Kudüs’te diplomatik ofis açmasını ve Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun İsrail Başbakanı Netanyahu ile Ağlama Duvarı’na yaptığı ziyaretini kınadı.

Yüksek Mahkeme, Guaido’nun “Yurt dışına çıkış yasağına rağmen Kolombiya’ya geçmesinden” dolayı başlatılan yasal süreç için Kurucu Meclisten dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, ülkesindeki ABD askerlerinin, terör örgütü IŞİD’in Musul’u almasının ardından Irak hükümetinin isteği üzerine geldiğini söyledi.

Ordunun baskı yaptığı protestoların hedefindeki Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika, görev süresinin dolacağı 28 Nisan’dan önce istifa edeceğini açıkladı.

ABD, Türkiye’ye teslim edeceği F-35 savaş uçaklarıyla alakalı bazı materyallerin sevkiyatını durdurma kararı aldı.

Bulgar VMRO vekili Angel Cambazki, Türkiye’nin Bulgar toplumunu bölmeye çalıştığını iddia ederek, gelişmelerin ileride özerklik taleplerine yol açacağını vurguladı.

Yaklaşık 7 yıldır Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği’nde yaşayan Wikileaks kurucusu Julien Assange, gözaltına alındı. İngiltere polisi, Assange’ın iltica hakkını elinden alan Güney Amerika ülkesinin diplomatik temsilciliğinin, kendilerini davet ettiğini dünyaya duyurdu.

İtalyan Temsilciler Meclisi’nde hükümetten “Ermeni soykırımının” tanınmasını talep eden önerge kabul edildi. Önergenin hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor.

Farklı kaynaklardan gelen (teyitsiz) bilgilere göre protestoların hedefindeki Sudan Devlet Başkanı Beşir istifa etti.

Hindistan’da bugün başlayan ve 19 Mayıs’a kadar sürecek dünyanın en uzun seçim sürecinde yaklaşık 900 milyon seçmen oy kullanacak.

Libya’da General Hafter’e bağlı güçlerle Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı birlikler arasındaki çatışmalar nedeniyle BM arabuluculuğunda 14-16 Nisan’da düzenlenecek barış konferansı iptal edildi.

Suudi Arabistan’ın, Rusya’nın en güçlü silahlarından olan ve ‘Cehennem silahı’ olarak da anılan TOS-1A ‘Solntsepek’ çok namlulu ağır roketatar sistemlerinin ilk partisini teslim aldığı belirtildi.

Cezayir geçici Cumhurbaşkanı Salih, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 4 Temmuz’da gerçekleştirileceğini açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo; Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve Kuzey Kore lideri Jong-un’u “tiran” olarak tanımladı. ABD’nin işbirliğini gerekçe göstererek Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Sisi’yi “tiran” olarak tanımlamayacağını söyledi.

İsrail’de yapılan erken genel seçimlerindeki sandık çıkış anketlerine göre Başbakan Netanyahu’nun partisi Likud ile en yakın rakibi olan Mavi-Beyaz İttifakı seçimi başa baş tamamladı.

Suudi Arabistan, başkent Riyad’ta “Stratejik Orta Doğu Paktı” hazırlık çalışmalarına başlangıç olarak ABD ve Arap ülkeleri arasında düzenlenen toplantıya ev sahipliği yaptığını açıkladı.

Kazakistan’da Nazarbayev’den görevi devralan Tokayev, halka seslenerek 9 Haziran 2019’da erken başkanlık seçimlerini yapılmasına karar verdiğini duyurdu.

Japon hava kuvvetlerine ait F-35A model savaş uçağı Kuzey Pasifik Okyanusu üzerinde kayboldu. Japonya Öz Savunma Hava Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, ülkenin kuzeyindeki Misawa Hava Üssünde görev yapan F-35A savaş uçağının eğitim uçuşu sırasında kaybolduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Libya’daki gelişmeler ile ilgili olarak “Askeri müdahale yerine BM’nin düzenlediği konferans yoluyla Libya’nın birliği ve beraberliği sağlanmalıdır” dedi.

