Hollanda ‘da Kurulamayan Hükümet: ‘Aşırı Sağcılık’

2017 yılı Avrupa Birliği üyesi Hollanda için tabiri caizse “seçim yılı” olarak geçti.  Geçtiğimiz Mart ayında genel seçim için sandık başına giden Hollanda, Nisan ayında da anayasa referandumu için oy kullandı. 15 Mart 2017 tarihinde yapılan genel seçimin ardından 7 ay gibi bir süre geçmesine rağmen ise henüz hükümet kurulabilmiş değil.

Uzman görüşlerine göre Hollanda’da yaşanan bu açmazın nedeni ise ‘Avrupa’da yükselen mikro-milliyetçilik’ kavramının, aşırı sağın en güçlü olduğu ülke olan Hollanda seçimlerinde en belirleyici rol almasıdır. Üstelik seçmenlerin genel refleksinin aşırı sağ ve ırkçılığa evrilmiş olması, sadece ırkçı partilerin değil diğer partilerin söylemlerine de yansıdığını görüyoruz. Siyasilerin söylemlerinin aşırı sağa hizmet etmesi nedeniyle de ‘aşırı sağcılık toplumda meşru hale geliyor’.

The Economist dergisinde yayınlanan “Right” ( Sağ/Doğru) temalı karikatür,(Her yol sağcılık!)

Seçim Öncesi Yükselen ‘Türkiye’ Karşıtlığı

Seçim öncesi Hollanda’da yapılan propagandalarında açık bir şekilde Türkiye karşıtı söylemler tırmanışa geçmişti. İlk olarak 16 Nisan Referandum çalışmaları için Hollanda’da yaşayan seçmen ile bir araya gelmek isteyen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçağına iniş izni verilmedi, daha sonra ise yine referandum çalışmaları kapsamında Hollanda’ya giden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşe Betül Sayan Kaya, ‘persona non grata’ (istenmeyen kişi) ilan edilerek sınır dışı edildi. Daha sonra ise, dönem iktidarının önemli ortağı Liberal Sağ Parti lideri Zijlstra, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı lider olarak gören tüm Türklere ‘Ülkenize geri dönün!’ şeklinde bir açıklamada bulundu.

Hollanda Seçiminin Sonuçları ve Kurulamayan Hükümet

Hollanda’da seçim propagandaları tüm partiler tarafından, İslam karşıtlığı (İslamafobi), yabancı düşmanlığı (özellikle mülteciler) ve Türkiye aleyhtarlığı ekseninde yürütüldü. Fakat sandıktan çıkan sonuç, bir partinin hükümet kurmasına imkan vermedi. Seçim sonuçlarına göre hükümetin kurulması için en az 4 partinin koalisyon hükümeti kurması gerekiyor.

Hollanda’da siyasi partiler ve aldıkları oy oranları//Kaynak: BBC

Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) ve lideri Mark Rutte’de diğer tüm partiler gibi aşırı sağdan oy almak için popülist söylemlerde bulunmasına rağmen oy kaybı yaşadı ve parlamentoda 8 milletvekili temsilini kaybetti. Özgürlük Partisi’nin  (PVV) ise vekil sayısını 5 artırdığı görüldü.

 

Partiler ve liderleri//Kaynak: BBC

Oylar arasındaki bu değişim ise Avrupa ve İslam dünyası tarafından endişe ile karşılanıyor çünkü PVV’nin savunduğu görüşlerden bazıları ;

“Kur’an-ı Kerim’in yasaklanması, başörtüsünün kamusal alanda yasaklanması, tüm İslami okulların kapatılarak İslami eğitimin yasaklanması, AB’ye yeni üye olan ülkelerden ve İslam ülkelerinden göçmen alımının durdurulması, Türkiye ‘nin NATO ‘dan çıkarılması, Hollanda’nın AB’den ayrılması, Hollandalıların etnik kökenlerinin kaydedilmesi ve suç işleyen yabancı ülke vatandaşlarının ve çifte vatandaşlık sahibi kişilerin sınır dışı edilmesi” gibi aşırı sağdan ırkçılık eksenine kayan politikalar içermekte.

Mikro-milliyetçilik ve aşırı sağcılık, Avrupa’nın başlıca sorunu hale gelmeye başlıyor şeklinde nitelendirilen bu seçim sonuçlarının ardından, Almanya’da gerçekleştirilen seçimlerin de aynı etki-tepki mekanizması gözlemleniyor.

Gülay Kulaklı

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

 

Türkiye ile İran Arasında İmzalanan 4 Anlaşma

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin daveti üzerine İran’ın başketi Tahran’a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi tören ile karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde gerçekleşen Türk heyetinde, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli’den Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan’a kadar birçok isim yer aldı.

Mevkidaşı ile birlikte ortak basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, iki ülke ilişkilerine yönelik bazı açıklamalarda bulundu.

Daha önce belirlenen 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin 10 milyar dolarda kaldığını söyleyen Erdoğan, “Dördüncü yüksek düzeyli strateji konseyi de 30 milyar dolarlık bu hedef gündemimizin ana belirleyici maddesi oldu. Enerjiden turizme, karayolu taşımacılığına, savunma sanayine varana kadar her türlü konuda arkadaşlarımızı teşvik ettik.” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin ana gündem maddesi Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) referandum ve Suriye’deki gelişmeler olsa da, İran ile Türkiye arasında 4 anlaşma gerçekleşti. Bunlar şöyle:

– Gerçekleştirilen törende Türkiye Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile İran Ekonomik İşler ve Maliye Bakanlığı arasında Mutakabat Zaptı imzalandı.

  • Artık İki ülke arasındaki ticaret milli para birimiyle gerçekleştirilecek.
  • Yarından itibaren ise İran ile olan iki gümrük kapısı 24 saat çalışmaya başlayacak. Yapımına devam edilen İran ile Türkiye arasındaki gümrük kapısı ise açıldıktan sonra 24 saat hizmet verecek.

– Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ile İran Merkez Bankası arasında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptına ise Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ve İran Merkez Bankası Başkanı Valiollah Seyf imza koydu.

– TRT ile İran İslam Cumhuriyeti Yayın Kurumu (IRIB) arasında Mutabakat Zaptı imzalandı.

– Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü ile İran Milli Kütüphane Arşivleri arasında işbirliği programına yönelik anlaşma imzalandı.

Görüşmelerde iki ülkenin Kuzey Irak yönetimine karşı alınacak ortak tedbirleri de görüştüğü bildirildi.

Genelkurmay Başkanı Orgenral Hulusi Akar, iki gün önce İran’a gitmiş, İran Genelkurmay Başkanı Bakıri ve Cumhurbaşkanı Ruhani ile görüşmüştü.

Kaynak: StratejikOrtak.com

Hayatını kaybeden Celal Talabani Kimdir?

Eski Irak Cumhurbaşkanı ve Kürdistan Yurtseverler Birliği Genel Sekreteri Celal Talabani, tedavi için gittiği Almanya’da hayatını kaybetti.

