Yom Kippur Savaşı ve 32 Türk Subayının Bilinmeyen Hikayesi

Asya İle Afrika kıtaları arasında son derece stratejik bir konumda bulunan Sina Yarımadası tarih boyunca sayısız saldırılara maruz kalmıştır.  Petrol, bakır, demir, kömür, fosfat, firuze taşı, manganez ve uranyum gibi maden kaynaklarına sahip olan Sina, tarım ve hayvancılık bakımından da ülke ekonomisinde önemli bir yer teşkil ediyor.  Asya-Afrika arasında bağlantı noktasında ve İsrail’le sınır komşusu olması nedeniyle Sina, siyasi, iktisadi ve stratejik açıdan Mısır’ın önemli bir bölgesi olma özelliği taşıyor. Yüzölçümü olarak Mısır’ın yüzde 6’ lık bir kısmına tekabül eden Sina, idari olarak Kuzey Sina ve Güney Sina olmak üzere  2 vilayetten oluşur.

Bu önemli coğrafyadaki topraklar, 1948’de kurulan İsrail Devleti sonrası Arap-İsrail savaşlarına da (1956-1967-1973) tanıklık etti. Sina, 1956 yılında İngiltere, Fransa ve İsrail saldırısına maruz kaldı. Mısır ordusunun 1967’de Altı Gün Savaşları’nda İsrail’e yenilmesiyle Sina işgal edildi. Bu işgal, Mısır ordusunun moralini alt-üst etti. Yeni bir ordu kurulmalı idi ancak para yoktu. İsrail savaş uçakları dalga geçercesine dönemin Mısır lideri Nasır‘ın evinin üzerinde akrobasi hareketleri yapıyor idi. İsrail, Mısır ordusunun işgale karşılık vermesini önlemek adına Süveyş Kanalı’nın doğu yakasına Fransızların ünlü MAGİNOT HATTI  benzeri savunma hatları inşa etti. İsrail, adını General Haim Barlev’den alan bu hatta o kadar güvenir ki Fransızların hattından çok daha güçlü olduğunu iddia eder. Öyle ki ABD ve Rusya’nın bile bu hattı geçebilmek için ancak birlikte plan yapıp hareket ederlerse  başarılı olabileceklerini söylerler. Kanalın özelliklerine bakıldığında; kanal boyunca yükseltilmiş kum tepeleri, tepeler arasına yapılan beton istihkamlar ile bu istihkamlar arasına siper ve demiryolu hatları inşa edilmiştir. Hat boyunca dizili tank ve toplar namlularını batıya Mısır’a çevirmiştir. Hattın gerisinde menzil dışında ise İsrail kışlaları yer alır. Hattın altına da olası bir Mısır saldırısında kanalın altına petrol verilerek geçilmesini imkansız kılacak şekilde Süveyş’e giden bir kanal inşa edilmiştir.

Bar Lev hattının resmedilişi

Mısır bu hattı geçebilme planları yapar. Çöle benzeri yapılar inşa ederek tatbikatlar yapar. Ancak İsraillilerin iddiaları doğru olabilir. Bu hat oldukça güçlü bir hattır ve geçilmesi imkansız gibidir.  Ekonomi yeni bir ordu kurulmasına imkan vermediği gibi İsrail savaş uçaklarının taciz amaçlı gösteri uçuşları da devam etmekte idi. Moraller son derece bozuktur.

İşte bu ortamda, 1970’li yılların başında, Türk Yüksek Askeri Akademisi‘nden mezun olmuş Çerkez asıllı Ürdünlü bir komutan veliaht 2. Hasan ile görüşmek ister. Türk ordusundan yardım istenmesinin gerekliliğinden bahseder.  Ancak veliaht, Kral Hüseyin ile görüşüp Arap zirvesi toplantısı tertip edeceğini, sonra gerekirse Türklerden yardım istenebileceğini söyler. Türklerin savaş için gerekçelerinin olmadığını İsrail ile bir savaşa ABD’nin onayını almadan girmelerinin pek imkan dahilinde bulunmadığından bahseder. Ancak yine de tecrübeli ve disiplinli Türk ordusundan belli sayıda uzman gelse dahi çok faydalı olacağı görüşünde birleşilir.

İsrail’in bölgede mevzi alan tankları

Bu günlerde beklenmeyen bir gelişme olur. Arapların umudu Nasır, Kuveyt şeyhini havaalanında uğurlarken kalp krizi geçirir ve ölür. Yerine gelen Enver Sedat bir yandan barış görüşmeleri yaparken bir yandan da üniversite mezunlarından müteşekkil yeni bir ordu kurma faaliyetlerine başlar. Enver Sedat‘ın kardeşi de bir hava subayıdır ve bir vesile ile Mısır Hava Yollarında çalışan ve Türk Subay kökeni olan tanıdıkları vardır. Enver Sedat, Türk askerinin yetenek ve disiplinini çok iyi bilmektedir ve yardımcısını o günlerde Mısır’da hava yollarında pilot olarak çalışan emekli Türk Subayı ile görüşmesini kabul eder. İstihbarat sorumlusuna da olayın gizli kalmasını tembihler. Görüşme gerçekleşir ve Türk Subay Eskişehir’e  gelerek 50 ye yakın isimle görüşür. Bunlar emekli  subay ve genellikle THY’de çalışan kişilerdir. Kendisine koşulsuz itimat eden 32 emekli subay belirler ve çalışmalara başlar.

Bu 32 subay partiler halinde Mısır’a geçerler. Sözde gönüllülük esastır ve Ankara durumu sessizce uzaktan izlemektedir, müdahalede bulunmaz.

Mısır üniversitelerinde eğitim gören 30.000 gence askeri eğitim verilir. Türk disiplini ve askeri uzmanlarınca verilen eğitimler oldukça zordur. Ancak Mısırlı vatansever üniversite gençleri buna katlanırlar. Nihayet beklenen gün gelir ve Enver Sedat’a biz hazırız mesajı iletilir. Tüm plan ve keşifler Türk subayları tarafından yapılmıştır.

Genç bir subay olan Baki Zeki Yusuf, ‘Barlev Savunma Hattı’nın’ en önemli unsuru olan kum tepeciklerinin su ile yıkılabileceğini üslerine bildirir. Kanaldan tedarik edilecek su ile büyük ölçekli su motorları vasıtası ile su püskürtülerek kum tepeciklerinde bulunan hatlar yok edilebilirdi. Derhal İngiltere ve Almanya’dan büyük ölçekli su motorları alındı. Kanal altındaki petrol kuyuları beton dökülerek bir gece önceden dalgıçlarca kapatıldı.

Baki Zeki Yusuf, 87 yaşında 2018 yılında yaşamını yitirdi.

 

Tarihler 6 Ekim 1973’ü gösterdiğinde müthiş bir saldırı başlatılır. Ramazan ayında sahur vaktinde İsrail herhangi bir saldırıya ihtimal vermemektedir. Zaten Mısır ordusunda bazı askerlere Rmazan izni verilmiştir ki İsrail böyle bir saldırıyı aklına dahi getirmesin. Yine Mısır ordusundan ön safta olanlara umre izni verilerek bilinçli olarak disiplin sorunu olduğu imajı verildi. Türk subaylarca tüm planlar buna göre yapılmıştır. Asıl sürpriz ise İsraillilerin öve öve bitiremediği ünlü Barlev savunma hattına yapılmıştır.

Kanalı hızla geçen askerler  bir yandan su motorları ile kum tepeciklerine su püskürtüp gedikler açtılar. Seyyar köprüler kurularak zırhlıların geçişi sağlandı. Günün akşamında 60 adet gedik açılmıştı. Saldırıdan 6 saat sonra 30.000 Mısır askeri karşı taraftaydı. 18 saat sonra sayı 100.000’i bulmuştu. Türk subaylarınca yönetilen Mısır ordusu destan yazıyordu. Geçilemez denilen  Barlev savunma hattı rekor sürede geçilmişti. Mısır ordusunun nereye kadar gidebileceğini kimse kestiremiyordu. İsrail tarihinin en büyük darbesini yemişti. 32 Türk subayından bir tanesi  hastalıktan diğeri de kaza sonucu Nil nehrine düşmesinden dolayı hayatını kaybetti. Bu arada Enver Sedat’ın kardeşinin uçağı savaşta düşürülür ve şehit olur. Bu olay üzüntüyle karşılanır.

İlerleyen günlerde Türklerin Mısır ordusuna yardım ettiği İsrail tarafından dillendirilir ve bir kriz çıkmaması adına Türk subaylar usulca geri çekilir. Sonrasında Mısır yönetimi aldığı yanlış kararlar neticesinde kazanılan bir savaşı kaybeder. 1978 yılında  ABD gözetiminde Camp David antlaşması yapılır. Camp David Antlaşmasına göre;

1.) İsrail Sina yarımadasından çekilecek.

2.) İsrail ve Mısır arasında normal ve dostça ilişkiler kurulacak. İki ülke de birbirinin toprak bütünlüğünü ve barış içinde yaşama hakkını kabul edecek.

3.) Sina’daki tampon bölgeye BM Barış gücü yerleştirilecek.

4.) İsrail gemilerine Süveyş Kanalından serbestçe geçiş hakkı tanınacak.

5.) Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinlilere tam özerklik verilmesi için görüşmeler yapılacak.

6.) Batı Şeria ve Gazze’deki kendi kendini yöneten bir idarenin oluşturulması için seçimler yapılacak.

Arap ülkeleri bu antlaşmayı kabul etmediler ve Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat’ı ihanet ile suçladılar. İsrail, antlaşmanın kendi çıkarlarına uyan maddelerini uyguladı. Böylece Mısır, İsrail’i ilk tanıyan Arap devleti olmuş ve Arap birliğini dağıtmıştır. Diplomatik ilişkiler neticesinde 1980 yılında İsrail ile ticari ilişkiler başlamıştır. Camp David Anlaşmalarının en önemli siyasi işlevi Arap dünyasının Filistin sorunu karşısında bölünmesine yol açmak olmuştur. Bölgede görece istikrarlı bir dönem geçirir ve en azından bir daha Arap-İsrail Savaşı yaşanmaz. Üstelik bu anlaşmalarla İsrail’in devlet olarak varlığının Araplar tarafından resmen tanınma süreci başlar. Ürdün-İsrail yakınlaşmasını da büyük ölçüde bu anlaşmalar mümkün kılar.

Av. Levent Sert

Stratejik Ortak Misafir Yazar

[vc_toggle title=”KAYNAKLAR”]

Krallar ve Başkanlarla 50 yıl ………Lütfü Akdoğan cilt 2

Mensur Akgün: Camp David Düzeni Sarsılırken Türkiye/TESEV

Doç. Dr. Murat GÜL ve Bekir Ali YÜKSEL:İSRAİL’İN DIŞ POLİTİKASINI ANLAMAK: TEVRAT, “ON EMİR”, “VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR” VE ÜSTÜNLÜK

Orhan Savaş: Mısır ve Tescilli İhaneti: Camp David Antlaşması-http://akademikperspektif.com/2014/06/04/misir-ve-tescilli-ihaneti-camp-david-antlasmasi/

[/vc_toggle]

Birleşmiş Milletler’in Yakın Tarihteki İklim Zirveleri

Son zamanların en çok gündeme gelen, dünyanın en büyük potansiyel global sorunu olduğu ve olacağı düşünülen problem iklim değişikliği ve doğaya olan etkileridir. Bu iklim değişikliği ve küresel ısınma problemi ile ilgili, çocukluğumuzdan itibaren en az bir kere bile yaşananlar hakkında bir şeyler duymuşuzdur.  Bu problemi önlemek için bireysel olarak neler yapabileceğimiz konusunda birtakım şeyler duymuş olsak da konunun asıl gündeme getirilip konuşulmaya başlanması; 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg’in Birleşmiş Milletler’ de yaptığı, birçok dünya liderlerini ve direkt olarak ülkeleri iğnelediği (suçladığı), bir o kadar ciddi ve bir o kadar da alışık olmadığımız tuhaf konuşması ile oldu. Yaptığı konuşma toplumun dikkatini kendisine ve iklim değişikliği problemine çevirdi. Bu, işin tabii ki magazinsel boyutu olarak görülebilir. Birçoğumuzun haberi olmasa da Birleşmiş Milletler bu konu hakkında pek çok çalışmalar yapmakta ve ülkeleri bu çalışmalara katılımları için teşvik etmektedir. BM’nin iklim ile ilgili yaptığı çalışma ve zirvelerden bazıları şunlar:

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC)