Cezayir geçici Cumhurbaşkanı Salih, kurulacak bağımsız bir milli komisyonla seçimlerin “90 gün içinde şeffaf ve adil bir şekilde gerçekleşmesi için çalışacağını” söyledi.

Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, Sana’da Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ağırlayan Putin, “Gündemimizde askeri-teknik iş birliğinin yanı sıra S-400 sistemlerinin Türkiye’ye sevkiyatının tamamlanması var” dedi.

ABD Başkanı Trump, doğrudan dini lider Ayetullah Hamaney’den emir alan Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütleri listesine alma kararını onayladı.

Yemen’de, Husiler tarafından kontrol altında tutulan bölgelerde yaygın olan kolera salgını ile mücadele için olağanüstü hal ilan edildi.

Senegal’de ikinci dönem göreve başlayan Cumhurbaşkanı Macky Sall’in kurduğu, 32 bakan ve 3 devlet sekreterinin yer aldığı yeni hükümet açıklandı.

İsrail’de yarın yapılacak genel seçimler nedeniyle Batı Şeria ve Gazze’ye tüm giriş çıkışların kapatılacağı bildirildi.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev, 900 milyon euro hacimli bir Rusya-Türkiye ortak yatırım fonunun kurulduğunu söyledi.

Nijerya’nın Borno eyaletine bağlı Muna Garage bölgesinde düzenlenen çifte saldırıda, 11 kişi yaşamını yitirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ülkesinin Halife Hafter’in Libya’nın Trablus kentine yönelik askeri harekatına karşı olduğunu belirterek ‘harekatın derhal durması’ çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Dışişleri Bakanı Muhammed Tahir Siyala ile telefonda görüştü.

ABD Afrika Kuvvetleri Komutanlığı, Libya’nın başkenti Trablus çevresinde General Halife Hafter’e bağlı güçler ile Ulusal Mutabakat Hükümeti birlikleri arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi üzerine ülkedeki Amerikan askerlerinin çekildiğini açıkladı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Hindistan’ın 16-20 Nisan arası Pakistan’a karşı büyük bir saldırı planladığını açıkladı.

İsrail Başbakanı Netanyahu, yeniden başbakanlık koltuğuna oturması halinde işgal altındaki Batı Şeria’da yer alan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini “İsrail’e ilhak” etmeyi planladığını söyledi.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı es-Serrac, “Elimizi barış için uzattık. Ancak Hafter siyasi anlaşmayı bozarak bizi sırtımızdan vurdu. Bunun sert bir cevabı olacak.” dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Kilis’e füzeler düşerken bazı ülkeler Patriotları söküp götürmüştü, S-400’den dönüş yok” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, ABD’nin İsrail’in Golan Tepeleri’ni ilhakını tanımasının bölgedeki istikrarı bozabileceğini belirterek, ‘Golan Tepeleri Suriye toprağıdır’ ifadelerini kullandı.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı güçlerin, daha önce Mareşal Halife Haftar’a bağlı güçler tarafından ele geçirilen Trablus havalimanının kontrolünü tekrar sağladığı belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Rus askerlerinin Venezuela’daki varlığına yanıt vermeye hazır olduklarını belirtti.

ABD yönetiminin Yunanistan, İspanya, Singapur, Romanya ve Polonya’ya F-35 savaş uçağı satmak istediği bildirildi. Finlandiya, İsviçre ve Birleşik Arap Emirlikleri de F-35 siparişi vermeye istekli olan diğer ülkeler arasında yer alıyor.

Filistin Dışişleri Bakanı el-Maliki, Mahmud Abbas’ın, görüşmenin Moskova’da yapılması halinde, İsrail Başbakanı Netanyahu ile önkoşulsuz olarak görüşmeye hazır olduğunu belirtti.

Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan dışişleri bakanları Moskova’da bir araya gelerek, ihtilaflı iki ülkenin topraklarında bulunan mahkumların akrabaları tarafından ziyaret edilebilmesi için önlem alma konusunda anlaşmaya vardı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Suriye Operasyonları Kıdemli Danışmanı emekli Albay Outzen, “Güvenli bölgenin doğru bir şekilde uygulanmasını sağlarsak YPG’yi sınırdan çıkaracağız ve ağır silahlar da çıkarılmış olacak.” dedi.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey, Türkiye’nin önemli güvenlik endişeleri olduğunu ve ABD’nin bu endişeleri anladığını belirterek, “Türkiye ile YPG’nin olmayacağı bir güvenli bölge konusunda da çalışıyoruz.” dedi.

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukashenko, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine, yarın Türkiye’ye resmi ziyarette bulunacak.

Milli Savunma Bakanı Akar, “Türkiye ABD’nin hasımı değil, o nedenle CAATSA kapsamında değerlendirilemez. Patriot teklifi dikkatli şekilde incelenmekte, konunun yapıcı diyalogla çözülebileceğini düşünüyoruz. Bu süreçte itidal ve sabır bekliyoruz ABD tarafından.” dedi.

Libya’daki son çatışmalarda resmi rakamlara göre 147 kişi öldü, 614 kişi yaralandı.

ABD’de polislerin, suçluların yerini bulmak için Google Konum Geçmişini kullandığı belirtildi. ABD’de her şirket, mahkeme celbi eşliğinde güvenlik güçlerinin istediği herhangi bir bilgiyi yetkililerle paylaşmak zorunda.

Prof. Dr. İlber Ortaylı, Azerbaycanlılar için “Azeri” kelimesinin kullanılmasının doğru olmadığını vurgulayarak, “Azeri kelimesi Türkiye’de cehaletten söyleniyor. Bu sonradan ortaya atılan kelimedir. Buranın halkı Türk’tür” dedi.

Dışişleri Bakanlığı, Sudan’daki Askeri Geçiş Konseyi’nin hükümeti sivillere iade edileceği yönündeki taahhütlerine vurgu yaparak Sudan halkının yanında olduklarını duyurdu.

Suudi Arabistan’ın resmi haber ajansı SPA, “Suudi Arabistan Krallığı, Askeri Geçiş Konseyi’nin ilan etmiş olduğu adımları desteklediğini ve Sudan halkının yanında yer aldığını duyurmaktadır.” dedi.

ABD’nin Türkiye’ye benzeri görülmemiş baskı yaptığını belirten Kremlin Sözcüsü Peskov, Rusya’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu baskıya karşı sıkı duruşunu memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Libya Ulusal Ordusu lideri, Trablus’a saldıran General Hafter, Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Sisi ile Kahire’de görüştü.

Sudan’da darbe sonrası iktidara gelen geçici yönetim, Ömer el Beşir rejiminin kökünü kazıma sözü verdi. Geçici Askeri Konseyi liderliğini üstlenen Abdülfettah Burhan, Beşir döneminde demir parmaklıkların arkasına koyulan tüm siyasi tutukluların serbest bırakılacağını duyurdu.

Rusya, Karadeniz Filosu gemilerinin NATO’nun Deniz Kalkanı tatbikatını yaptığı bölgede askeri eğitim gerçekleştirdiğini duyurdu.

AB Komisyonu Başsözcüsü Schinas, “Türkiye seçim dönemini geride bırakarak önümüzdeki 4 yıl boyunca istikrar dönemine giriyor. Bunu bir fırsat olarak görebiliriz.” dedi.

Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton, “ABD, Venezuela’da; Rusya, Çin ve İran ile karşı karşıya gelmeye hazır” dedi.

İsrail’de Salı günü yapılan erken genel seçimlerde Başbakan Netanyahu’nun Likud Partisi, seçimlerde 36 sandalye kazanarak birinci çıktı.

Sudan’daki Askeri Geçiş Konseyi’nden yapılan açıklamada, “Ömer el-Beşir’i biz yargılayacağız. Onu, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim etmeyeceğiz.” denildi.

ABD’nin Afrika Komutanlığı’nın (AFRICOM) komutanı General Waldhauser, Somali’nin yüzde 25’inin El Kaide’nin Doğu Afrika kolu Eş Şebab tarafından kontrol edildiğini belirtti.