84 yaşında vefat eden Celal Talabani’nin siyasi hayatı kısaca şöyle:

Lise yıllarında KDP’nin lise teşkilatlanmasını kurdu ve teşkilatın başkanı oldu. Mesut Barzani’nin babası Mustafa Barzani tarafından, 1950’li yıllarda hukuk öğrenimi için Suriye’ye gönderildi. Irak’a döndükten sonra KDP ile yakın ilişkilere girdi. Turgut Özal döneminde Kuzey Irak-Türkiye ilişkilerinde önemli rol oynadı. Mesut Barzani ile yakınlığıyla tanınan Talabani, Almanya’da Rüdaw’ın muhabirliğini yapıyordu.

ABD’nin Irak’ı işgalinde ve Saddam’ın yakalanıp idam edilmesinde diğer Kürt unsurları gibi Talabani’nin de büyük rolü vardı. İşgalden sonra siyaset yıldızı parlayan Talabani, Irak meclisi tarafından ilk Arap olmayan Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanlığı görevi 2 dönem sürdü.

18 Aralık 2012’de Mesut Barzani’yle görüşmek için Bağdat’a gelen Celal Talabani, zaten hasta olduğu için beyin kanaması geçirdi. Almanya’da yoğun fizyoterapi gören Talabani, yaklaşık 2 yıl sonra Süleymaniye’ye kaldırıldı. En son geçtiğimiz temmuz ayında Tahran’a ziyarette bulunan lider, bugün hayatını kaybetti.

https://stratejikortak.com/2017/06/ikby-bagimsizlik-referandumu.html

Yaşlı Katalanların Milliyetçiliği ve Bağımsızlık Referandumu

Avrupa’nın hemen hemen her yerinde milliyetçi duygular yaşlılarda daha kuvvetli iken gençlerde enternasyonal fikirler daha kuvvetli. Yani Türkiye’deki durumun tam tersi. Bunu Birleşik Krallıktaki Brexit referandumunda da görmüştük. Brexit referandumu sonrasındaki protestolar da gençler “ihtiyarlar giderayak son kazıklarını attı” diye tepki gösteriyorlardı.

Avrupa genelinde yaşlıların gençlere göre daha milliyetçi ve muhafazakar olmasının sebebi kuşkusuz 2. dünya savaşı kafası ve hemen sonrasında ki soğuk savaş zihniyetinin sürebilmesi. Fakat sevindirici haber şu ki; baby bum nesli olarak ifade edilen neslin yani 2. dünya savaşından sonraki yıllarda savaş yüzünden radikalleşmiş askerlerin evlerine dönmesiyle başlayan doğum patlamasının ve bu askerlerin yetiştirdiği şuan yaşlanmış haldeki bebeklerin nesli, artık sona yaklaşıyor. Bu nesil yok olduğunda tüm dünya veya en azından Avrupa ve çevresi rahatlayacak diye ümit ediyorum. Tabi göçmenler yüzünden yeni nesli de radikalleştirmezlerse.

Tüm Avrupa’da olduğu gibi İspanya’da da milliyetçilik oransal açıdan yaşlılarda daha yüksek ama bunun sebebi bu sefer 2. dünya savaşı değil. 42 yıllık falanjist yönetim sürecinin oluşturduğu kutupların bir etkisi bu. Aynı zamanda İspanya’nın vahşet dolu karanlık tarihinin halen zuhur eden bir yansıması.

İhtiyar Katalanlar haklı olarak Soruyorlar, “tekrar falanjist zihniyetin iktidara gelip bizi katletmeyeceğinin garantisini kim verebilir?” diyorlar. İşte bu yüzden bir devletlerinin olmasını, bu sayede İspanyol halkının yöneticisinin şanslarına iyi veya kötü biri çıkmasının bir önemi olmamasını arzuluyorlar. Bu ıraklı Kürtler içinde geçerli, onlar için Saddam Hüseyin neyse, Katalanlar içinde General Franco o. İşte bu ortak bağ Katalan ve Kürt halklarını birbirine yaklaştırıyor.

Elbette bir ülkenin bölünmesi çok acı bir durum. Fakat böyle bir karanlık tarihin üzerine, böyle bir ayrılık arzusu ile karşılaşmak kaçınılmaz bir durum.

Eğer İspanyol iç savaşını(1936-1939) falanjistler değil de komünistler kazansaydı bugün ki bölünmüşlük olur muydu acaba? Nede olsa sadece Sovyet desteği görebilen komünist cephenin zaferi; monarşinin yok edildiği, Sovyet sisteminde olduğu gibi her halkın kendi dilinin ve kültürünün de tanındığı ve varlığını idame ettirebilmesi için kendine ait sınırlarının olduğu bir sistem getirecekti. Bu bir varsayım değildir çünkü komünistlerin 1931-1939 yılları arasında kendi kontrollerindeki sınırlarda sosyal yaşantı bu şekildeydi. Ama ne oldu? Falanjistler Nazilerin, Portekiz’in ve İtalya’nın doğrudan askeri desteği sayesinde savaşı kazandılar ve sonuç olarak karşımıza, işçi emeğinin sömürüldüğü ve yok sayıldığı, kilisenin eğitimde tam egemenlik kurduğuı, İspanyolca dışında bütün dil ve kültürlerin yasaklandığı, Katolik olmamanın baskı sebebi olduğu, dünyadan soyutlanmış ve ülke imajı diğer dünya halkları gözünde yerlere serilmiş bir İspanya ortaya çıktı.

İşte bu Falanjizm örneğinden de anlaşılacağı üzere faşizmin bütün varyasyonları, egemenlik kurdukları toplumlara tek devlet tek millet tek dil dayatmasının aslında vaat ettikleri gibi bir sonuç ortaya çıkarmadığını, sadece bu amaç uğrunda günü kurtardıklarını gösteriyor. Asıl olansa insanları radikalleştirerek gücü kaybettikleri dönemlerden sonrası için tam bir parçalanmışlık meydana getirmeleridir. İspanya örneğinden de anlaşılacağı üzere bugünkü Avrupa’nın hem makromilletleri için hemde mikromilletleri için yarattığı halin kaynağı geçmişteki savaşları aşırı sağ zihniyetin kazanmış olması ve kontrollerindeki nesilleri kendi zihniyetleri ile eğitmiş olmalarıdır.

Muhammed Ali Çalışkan

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

ABD Tarihinin En Kanlı Saldırısı: Las Vegas

ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenmekte olan Route 91 Harvest müzik festivali kapsamındaki bir konser sırasında, civarda bulunan Mandalay Bay Hotel’in 32. katından konser alanındaki insanların üzerine ateş açıldı.

Saldırının gerçekleştiği bölgenin haritası

Saldırı esnasında insanlar duydukları sesi önce  ‘havai fişek ya da devrilen şişelere’ benzettiklerini ve ne olduğunu anlamadıklarını belirttiler. Fakat saldırının bilançosu gittikçe artıyor.