1988 yılında, İsviçre’nin Cenevre şehrinde, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) kuruldu. Bu panelin amacı iklim değişikliğiyle alakalı var olan en son bilimsel, sosyo-ekonomik ve teknik bilgi ve çalışmaların değerlendirilmesi ve gözden geçirmektir. Birçok ülkeden binlerce bilim adamı bu panele katkı sağlamaktadır. IPCC raporları konuyla alakalı çalışma ve müzakerelerde referans noktası olarak kabul edilmektedir. Çözümden ziyade olayların değerlendirilmesi bu panelin esas özelliğidir. Birleşmiş Milletler ve Dünya Meteoroloji Örgütü’ne üye olan toplamda 195 ülke aynı zamanda bu panelin de üyesidir.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 1992 yılında Birleşmiş Milletler öncülüğünde imzalanmış olup iklim değişikliğine karşı uluslararası işbirliği için bir çerçeve oluşturmuştur. Global ortalama sıcaklık artışını sınırlamak ve iklim değişikliği problemiyle mücadele en büyük amaçtır. Sözleşme aynı zamanda insan kaynaklı çevresel kirliliklerin iklim üzerinde tehlikeli etkileri olduğunu kabul ederek atmosferdeki sera gazı oranlarını düşürmeyi ve bu gazların olumsuz etkilerini en aza indirerek belli bir seviyede tutmayı amaçlamaktadır. Bu sözleşme Türkiye’de 24 Mayıs 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeyle bağlantılı olarak 1997 yılında Kyoto Protokolü imzalanmıştır. Bu protokolle birlikte gelişmiş ülkelerin mevcut durumda var olan sera gazı salınımından büyük ölçüde sorumlu olduğu belirtilmiştir. Protokolde bulunan ilkelere uymak zorunludur ve uymayan ülkeler bir sonraki yıl için sera gazı azaltma hedefleri artırılarak cezalandırılır. Protokol 1997’de imzalanmasına rağmen 2005’te yürürlüğe girmiştir. Türkiye ise protokole 2009 yılında taraf olmuştur.

Paris Anlaşması

12 Aralık 2015’te UNFCCC’ye dahil olan ülkeler iklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilir düşük karbonlu bir gelecek için gereken eylemleri ve yatırımları hızlandırmak ve yoğunlaştırmak için önemli bir anlaşma imzaladılar. Anlaşma 4 Aralık 2016’da yürürlüğe girdi. Paris Anlaşması’nın temel amacı, bu yüzyılda küresel ortalama sıcaklık artışını, sanayi devrimi öncesine göre 2°C’nin oldukça altında tutan ve hatta 1.5°C ile sınırlamayı amaçlayan uzun vadeli bir hedef ortaya koymaktır. Ayrıca anlaşma, ülkelerin iklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkma yeteneğini artırmayı ve finansal harcamalarını düşük sera gazı emisyonları ve iklim değişikliğine karşı dirençli olacak yolla tutarlı hale getirmeye çalışmaktadır. Türkiye bu anlaşmayı imzalamayan tek G-20 ülkesidir.

Madrid İklim Zirvesi

En son olarak 2 Aralık- 13 Aralık 2019 tarihlerinde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Madrid’de toplandı. Konferansta beklenenin aksine ulusal hedeflerin yenilenmesi konusunda bir karar alınamadı. Bunun yanı sıra ulusal hedeflerin uygulanmasını kolaylaştırmak üzere yürürlüğe konulacak piyasa mekanizmalarının kurulması ve yönetilmesi ile ilgili kurallar da kararlaştırılmadı. Bu kararların alınması da gelecek seneye bırakıldı. ABD, Brezilya, Suudi Arabistan, Avustralya gibi ülkelerin kararlar konusunda uzlaşmaz tavırları nedeniyle kararların alınması sekteye uğramıştır. Dolayısıyla Madrid’de düzenlenen taraflar toplantısı maalesef zayıf sonuçları olan bir konferans oldu.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, sonuç karşısında hayal kırıklığına uğradığını söyledi:

“Uluslararası toplum, iklim krizinin çözümünü finanse etmeye, yükünü hafifletmeye yönelik artan bir istek duyduğunu gösterme fırsatını kaçırdı.”

Paris Anlaşması’nın mimarlarından Laurence Tubiana ise “Madrid’deki büyük oyuncular beklentileri karşılamadı, ancak küçük ada ülkeleri, Avrupa, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin artan işbirliği sayesinde, havayı kirleten tüm büyüklere karşı elde edebileceğimiz mümkün olan en iyi sonucu aldık.” ifadesi kullandı. Birçok konu 2020 Glasgow şehrinde yapılacak toplantıya bırakıldı.

İlyas Akça

Stratejik Ortak Misafir Yazar

[vc_toggle title=”KAYNAKLAR”]

http://www.abmerkezi-arastirma.itu.edu.tr/haberler/2017/08/10/metropolis-camapolihttps://www.avrupa.info.tr/sites/default/files/2016-08/brochure_4_v2.pdf

https://foreignpolicy.com/2019/12/15/decisions-delayed-un-climate-talks-madrid-cop25-carbon-market-emissions-reductions/

https://www.tarimorman.gov.tr/ABDGM/Belgeler/Uluslararas%C4%B1%20Kurulu%C5%9Flar/IPCC%20TR.pdf

https://unfccc.int/cop25

[/vc_toggle]

Napolyon’un Bükümediği Bilek: Cezzar Ahmed Paşa

Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart, Mısır’ı işgal ettikten sonra Akka önlerine geldi. Akka, Napolyon için çok büyük stratejik öneme sahipti çünkü burayı doğunun anahtarı olarak görüyordu. Akka’nın fethi konusunda oldukça kararlıydı ve dönemine göre oldukça modern silahlara sahipti. Akka’nın komutanının 91 yaşında bir ihtiyar olduğunu öğrendiğinde adeta onu küçümsermiş gibi bu mektubu ona yolladı fakat karşısında Allah aşkıyla yaşayıp Allah için cenk eden bir paşa olduğundan bihaberdi.

“Nihayet geldim ve şu an kalenin duvarları önündeyim. Bir ihtiyarın geri kalmış birkaç günlük ömrünü almak bana bir şey kazandırmaz. Seninle savaşmak istemiyorum. Benimle dost ol ve kaleyi teslim et!.”

Napolyon Bonapart

“Allah’a hamd olsun gücümüz yetiyor, elimiz silah tutuyor. Geri kalmış birkaç günlük ömrümüzü de cenklerde geçiririz!”

Cezzar Ahmed Paşa

Cezzar Ahmed Paşa ve Napolyon Bonapart

Cezzar Ahmet Paşa, yazdığı bu mektupla Napolyon’a cevap verdi. Napolyon, bu mektubun üzerine harekete geçerek kuşatmaya başladı ve saldırılarının yanında propaganda da yapıyordu. Halkı kendi yanına çekip, kesin bir zafer elde etmek istiyordu. Fransız saldırıları gittikçe sertleşiyordu, kuşatmanın başlamasından 1.5 ay sonra sonra bu saldırılar sonuç vermişti. Kalenin Ali Burcu’nu ele geçirdiler ve Fransız askerleri şehre sızmaya başladı. Ama aynı günün sonunda, Cezzar Ahmed Paşa’nın o bölgedeki cephaneliği patlatmasıyla, Fransız saldırıları yarıda kaldı ve Ali Burcu’ndan çekilmek zorunda kaldılar.

Akka şehrinin konumu

Kuşatmanın 52. gününde, kaleye Rodos Adası’ndan 3000 kadar Nizam-ı Cedid askeri geldi. Fransız ordusu yıpranıyordu ve bu haber onları iyice demoralize etti. Karşılarında artık daha büyük bir ordu vardı. Napolyon yapacak hiçbir şey bulamıyor aklına geri çekilmekten başka bir şey gelmiyordu. Kuşatmanın 64. gününde, Napolyon geri çekilme kararı aldı çünkü bu kaleyi ele geçiremeyeceğini anlamıştı. Karşısındaki ordu’nun gücü büyüklüğünden değil Allah’a olan inancından geliyordu. Evet, bizler Allah için yaşar ve Allah için ölürüz.

Napolyon, “Eğer Türkler beni Akka önünde durdurmasaydı, bütün doğuyu ele geçirmek işten bile olmayacaktı.” sözüyle geri çekildi ve Uzakdoğu’yu sömürgeleştirme umutlarının o kalenin surlarına gömdü. Cezzar Ahmed Paşa için ise “Kader beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı.” cümlesini kurdu. Napolyon, bu hezimetle tarihteki ilk yenilgisini almış oldu. Hem de 91 yaşındaki bir Osmanlı Paşa’sından…

Cezzar Ahmed Paşa Kimdir?

Cezzar Ahmed Paşa, 1708 yılında Bosna’da doğmuştur.Osmanlı Devleti’nde çeşitli kademelerde görev almış, Sidon ve Şam gibi yerlerde valilik yapmıştır. Cezzar (Kasap) lakabını, Buhayre kaşifi Abdullah Bey’i öldüren bedevilerden misilleme olarak 70 kişiyi öldürmesinden dolayı almıştır. 7 Mayıs 1804 tarihinde Akka’da ölmüştür.

Atalay Aydın

Stratejik Ortak Misafir Yazar

[vc_toggle title=”KAYNAKLAR”]
https://www.yeniasya.com.tr/m-latif-salihoglu/napolyon-bonapart-haritayi-degistiremedi_462453
http://www.tariharsivi.org/icerik/2391/bir-ihtiyarin-oyuncagi-oldum.html
https://tr.wikipedia.org/wiki/Cezz%C3%A2r_Ahmed_Pa%C5%9Fa
https://www.fikriyat.com/galeri/tarih/napolyona-yenilgiyi-tattiran-turk-komutan-cezzar-ahmet-pasa/4
[/vc_toggle]

Çin Ekonomisi: Kominist Çin’den Kapitalist Çin’e

1949 yılında Mao Zedong, milliyetçilere karşı iktidar savaşını kazanarak Çin’de sosyalist bir yönetim kurmuştur. Böylece uluslararası alanda sosyalist blok büyük bir güç kazanmıştır. Mao ülkeyi hızlıca komünizme geçirmek istiyordu ve bu amaçla devrimden 9 yıl sonra, 1958 yılında komün sistemine (İleri Doğru Büyük Atılım-Great Leap Forward) geçiş yapmayı planlamıştır. Kırsal kooperatifler komünlere dönüştürülmeye başlandı, her hane halkı tahıllarını komün kantinlerine teslim ettiler ve karşılık olarak komün kantinlerinden istedikleri kadar ürün yeme hakları vardı. Tahıl üretimi ve çelik üretimi konusunda halk teşvik edildi. Ancak dört yılın sonunda çarpıtılan raporlar, yerel yönetimlerin kendilerini ispat gayretleri ve çelik üretimi için tüm imkanların seferber edilmesi gibi unsurlar milyonlarca insanın açlıktan ölmesine neden olmuştur. Mao, İleri Doğru Büyük Adım’ın başarısızlığa uğramasını ise %70 oranında doğal felakete, % 30 oranında ise insan hatasına bağlamıştır.[1]

İleriye Doğru Büyük Atılım Posteri

Bu kominizim için atılan büyük bir hamleydi ve başarısızlıkla neticelenmiştir. Ancak programın hemen arından ihtilalci ruhu yeniden, özellikle genç kuşaklarda canlandırmak gayesiyle 1966 yılında plansız bir şekilde “kültür ihtilali” uygulanmaya başlanmıştır. Hareketin ifadesi ihtilalci bir gençlik yetiştirme ülküsünü barındırmaktaydı. Fakat esasta Mao’nun hedefi feodal düzenden komünizme geçerken aradaki sosyalist düzeni oldukça kısaltmak, mümkünse direkt komünal sisteme geçmekti. Pekin Üniversitesi ve Komünist Partisi’nde başlatılan temizlik hareketi Mao’nun kontrolünden çıkmaya başlayıp sokak terörizmine neden olmuştur. Olayların önemli aktörü olan kızıl muhafızların kontrol edilmesi 1968 yılında ancak gerçekleşebilmiştir. Bu süreçte Kızıl Muhafızlar ve ihtilalci asiler şehir ve kırsal kesimde halkın direnişiyle karşılaşmışlardır. Bu durum ölümlere hatta kimi eyaletlerde iç savaşlara neden olmuştur.[2] Tüm bu yaşananlar sonraki dönemde Çin’in kapitalist sisteme doğru yönelmesinde önemli kırılma eşiğini temsil etmiştir.