Sudan Savunma Bakanı Avad bin Avf, Askeri Geçiş Konseyi Başkanı sıfatıyla yemin ederek göreve başladı.

İngiltere’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jonathan Allen, Sudan’da ordunun yönetime el koyması üzerine ABD, Fransa, İngiltere, Polonya, Almanya ve Belçika’nın BMGK’yı toplantıya çağırdığını duyurdu.

Türkiye ile Burkina Faso arasında Savunma Sanayii İşbirliği Antlaşması imzalandı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “S-400’ler muhtemelen Ankara ve İstanbul’un savunması için konuşlandırılacak. F-35’ler ise Malatya’daki askeri hava üssünde bulunacak” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi. Görüşmede ABD Hazine Bakanı Steven Müchin ve Trump’ın danışmanı ve damadı Jared Kushner de yer aldı.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ortadoğu ve Afrika Özel Temsilcisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, Moskova’nın Sudan Askeri Geçiş Konseyi’ni tanıdığını söyledi.

Rusya Liberal Demokrat Partisi lideri Vladimir Jirinovski, “Türkiye’nin Mersin bölgesinde bir Rus askeri üssü kurmaya hazır olduğumuzu bildirmek isterim. Akdeniz güvenliği için işbirliği yapabiliriz.” dedi.

Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Kılıç, Türkiye-ABD ilişkileri için, “Türkiye’nin ABD’ye ihtiyacı var diyorlar, doğru ancak sizi temin ederim ki aynı şekilde ABD’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var.” dedi.

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Sudan Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile telefon görüşmesinde, ülkesinin Sudan’ın istikrarına tam destek verdiğini ve Sudan halkının seçim isteğini desteklediğini ifade etti.

Ankara’ya gelen İran Dışişleri Bakanı Zarif, “Suriye’de Esad ile uzun bir görüşme yaptım. Bu konuşmanın raporunu Sayın Erdoğan’a sunacağım.” dedi.

İsrail’de yeni koalisyon hükümetini kurma görevi Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin tarafından meclise giren sağ partilerin tamamının desteğini alan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya verildi.

Sudan’da 30 yıl ülkeyi yöneten eski Devlet Başkanı Ömer el Beşir darbeyle görevden uzaklaştırıldıktan yaklaşık bir hafta sonra bugün başkent Hartum’daki Kobar Cezaevi’ne sevk edildi.

Endonezya’da Devlet Başkanı Joko Widodo, resmi olmayan sonuçlara göre yeniden devlet başkanı seçildi.

ABD Başkanı Trump, ABD’nin Yemen’deki savaşta Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona verdiği desteği kesmesini öngören yasa tasarısını veto etti.

İnşaat firmasından rüşvet almakla suçlanan Eski Peru Devlet Başkanı Alan Garcia’nın polis tarafından tutuklanmadan önce kendisini tabancayla vurduğu bildirildi.

Suudi Arabistan, Arap dünyasında bir ilk olarak Kasım 2020’de gerçekleşecek G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını açıkladı.

Hindistan Başbakanı Modi, Pakistan’ın ‘nükleer şantaj’ yaptığını iddia ederek, ülkesinin ‘tüm nükleer bombaların anasına’ sahip olduğunu belirtti.

ABD Savunma Bakanı Shanahan, Milli Savunma Bakanı Akar ile görüşmesine ilişkin, “Bakan Akar, yani onlar (Türkler) stratejik bir ortaktır ve her zaman halletmemiz gereken zorluklar olacaktır. Onun için hazır buradayken oturup konuştuk. Onunla görüşmek hoşuma gidiyor” dedi.

Venezuella Devlet Başkanı Maduro, ABD’nin Venezuella Merkez Bankası’nı hedef alan son yaptırımlarına ilişkin açıklamasında, “Yaptırımların bize daha da fazla güç verdiğini söyleyeyim” dedi.

İstanbul’da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) adına casusluk faaliyeti yürüten iki kişi yakalandı.

Yunanistan Savunma Bakanı Apostolakis, Türkiye’nin S-400 alımına ilişkin, “Bölgede (Ege), hava sahası kontrolü anlamında durumu tamamıyla degiştirecek.” dedi.