Saldırganın Kimliği ve Saldırının Bilançosu

ABD resmi kaynaklarından yapılan açıklamalara göre, kanlı saldırıda hayatını kaybeden kişilerin sayısı 50’nin üzerinde ve yaralıların sayısı ise 200’ü geçmiş durumda. Las Vegas Emniyet Müdürü Lambardo tarafından saldırganın kimliği 64 yaşındaki Stephen Paddock isimli bir ABD vatandaşı olarak açıklanırken , saldırının bir “alone wolf” (yalnız kurt) vakası olduğu bildirildi. Saldırganın otel odasında etkisiz hale getirildiği ve yanında 8 adet daha otomatik silah bulunduğu belirtiliyor.

Saldırıyı gerçekleştiren ve ölü ele geçirilen Stephan Paddock

Saldırgana yardım ettiği ve ortak olduğu düşünülen Asya kökenli Marilou Danley isimli kadının da yerinin tespit edildiği gelen haberler arasında. Bu olay ABD tarihinin kayıtlarına en kanlı ve en çok kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırı olarak geçti.

Saldırgana yardım ettiği düşünülen ve aranan Marilou Danley

Olayın üzerine çevrede geniş çaplı güvenlik önlemleri alınarak, Las Vegas’tan uçuşlar kısa süreliğine durduruldu, olayın gerçekleştiği otel ve çevresi ise geniş ablukaya alındı. Soruşturmanın devam ettiği belirtilirken ölü ve yaralı sayısının artmasından endişeleniyor.

Saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada saldırıyı kınayarak, saldırının kurbanlarına ve ailelerine taziyelerini bildirdi. Dünya liderleri de yaptıkları açıklamalarda taziye ve geçmiş olsun dileklerini belirtiler.

ABD’de Bireysel Silahlanma ve Silahlı Saldırılar

ABD’nin Nevada eyaleti bireysel silahlanma konusunda en esnek kanunlara sahip eyaletlerden biri konumunda. Vatandaşlar silah edinip taşıyabiliyorlar ve bu silahları kayıt alma zorunluluğu da bulunmuyor.

ABD bireysel silahlanmanın ve bireysel silahlı saldırıların en fazla yaşandığı ülkelerden biri haline geldi. Herhangi bir örgütle ilişkisi bulunmayan vatandaşların “yalnız kurt” olarak en fazla bireysel saldırılar gerçekleştirdiği ülkelerden biri. İnsan hakları örgütleri bireysel silahlanma yasalarında düzenlenmeye gidilmediği sürece ABD’de bu saldırıların artacağından endişeli olduklarını belirtiyor.

Gülay Kulaklı

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

[24 Eylül-1 Ekim] Askeri ve Diplomatik Haberlerin Arşivi

24 Eylül ile 1 Ekim arasında gözden kaçan bazı askeri ve diplomatik gelişmeleri “Dünyada neler oldu?” başlığı altında sizler için derledik.

– İspanya hükümetinin uyarılarına ve engellemelerine rağmen Katalonya bağımsızlık referandumu için bugün sandık başına gitti. Gelen bilgiler arasında, İspanyol güvenlik güçleri ile referandum destekçileri arasında .çatışmalar çıktığı, yaralıların olduğu, sandıkların mühürlendiği ve oy pusulalarına el konulduğu yönünde açıklamalar var.

Katalonya Bağımsızlık referandumunda İspanya Polisinin müdahalesi

– İspanyol güvenlik güçlerinin Katalonya’daki referanduma müdahalesi sürüyor. Sandıklara el konuluyor, bazı bölgelerde internet kesildiği delen bilgiler arasında.

– ABD’den referandum açıklaması: “IKBY’de tek taraflı bir referandumu tanımıyoruz.”

– Iraklı yetkililer, İran ve Türkiye ile koordinasyonlu bir şekilde IKBY sınır kapılarının kontrolünü almayı planladıklarını açıkladı.

– İran, 25 Eylül’deki referandumun ardından Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) yönelik petrol ürünü taşımacılığını yasakladı.

– Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, Ordu Günü’nde yaptığı açıklamada, “Ordumuz Kuzey Kore’ye karşı misilleme yapmayı planlıyor.” dedi.

– Çin’deki 12 Eylül’deki BMGK kararının ardından bugün Kuzey Kore menşei şirketlerin 4 ay içinde kapatılacağını açıkladı.

– Türkiye, cuma gününden itibaren Erbil ve Süleymaniye’ye (IKBY) yapılan uçak seferlerini durdurma kararı aldı.

– Bağdat yönetimi Kuzey Irak’tan sınır kapıları ve havaalanlarının kontrolünü istedi fakat bu istek Kuzey Irak tarafından reddedildi. Bağdat’ın hamlesi ise uluslararası platformdan “Erbil’e uçuş düzenlenmemesini” talep etti.

– Irak Başbakanı İbadi, referandumun iptalini isteyerek, “Kürt liderlere söylüyorum, bize savaş isteyip istemediğinizi söyleyin” dedi.

– İran, IKBY ile olan sınırını kapattı. Daha önce İranlı yetkililer IKBY’deki referandumun sonucunu bekleyeceklerini belirtmişti.

– Başbakan Binali Yıldırım, artık Irak ile olan sınır kapılarının kontrolünün ve petrol boru hattının Bağdat yönetimine ait olacağını söyledi.

– Geçtiğimiz hafta askeri tatbikatın başlatıldığı sınır bölgesinde yer alan Habur Sınır Kapısı’nın Kuzey Irak’tan geliş yönünde güvenlik önlemlerinin artırıldığı açıklandı.

– İtalya’dan açıklama : “Kuzey Kore Büyükelçisi ülkeden ayrılmak zorunda.”

– Fransa cumhurbaşkanı Macron, Irak Başbakanı Haydar El İbadi’yi Paris’e davet etti.

– Alman hükümeti Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) bağımsızlık referandumu sonrası peşmergelere askeri desteğine devam edip etmeyeceğini gözden geçirme kararı aldığını duyurdu.

– Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği’nce Türkiye’deki temsilciliklerinin, 3 Ekim-31 Ekim günlerinde kapalı olacağı duyuruldu.

– Katalonya’da İspanyol güvenlik güçlerinin oy pusulalarına el koyduğu bildirildi, ayrıca İspanya hükümeti Barcelona’nın hava sahasını küçük uçak ve helikopterlere kapattığını duyurdu.

– İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasına (Brexit) ilişkin müzakerelerin 4. turu sona erdi.

– Fransa’dan Kuzey Irak referandumu hakkında açıklama geldi: “Mümkün olan en kapsamlı özerklik verilmeli, bağımsızlık talebi bölgeyi istikrarsızlığa sürükler.”

– İtalya’dan sığınmacılara elektronik bileklik önerisi: Aşırı sağcı partiye mensup Rovigo Belediye Başkanı Bergamin, güvenlik için sığınmacılara elektronik bileklik takılmasını istedi.

– Katalonya Özerk Bölgesi Başkanı Puigdemont, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi lideri Barzani’yi gerçekleştirdikleri referandum için tebrik etti.