Kültür Devrimi Sırasında Stadyumda İnfaz Edilen Çinliler

Mao’nun 9 Eylül 1976 yılında ölmesiyle Çin politikaları değişmeye başlamıştır ve 3 milyon kişiye itibarları iade edilmiştir. Deng Xiaoping’in 1977 yılında başlattığı “dışa doğru atılım” ulusal üretimi yüzde 7,6 oranında arttırmıştır. Dışa doğru atılım kapitalizme dönüşüm için birinci basamağı oluşturmuştur. Bu aynı zamanda ileriki dönemler için sürekli tekrarlanacak olan “yeni donanım ve teknoloji için Batı’dan borç alınması” uygulamasını başlatmıştır. Yine 1976 yılında satış amaçlı üretim yasal hale getirilmesi, özel ticarete izin verilmesi, iş yönetiminde fiyat sistemine geçilmesi yürürlüğe konulmuştur. Diplomatik ilişkiler hız kazanarak birçok ülke ziyaret edilmiştir. Ziyaretler, Çinli yöneticilerin gerçeğin farkına varmalarını sağlamıştır. Medya üzerindeki sıkı kontrol Çin’i, Çin dışındaki dünyayı sefillik içerisinde olduğu tasavvuruna sürüklemişti. Çok az Çinli dış dünyadaki hayatı bilmekteydi; dolayısıyla Japonya, Singapur, Kanada ve Avrupa ziyaretleri Çinli yöneticilerin fikirlerini değiştirmiştir. Örneğin Deng’in Singapur seyahatinde sadece yabancı yatırımcılara ülkeyi açarak nasıl kalkınabileceğini görmesi kalkınma yolunda kendisine örnek teşkil etmiştir.[3]

1978 yılından itibaren dış ticaretini % 50 artıran Çin, kapitalist ekonomiye (dönem dönem ideolojik sancılar yaşamakla birlikte) girmeye başlamıştır. Rakamsal olarak büyümeyi ifade etmek gerekirse Çin’in dönüşümünde motor etkiye sahip olan kasaba ve köy girişimleri 1978 yılında 28 milyon kişinin çalıştığı bir durumda iken 1996 yılında 135 milyon kişinin çalıştığı dev bir sektör halini almıştı. GSYH’deki payları % 6’dan % 26’ya yükselmiştir, bu durum devlete ait olmayan bir sektörün iyi durumda olmayan koşullarına karşın güçlü bir başarı göstermesi yönüyle dikkat çekicidir.[4]

1980’li yıllarda canlı bir devlet-dışı sektör oluşmaya başlanmıştır. Önceleri istihdam edilmeyi bekleyenler artık kendi işlerini kurmuşlardır. Nitekim bir berber devlet hastanesinde çalışan bir cerrahtan daha fazla kazanırken, bir işportacı, nükleer bilimle uğraşan bir bilim adamından daha fazla para kazanmaya başlamıştır. Mao döneminde en önemli sorunlardan biri olan tarımda da ciddi ilerlemeler gerçekleşmişti, 1979-84 yılları arasında tarımsal üretim % 6,7 oranında artarak 305 milyon tondan 407 milyon tona ulaşmıştır.[5]

Çin’in kapitalist modelleri benimsemeye başlamasıyla birlikte bazı bölgeleri gelişti, bu bölgeler özel ekonomik bölgeler olarak tasarlandı ve ‘’kapitalizmi sosyalizmin yararı amacıyla kullanılması’’ olarak düşünüldü. Örneğin; önceleri Shenzhen 30 binden az nüfusa sahip küçük bir yer iken özel ekonomik bölge olmasından sonra 14 milyonluk nüfusuyla Çin’in en büyük üçüncü şehri haline gelmiştir ve bugün Shenzhen küresel şehirler liginde önemli bir yer tutmaktadır.[6]

1986 yılına gelindiğinde Çin 6.000’den fazla şirkete sahip olmuştur. Siyasal olarak ABD ile yakınlaşan Çin ülkedeki en elit öğrencilerini, artık Moskova’ya değil ABD’ye göndermeye başlamıştır.[7]

1960-2017 ABD, Çin, Japonya ve Almanya GSYH grafiği (Kaynak: Dünya Bankası)

*ABD: 19.391, Çin 12.238, Japonya 4.872, Almanya 3.677 Trilyon $

Çin, Batı’da üniversite eğitimini alıp tekrar ülkeye dönen gençlerin katkılarının yanında, ABD ve Avrupalı gençler için dahi Şangay, Hong Kong, Pekin birer fırsatlar diyarı haline gelmiş durumdadır. Dünyanın birçok bölgesinde Çin, ticari ilişkiler kurmakta ve ilişkilerini geliştirmektedir. Aynı zamanda Çin şirketleri giderek güçlenmektedir. 2000-2017 yıllarındaki Fortune 500 listesi incelendiğinde 2000 yılında ilk on sıralamasında hiçbir Çin şirketi yer almaz iken 2018 listesinde ilk on şirketten 2, 3 ve 4. sırada Çin şirketleri yer almıştır. İlk 500 listesinde 111 Çin menşeili şirket listeye girmeyi başarmıştır.[8]

2011 yılında Çin, Japonya’yı geçerek dünyanın en büyük  ikinci ekonomisi olmuştur ve yakın gelecekte ABD’yi geçeceği tahmin edilmektedir. Tüm bu koşullar Çin’in güçlü bir özel sektör kurduğunu, dünya çapında etkin küresel şirketler aracılığıyla kapitalizmle entegre olduğunu göstermektedir. Ancak Çin tarafında bu durum “Çin karakterinde bir sosyalizm” olarak ifade edilmektedir.[9]

İsmail Vardı

Stratejik Ortak Misafir Yazar

[vc_toggle title=”KAYNAKLAR”]

[1] Ronald Coase, Ning Wang, Çin Nasıl Kapitalist Oldu?,  İlkay Yılmaz (çev.), 1.Baskı, İstanbul: Big Bang Yayınları (2013 Nobel İktisat Ödülü), 2015, s.42-49.

[2] Fahir Armaoğlu, 20.Yüzyıl Siyasi Tarihi, s.517-522.

[3] Coase,Wang, s.72-79.

[4] Coase,Wang,  s. 112-114.

[5] Coase,Wang, s.139.

[6] Coase,Wang,  s.129.

[7] Coase,Wang, s.177.

[8] Fortune, “Fortune 500”, http://fortune.com/global500/list/filtered?non-us-cos-y-n=true&hqcountry=China,  Erişim: 06.12.2018.

[9] BBC, “Çin lideri ‘yeni çağ’ doktrinini açıkladı: Modern sosyalizm”, 19.10.2017, http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41682521, Erişim: 09.04.2018.

[/vc_toggle]

Çin’den Yayılan “Gizemli Virüs” Hakkında Merak Edilenler

Geçtiğimiz hafta sonu Çin’de ortaya çıkan yeni “gizemli virüsün” Wohan şehrinden diğer büyük şehirlere dağılmasıyla birlikte etkilenenlerin sayısı üç katına çıktı. Şu ana kadar (çoğu Wohan’da olmak üzere) vaka sayısının 440’a çıktığı belirtilirken, uzmanlar sayının 1700 kişi civarında olabileceğini söylüyor.

Koronavirüsler (corona virus) Çin’in diğer şehirleri Pekin, Şangay ve Şenzen’de görüldü. 9 kişinin yaşamını yitirdiği virüsün Japonya, Tayland ve Güney Kore’nin ardından şimdi de ABD’de görülmesi milyonlarca insanda korku yarattı.

Çin, bir çeşit zatürreyi tetikleyen ve sürekli gelişen koronavirüsün insandan insana bulaşabildiğini açıkladı.

Bu virüs üzerinde araştırma yapan ekibin başındaki solunum uzmanı Zhong Nanşan, hastaları tedavi ederken virüse kapılan 14 sağlık elemanının olduğunu belirtti. Virüsün Çinlilerin yılbaşı hazırlığı sırasında ortaya çıktığı, ana kaynağının bir marketten yayıldığı ancak devlet yetkilileri ve bilim adamlarının virüsün nasıl yayıldığını kesinleştirmek için araştırmayı sürdürdüğünü söylendi.

Kaygılı Olmalı mıyız?

Bu koronavirüs tipi hastalığın sonuçları, hafif bir zatürreden ölüme giden aralıkta olabiliyor. Virüsün etkisinin bu aralığın ortalarında olduğu tespit edildi.

Edinburgh Üniversitesinden Prof. Woolhouse:

“Yeni bir koronavirüs ortaya çıktığında, bilmek istediğimiz şey belirtilerin ne kadar ağır olduğudur. Bu virüsün belirtileri bir zatüredeki belirtilerden daha ciddi, bu kaygıya yol açar. Ancak 2000’lerde aynı bölgede ortaya çıkan “Sars” virüsü (Sars virüsü, Güneydoğu Asya’da yaklaşık 1500 kişinin ölümüne yol açmıştı) kadar etkili değil, olması da beklenmiyor.”

Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization, WHO), Ebola virüsünde yaptığı gibi bu virüs içinde uluslararası bir acil sağlık planı çıkarmayı düşünüyor.

Virüsün Kaynağı Ne?

Professör Jonathan Ball’a göre, “bir koronavirüsten bahsettiğimizde her zaman mutlaka virüsün bir hayvandan yayılmış olması gerekir.”

Öyle ki yayılmanın başladığı markette de deniz hayvanları satılıyordu. Özellikle virüs taşıyabilen Beluga balinalarından şüpheleniliyor.

Virüs Nasıl Bulaşıyor?

Bu konuda kesin bir yorum yapmak henüz güç. Çinli yetkililerin hastalara bakan sağlık elemanlarının da etkilenmesi konusundaki açıklamalarına bakarsak, henüz sadece konu hakkında kafamızda bir ön yargı oluşturabiliriz. Zatürre belirtisini de göz önünde bulundurarak, öksürük veya hapşırmadan da yayılabileceği kuvvetle muhtemel. Yakında kaç insanın etkilenebileceği konusunda resmi tahminler kamuoyuna sunulacak.

Virüs Şu Ana Kadar Hangi Ülkelerde Görüldü?

Salgının kısıtlı olduğu zannedilirken Aralık ayından itibaren yeni şikayetler ortaya çıktı. Salgının Wohan merkezli olmasına rağmen Tayland, ABD, Japonya ve Güney Kore’de de tespit edildiği belirtiliyor. Bu ülkelerdeki insanlar yakın zamanda Wohan üzerinden seyahat yapmışlar. Uzmanlar henüz tespit edilmeyen vakaların da olabileceğini söylüyor. Londra merkezli önemli üniversite sağlık kuruluşları da bu varsayımı doğrular nitelikte açıklamalar yaptı.

Prof. Woolhouse, virüsün Çin’den yayılmasının nedeninin nüfus büyüklüğü ve yoğunluk olduğunu söylüyor. Özellikle yerli Çinlilerin virüs taşıyabilen hayvanlarla yakın teması önemli bir faktör: “Doğrusu hiç kimse yeni virüs salgınının Çin’de veya o (Uzak Doğu) bölgede baş göstermesine şaşırmadı.”

Kaygılar, Çin’deki yeni yıl kutlamalarına katılmaya giden yolcuların bu virüsü taşıması ve bulaştırması yönünde. Bu yüzden Çin, Singapor, Hong Kong ve ABD yönetimleri, havalimanlarında Wohan’dan gelen yolculara özel beden ısısına yönelik tarama uygulamaları başlattı.

Koronavirüsün görüldüğü Çin şehirleri ve ülkeler

Önemli olan bir başka detay ise şudur ki, koronavirüsler her zaman bir çeşit ve bir bölgeye özel hayvanda başlar. Beluga balinalarının Türkiye etrafında gezmediği mâlum. Burada tek bir kaygı kalıyor, o da insanlar aracılığıyla yayılması. Çin’e yeni yıl kutlamaları için gideniniz yoktur umarım. Gitmeyi planlayan varsa da bu planlarını ertelese iyi olur zira orada virüse kapılma riski çok büyük olacaktır. Birinin bu virüsü Türkiye’ye getirmesi demek, virüsün ülke geneline yayılması anlamına geliyor. Ayrıca Wohan veya Wuhan şehri, önemli bir aktarma yeridir. Uzak Doğu’ya uçuşlarınızı mümkünse Wuhan üzerinden planlamayın.