Irak sınırında teröristlerle girilen çatışmada 4 asker şehit oldu.

Sudan’da savcılar, ülkenin devrik lideri Ömer El Beşir’in evinde, 130 milyon doları aşkın nakit para bulunduğunu ve El Beşir’in kara para aklama suçlamasından da soruşturulacağını açıkladı.

Özbekistan, Türkiye ve Pakistan yarın ilk defa ortak askeri tatbikat düzenleyecek.

Sri Lanka’da Paskalya ayinlerine eş zamanlı yapılan terör saldırılarında 207 kişi yaşamını yitirdi, 400’den fazla kişi yaralandı.

İran dini lideri Ali Hamaney, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Genel Komutanı Muhammed Ali Caferi’yi görevden alarak yerine DMO Genel Komutan Yardımcısı Hüseyin Selami’yi atadı.

Terör Örgütü YPG’nin Sözcüsü Nuri Mahmud, “Suriye rejiminin yeni bir savaşı yürütecek gücü olduğuna inanmıyoruz ancak bize saldırı olursa gereken yanıtı veririz, dünyanın terörü olan DAEŞ’i yendiğimizi unutmasınlar” dedi.

PYD terör örgütü yöneticisi Hediye Yusuf “PYD olarak biz Suriye Rejimi ile görüşme ve diyaloglarımızı yapma konusunda ısrarlıyız. Türkiye’nin elindeki toprakları almak için Esed ile işbirliği yapmak istiyoruz. Bu halkımızın isteğidir.” dedi.

Sudan’da cunta, sivil protestolara karşı geri adım atarak yönetimin bir hafta içinde sivilleştirileceği sözünü verdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kullanımıyla ilgili bir kısıtlama olması durumunda boğazı geçişlere kapatacaklarını söyledi.

ABD, 2 Mayıs’tan itibaren Türkiye dahil 8 ülkenin İran yaptırımları muafiyetini kaldıracak.

Kremlin Sözcüsü Peskov, Ukrayna’da devlet başkanlığı seçimlerinin galibi Zelenskiy’in yapacağı somut işlere göre ilişkilerin değerlendirileceğini açıkladı.

Pakistan Başbakanı Imran Han ile bir araya gelen İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ‘terörizmle mücadele için Pakistan ile sınırda ortak askeri güç kuracaklarını’ söyledi.

Paskalya Yortusu’nda kilise ve otellere yapılan terör saldırısı sonrasında Sri Lanka hükümetinden açıklama geldi. Hükümet, 4 Nisan’da dost bir ülkeden istihbarat aldıkları, fakat harekete geçmedikleri için resmen özür diledi.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile Rusya lideri Putin, 25 Nisan’da Rusya’nın Vladivostok kentinde görüşme gerçekleştirdi.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, İsrail’le aralarında uzun zamandır sorun olan deniz sınırını belirlemeye hazır olduklarını ifade etti.

Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde başkan yardımcılığı yapan Demokrat Joe Biden, 2020 seçimleri için yarışa girmeye karar verdi.

ABD Başkanı Trump’ın damadı ve kıdemli danışmanı Jared Kushner, Amerika’nın uzun süredir beklenen Ortadoğu barış planını Ramazan’dan sonra açıklayacağını bildirdi.

İran Petrol Bakanı Zengene, “Petrol sanayisi, ABD’nin ekonomi savaşında hedeflerin en başında yer almaktadır. Ancak İran’ın petrol ihracatını sıfıra indirme hayali asla gerçekleşmeyecek bir rüyadır.” dedi.

İsrail Başbakanı Netanyahu, Golan Tepeleri’ndeki bir kasabaya ABD Başkanı Donald Trump’ın adını vereceğine söz verdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Sri Lanka’da meydana gelen terör saldırıları nedeniyle ülkenin Ankara’daki büyükelçiliğine taziye ziyaretinde bulundu.

Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, birkaç yıl önce yasa dışı olarak Manila limanına bırakılan 2.450 ton çöpünü geri almaması halinde Kanada’ya savaş açacakları tehdidinde bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Trump yönetimine İran’da tutuklu bulunan Amerikan vatandaşlarının ABD’de tutuklu İran vatandaşları ile değiştirilmesi teklifinde bulundu. Zarif, “Tutuklu değişimi teklifini masaya koyuyorum. Ben hazırım ve yetkim de var.” diye konuştu.

ABD öncülüğündeki koalisyon kuvvetleri, Kerkük’te IŞİD’e karşı düzenlenen operasyonda ‘yanlışlıkla’ Irak polis güçlerini vurdu. Saldırıda bir polis hayatını kaybetti, 2 polis yaralandı.

Rusya Genelkurmay Başkanlığı, Kasım 2018’de İdlib’in yüzde 52’sini kontrolü altında tutan Nusra’nın (HTŞ) bugün yaklaşık yüzde 99’unu kontrol ettiğini iddia etti.

Rusya lideri Putin, Ukrayna’nın ayrılıkçı Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Luhansk Halk Cumhuriyeti’nde ikâmet eden kişilere Rusya vatandaşlığı verilmesine ilişkin kararı onayladı.

İzmir’de SAT Özel İhtisas Kursu’nda tahrip eğitimi esnasında meydana gelen kazada 1 askerimiz şehit oldu, 1 askerimiz yaralandı.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Kuzey Kore’nin egemenliğini korumak için güvenlik garantisine ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Kazakistan’ın başkenti Nursultan’da Astana süreci kapsamındaki Suriye konulu görüşmelerin 12. turu başladı. Görüşmede Rusya, Türkiye ve İran’dan heyetler yer alırken, Türk heyete Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlık ediyor.

Uluslararası Af Örgütü, 2017’de ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin Suriye’nin Rakka şehrinde gerçekleştirdiği hava operasyonlarında, bin 600 sivilin öldüğünü açıkladı.

Irak’ın başkenti Bağdat’ta, “Irak’ın Yeniden İmarı İçin Türkiye-Irak İnşaat Forumu” düzenlendi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, “Siyasal İslam, Fransız Cumhuriyeti’ni bölmeye yönelik bir tehdit” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin’e, Kuşak ve Yol Forumu’na katılmak için gittiği Çin’in en prestijli eğitim kurumlarından Tsinghua Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verildi. Şi Cinping, Rus lideri ‘en yakın dostu’ olarak nitelendirdi.

Libya’da General Hafter’in üç hafta önce başlattığı askeri hamlede başkent Trablus’un merkezini hedef alan mızrak ucu, Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı birliklerin mukavemetiyle Ayn Zara bölgesinde kırıldı.

ABD Savunma Bakanlığı’na vekalet eden Patrick Shanahan, hakkında yürütülen bir etik kurul soruşturması sırasında, müfettişlere, F-35 savaş uçağı programının “çuvalladığını” söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, ‘Putin destekli’ Çeçen Hükümeti Başbakanı Khuchiev’i insan hakları ihlalleriyle ilgili olarak ABD’yi ziyaret etmesini yasakladı.

Sri Lanka’da, Sağlık Bakanlığı geçen Pazar günü meydana gelen patlamalarda ölenlerin sayısını 100’den fazla azaltarak, “253 dolayında” olduğunu açıkladı. Bakanlık daha önce 359 olarak açıklanan ölü sayısının, bir hesaplama hatası nedeniyle yüksek olduğunu belirtti.

Mısır’da Devlet Başkanı Sisi, üçüncü defa devlet başkanı olma yolunu açan anayasa değişikliğinin yüzde 88.8 oranında kabul edilmesinin ardından ilk icraat olarak ülkede genelinde 3 ay olağanüstü hal etme kararı aldı.

Özbekistan, Türkiye ve Pakistan’ın katılımıyla Forış poligonunda yapılan “Ortaklık Kalkanı-2019” tatbikatı terör örgütlerine karşı mücadele temalı aktif etabıyla sona erdi.

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, “Türkiye, İsrail’in işgal ettiği topraklarımızdan daha fazla toprağımızı işgal etmiş durumda” diye konuştu.

Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, Rusya’nın Türkiye’yle olan iyi ilişkilerini Kıbrıs sorununun çözümü amacıyla kullanması umudunu dile getirdi.

Sri Lanka’da Paskalya gününde düzenlenen saldırıların elebaşının Shangri-La otelindeki patlamada öldüğü doğrulandı.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, “Birleşik Avrupa içinde, uzun zamandır Avrupa Birliği kapısında bekleyen Türkiye’yi değil, kültürü ve tarihi Avrupa’ya daha yakın Rusya’yı görmeyi tercih ederim.” dedi.

Çin’in yeni İpek Yolu projesi “Bir Kuşak, Bir Yol” için, 64 milyar dolar hacminde sözleşme imzalandığı açıklandı. Çin Devlet Başkanı Şi, tüm işbirliklerinde piyasa ekonomisinin prensiplerine uyulacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemlerini satın alma kararını, Obama’nın Türkiye’deki Patriot sistemlerini geri çekmesi sonucu aldığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2019’un sonlarına doğru Irak’ı ziyaret edeceğini açıkladı.

Basra Valisi el-İdani, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Basra ziyaretinin dünyaya olumlu bir mesaj verdiğini belirterek ülkesiyle Türkiye arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed, “Bir Kuşak Bir Yol’ projesi, bize göre Çin’in diğer ülkeleri kontrol ettiği bir hakimiyet planı değildir” dedi.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro, asgari ücreti iki katına çıkardı. Asgari ücret 18 bin Bolivar’dan (3.46 dolar), 40 bin Bolivar’a (7.6 dolar) çıktı.

Endonezya’da yapılan dünyanın en geniş katılımlı tek günlük seçim yarışında, aşırı yorgunluktan ölen sandık görevlilerinin sayısının 272’ye yükseldi. Genel Seçim Komisyonu Sözcüsü Susanto, bin 878 kişinin de aşırı yorgunluktan hastalandığını açıkladı.

Esad rejimi ile Çin arasında yapılan görüşmelerde 49 yıllığına Rusya’ya verilen Tartus Limanı yakınında Çin de bir liman inşa edecek. Çin’in yeni liman inşa etmesiyle limanlar bölgesinin kontrolü Suriye-Rusya ve Çin ortak konsorsiyumunda olacak.

İspanya’da dün yapılan erken genel seçimden birinci parti çıkan ancak meclis çoğunluğunu elde edemeyen Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) lideri ve Başbakan Pedro Sanchez, koalisyon için açık kapı bıraktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump görüşmesinin ardından ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey ile ABD Bakan Yardımcısı Vekili ve Suriye Özel Elçisi Rayburn Türkiye’ye geldi.

Venezuela hükümeti, muhalefetle bağlantılı bir grup askerin darbe girişimi başlattığını ve girişimin bastırılmaya çalışıldığını açıkladı.

ABD destekli Juan Guaido’nun başlattığı darbe girişiminde Guaido taraftarı askerlerin kollarında mavi bandajlar bulunuyor.

Venezuela Kurucu Meclis Başkanı, Venezuela halkını Başkan Maduro’yu savunmak için başkanlık sarayında toplanmaya çağırdı.

Venezuela’da kendini geçici devlet başkanı ilan eden Guaido “Ülkenin 24 eyaleti de sokağa çıktı, bu geri dönüşü olmayan bir yol. Gelecek bizimdir, halk ve silahlı kuvvetler hükümet gaspını durdurmak için bir aradadır.” dedi.

‘Venezuela’da ordu Maduro’ya karşı girişime başladı’ iddiaları ile ilgili Savunma Bakanı Lopez, “Biz silahlı kuvvetler olarak anayasal düzeni savunmaya yemin ettik. Hain darbe girişimi karşısında teyakkuzdayız. Herkes komutanların emrindedir” dedi.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro, Juan Guaido’nun “askeri darbe girişiminin” başarısızlıkla sonuçlanacağını ve muhalif liderin kendisine karşı orduyu yanına alamadığını söyledi.

Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza, darbeyi kınayarak ‘Devlet Başkanı Maduro’ya destek verdiği için’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şükranlarını sundu.