– IKBY referandumu sonucu İspanya’dan ise taraflara, ‘anayasal çerçevede, meşru zeminde tüm Iraklıları içine alan acil bir iyi niyet diyaloğu başlatma’ çağrısı yapıldı.

– Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Yunan adalarına sefer yapan Türkiye bayraklı ticari yatların limandan çıkışlarını yasakladı.

– AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye il AB arasındaki üyelik müzakerelerinin dondurulması ya da askıya alınmasını müzakerelerin kesilmesi olarak algılayacaklarını söyledi.

– Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kuzey Irak’ta yapılan bağımsızlık referandumun  ardından önce telefonla görüştü, daha sonra ikili Türkiye’de bir araya geldi. Görüşmedeki en önemli başlıklar ise iki ülkenin Suriye’de işbirliğine devam etmesi ve S-400 hava savunma sistemleri olarak öne çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin

– İsveç’in Örebro kentinde, aynı anda 250 kişinin ibadet edebildiği cami yakıldı.

– İsviçre’de kadınların emeklilik yaşının 65’e çıkarılmasını da öngören emeklilik reformu paketi referandumda reddedildi.

– Fransız aşırı sağcı lider Le Pen, seçimlerde meclise girmeyi başaran Alman aşırı sağının temsilcisi Almanya için Alternatif Partisini (AfD)  tebrik etti.

– Almanya’da federal meclis seçimi için sandık başına gitti.  Hükümet ortaklarının oyu düşerken, aşırı sağcı ‘Almanya için Alternatif’ (AfD) partisi 3. parti oldu. Sosyal demokratlar Merkel ile koalisyon kurmayacaklarını açıkladı. Seçim Merkel için ‘kazandığı en kötü zafer’ olarak nitelendirildi.

– Kırım ile Türkiye arasındaki feribot seferlerinin yeniden başlatılması için çalışmalara başlandığı duyuruldu.

– Yunanistan Savunma Bakanlığı, Sırbistan’ın Avrupa Birliği’nin (AB) Yunanistan, Bulgaristan, Kıbrıs Cumhuriyeti, Romanya ve Ukrayna’nın oluşturduğu HELBROC BG adlı savaş grubuna katıldığını belirtti.

HELBROC BG grubunda bir kumandan

– Rusya Savunma Bakanlığı, RS-12M Topol tipi kıtalararası balistik füzenin denendiğini açıkladı.

– Washington’ın Açık Semalar Anlaşması çerçevesinde Rus savaş uçaklarının ABD hava sahasındaki uçuşlarını kısıtlamayı planladığı belirtildi.

– Gazprom ve Botaş arasında ortak girişim kurulmasını onaylandı. Türk Akımı doğalgaz boru hattının Avrupa’ya uzanacak kısmının inşası için çalışmalar başladı.

Türk Akımı Projesi’nin güzergahı

– Rus Korgeneral Asapov’un Deyr ez Zor’un DEAŞ’tan temizlenmesi için yürütülen operasyonda hayatını kaybettiği bildirildi.

 

– Rusya, ABD ‘yi mahkemeye vermeye hazırlanıyor: ABD’de bulunan Rusya’ya ait diplomatik mülklerine el konulması konusu iki ülke arasında yeni bir gündem oluşturdu.

– ABD-Küba gerginliği devam ediyor : Daha önce diplomatlarının Küba tarafından sonik saldırıya maruz kaldığını iddia eden ABD, vatandaşlarına Küba’ya seyahat uyarısında bulunurken Küba hükümeti ABD ‘de bulunan diplomatlarını geri çağırıyor.

– Venezüella Turizm Bakan Yardımcısı Ali Padron, ülkesinin Türk ve Rus havayolu şirketleri temsilcileri ile turizmin geliştirilmesi yönünde işbirliği kurmak için görüşme gerçekleştirmeyi planladığını belirtti.

– ABD yönetiminin uyguladığı seyahat kısıtlaması Venezüella Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza tarafından, ülkede “rejimi değiştirmeye yönelik bir strateji” olduğunu savundu.

– Türk askeri İdlib’e geri dönüyor, uzmanlar tarafından TSK ‘nın Suriye ‘ ye dönmesinin nedeninin Suriye ‘deki iç savaş değil, Kürtlerin siyasi ve askeri etkinliğinin artmasının olduğunu belirtiyor.

– Türkiye ‘nin yurtdışındaki en büyük üssü olma özelliğine sahip olan ‘Somali Üssü’ kullanıma açıldı.

– Mısır’da darbe karşıtlarının yargılandığı davada, aralarında Müslüman Kardeşler Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii‘nin de olduğu 16 sanık hakkında müebbet (25 yıl) hapis cezası verildi.

– Çin, Afrika Boynuzu’ndaki Cibuti’de kurduğu ‘ilk denizaşırı askeri üssünde‘ gerçek mermili tatbikata başladı.

– Paris Savcılığı , BNP Paribas Bankası’nın 1994’te yaşanan Ruanda soykırımındaki rolünü araştıracağını açıkladı.

Kaynak: StratejikOrtak.com

 

#Catalanreferendum: Katalonya’da Polis ‘Zor Kullandı’

İspanya’nın Katalonya özerk bölgesinde düzenlenmesi planlanan referanduma güvenlik güçleri müdahale etti. Sandıkları toplayan polisler, oy kullanmak isteyen Katalanları engellemeye çalıştı.

İspanya’dan ayrılmak için bağımsızlık referandumu düzenleyeceğini aylar önceden duyuran Katalan özerk yönetimi, bugün onlarca yerde sandık kurdu. Madrid hükümetinin yasa dışı olarak nitelediği, İspanya Anayasa Mahkemesi’nin de durdurduğu referandumun akıbeti belli değil.

Ayrılma taraftarları her yolu deneyeceklerini ve oy kullanana kadar direneceklerini söylüyor.

https://stratejikortak.com/2015/10/katalonya-neden-bagmszlk-istiyor.html

İspanya’nın doğusunda yer alan başkenti Barselona olan Katalonya özerk yönetimi, 7 buçuk milyon nüfusa sahip. Akdeniz’in en güçlü ekonomisine sahip şehirlerinden biri burada.

GSMH açısından AB’nin dördüncü büyük kenti olan Barselona, Katalonya, İspanya GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 20’sini, ihracatın ise yüzde 26’sını karşılıyor.

Sosyal medyada #Catalanreferendum hashtagi altında gelişmeler paylaşılıyor.

Somali’de 200 Askerinin Konuşlandığı Türk Askeri Üssü Açıldı

Somali’deki Türk askeri üssü, Somali Başbakanı Hasan Ali Hayri ve ülkeyi ziyaret eden Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın katılımıyla hizmete açıldı.

Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük askeri üssü Somali’nin başkenti Mogadişu‘da açıldı. Yapımına 2015 yılında başlanan askeri üste 1500 Somali askerine eğitim verilecek. 4 km2’lik alanda kurulan, Somali sınırları içerisindeki en büyük askeri üs olma özelliği taşıyan üste, Afrika Birliği askeri de olmak üzere bir senede toplam 10 bin askerin eğitileceği tahmin ediliyor.