Türkiye-Afrika İlişkilerinin Tarihsel Süreci

1500’lü yıllardan itibaren Afrika Kıtası’nda var olmaya başlayan Osmanlı Devleti, hem birçok sömürgeci gücün bölgede amaçlarına ulaşmasını geciktirmiş hem de bölge halkının kültürel ve dini değerlerini devam ettirmesini sağlamıştır. 19. yüzyıldan itibaren ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamaya başlayan Osmanlı Devleti’nin Afrika kıtasındaki topraklarını ve üstünlüğünü kaybetmesiyle bölge ile olan ilişkiler en düşük seviyelere inmiştir.

Osmanlı İmpatorluğu’nun mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde Atatürk, Avrupa Kıtası’nda toprak parçası olan Asya ülkesinin emperyalist güçlerden temizlenmesinin Önderliğini yapmış bir devlet adamı olarak, hem Avrupalı Devletler ile yakın ilişkiler kurma ve Asya köklerine sahip çıkma hem de emperyalizme karşı savaşan toplumları destekleme şeklinde bir dış politika benimsemiştir. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti, Afrika Kıtasındaki ilk diplomatik temsilciliğini 1926 yılında bölgede bağımsızlığını kazanmış tek ülke olan Etiyopya’nın başkentinde işleyişe geçirmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çok partili döneme geçiş aşamasında yaşadığı içsel çalkantılar, sonrasında yaşanan askeri darbe dönemi koşulları dış politika yapım sürecini olumsuz etkilemiş ve iç dinamikleri uzlaştırmaya yoğunlaşmak durumunda bırakmıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçte ise Türkiye’nin Sovyet tehdidi karşısında, dış politika anlayışına ABD ve İngiltere perspektifinden bakması ve İsrail konusunda tavrını bu yönde belirlemesi, Doğu Toplumlarıyla olan ilişkilerini iyice gerginleştirmiştir. Aynı tehdidin süregelen kaygılarından ötürü NATO üyesi de olan Türkiye, İngiltere ile olan çıkar ilişkisi nedeniyle Bandung Konferansı’nda bağımsızlıklarını kazanan veya kazanma çabasında olan Asya ve Afrika ülkeleri için kendi tarihine uygun düşmeyen bir tavırla, ülkelerin barış içinde yaşayabilmelerinin mümkün olamayacağını savunmuş, NATO gibi örgütlere üye olmaları gerektiği konusunda ikna etme yoluna gitmiştir. Bunun sonucunda küresel örgütlere karşı olarak bağlantısızlık politikaları güden ülkelerle Türkiye’nin ilişkileri tam olarak başlamadan bozulmuştur.

Mısır Hükümeti, Süveyş Kanalı üzerindeki uluslararası egemenliği tanımadığını ileri sürerek kanalın millileştirilmesi kararını alınca, Türkiye bu karara karşı bir duruş göstermiş ve Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdulnasır tarafından “Batı emperyalizminin kolluk kuvveti” olmakla suçlanmıştır.

Cemal Abdulnasır

Aralarındaki tarihi bağa ve genel olarak Afrika Halkının bağımsızlık mücadelesine duyulan saygıya rağmen Fas, Tunus ve Cezayir’in mücadele süreçlerinde ve 1956’da Süveyş Kanalı’nın millileştirilmesi meselesinde talihsiz bir şekilde Batı ile ortak bir duruş sergileyen Türkiye, yine Moritanya’nın bağımsızlığı, Ruanda ve Urundi’de yapılması istenen bağımsız seçimler konusunda da bu tavrını sürdürmüştür. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin uyguladığı ırkçı politika sebebiyle Uluslararası Çalışma Örgütü’nden çıkarılmasının istendiği konuda da Afrika’yla çelişen bir tavırla davranması ilerleyen dönemlerde ilişkilerin kurulmasında olumsuz etki yaratmıştır.

Türkiye’nin uyguladığı dış politika anlayışını gözden geçirmesi ile Üçüncü Dünya Ülkeleri ve özellikle Afrika Ülkelerine yakınlaşmasında, 1960’lı yıllarda Kıbrıs Harekatı’nda Batı’dan beklediği desteği alamaması ve uygulanan silah ambargosunun ABD’ye olan güvenini sarsması gibi faktörler önemlidir. Ancak asıl sebep olarak bağımsızlıklarına kavuşan Afrika ülkelerinin BM gibi uluslararası örgütlere katılarak görüşmelerde sahip oldukları oy potansiyeliyle Kıbrıs Sorununa çözüm bulma arayışı olmuştur. Bağlantısızlar Hareketi’ne dahil olan Afrika Ülkelerinin BM’de Kıbrıs konusunun görüşmelerinde Makarios’un arkasında durması ve Türkiye’ye karşı bir tutum sergilemesi Türkiye’yi harekete geçirmiştir. Nitekim Türkler açısından olayların gelişimini açıklamak üzere siyaset adamları, diplomat, gazeteci ve öğretim üyelerinden oluşan heyetler Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerine gönderilmiştir. Dönemin Dışişleri Bakanı tarafından kurulacak ilişkilerin Kıbrıs konusuyla sınırlı olmadığı ve bu bölgelerle daimî ilişkiler kurulması amaçlandığı dile getirilse de uzun vadeli bir açılım oluşturacak alt yapıdan uzak olduğu görülmüştür. Bu çıkarımı, 1965’te BM’de Kıbrıs konusunda yapılan oylamada Afrika Ülkeleri’nin Makarios’tan desteğini çekmemesi ve Türkiye’nin de Afrika ülkeleri ile yakın ilişkiler geliştirmeye istekli görünmemesine bakarak yapabiliriz.

Öte yandan Türkiye, diplomatik adımlarında her ne kadar çekimser bir tutum sergilemiş olsa da Afrika’da yaşanan bağımsızlık mücadelelerine arka planda destek verildiğini, 1955 sonrasındaki hükümet programlarında Afrika Ülkelerinin özgürlüklerine kavuşmaları ve Birleşmiş Milletler’de temsil hakkını kazanmalarının olumlu bir şekilde yorumlanmasından anlayabiliriz. Hatta Türkiye’nin Afrika’ya yönelik bu yöndeki gözle görünen girişimlerinden bahsetmek de mümkündür. Örneğin; Türkiye, Birleşmiş Milletler’in oluşturduğu BM Namibya Konseyi’nin başkanlığını yapmasının yanında, bu ülkenin bağımsızlığını kazanma sürecine destek olmuş, maddi anlamda da bu desteği sağlamıştır. Zimbabwe’ye hastalıklarla mücadele edilebilmesi kapsamında ilaç yardım gemisi gönderilmiştir. Ayrıca Cezayir’deki bağımsızlık mücadelesinde Tunus üzerinden gizlice silah yardımı yapılmıştır. Bu gelişmelerin etkisi kendini olumlu bir şekilde göstermiş 1969 yılında çalışmalarına başlanan İslam Konferansı Örgütü’nün toplantılarına başlangıçta çekimser bir tavırla yaklaşmış olan Türkiye, 70’li yılları yarıladığında örgütün bütün toplantılarında aktif bulunmaya özen göstermiştir. 1980’lere gelindiğinde Türkiye, dış politika oluşum şeklinde bir değişim yaşamış ve daha ekonomi odaklı bir anlayış çerçevesinde hem batı hem de doğu uygarlığıyla ekonomik ve siyasi ilişkiler inşa etmeye çalışmıştır. Bu değişimin yanı sıra Başbakan Turgut Özal’ın 1985’te Cezayir’i ziyaret ederek geçmişte Türkiye’nin Cezayir’in bağımsızlığı aleyhindeki duruşu için özür dilemesi karşılıklı ilişkilerin normalleşmesi için önemli bir adım olmuştur.

‘‘1997’deki Lüksemburg Zirvesi’nde AB, Türkiye’ye aday ülkelerden beklenmeyen bazı ek koşullar dayatınca 1964 yılında Amerika’ya duyulan güven sarsılmasının bir benzeri Avrupa’ya karşı yaşanmıştır. O döneme kadar dış politikadaki önceliğini Batı dünyasına veren Türkiye, bu olay üzerine diğer dünya ülkeleri ile olan ilişkilerine daha çok önem vermiştir.’’ Ayrıca 1997 yılında İsmail Cem’in Dışişleri Bakanı olmasıyla birlikte Türkiye ekonomik ve siyasi anlamda birçok devletle karşılıklı ilişkiler kurmaya başlamıştır. Bu bağlamda Türkiye’nin 1998 yılında hayata geçirdiği “Afrika Eylem Planı” ile birlikte ilişkilerde yeni bir süreç başlamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan AK Parti dönemine kadar Afrika dış politikası, yapan-yapı (agent-structure) ilişkisi açısından bakıldığında hem aktörlerin Afrika’ya yönelik tutumları hem de ulusal ve uluslararası yapının seyrine göre şekillenmiştir. Bu bağlamda cumhuriyetin kuruluşundan ikinci dünya savaşına kadarki süreçte hem ulusal anlamda cumhuriyet yapılanması çerçevesinde hem de dönemin Cumhurbaşkanı Atatürk’ün tutumları açısından Türkiye bölgeye yönelik bazı girişimlerde bulunmuştur. Ancak uluslararası sistemde faşist ve nazist hareketlerin ortaya çıkmasıyla birlikte İkinci Dünya Savaşı’na giden süreçte Türkiye’nin daha çok iç politikaya yönelmesiyle ilişkilerin gelişmesi yeterli olmamıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte oluşmaya başlayan iki kutuplu sistemin tehditlerine yönelik dış politikada karar verici aktörler Batı yanlısı bir tutum göstererek Afrika ile ilişkileri göz ardı etmiştir. 1980’lı yıllarla birlikte ekonomi odaklı bir dış politika arayışına giren Türkiye, hem Sovyetlerin gücünü kaybetmesiyle oluşmaya başlayan yeni dünya düzeni ekseninde hem de Özal’ın dış politikada yeni bir yön belirleme hedefiyle çok yönlü bir dış politika arayışına girmiştir. Böylece 1990’lı yıllarda gelişmeye başlayan Türkiye-Afrika ilişkileri 1998 yılında gerçekleştirilen Afrika Eylem Planı ile birlikte tarihi, dini ve kültürel bağları olan kıta ile yeniden karşılıklı ilişkiler açısından önemli bir adım atmıştır. Bu çerçevede günümüze uzanan ve ülke gündeminde yoğun yer tutan Türkiye’nin Afrika’ya yönelik dış politikasını anlayabilmek için ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etmek önemlidir.

Ezgi Koçaş

Stratejik Ortak Misafir Yazar

[vc_toggle title=”KAYNAKLAR”]
Mustafa Dinçer, ‘‘Türkiye-Afrika İlişkileri ve Afrika Açılımı’’, Ufuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (Ankara 2019), s. 35.
A.g.m., s. 36.

Sezgin Akkanlı, ‘‘Türk Dış Politikasında Afrika Açılım Stratejisi: Ekonomik, Kültürel Dinamikler ile Türkiye’nin Magrip Bölgesi Politikası’’, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (Çanakkale 2011), s. 54.

Bağlantısızlık hareketinin temellerinin atıldığı ‘’Asya-Afrika Ülkeleri Konferansı’’. Bkz. Faruk Sönmezoğlu (der.), Uluslararası ilişkiler sözlüğü, (İstanbul: Der Yayınları 2017), ss. 94-95.

Devletlerin dış politika stratejilerinden biri olan ’Bağlantısızlık’, belli başlı bloklar ile siyasal ya da ideolojik yakınlaşmalardan kaçınma politikası olarak tanımlanabilir. Bkz. A.g.e., s. 94.

Barış Şengül, ‘‘21. Yüzyılda Afrika ve Türkiye-Afrika İlişkileri (2005-2015)’’, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (İstanbul 2015), s. 71.

Radouan Yousfi, ‘‘Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Afrika’ya Yönelik Yumuşak Güç Politikası’’, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (İstanbul 2016), s. 58.

Merve Karaoğlan, ‘’Türkiye’nin Afrika’daki Yumuşak Güç Politikaları: Somali Örneği ‘’, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (Ankara 2018), s. 47.

Gassim İbrahim, ‘’Türk Dış Politikasında Afrika; Türkiye-Kamerun İlişkileri Örneği‘’, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (İstanbul 2016), s. 30.

Elif Sak, ‘’Yumuşak Güç ve Kamu Diplomasisi: Sahra Altı Afrika Ekseninde Türkiye ve Çin Faaliyetlerinin Karşılaştırılması ‘’, Yalova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (Yalova 2014), ss. 84-85.

Mehmet Yılmaz Fırat, ‘’Türkiye’nin Afrika Açılımı Siyahi Afrika Ülkeleriyle İlişkileri‘’, Ufuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, (Ankara 2016), s. 71.