İlk etapta 200 Türk askerinin konuşlanacağı üsle ilgili Somali Başbakanı Hayri, kurulan askeri üssün güçlü ve muktedir bir Somali ordusunun kurulmasının yolunu açacağını söyledi.

Somali’de askeri üssün kurulması, dünyanın birçok ülkesinde görevde olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesinin de arttırılması anlamına geliyor.

Somali Türk askeri üssünden görüntüler…

https://stratejikortak.com/2017/08/somali-turk-askeri-ussu.html

Kaynak: StratejikOrtak.com – Fotoğraflar: Reuters – AA

5 Bölüm: IŞİD Hakkında En Geniş Bilgi Arşivi

IŞİD hakkında bilgi edinebileceğiniz en geniş kaynaklardan birisi…

IŞİD nedir, ne yapar, amacı ne? Çoğumuz bir şeyler biliriz ama ne kadar? Bu yazı dizisinde örgütün; tarihini, gelişimini, dini görüşünü, yapısını, yöntemlerini, askeri ve ekonomik gücünü, devletleşme çabalarını, amaçlarını inceleyeceğiz ve kuruluşuyla ilgili bazı çarpıcı iddialara göz atacağız.

Bu yazıyı okuduktan sonra IŞİD hakkında birçok konuda bilgi ve fikir sahibi olacaksınız. Sizlerle A’dan Y’ye IŞİD’i 5 bölümde inceleyeceğiz.

IŞİD – Irak ve Şam İslam “Düşmanları”

Örgütün Adı ve Devletleşme Süreci

Örgütün adı konusunda alternatif basının hatta ana akım medyamızın her birinin her seferinde farklı adlar kullanması insanların kafasını karıştırıyor. Siyasiler de bu karışıklıktan nasibini almış olacak ki hepsi farklı adlar kullanıyor. Aynı haber veya aynı konuşma içerisinde bile farklı kullanımlar olabiliyor. Bu yüzden ilk önce bu konuyu halledeceğiz.

Bu başlık altındaki konular:

  • Örgütün Adı Sorunu
  • Kuruluş ve Bağdadi’ye Giden Süreç
  • Irak İslam Devleti’nden Irak ve Şam İslam Devleti’ne
  • Irak ve Şam İslam Devleti’nden İslam Devleti’ne
  • IŞİD’in Türkiye’ye Yönelik Eylemleri

IŞİD’in Dini Görüşü, Yapısı ve Yenilikçi Yöntemleri

IŞİD’i anlamak için ilk önce savunduğu görüşe bakmak gerekir. IŞİD, Selefi bir örgüttür. Ancak böyle deyip geçmeyeceğim çünkü örgütü anlamak için IŞİD’in dini temeli olan Selefilik nedir ona bakmak gerekiyor. Örgüt ideolojisinin ve yapısının anlatıldığı bu başlıkta ele alınan bir diğer konu ise IŞİD’in en önemli yenilikçi yöntemi sosyal medya.

IŞİD’in Ekonomik ve Askeri Gücü

Dünyada bugüne kadar hiçbir örgütünde bulunmayan militan sayısına ve askeri araç gerece sahip olan örgütü olan IŞİD’in militan sayısı hakkında hiçbir zaman net bİr bilgi olmadı. Farklı kişiler ve kurumlar tahminler açıkladı ancak tahminlerdeki bariz farklar bile örgütün militan sayısı hakkında çok sağlıklı bilgiler olmadığını ortaya koymaktadır. Ancak sayılar için “güvenilmez” diyemeyiz çünkü bu farklılıkların bir nedeninin de özellikle Irak’ta olmak üzere örgüte destek veren yerel aşiretlerin sayıya dahil edilip edilmemesinden kaynaklandığını belirtelim. Kafanızda bir profil oluşturmak amacıyla bu tahminleri sizlerle paylaşacağım.

Bu başlık altında konular:

  • IŞİD’in İnsan ve Askeri Gücü
  • IŞİD’in Ekonomisi
  • IŞİD’in Devletleşme Çabaları
  • IŞİD’e Katılan, Destek Veren ve Karşı Çıkan Örgütler

IŞİD’in İstihbarat Örgütleriyle İlişkileri: IŞİD Proje Mi?

Irak ve Şam İslam Devleti, bazılarına göre ABD İngiltere ve İsrail istihbaratlarının ortak projesi. İddiaya göre IŞİD’in bir görevi var. IŞİD’in bir proje olduğuna yönelik iddialar ve ortaya konan belgeler neler? Ebu Bekir el Bağdadi ile başlanan yazı örgütün istihbarat ilişkilerine değinerek devam ediyor.

IŞİD Bayrağının Anlamı ve Militanlar Tarafından Yapılan Tuhaf Açıklamaları

IŞİD, Müslüman bir örgüt olduğunu iddia ederek, cihat anlayışını benimsemiş ve kafirlere karşı savaştığını söylemiştir. Söylemle eylem birbirini tutuyor mu ona bakacağız. Öncelikle IŞİD’in bayrağının anlamının ifade edilmeye çalışıldığı bu yazıda diğer radikal örgütlerin bayrakları da incelemeye dahil edilmiş, örgüt militanlarının açıklamalarına yer verilmiştir.

Alihan Özsoy’un kaleme aldığı IŞİD hakkında bilgi edinebileceğiniz bu geniş yazı dizisi oluşturulurken yararlanılan kaynaklar aşağıda bulunuyor:

Kaynakça

Kitaplar
Gürson, A.P. (2016). Büyük Güçlerin Suriye Planı, 4. Baskı, Ankara: Kripto Yayınları

Makaleler

Acun, C. (2014). Neo-El-Kaide: Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD), Seta Perspektif Dergisi, S:53, s.1-6

Beşiroğlu, F. (2014). El Kaide – IŞİD Kopuşu ve Yeni IŞİD, http://www.21yyte.org/tr/arastirma/orta-dogu-ve-afrika-arastirmalari-merkezi/2014/02/20/7441/el-kaide-isid-kopusu-ve-yeni-isid

Beştaş, A. (2014). Bir IŞİD Panaroması, http://www.surecanaliz.org/en/node/2192
Chossudovsky, M. (2014). The Islamic State, the “Caliphate Project” and the “Global War on Terrosim”. www.globalresearch.ca

Cülük, A. (2015). IŞİD’in Dünden Bugüne Gelişimi ve Geçirdiği Dönüşüm, http://akademikperspektif.com/2015/01/21/isidin-dunden-bugune-gelisimi-ve-gecirdigi-donusum/

Erdoğan, Ş., Delizgöz, E. (2015). Irak Şam İslam Devleti (IŞİD): Gücü ve Geleceği, Savunma Bilimleri Dergisi, Cilt 14, Sayı 5

Özdemir, Ö.B. ve Gürler, R. T. (2014). El Kaide`den Post-Kaide`ye Dönüşüm: IŞİD, Türkiye Ortadoğu Çalışmaları Dergisi

Yavuz, C. (2014). IŞİD Terör Örgütü mü Devlet Modeli mi?, http://devlet.com.tr/makaleler/y61-ISID_TEROR_ORGUTU_MU_DEVLET_MODELI_MI.html
Wilson, L. (2016).

IŞİD İçin Savaşanlar Kimler, http://www.perspektif.eu/2016/03/01/isid-icin-savasanlar-kimler/

Terörün Ekonomisi: IŞİD’in Beşerî Temelleri Ve Finansal Kaynakları, Güldem Atabay Şanlı, http://www.paraanaliz.com/terorun-ekonomisi-isidin-beseri-temelleri-ve-finansal-kaynaklari-makale,1385.html

İnternet

IŞİD’in Ortaya Çıktığı ABD Hapishanesi: Bukka, https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201511191019138272-isid-kamp-bukka-irak-bagdadi-abd/ E.T. 21.04.2017

IŞİD’in Doğuşunu Anlattı, http://www.aljazeera.com.tr/haber/isidin-dogusunu-anlatti E.T. 21.04.2017

IŞİD’in 10 Yıllık Geçmişi, Samet Doğan, Bülent Erdeğer http://aa.com.tr/tr/dunya/isidin-10-yillik-gecmisi/151622 E.T. 25.04.2017

IŞİD Coğrafyası, http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/06/150627_isid_cografyasi E.T. 27.04.2017

War With ISIS, http://www.independent.co.uk/news/world/middle-east/war-with-isis-islamic-militants-have-army-of-200000-claims-kurdish-leader-9863418.html E.T. 02.05.2017

IŞİD Projesinin Arkasındaki Jeopolitik Gerçek, Nejat Tarakçı, http://www.tasam.org/tr-TR/Icerik/5306/isid_projesinin_arkasindaki_jeopolitik_gercek E.T. 21.05.2017

Türkiye’nin Kuzey Irak’a Muhtemel Yaptırımları

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani, 25 Eylül tarihinde çok konuşulan bir gelişme olarak ‘Kuzey Irak’ın bağımsızlığı’ için halk oylamasına gitmiş bulunuyor. Referandumun hukuksuz olduğu, başta Bağdat yönetimi olmak üzere bölgesel güçler tarafından kesin bir dille belirtilirken, uluslararası ve küresel güçler de referandumun ‘hukuki dayanağının bulunmadığını, ortaya çıkacak yeni dinamiklerin ortadoğuyu daha da istikrarsız hale getireceğini ve Kuzey Irak hükümetinin tehlikeli bir oyun oynadığını’ belirttiler.

Türkiye-Kuzey Irak İlişkilerinin Seyri

Türkiye-Kuzey Irak ilişkileri özellikle Körfez Savaşı’nın bitimiyle artarak devam etmiştir, hatta 1992’de Barzani’ye Türk hükümeti tarafından ‘diplomatik pasaport’ verildi. Bununla birlikte Barzani’ye ve bölgeye, siyasi, askeri ve ekonomik destek verilmeye devam edildi. Fakat Kuzey Irak’ın bağımsızlık referandumu ısrarı ve gerçekleştirilmesi iki taraf arasındaki ilişkinin tansiyonunu en yüksek noktaya getirdi ve ilişkilerin kopma sinyalleri alınıyor.

Türkiye’nin Referandum Sonrası Planları

Türkiye, planlanan referandumun iptal edilmesi için Kuzey Irak hükümetini ve Barzani’yi diplomatik açıdan en üst düzeyde defalarca uyardı. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden yetkili merciler tarafından referandumun iptali için açıklamalar geldi. Fakat Barzani referandum konusundaki ısrarını devam ettirdi ve uluslararası hukuk tarafından  da ‘gayrimeşru olarak tanımlanan referandum’ gerçekleşti.

Türkiye hükümeti, referandumun gerçekleştirilmesi durumunda Kuzey Irak ile ilişkilerin eskisi gibi olmayacağını daha önce de belirtmişti ve referandumun ardından yapılan üst düzey açıklamalarda, ‘Kuzey Irak yönetimine yönelik yaptırımların belirlendiği ve bunların ekonomik, siyasi ve askeri operasyonlar adı altında üç ana başlıkta toplandığı’ açıklandı.

Söz konusu yaptırımların, sınır komşusu olmasının da büyük etkisi göz önünde bulundurularak, pek çok açıdan Türkiye’ye bağlı olan Kuzey Irak ve Barzani yönetimini son derece güç durumlara sokacağı belirtiliyor.

Kuzey Irak Türkiye’ye Neden Bağımlı?

Petrol ve Doğalgaz

Ortadoğu’nun en önemi gelir kaynağı petrol, Kuzey Irak için de hayati önem taşımakta. Bölgede üretilen petrolün yaklaşık %85-90 gibi bir bölümü ( neredeyse tamamı) Türkiye üzerinden gerçekleştiriliyor.

Üretilen petrol ‘Kerkük-Ceyhan boru hattı‘ ile Ceyhan Limanına ulaştırılıp buradan da  küresel pazara satılıyor. İkinci önemli transit geçiş ise ‘Habur Sınır Kapısı’. Petrol sevkiyatının ve ticaretinin aksamadan ya da kesilmeden yapılması ise Kuzey Irak için hayati öneme sahiptir.

Türkiye’nin referandum sonrası gündeminde olan ekonomik yaptırımların başında ise ;

– Petrol sevkiyatın yavaşlatılması

– Kerkük-Ceyhan boru hattında kapasitenin düşürülmesi ve hatta gerekli görülürse boru hattını tamamen kapatmak,

– 30 milyar dolarlık bütçesi ile hayata geçecek olan Erbil-Şırnak doğalgaz boru hattı projesini iptal etmek gibi yaptırımlar bulunuyor.

Kuzey Irak Ticareti ve Sınır Kapılarının Durumu

Kuzey Irak ve Türkiye petrol dışında yıllık yaklaşık 2,5 milyar dolar ticaret hacmine sahip olmakla birlikte, Kuzey Irak piyasasında satılan malların %50’si Türk malı üstelik bu malların büyük çoğunluğunu temel tüketim ve ihtiyaç ürünleri oluşturmaktadır. Ayrıca Kuzey Irak’ta yatırım yapan yabancı ülkeler arasında Türkiye ilk 5 arasında yer almaktadır. Veriler dikkatle incelendiğinde, Türkiye ile Kuzey Irak arasındaki ticari ilişkilerin, hayati önem taşıdığı görülmektedir.

Habur Sınır Kapısı’nın Önemi

Kuzey Irak yönetiminin ekonomik ve ticari can damarı olan Habur Sınır Kapısı 24 peron ile hizmet vermektedir. Yıllık yaklaşık 4 milyon yolcu, 1.4 milyon tır ve 2 milyon aracın Habur Sınır Kapsını kullandığı belirtilmektedir.

Referandum Sonrası Habur Sınır Kapısı’nda Neler Oluyor?