A.g.m., s. 74.

Sezgin Akkanlı, a.g.m., s. 80.

Mayada Kamal Eldeen, ‘’AK Parti Dönemi Türkiye Afrika İlişkileri: Sudan Örneği (2002-2015) ‘’, Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, (İstanbul 2019), s. 57.

Asena Boztaş, “Türkiye’nin Afrika ile İlişkilerinde Proaktif Politikalarının Teorik Analizi: Konstrüktivist Teori, Eleştirel Teori ve Uluslararası Toplum Teorisi”, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı: 31, Aralık 2011, s. 145.

‘Afrika Eylem Planı’ için bkz. Numan Hazar, “Türkiye Afrika’da: Eylem Planının Uygulanması ve Değerlendirme Onbeş Yıl Sonra”, Ortadoğu Analiz, Cilt: 4, Sayı: 46, Ekim 2012.

[/vc_toggle]

[irp posts=”14899″ name=”Süveyş Krizi ve Dönemin Siyasi Havası”]

[irp posts=”5329″ name=”Afrika Ülkelerinde İş için Hangi Dil Konuşuluyor?”]

Somali: Son Durum Haritası ve 18 Başlık

Afrika’nın boynuzu Somali, 29 yıldır iç savaş ve istikrarsızlıklarla boğuşuyor. Binlerce kişinin öldüğü, her yıl onlarca terör saldırısının gerçekleştiği, yüz binlerce kişinin göçmen durumuna düştüğü ülkede Türkiye’nin askeri üssü bulunuyor.

Son zamanlarda Türklere yönelik artan terör saldırıları karşısında bir kez daha gündeme gelen Somali’de merak edilen son durum haritası, asker sayısı, ekonomisi ve ülkedeki terörist sayına ilişkin başlıkları 18 maddeye sığdırdık.

1.) Kenya ve Etiyopya ile kara sınırı olan Somali, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’in girişindeki konumu ve kıtanın en uzun kıyı şeridine sahip ülkesi olmasıyla stratejik öneme sahip.

2.) 1960 yılında bağımsızlığını ilan eden Somali’de yaklaşık 15 milyon kişi yaşıyor. Başkenti Mogadişu olan ülke nüfusun yüzde 85’ini Somalililer oluştururken, geriye kalan kısım Bantu ve diğer etnik kimliklerden oluşuyor.

3.) Bağımsızlığını kazandıktan 1991’deki iç savaşa kadar Mogadişu, Kismayo, Bosaso ve Berbera limanlarıyla Afrika’nın en önemli ticari merkezlerini topraklarında barındırıyordu.

4.) Yıllık 7,052 milyar dolar GSYİH sahip ve kişi başına düşen milli gelir 478 dolar.

5.) Ortalama yaşam süresi 52. Ülke nüfusunun yüzde 90’ı 40 yaş altında ve ezici çoğunluğu işsiz.

6.) Puntland, Galmudug ve Somaliland ülkenin kuzey topraklarındaki özerk bölgeler. 1991 yılında kuzeyde yer alan Somaliland, tek taraflı bağımsızlığını ilan etti ancak hiçbir ülke tarafından tanınmıyor.

7.) İç savaş öncesi Afrika’nın en büyük ordularından birine sahip olan Somali’nin asker sayısı şu an tam olarak belli değil. Tahmini rakam olarak 25 bin verilse de Türkiye’nin Somali Silahlı Kuvvetleri’nin tekrar yapılandırma çalışmaları sürdürdüğü söylenebilir.

8.) 2007 yılından bu yana Somali’de Afrika Birliği Somali Misyonu (AMISOM) kapsamında Kenya, Uganda, Burundi, Cibuti ve Etiyopya askeri görev yapıyor. AMISOM dışında Amerikan ve Birleşik Arap Emirlikleri askerlerinin ülke topraklarında faaliyet yürüttüğü biliniyor.

Somali ve çevresinde üssü ve askerleri bulunan ülkeler.

9.) Türkiye, 2017’de yurt dışındaki ilk askeri üssünü Somali’de açtı. Ülkenin en büyük yabancı askeri eğitim merkezi olarak faaliyete geçen üs, 400 dönümlük arazi üzerine kurulu 32 bin m2’lik kapalı alana sahip.

[irp posts=”12351″ name=”Somali’deki Türk Askeri Üssünden Görüntüler”]

10.) Resmi olarak 22 Ağustos 2017‘de faaliyete geçen üs içerisinde Somali Ulusal Ordusu askerlerinin eğitimi sağlanıyor.

Hulus Akar Somali’de

2013 yılında IMF ile ilişkiler yeniden tesis edilirken, 2015 yılında IMF tarafından 25 yıl aradan sonra ilk kez İzleme Programı başlatılması kararlaştırıldı.

11.) 2017’de Londra’da Türkiye’nin de katıldığı toplantıda 2017-2020 dönemine yönelik taahhüt ve beklentileri içeren Yeni Ortaklık Antlaşması imzalandı. Öte yandan Türkiye, insani yardım ile birlikte birçok sektöre yaptığı yaptırımlarla faaliyet gösteriyor. Mesela Mogadişu limanı ve havaalanını Türk şirketleri işletiyor.

Mogadişu Limanı

12.) 2020 yılında parlamento seçimleri, 2021’de ise cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması planlanıyor. Ancak Somali deyince akla gelen terör saldırıları durmaksızın devam ederek, hem ülkede hem de komşu ülkelerde istikrarsızlık sebebi olarak öne çıkıyor. Özellikle son aylarda yaşanan saldırıların hedefinde Türkler var.

13.) 2019 Aralık ayının sonlarından 18 Ocak’a kadar Türklere yönelik 4 bombalı saldırı düzenleyen Eş Şebab terör örgütü, 2’si Türk 81’in kişinin katledildiği bombalı saldırıyla tekrar gündeme gelmişti. Saldırı sonrası siviller öldüğü için üzgün olduğu açıklayan terör örgütü, hedeflerinde Türk işçiler olduğunu duyurmuştu.

14.) El Kaide’ye bağlı Eş Şebab Hareketi, “Türkler bizim düşmanımızdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, onlar ülkemizden çekilinceye kadar savaşmayı bırakmayacağız” açıklamasında bulunmuştu.

2004 yılında uluslararası açıdan desteklenen hükümete karşı İslami Mahkemeler Birliği (İMB) örgütünün gençlik kanadı olarak ortaya çıkan örgütün Arapça ismi olan Eş Şebab, ülke topraklarının büyük bir çoğunluğunu kontrol ediyor.

15.) Independent’a göre Eş-Şebab’ın üye sayısı 5 bin ila 10 bin arasında ve örgüt Somali’nin yaklaşık yüzde 20’sini kontrol ediyor. Farklı kaynaklar ise bu sayının 20 bine yaklaştığını ve teröristlerin ülke topraklarının yüzde 40’ında hakimet sağladığını iddia ediyor.

Mepa News”in özerk bölgeleri de konumlandırdığı Somali son durum haritası:

Somali son durum haritası (Kasım 2019) – Harita: Mepa News

Political Geography Now’a göre ise Somali’deki son durum haritası daha da karmaşık.

Somali son durum haritası (Ağustos 2019) – Harita: PolGeoNow

16.) Somali Ulusal Ordusu’nun eğitimini üstlenen Türkiye’nin ülkeye desteğinin süreceği ifade edilirken, 2021 yılında Barışı Koruma Misyonu’na mensup yaklaşık 20 bin askerin ülkeden ayrılmasının tehdit oluşturabileceği belirtiliyor.

17.) Son 15 yılda Kenya, Gana, Nijer, Uganda ve Etiyopya gibi ülkelerde yeni petrol rezervleri keşfedilmesiyle dikkatler tekrar Afrika’nın üzerinde. Etiyopya’nın Somali eyaletinde petrol rezervi keşfetmesinin ardından kıyı şeritlerinde de büyük bir petrol rezervi olduğu düşünülüyor.

Somali’nin simik verilerini gösteren Spektrum haritası. (Kaynak: geoexpro.com)

18.) Cumhurbaşkanı Erdoğan da geçtiğimiz günlerde “Somali’den ‘Bizim denizlerimizde petrol var. Libya’da bu çalışmayı yapıyorsunuz ama bizim buralarda da bu çalışmayı yapabilirsiniz’ diyorlar. Bunlar bizim için çok önemli” açıklamasında bulunarak Türkiye Petrolleri’nin Somali sahillerinde petrol arayabileceğinin sinyalini verdi. Ülkenin kuzeyindeki Puntland’da petrol aranmıştı ancak Mogadişu hükümeti doğrudan hiçbir şirkete yetki vermedi.

Analistler ve enerji şirketleri bağlı yetkililer, iç savaş sonrası istikrarın gelmediği Somali topraklarında ve denizlerde petrol rezervinin olabileceğini ancak herhangi bir faaliyete başlamanın büyük risk oluşturduğunu söylüyor.

Kaynak: StratejikOrtak.com

[irp posts=”16889″ name=”Somali Dosyası: Somali’ye Dair Her Şey”]

NATO’nun Suriye Krizine Yönelik Adımları

Yazının temel araştırma konusu NATO’nun Suriye krizindeki rolünü incelemek ve bu bağlamda Suriye krizinin çözümünde yardımcı olabilecek NATO politikalarını ortaya koymaktır. NATO’nun bugün tek başına bir politika belirlemekten ziyade, ABD ve diğer Batılı devletlerin çıkarlarının örtüşmesi kapsamında NATO’nun Suriye Politikasının temel dinamikleri çoğunlukla ABD’nin ve daha az oranda ise diğer Batılı devletlerin genel Orta Doğu politikaları ile bağlantılı olarak belirlenmektedir. Çalışmada, bu açıklamalar ve Suriye politikaları analiz edilecektir.

NATO’nun Temel Suriye Politikaları

Nato’nun Suriye konusunda temel politikası,başlangıçta Esad yönetimine baskı oluşturarak demokratik hak ve özgürlüklerin artırılması, böylece olası bir iç savaşın önlenmesi yönünde olmuştur. Bu kapsamda uluslararası örgütlerin ve küresel güçlerin çabalarına destek vermiştir.

Suriye krizinin NATO’yu ilgilendiren önemli özelliği, NATO üyesi Türkiye’nin hemen güney sınırında olması ve bu krizin doğrudan doğruya NATO’yu ilgilendirmesidir.

Yaklaşık beş yıllık iç savaş süresince, Suriye krizi hem yayılma riski hem de sığınmacı sorunu nedeniyle bazı NATO ülkelerinin güvenliğini tehdit etmiştir. Ayrıca, ülkelerin ulusal güvenliği ile istikrarı için yeni önlemlere başvurmasına neden olmuştur. (Ambien Online)

İç savaşın şiddetlenmesi ve Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmesi üzerine, NATO Türkiye’nin güvenliğini artırıcı tedbirler almıştır. Bu kapsamda NATO, 2012 yılında Türkiye’nin talebi üzerine kolektif savunma tedbirlerini uygulamaya koymuş ve “Patriot” hava savunma rampalarını ve füzelerini Türkiye’nin güneyindeki üç ilde konuşlandırma kararı almıştır.

2013 Yılında konuşlanan bu bataryalar, Suriye hükümetinin zayıflaması ve Suriye’den Türkiye’ye yönelik uzun menzilli füze tehdidinin ortadan kalkmasından sonra çekilmeye başlamışlardır. ABD, Almanya ve Hollanda füze bataryaları Ağustos 2015’te geri çekilmiştir. Mevcut durumda, sadece İspanya bataryası Türkiye’de görev yapmaya devam etmektedir.

Yine Türkiye’ye yönelik Suriye kaynaklı tehdidin artması üzerine 1 Aralık 2015 tarihinde NATO Savunma Bakanları toplantısında, Türkiye için ek kolektif savunma tedbirlerinin uygulanması kararı alınmıştır.

Özellikle Türkiye’nin hava savunmasının güçlendirilmesi bu tedbirlerin başındadır. Bu tedbirlerin, Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesinden sonra olası bir Rus tehdidine karşılık olarak alındığı değerlendirilmektedir.

Yine NATO, Şubat 2016’da, Türkiye-Suriye sınırında keşif ve gözlem görevlerinin arttırılması kararı almıştır.

NATO, Suriye krizinde bazen varlığı ile krizin daha da büyümesine veya şekil değiştirmesine neden olabilmektedir. 24 Kasım 2015’te Suriye’deki muhaliflere karşı bombardıman faaliyetine katılan ve Türkiye hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra Türkiye – Rusya ilişkileri olumsuz etkilenmiştir. Ancak, NATO’nun varlığı Rusya’nın krizi büyütmesine engel olmuş ve Türkiye’ye benzer bir yöntemle cevap ver(e)memesini sağlamış ve buna devam etmektedir.