Irak yönünden gelen araçlara sıkı güvenlik ve kontrol uygulamaları başlatılmış durumda, geçişlerin kısıtlanabileceği hatta tamamen kapatılabileceği konusu ise gündemde bulunmakta. Diğer yaptırımlar ise geçiş şartlarının genişletilmesi ve geçişlerden elde edilen payın Kuzey Irak’a değil Irak merkezi yönetimine aktarılması.

Habur Sınır Kapısı dışında Kuzey Irak ile geçişi sağlayan diğer sınır kapıları ise Derecik, Üzümlü ve Gülyazı Sınır Kapıları.

Türkiye’nin sınır kapıları

Kuzey Irak’ a uygulanan ekonomik yaptırımların Irak ile yapılan ticareti etkilememesi için alternatif planlar devreye sokuluyor, bunlardan birincisi Kuzey Irak’ı by-pass edecek konumdaki Esendere Sınır Kapısının kullanımı, diğer seçenek ise Irak ile Türkiye arasında hava taşımacılığının payının artırılması  olarak belirlenmiş durumda.

Yaptırımlara konu olan bir diğer konu ise Türkiye’nin Kuzey Irak’tan kalkan uçaklara hava sahasını kapatması, bölgeden kalkan uçakların Balkanlar ve Avrupa’ya Türkiye üzerinden geçerek ulaşabiliyor yani Kuzey Irak yönetimi Türkiye’nin hava sahasına ihtiyaç duyuyor.

Bölgede Devem Eden Projelerin Durumu

Kuzey Irak’ta bu güne kadar hayata geçirilmiş altyapı ve üstyapı projelerinde Türkiye’nin ve Türk şirketlerinin payı oldukça büyük. Bu projeler kapsamında 450 milyon dolarlık Duhok ve 500 milyonluk bütçeye sahip Erbil Uluslararası Havalimanları gibi devasa projeler de dahil olmakla birlikte bölgede faaliyet gösteren Türk şirketlerinin sayısı yaklaşık 1300 civarında.

Referandum sonrası henüz bu projelerle ilgili kesin bir açıklama yapılmasa da, Türk şirketlerinin bu projelerden çekilmesi gündeme gelebilir.

Bölgedeki Diğer Tehdit: DEAŞ

Türkiye, terör örgütü DEAŞ’la bölgede mücadele edebilmesi için Kuzey Irak hükümetinin ve Barzani’nin peşmergelerine lojistik destek temin etmekle birlikte askeri eğitimler de verdi.

Yeni dönemde ise bu desteklerin kısıtlanması ya da tamamen sonlandırılması öngörülüyor.

Ayrıca, referandumun yapıldığı 25 Eylül gününde olağanüstü toplanan RTÜK, Erbil merkezli Rudaw, K24 ve Waar isimli 3 TV kanalını da TÜRKSAT’tan çıkardığını duyurdu.

Tüm bu gelişmeler ışığında, Türkiye tarafında masada siyasi ve askeri seçeneklerin varlığı da sürekli olarak vurgulanmaya devam ediyor.

Gülay Kulaklı

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

 

[17 Eylül-24 Eylül] Askeri ve Diplomatik Haberlerin Arşivi

0

17 Eylül ile 24 Eylül arasında gözden kaçan bazı askeri ve diplomatik gelişmeleri “Dünyada neler oldu?” başlığı altında sizler için derledik.

– İran, Kuzey Irak’tan kalkan tüm uçaklara hava sahasını kapattığını duyurdu.

– Milli Güvenlik Kurulu: Kuzey Irak’ta referandumun yapılması halinde Türkiye ikili ve uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını (Ankara Antlaşması) mahfuz tutar.

– Başbakan Yıldırım ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu tarafından yapılan açıklamalarda, referandumun yapılması halinde yapılacak olan yaptırımların belirlendiği ve bunların uygulanacağı belirtilirken, sınır ötesi operasyonun da seçeneklerden biri olduğu vurgulandı.

– ABD ile İsrail ilk kez İsrail topraklarında kurulan ‘ortak füze savunma üssü’ kurdu.

– Almanya’da genel seçimler yapılıyor. Seçimlerde en dikkat çekici parti ise ilk kez meclise girmesi beklenen aşırı sağcı AFD.

– Fransa Cumhurbaşkanı Macron, tartışmalı “Çalışma Yasası Reformu’nu” onayladı, ülkede uzun süredir devam eden protesto ve grevlerin devam edeceği öngürülüyor.

– Alman hükümeti, Türkiye’de faaliyet gösteren Alman firmalarına yönelik kredi ve yatırım garantilerini sınırlandırma kararı aldı

– Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Anastasiadis, temmuz ayında durdurulan müzakerelere hemen başlamaya hazır olduklarını açıkladı. Türk Hükümeti ise daha önceki tecrübeler nedeni ile temkinli yaklaşıyor.

– İran yeni bir balistik füze denemesi gerçekleştirdi. Aynı zamanda IKBY’de yapılacak olan referanduma her fırsatta karşı olduğunu belirten İran, Kuzey Irak sınırında askeri bir tatbikat başlattı.

– BM toplantısında konuşan Suriye Dışişleri bakanı Velid el Muallim, ‘ülkesinin toprak bütünlüğüne yönelik herhangi bir ihlal yaşanması durumunda, karşılık verme haklarının saklı olduğunu’ söyledi.

– ABD ‘den vatandaşlarına IKBY ve Irak’a seyahat uyarısı verildi.

– Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, Kerkük’e bağlı Havice’yi DEAŞ’ten kurtarma operasyonunun ilk aşamasının başladığını açıkladı.

– ABD merkezli askeri dergi The National Interest (NI), ABD Genelkurmay Başkanlığı’nın Rusya’nın hibrid savaş taktiklerini ve ABD Silahlı Kuvvetleri’nin bu güce nasıl karşı koymaları gerektiğini anlatan bir ders kitabı yayınladığını yazdı.

– Küba Dışişleri Bakanı Parilla, ABD’nin Küba üzerindeki abluka politikasına tepki gösterdi:  “Bugün ablukayı sıkılaştırma önlemlerini tekrar kınıyoruz ve devrimi imha etmek niyetindeki herhangi bir stratejinin başarısız olacağını tekrar teyit ediyoruz” dedi.

– Çin’den Kuzey Kore’ye ambargo : Tekstil ithalatının yasaklandığı ülkeyle, petrol ihracatının da durdurulduğu bildirildi.

– Uluslararası Daimi Halk Mahkemesi Myanmar hükümetinin ülkedeki Müslüman azınlığa soykırım uyguladığına hükmetti.

– Rusya ve Çin kanadından, ABD-Kuzey Kore krizi konusunda benzer açıklamalar geldi : “Taraflar tansiyonu düşürmeli, histerinin yükselmesi ölümcül sonuçlara neden olabilir.”

– ABD ve Kuzey Kore arasındaki tansiyon düşmüyor: ABD Başkanı Trump’ın BM Genel kurulunda yaptığı konuşmada Kuzey Kore lideri Kim’e ağır eleştirilerde bulundu. Kuzey Kore kanadından ise yanıt gecikmedi, diplomatik jargonun dışına çıkan karşılıklı tehditlerde Trump Kim Jon-un’dan “deli” diye bahsederken, Kim Jong ise devlet televizyonundan “dengesiz” olmakla suçladığı  Trump’ın şahsına şöyle seslendi : ” O bunak Amerikalı’ya bunun bedelini ödeteceğim!”