Türkiye, Rus uçağını düşürmüştü.

Yukarıdaki açıklamalarda göründüğü üzere, NATO’nun Suriye krizine yönelik politikası aktif bir politikadan ziyade,uluslararası çabaları takviye edici yönde ve daha çok istihbarat,keşif,gözetleme ve bilgi paylaşımı ile sığınmacı akışının önlenmesi üzerinedir.

NATO’nun Suriye krizinde veya IŞID’e karşı yönelik operasyonlarda pasif bir politika izlemesinin nedenlerini şöyle sıralamak mümkündür.

  • NATO tek başına devletlerden ayrı karar alan bir örgüt değildir.
  • Üye ülkelerin oy birliği esasına göre karar alınan uluslararası kolektif savunma ve güvenlik teşkilatıdır.
  • Üye devletlerin iradeleri NATO’nun kararlarını belirlemektedir.
  • NATO mevcut yapısı ile ABD başta olmak üzere diğer Batılı Devletlerin (İngilitere,Almanya ve Fransa) ağırlığını hissettirdikleri bir ittifaktır.
  • NATO’nun uluslararası kadroları,üyelerin NATO’nun bütçesine katkıları oranında belirlenmektedir.
  • Bu devletler bütçenin büyük kısmını karşıladıkları için NATO içindeki karar mekanizmalarında önemli ağırlığa sahiptirler.
  • Diğer üye ülkeler, NATO Karargahında,tasarının onaylanması aşamasında ret veya kabul şeklinde sürece katılmakta ve sonucu etkileyebilmektedirler.

Dolayısı ile ABD’nin istemediği bir kararın, NATO tarafından kabul edilmesi zor olmaktadır. Bu kapsamda ABD; Suriye konusunda aktif bir politika izlemediğinden NATO’da aktif bir yaklaşım göstermemektedir.

Sonuç olarak nato türkiye ilişkileri, türkiye suriye politikası, nato suriye kararı esas olarak ABD’nin Suriye’de izlemiş olduğu politika çerçevesinde belirlenmektedir.

Türkiye’nin sığınmacılar için Suriye’nin kuzeyinde uçuşa yasak bölge veya güvenli bölge tesisi etme çabalarına ABD ve NATO’nun olumsuz yaklaşımı bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Sonuca gelecek olursak;

NATO’nun Suriye krizine yönelik politikası aktif bir politikadan ziyade,uluslararası çabaları takviye edici yöndedir. Özellikle, istihbarat, keşif, gözetleme ve bilgi paylaşımı ile sığınmacı akışının önlenmesi üzerine yoğunlaşmıştır. Bunun nedenleri özetle, NATO; Suriye’deki karmaşık muhalif yapı, olası bir müdahalenin Rusya ile çatışma riski yaratması, BM Güvenlik Konseyi’nde müdahele için karar alma zorluğu, bazı üye ülkelerin Suriye konusunda isteksizliği, ABD’nin Suriye politikası ile uyum sağlama çabası, Esad’ın yerine geçebilecek alternatif bir otoritenin bulunmaması veya yaratılmaması, Esad rejiminin yıkılması sonucunda IŞID’in tüm bölgeyi kontrol etme riskidir.

Bu gerekçelerden dolayı NATO Suriye’de iç silahlı çatışmaya silahlı unsurları ile müdahale etme politikası izlemektedir.

BM Güvenlik Konseyi Kararı olmaksızın NATO dahil hiçbir örgütün Suriye’ye müdahele etmemesi yerinde ve doğru bir yaklaşımdır.

NATO’nun uluslararası meşruiyeti olmayan bir operasyona katılması, İttifakın kazanımlarına gölge düşürebilecektir.

İbrahim Kart

Stratejik Ortak Misafir Yazar

Zeytin Dalı Harekatı: Güncel Afrin Son Durum Haritası

Zeytin Dalı Harekatı hakkındaki gelişmeleri ve güncel haritaları ilk günden bu yana tek başlıkta toplamıştık. İkinci yılını dolduran harekat ile ilgili bilinmesi gereken önemli noktaları tekrar hatırlatmak ve Zeytin Dalı Harekatı’nın sonucunu öğrenmek adına bazı bilgileri sizler için derledik.

  • TSK, 20 Ocak 2018’de 17:00 itibariyle başlayan Afrin operasyonuna “Zeytin Dalı Harekatı” adı verildiğini duyurdu.
  • 72 savaş uçağının katıldığı hava harekatı ile başlayan operasyonda 113 hedefin 108’i başarıyla imha edildi. Hava kuvvetleri, hedefleri yüzde 95.57 isabet oranıyla vurarak büyük bir başarıya imza attı.
  • Savaş uçaklarının harekatının ardından ÖSO karadan Afrin’e girdi.
  • Türk askeri ilk kez harekatın ikinci gününde Kilis’te bulunan Gülbaba köyünden Suriye’ye girdi.
  • Harekatın 58. gününde (18 Mart) Afrin şehir merkezinin kontrolü tamamen TSK ve ÖSO kontrolüne girdi.
  • Zeytin Dalı Harekatı’nın ilk şehidi: Harekatın üçüncü günü Kilis’in Gülbaba köyünün güneydoğusunda teröristlerle girilen çatışma sonucu Piyade Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan şehadete ulaştı. Özalkan Evli ve 5 aylık bir kız çocuğu babasıydı.

Rusya ve ABD’nin harekata ilişkin yaptığı ilk açıklamalar: İtidal çağrısı yapan Rusya Savunma Bakanlığı, “Türkiye, ABD’nin desteklediği gruplara (YPG) kontrolsüz bir şekilde silah yardımı yapılması nedeniyle Suriye’deki operasyona başladı.” dedi. ABD ise Pentagon Sözcüsü Galloway aracılığıyla, Türkiye’nin PKK konusunda kaygılarını anladıklarını ifade ederek, “Taraflara IŞİD’i ortadan kaldırmaya yönelmeleri çağrısında bulunuyoruz” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Zeytin Dalı Harekatı ve Fırat Kalkanı Harekatı ile terörden temizlenen bölgelerin haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

İkinci yılını dolduran Zeytin Dalı Harekatı’nın bilançosu

  • Zeytin Dalı Harekatında toplam şehit olan asker sayısı 55. Şehadete ulaşan askerlerimizin 46’sı 18 Mart’a kadar olan süreçte, daha sonra şehit olan 9 askerimiz ise EYP patlaması sonucu ve hastanede şehit oldu.
  • AA’dan alınan bilgilere göre 18 Mart’tan sonra bin 500’den fazla el yapımı patlayıcı ile yaklaşık 300 mayın imha edildi.
  • 2 bin kilometrekareye yakın alanda kontrol sağlandı.
  • Fırat Kalkanı Harekatı‘nın sona ermesinden tam 295 gün sonra Afrin’e yönelik başlayan harekatta PKK’nın Suriye uzantısı YPG’nin işgali altındaki 200’den fazla meskun mahal terörden temizlendi.
  • Rus askerlerinin bulunduğu Tel Rıfat ve çevresi YPG’nin kontrolünde kaldı.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası [TIMELINE]

9 Kasım 2018: Milli Savunma Bakanlığı, Zeyin Dalı Harekatı ile ilgili genel kapsamlı bilgilendirmede bulundu. Afrin bölgesinde 20 Ocak 2018’de başlatılan Zeytin Dalı Harekatı kapsamında da 12 Temmuz 2018’den itibaren göreve başlayan Yerel Kolluk Kuvvetleri faaliyetlerine devam edildi.

– Toplam etkisiz hale getirilen terörist sayısının 4 bin 585 olduğu açıklandı.

– 293 adet mayın ve bin 639 adet el yapımı patlayıcı imha edildi.

20 temmuz 2018: Türk Silahlı Kuvvetlerince Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4545 oldu.

9 Nisan 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 80. gününde Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ tarafından Zeytin Dalı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısının 4044 olduğu açıklandı. Ayrıca Bozdağ, Afrin’in tamamen kontrol altına alındığını da ifade etti.

8 Nisan 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 79. gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 4017 olduğu açıklandı. Harekatın başlangıcından bu yana 11 hafta geride kalmışken Zeytin Dalı Harekatı kapsamında toplam 518 terör hedefi imha edildi, 311 nokta teröristlerden temizlendi, 102 mayın ve 739 EYP temizlendi. Harekat kapsamında toplam 52 Kahraman Türk askeri Şehit oldu, 232 Kahraman Türk askeri ise yaralandı.

7 Nisan 2018: Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından itibaren 3991 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi. TSK, Zeytindalı Harekatı kapsamında Afrin’i terörden temizlerken, İsmin ve çevresinde de çatışmazdık kapsamında gözlem noktaları oluşturuyor. Son olarak da Kuzey Hama Morek bölgesinde Türk ordusu nokta oluşturdu. Diğer noktalar ise şöyle; Dare’t İzze, Anadan, El Eys, Tel Tukan, Surman ve Zaytunah.

31 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 71. gününde Türk Silahlı Kuvvetlerince harekatın başlangıcından itibaren 3820 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi. İlerleyen saatlerde bu sayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3821 olarak güncellendi. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, harekatın başından bu yana 650 civarında el yapımı patlayıcı ve 80 mayını etkisiz hale getirdiği bildirildi. 

30 Mart 2018: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı’nın 70. gününde harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3800’ü bulduğunu açıkladı.

29 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 69. gününde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında, Afrin bölgesinde EYP’nin infilak etmesi sonucu ağır yaralanan bir askerin tedavi gördüğü hastanede şehit olduğunu açıkladı. Bölgede arama-tarama faaliyetleri devam ediyor.

28 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 68. gününde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, Afrin’in kontrol altına alındığı 18 Mart 2018’den bugüne, 95 adet mayın ve el yapımı patlayıcının imha edildiği bildirildi.

27 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 67. gününde Rus güçlerinin Tel Rıfat bölgesinden çekilmeye başladığı yönünde bilgiler geliyor. Yerel halk, Tel Rıfat’ın da teröristlerden temizlenmesi için günlerdir bölgede gösteriler düzenliyor ve TSK’yı operasyona çağırıyordu. Yerel kaynaklar, Türk Özel Kuvvetler askerleri ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerinin Tel Rıfat için hazır durumda olduğunu bildiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçtiğimiz günlerde Sincar ve Tel Rıfat’a operasyon sinyali vermişti. Afrin’de devam eden arama-tarama faaliyetleri sırasında bir EYP’nin infilak etmesi sonucu iki Kahraman Türk askeri Şehit düştü.

26 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 66. gününde Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ tarafından Zeytin Dalı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3755 olarak açıklandı. Afrin’de mayın ve EYP arama-tarama faaliyetleri devam etmektedir.

25 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 65. gününde TSK, Afrin’de arama-tarama faaliyetlerine ve insani yardım çalışmalarına devam etmektedir. Bu kapsamda mayın temizleme faaliyetlerini sürdüren JÖH ve PÖH ekipleri Afrin merkez’de bir evin ahırında EYP imalathanesi tespit etti. Bölgede çalışmalar devam etmektedir.

24 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 64. gününde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3733’e ulaştı. Günün ilerleyen saatlerinde bu sayı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3740 olarak güncellendi. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada “Afrin bölgesinde kontrolün tamamen sağlandığı, bölge halkının güvenle evlerine dönüşlerini sağlamak için arama tarama çalışmalarının devam ettiği” bildirildi. Ayrıca Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar: “Üç beş köy kaldı. Nubl Zehra dediğimiz Halep’in banliyösüne kadar varmış, bir bütün halinde Afrin’de kontrolü sağlamış olacağız.” dedi. Günün ilerleyen saatlerinde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre Afrin’in Cinderes ve Arapuşağı köyünde yapılan arama tarama çalışmalarında 8 el yapımı patlayıcı ele geçirildi. Afrin’de arama-tarama faaliyetleri devam ediyor.

Zeytin Dalı Harekatı – Tel Rıfat Operasyonu Son Durum Haritası

23 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 63. gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısını 3731 olarak açıkladı. Afrin’de devam eden operasyonlarda 4 adet “Grad” füzesi ele geçirildi. TSK tarafından yapılan açıklamaya göre Afrin/Yukarı Korkan Köyü’nde yapılan köy araması faaliyetinde, teröristler tarafından tuzaklanmış 1 adet EYP kontrollü bir şekilde tespit edilip imha edildi. Bir yandan Afrin’de arama-tarama faaliyetleri devam ederken diğer taraftan da bölgedeki halka yardımlar devam ediyor. Gün içinde Türk Kızılayı, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında terörden arındırılan Afrin’e bağlı Mabatlı beldesi ve bazı köylerdeki sivillere gıda kolisi, hijyen seti ve çocuk bezi dağıttı. 

Zeytin Dalı Harekatı – Afrin ve Tel Rıfat Operasyonu Son Durum Haritası

Cinderes’in doğusunda yer alan Basufan, Burc Haydar, Kefr Nebu ve Ba’ay Köyleri teröristlerden temizlendi. Burj al Qas bölgesinde çatışmaların devam ettiği yönünde bilgiler var.

Zeytin Dalı Harekatı – Tel Rıfat Operasyonu Son Durum Haritası

22 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 62. gününde, Afrin merkezinin teröristlerden temizlenmesinin ardından halkın can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik tedbirlerini arttıran TSK, kentte gece devriyesi görevlerine başladı.Afrin’deki yağma iddialarına karşı açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Halep’ten hırsızlık için Afrin’e gelenlere şahit olduk. Güvenlik güçlerimiz veya ÖSO hiç kimse PKK gibi olamaz, kimse buna müsaade etmez” dedi. 

Zeytin Dalı Harekatı – Afrin ve Tel Rıfat Operasyonu Son Durum Haritası

22 Mart 2018 – Saat 16:00 : Başbakan Binali Yıldırım; “Zeytin Dalı başarıyla tamamlandı, temizlik devam ediyor. Maalesef terör unsurları giderken sağı solu EYP’lerle tuzaklamışlar. Maalesef 3 şehidimiz var” dedi. Gün içinde devam eden operasyonlarda Cinderes’in doğusunda yer alan Basufan, Burc Haydar, Kefr Nebu ve Ba’ay Köyleri teröristlerden temizlendi. Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi AKAR’ın ifade ettiğine göre Afrin’de teröristlerden temizlenen bölgelere halk dönmeye başladı.

Zeytin Dalı Harekatı ve Fırat Kalkanı Harekatı ile Teröristlerden Temizlenen Toplam Alanın Haritası

Kuzey Suriye Son Durum Haritası;

21 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 61. gününde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre dün Afrin’de teslim edilen 3 teröriste ilave olarak 9 köyde 18 terörist, muhtarlar ve halk tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildi. Ayrıca TSK, “Afrin bugün daha huzurlu” başlığıyla Afrin şehir merkezinden görüntüler paylaştı. Günün ilerleyen saatlerinde Zeytin Dalı Harekatı kapsamında teröristlerden temizlenen Afrin’deki arama-tarama çalışmaları sırasında teröristlerin mezarlığı bulundu. Afrin’in Mestura Köyünde ise TSK destekli ÖSO mensuplarınca yapılan aramada, teröristlere ait çok sayıda füze, havan mermileri, roket, el yapımı patlayıcılar ve ağır silah mühimmatı ele geçirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasına göre Zeytin Dalı Harekatı başladığından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3698’e ulaştı. Bölgedeki çalışmalar devam ediyor. 

Zeytin Dalı Harekatı – Afrin ve Tel Rıfat Operasyonu Son Durum Haritası

20 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 60. gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3647 olarak açıklandı. Ayrıca TSK tarafından Afrin kent merkezine giriş çıkışlar kapatıldı. Günün ilerleyen saatlerinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3655 olarak güncellendi. Ayrıca devam eden operasyonlarda Afrin’in Ayn Darah, Basutah ve Burj Abdallah Köyleri terör örgütünden temizlendi. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

19 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 59. gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3622 olarak açıklandı. Terör örgütü YPG/PKK’dan temizlenen Afrin ilçe merkezindeki 4 katlı binada meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 7 sivil ile 4 TSK destekli ÖSO mensubu hayatını kaybetti.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

18 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 58. gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından saat 08:30 itibarıyla tamamen kontrol altına alındığını bildirdi. TSK ve TSK destekli ÖSO güçlerince kontrolün sağlandığı Afrin şehir merkezine Türk bayrağı asıldı. Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’de Mabatlı belde merkezi teröristlerden temizledi. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Tüm belde merkezleri kontrol altına alındı. Günün ilerleyen saatlerinde ise Türk tankları Afrin Şehir merkezine giriş yaptı. Günün sonunda ise TSK ve TSK destekli ÖSO, Afrin’de 29 köyü daha teröristlerden kurtararak, ilçe merkezinin kuzey, doğu ve batı bölgelerini tümüyle kontrolüne almış oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamaya göre Zeytin Dalı Harekatı kapsamında bugüne kadar 3603 terörist etkisiz hale getirildi. Harekât kapsamında terör örgütü mensupları ile girilen çatışmalarda bugüne kadar 46 kahraman Türk askeri şehit oldu, 225 kahraman Türk askeri ise yaralandı.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

17 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 57. gününde TSK tarafından harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3567’a ulaştığı açıklandı. Afrin’in Hacı Kasımlı, Eşkanşarki, Astaro, Mirkan, Sino, Tatara, Çatalkapı ve Şeyh Obası terör örgütünden temizlendi. Afrin harekât alanında doğudan batıya ve batıdan doğuya ilerleyen birlikler Afrin kuzeyinde buluştular. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

16 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 56. gününde TSK tarafından harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3530’a ulaştığı açıklandı. Gün içinde devam eden operasyonlarda frin’in Yukarı Meski ve Aşağı Meski, Şeyh Bilal, Küçük Meydan, Kurdane, Aşağı Gulyan, Yukarı Gulyan, Kokan ve Darkir köyleri ve stratejik öneme sahip 801, 524 ve 544 rakımlı tepelerini terör örgütünden temizledi. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, dost ve kardeş Afrin halkına yönelik bildiri yazıldı. Bildiri Arapça ve Kürtçe olarak havadan atıldı.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

15 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 55. gününde TSK tarafından harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3524’e ulaştığı açıklandı. Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in Kafer Çil, Birka, Alicaro, Hamoraco, Korzlu, Çakur, Naz, Zerkanlı, Balal, Kelanlı, Barakaş, Kovanlı, Çalkama, Çarkatlı ve Çakanlı köyleri ile 883 rakımlı tepe terör örgütünden temizlendi. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Afrin Merkez;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

14 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 54. gününde TSK tarafından harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3444’e ulaştığı açıklandı. Ancak günün ilerleyen saatlerinde bu sayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3486 olarak güncellendi. Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in Kori Gul, Şadir, Çolağan, Göz, Marratah, Şatiyan, Yukarı Kaferdel, Kuran, Gevrika, Gazaviye, Halilo ve Deyr Mışmış Köyleri olmak üzere toplam 12 köy terör örgütünden temizlendi. Böylede Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin’de 194’ü köy ve 32’si kritik nokta olmak üzere toplamda 226 nokta terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir.

13 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 53. gününde TSK tarafından harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3393’e ulaştığı açıklandı. TSK tarafından yapılan bir diğer açıklamaya göre 12 Mart tarihinden itibaren Afrin merkez TSK ve ÖSO tarafından kuşatılmıştır. Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in Mağaracık, Dermeşkanlı, Karabaş, Aşağı Kefer Dali, Şeyh Abdurrahman ve Kela Köyleri terör örgütünden temizlendi.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Bir taraftan da askeri sevkiyat gün içinde devam etti. Türkiye’nin çeşitli birliklerinden gönderilen askeri araçlar ile terör örgütünün kazdığı derin çukurları aşmak için kullanılacak köprüler sınıra sevk edildi. TSK tarafından yapılan açıklamaya göre Zeytin Dalı Harekatı kapsamında devam eden operasyonlarda gün içinde bir Kahraman Türk Askeri Şehit düştü. Böylece harekatın başlangıcından bu yana Şehit olan asker sayısı 43’e yükseldi.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Cinderes beldesine bağlı Celeme köyünde ise TSK tarafından arama-tarama faaliyeti icra edildi. Kefercenni beldesinde arama-tarama faaliyetleri devam ederken bir evde El Yapımı Patlayıcının (EYP) infilak etmesi sonucu 8 Türk askeri ile 2 ÖSO askeri olmak üzere 10 asker yaralandı.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

12 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 52. gününde TSK tarafından harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3347’ye ulaştığı açıklandı. Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in Kibar, Zındıkan, Kile, Gümüşburç, Celeme, Hapol, Berlane Kuy ve Küçük Karkin Köyleri terör örgütünden temizlendi. Son gelişmelerle birlikte an itibariyle Afrin’de 5’i belde merkezi, 155’i köy ve 32’si kritik nokta olmak üzere toplamda 193 nokta terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir.

Afrin Merkez;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Kuzey Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Cinderes Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

11 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 51. gününde TSK tarafından harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3291’e ulaştığı açıklandı. İlerleyen saatlerde bu sayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3300 olarak güncellendi. Ayrıca Erdoğan, Afrin’de terör örgütü PYD/PKK’dan temizlenen alanı da 950  km2 olarak açıkladı. 

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in Kastel Keçik, Kara Tepe, Halidiye, Culbul ve Kane Kauer Köyleri terör örgütünden temizlendi. Böylece an itibariyle Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından bu yana Afrin’de 5’i belde merkezi, 140’ı köy ve 31’i kritik nokta olmak üzere toplamda 176 bölge terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam ediyor.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

11 Mart 2018 – Saat 15:30 : TSK ve ÖSO. Afrin’de 8 köyü daha terör örgütünden temizledi. Terör örgütünde temizlenen yerler arasında stratejik öneme sahip Bableit Havaalanı da bulunuyor. Afrin’de çember gittikçe daralıyor. Son gelişmelerle birlikte an itibariyle Afrin’de 5’i belde merkezi, 148’i köy ve 32’si kritik nokta olmak üzere toplamda 185 bölge terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Zeytin Dalı Harekatı başarıyla devam ediyor.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

11 Mart 2018 – Saat 19:45 : Afrin’de 3 köy daha teröristlerden temizlendi. Ayrıca stratejik bir nokta olan Bocite Dağı da terör örgütünden temizlenen yerler arasında. Yaşanan bu gelişmelerle beraber gün içinde terör örgütü PYD/PKK’dan temizlenen nokta sayısı 18’e ulaştı. 11 Mart 2018 saat 19:45 itibariyle Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin’de 5’i belde merkezi, 151’i köy ve 33’si kritik nokta olmak üzere toplamda 189 bölge terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi.

10 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 50. gününde TSK tarafından devam eden operasyonlarda 46 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3195’a ulaştığı açıklandı. Ancak günün ilerleyen saatlerinde bu sayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3213 olarak güncellendi.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in kuzeyindeki Korta, Koşa ve Babak Uşağı Köyleri terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi.  Böylece Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından bu yana Afrin’de 5 belde merkezi, 131 köy ve 31 kritik nokta olmak üzere toplamda 167 bölge terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi.

Afrin Merkez;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

10 Mart 2018 – Saat 14:23 : Türk Silahlı Kuvvetleri ve ÖSO, Afrin’in Kafar Rum, Kurt Kulak, Zellaka ve Kıfar Zeit Köylerini terör örgütü PYD/PKK’dan temizledi. Böylece saat 14:23 itibariyle Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından bu yana Afrin’de 5 belde merkezi, 135 köy ve 31 kritik nokta olmak üzere toplamda 171 bölge terör örgütü PYD/PKK’dan temizlenmiş oldu. 

Kuzeybatı Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

TSK tarafından gün içinde yapılan açıklamaya göre Zeytin Dalı Harekatı’nda yaralanan 117 kahraman askerimizin tedavileri tamamlanmış ve görevlerine dönmüşlerdir.

Cinderes Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Alternatif Harita;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: @step_agency (Twitter)

 

https://stratejikortak.com/2018/03/zeytin-dali-harekati-saha-verileri.html

09 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 49. gününde TSK tarafından devam eden operasyonlarda 94 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3149’a ulaştığı açıklandı. Ancak günün ilerleyen saatlerinde bu sayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3171 olarak güncellendi.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin merkeze bağlı Şavarighat el Caviz, Büyük Halobu, Merkiye, Anab ve Meryemeyn Köyleri ile Cinderes beldesine bağlı Kurt Farmez Köyü’nü teröristlerden temizlendi. Büyük Halobu Köyü’nün kontrol altına alınmasıyla birlikte Afrin ve Azez’e su sağlayan barajın kontrolü de TSK ve ÖSO’ya geçmiş oldu. 