– Rusya ve Mısır tarafından ortak düzenlenen ‘Dostluğun Koruyucuları 2’ adlı  askeri tatbikat sona erdi.

– Zimbabwe Devlet Başkanı Robert Mugabe, BM Genel Kurulu’na hitabında, kutsal metinlerde geçen Altın Dev Golyat’a benzettiği ABD Başkanı Donald Trump’ı ve açıklamalarını eleştirdi.

– İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Irak’tan ayrılması durumunda Erbil’le olan bütün anlaşmaları iptal edeceğini belirtti.

– Maduro’dan Trump’a sert çıkış : “Trump uluslararası siyasetin yeni Hitleri’dir.” ayrıca Trump’ın kendisini ölümle tehdit ettiğini de bildirdi.

– Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, Latin Amerika ülkelerinin Nicolas Maduro yönetimini devirmek için Venezuella’ya harekat düzenlemeyi planlamadığını söyledi.

– Atlas okyanusunda Irma kasırgasının ardından Maria kasırgasının da 5. seviyeye ulaştığı belirtildi. Maria yüzünden büyük bir yıkım yaşayan Dominika’nın başbakanı Roosevelt Skerrit, “Parayla satın alınabilecek her şeyi kaybettik” dedi.

– ABD Başkanı Trump, Venezuela’ya uygulanan ekonomik yaptırımlara değinirken, Maduro’nun ‘otoriter yönetimi sürdürmesi halinde’ daha ciddi adımların atılabileceğini söyledi.

– Venezuella Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümetinin muhalefetle görüşmeye hazırlandığını açıkladı. Ülkede aylardır süren protestolar ve yaşanan can kayıplarına rağmen şiddetle karşı çıktığı görüşme için ılımlı yaklaşım sergiliyor.

– Myanmar’ın fiili lideri Aung San Suu Kyi, Arakan’da geçen ay başlayan insani krizin ardından ilk kez ulusa seslendi. Bölgedeki insan hakları ihlallerini kınayan ve ihlalllerden sorumlu olanların yargılanacağını söyleyen lider, “Kaçanlarla da, kalanlarla da konuşmak istiyoruz” dedi.

– Çin’de devlet ve askeri kurumlarının katılımı olmadan kurulan özel şirket Link Space, 2020 yılına kadar çok kullanımlık roket üretmeyi planlıyor.

– Japonya Kuzey Kore’den gelebilecek ‘provokasyonlara’ karşı ülkenin kuzeyindeki Hokkaido adasına Patriot (PAC-3) füze savunma sistemi konuşlandırdı.

-İspanya, ‘persona non grata’ (istenmeyen kişi) ilan edilen Kuzey Kore’nin Madrid Büyükelçisi’ni sınır dışı edecek.

– Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump telefonda görüştü. İki taraf da ABD-Çin ilişkilerinin gelişmesi konusunda mutabık kaldı.

– Rusya ve Çin, ‘Ortak Deniz 2017’ donanma tatbikatını ikinci safhasına Kuzey Kore yakınında başladı.

– Güney Kore Savunma Bakanlığı ABD’ye ait 2 B-1B bombardıman uçağı ile 4 F-35B hayalet uçağının Kore yarımadası üzerinde tatbikat yaptığını açıkladı. Bu Kuzey Kore’nin 6. nükleer denemesinin ardından ABD’nin bölgede gerçekleştirdiği ilk uçuş olma özelliği taşıyor.

– Pakistan’ın görevden alınan Eski Başbakanı Navaz Şerif’ten boşalan meclis koltuğu için Lahor kentinde yapılan ara seçimi, Şerif’in eşi Gülsüm Navaz Şerif kazandı.

– ABD Başkanı Donald Trump, Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in ile yaptığı görüşmede Kuzey Kore lideri Kim Jong-un için ‘Roket Adam’ takma adını kullandı. Demokratların ABD Senatosu’ndaki lideri Chuck Schumer bu takma adın riskli olduğunu belirtti. Trump daha önce de Kim Jong-un için ‘tatlı bir kurabiyeye benziyor’ demişti.

– Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, uyuşturucu operasyonlarında 18 yaşından küçük çocukların ölmesini eleştiren ülkesinin İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Jose Louis Gascon’u, ‘bir pedofil gibi davranmakla’ suçladı.

– Kuveyt, Kuzey Kore’nin Kuveyt büyükelçisine ülkeden ayrılması için 1 ay süre tanındığını açıkladı. Kuveyt, Pyongyang ile diplomatik ilişkilerin seviyesini de düşürdü.

– BM Güvenlik Konseyi (BMGK) acil olarak toplandı ve  yaptırıma yönelik alınan kararlara rağmen Kuzey Kore’nin balistik füze denemesi yapmasını kınayarak yaptırım kararlarının derhal hayata geçirilmesini istedi.

– Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, son füze denemesi sırasında yaptığı açıklamada, ABD’nin ‘askeri seçenekten bahsetmeye cüret edemeyeceği’ bir güç dengesinin sağlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Kısacası nükleer faaliyetlerin en az ABD seviyesine gelene kadar devam edeceğini belirtiyor.

– ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın bir tarihte Japonya ve Güney Kore liderleriyle bir araya geleceği belirtildi.

– Azerbaycan’da ‘FETÖ bağlantısı’ suçlaması ile tutuklanarak 3 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan önde gelen muahliflerden Faig Amirov serbest bırakıldı.

– Akdeniz’de can pazarı yaşanıyor : Libya açıklarında bir teknenin batması sonucu 100’den fazla göçmenin kayıp olduğu belirtildi.

– Mısır ordusunun, ABD ile gerçekleştirdiği ‘Parlak Yıldız 2017’ (Bright Star 2017) adlı ortak askeri tatbikatı tamamlandı.

– Libya sahil güvenlik güçlerinin Akdeniz’de 1047 sığınmacıyı kurtardığı bildirildi.

Kaynak: StratejikOrtak.com

Avrupa Birliği Ülkelerindeki Müslümanların Haritası

‘Gölge CIA’ olarak gösterilen Strafor tarafından 2012 verilerine göre hazırlanan Avrupa Birliği (AB) ülkelerindeki Müslümanların nüfus üzerindeki yoğunluğunun gösterildiği bu haritada en fazla Müslüman yoğunluğu Kıbrıs’ta görülüyor. Çünkü Kuzey Kıbrıs’ta sayılıyor.

Kıbrıs’tan sonra Türklerin yoğun olarak yaşadığı Bulgaristan’da Müslümanların ağırlığı hissedilirken, en az Müslüman yoğunluğunun Doğu Avrupa ülkelerinde ve Baltıklarda yer aldığı görülüyor.

Avrupa Birliği ülkeleri Müslüman haritası