Cinderes Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Yaşanan bu gelişmeler neticesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ve ÖSO, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin ilçe merkezinin sınırlarına kadar ulaşmış oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her an Afrin’e girilebileceğini açıkladı. Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir.

Kuzey Cephesi; 

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

08 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 48. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 94 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3055’e ulaştı. 

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Kuzey Cephesi; 

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Dün akşam itibariyle Cinderes beldesi’nin çevresi 7 noktadan kapatılırken, 2 çıkış noktasından insani yardım için koridor açılması planlanmış ve askeri sevkiyat tamamlanmıştı. Gün içinde bölgeden gelen bilgilere göre Cinderes belde merkezi terör örgütünden temizlendi. Çatışmalar yer yer devam ediyor. Yaklaşık 15 zırhı personel taşıyıcısından oluşan konvoy, güvenlik önlemleri altında kent merkezine ulaştı. 

Cinderes Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

07 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 47. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 68 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2940’a ulaştı. Gün içerisinde Afrin’in stratejik önemdeki Kafr Cenne köyü ve Maçale köyü teröristlerden temizledi. Böylece Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından bu yana Afrin’de 4 belde merkezi, 121 köy ve 30 kritik nokta olmak üzere toplamda 156 bölge terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

06 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 46. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre 2872 terörist etkisiz hale getirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise ilerleyen saatlerde bu sayıyı 2878 olarak güncelledi. Böylece harekatından başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2878’e ulaştı.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in Harabat Çaranlı, Çaranlı, Tall Hamu, Matinli ve Şirkan köylerini kurtararak Şeran belde merkezini teröristlerden temizledi. Şeran beldesinin terör örgütü PYD/PKK’dan temizlenmesiyle Afrin’in merkezine olan mesafe 10 km’ye düştü.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Bölgeden gelen bilgilere göre kenti terketmek isteyen ailelerin bebeklerini ve çocuklarını zorla alıp mühimmat depolarının bulunduğu alanlara getiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasına göre Afrin’de 700 kilometrekarelik alan teröristlerden temizlendi. Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir.

Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

05 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 45. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 165 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2777’ye ulaştı. Bu rakamlar Zeytin Dalı Harekatı kapsamında gün içinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı anlamında en yüksek rakamlardan biri oldu. Devam eden operasyonlarda  Afrin’in Beluşank ve Alıcı köylerini teröristlerden temizledi.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Saat 16:00 : Hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ’ın yaptığı açıklamaya göre Zeytin Dalı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2795’e yükseldi. Ayrıca Zeytin Dalı Harekatı ile bugüne kadar 112’si köy, 30’u kritik nokta olmak üzere toplam 142 bölge kontrol altına alındığı açıklandı.

Operasyon planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

04 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 44. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 96 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2612’ye ulaştı. Devam eden operasyonlarda Afrin’in Hacı Halil, Bafliun Köyü ve dağı ile Halilo, Soğulcak ve Aranda köyleri, Şeyh Hadid belde merkezi terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Yaşanan son gelişmelerle birlikte Zeytin Dalı Harekatı kapsamında PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’de 3’ü belde merkezi, 102’si köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 22’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 134 oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Saat 19:00 : TSK tarafından Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin açıklama yapıldı. Açıklama şu şekilde; “Zeytin Dalı Harekâtında, Şeyh Hadid beldesi dâhil 7 yerleşim yeri ile Racu ve Cenderis’ten Afrin’e ulaşan yollar kontrol altında. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2668.”

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

03 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 43. günü çok önemli gelişmelere sahne oluyor. Afrin’e açılan kapılardan ilki olan Raco belde merkezi gün içinde devam eden operasyonlarda teröristlerden temizlendi.  Bölgede yoğun çatışmalar hala devam ediyor. Ayrıca Afrin’in Ramadiye, Hamilek, Çemenli, Alibezanlı, Badinli ve Karkin köyleri de teröristlerden temizlendi.

Raco Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

TSK tarafından sabah saatlerinde yapılan açıklamaya göre Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2434 oldu. İmha edilen terör hedefi sayısı ise 924 olarak güncellendi. Ancak gün içinde devam eden operasyonlarda 82 teröristin daha etkisiz hale getirilmesiyle birlikte Zeytin Dalı Harekatı başladığından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı toplam 2516’ya yükseldi.

Kuzeybatı Afrin;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Yaşanan son gelişmelerle birlikte Zeytin Dalı Harekatı kapsamında PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’de 2’si belde merkezi, 97’si köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 21’i stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 127 oldu. Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir.

Burseya Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Cinderes Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Afrin Genel;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı İnfografik – Kaynak: Stratejik Ortak

02 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 42. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 73 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2295’ye ulaştı. Devam eden operasyonlarda Afrin’in Mesekanlı, Mamalı ve Atamanlı Köyleri PYD/PKK’dan temizlendi. Böylece Raco kenti girişine kadar ilerleme sağlanmış oldu. Ayrıca Afrin’in batısında tespit edilen PYD/PKK’lı 9 terörist ATAK helikopterleriyle yapılan atışlar sonucunda etkisiz hale getirildi. Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Zeytin Dalı Harakatı ile ilgili olarak “Maalesef 41 Türk Silahlı Kuvvetlerimizden, 116 ÖSO mensubu olmak üzere toplam 157 şehidimiz vardır” açıklamasını yaptı. Yaşanan son gelişmelerle birlikte PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 91’i köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 119 oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

01 Mart 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 41. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 38 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2222’ye ulaştı. Devam eden operasyonlarda Afrin’in kuzeybatısındaki Şeyh Mehmetli köyü teröristlerden temizledi. Böylece PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 88’i köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 116 oldu. Ayrıca JÖH ve PÖH Timleri Afrin kırsalında operasyonlara katılmaya başladı. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Gece saatlerinde TSK tarafından iki ayrı açıklama yapıldı. Yapılan ilk açıklamaya göre Afrin’de devam eden operasyonlarda 5 Kahraman Türk Askeri Şehit oldu, 7 Kahraman Türk Askeri ise yaralandı. Akabinde yapılan ikinci açıklamada ise 3 Kahraman Türk Askerinin Şehit olduğu, 7 Kahraman Türk Askerinin ise yaralandığı bilgisi verildi. Böylece  01 Mart 2018 günü toplamda 8 Kahraman Türk Askeri Şehit oldu, 13 Kahraman Türk Askerinin ise yaralandı. 

Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 20 Ocak 2018’den bu yana toplam 41 Kahraman Türk Askeri Şehit oldu. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

28 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 40. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 101 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2184’e ulaştı.

27 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 39. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 24 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2083’e ulaştı. Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in batı ve kuzey kırsalında yer alan teröristlere ait mevziler, obüs topları ve çoklu roketatarlarla vuruldu. Bölgeye destek amacıyla çok sayıda askeri araç gönderildi. Dün ve bugün devam eden operasyonlar sonucunda PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 87’si köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 115 oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

26 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 38. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 41 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2059’a ulaştı. 58 terörist ise sağ olarak ele geçirildi. Gün içerisinde Zeytin Dalı Harekatı kapsamında görevli JÖH ve PÖH ekipleri, İslahiye ilçesinde kurulan İçişleri Bakanlığı Müşterek Görev Merkezinden yola çıktı. Devam eden operasyonlarda Karmanluk, Aşağı Sinara ve Yukarı Sinara Köyleri terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Böylece Afrin’deki teröristlerin Türkiye sınırıyla temasını tümüyle kesilmiş oldu. Afrin’deki stratejik hilal, İdlib ile Fırat Kalkanı bölgelerini de birleştirdi. Operasyon planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası
Zeytin Dalı Harekatı İnfografik – Kaynak: Stratejik Ortak

25 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 37. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 87 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2018’e ulaştı. Afrin’in kuzeybatısında yer alan Şeyh Muhammedli, Dudu, Semalık, Velikli, Kavanda Köyleri ve Umranlı, Meydan Ekbez, Bendirek Köyleri terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. TSK tarafından yapılan açıklamaya göre Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin’de bir Kahraman Türk Askeri Şehit düştü. Yaşanan son gelişmelerle birlikte Zeytin Dalı Harekatı kapsamında harekatın başlangıcından bu yana 33 Kahraman Türk Askeri Şehit düştü,  PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 84’ü köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 112 oldu. Ayrıca terör örgütü PYD/PKK’nın kırmızı bültenle aranan elebaşı Salih Müslim, Çekya’nın başkenti Prag’da yakalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiğine göre harekatın başlangıcından bu yana 500 km2 alan terör örgütünden temizlendi ve 2021 terörist etkisiz hale getirildi.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

24 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 36. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 58 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1931’e ulaştı. Ayrıca yapılan açıklamada Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından itibaren Hava Kuvvetleri tarafından düzenlenen operasyonlarda toplam 782 terör hedefinin başarıyla imha edildiği bildirildi. TSK tarafından yapılan açıklamadan sonra saat 17:30’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN, etkisiz hale getirilen terörist sayısını 1951 olarak açıkladı. Gün içinde devam eden operasyonlarda TSK ve TSK destekli ÖSO, Afrin’in güneybatısındaki Hacılar ve Ebu Kabe Köylerini ve Afrin’in batısında yer alan Dünbenli Köyünü teröristlerden temizledi. Harekatın başından beri siviller konusunda yüksek bir hassasiyet gösteren TSK, Afrin’de iki adet konvoy tespit etti, sivil unsurların yer aldığı konvoyu hedef almazken mühimmat yüklü araçların yer aldığı terör konvoyunu imha etti. Bu gelişmelerle birlikte harekatın başlangıcından bu yana PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 76’sı köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 104 oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı İnfografik – Kaynak: Stratejik Ortak

23 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 35. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 44 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1873’a ulaştı. Harekatın 35. günü çok önemli gelişmelere sahne oldu. Gece saatlerinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından Afrin’de PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütlerine ait 30-40 araçtan oluşan konvoyun vurulduğu bildirildi. TSK topçu birlikleri harp tarihine geçecek bir başarıya imza atarak dinamik hedefleri top atışları ile imha etmeyi başardı. Bu başarılı operasyonun ardından Güvenlik ve Terör Uzmanı Abdullah AĞAR’ın aktardığına göre operasyona katılan bir asker; “Biz Reyhanlı’da terörist roketiyle evinde şehit düşen 17 yaşındaki Fatma’nın topçusuyuz.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın açıkladığı verilere göre Zeytin Dalı Harekatı kapsamında terör örgütünden temizlenen alan toplam 415 km2 ‘ye ulaştı. Sabah saatlerinde Afrin’in güneybatısında yer alan Bafler Köyü’nün ve Afrin’in kuzeybatısındaki Maskah Köyü’nün terör örgütünden temizlenmesiyle birlikte Zeytin Dalı Harekatı kapsamında PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 73’ü köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 101 oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

22 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 34. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 49 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1829’a ulaştı. Saat 11:20 itibariyle Afrin’in güneybatısında yer alan Tell Dilur Köyü terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Saat 12:00 itibariyle Afrin’in kuzeybatısında yer alan Mikdad ve Ali Racu Köyleri terör örgütünden temizlendi. Saat 16:00 itibariyle Afrin’in batısında yer alan Sarı Uşağı ve Rahmanlı Köyleri terör örgütünden temizlendi. Sarı Uşağı Köyü’ne düzenlenen operasyonda Zeytin Dalı Harekatı’na katılan Türkmen birliklerden olan Muhtasır Billah Tümeni etkin rol oynadı. Saat 19:40 itibariyle Afrin’in batısında yer alan Zehra, Aşağı Korgan ve Yukarı Korgan Köyleri terör örgütünden temizlendi.  Ayrıca Sultan Murat Tümeni’nden mayın temizleme uzmanı Albay Hasan Ahmet Deyir Savan kasabasında mayın imha ederken şehit düştü. Yaşanan son gelişmelerle birlikte Zeytin Dalı Harekatı kapsamında PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 71’i köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 99 oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Kuzeybatı Cephesi; 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Batı Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Alternatif Harita;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası

21 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 33. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda 65 PYD/PKK’lı teröristin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1780’e ulaştı. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin yaptığı açıklamada “Afrin’de rastlanan tünel, mühimmat ve tahkimata bakılacak olursa PYD/PKK terör örgütünün Afrin’i yeni bir Kandil yapmak niyetinde olduğu açıkça ortadadır. Bu durum da Zeytin Dalı Harekatı’nın meşruiyetini kanıtlar nitelikteki delillerden biridir.” ifadelerini kullandı. Saat 13:15 itibariyle Afrin’in kuzeydoğusunda yer alan Uverkan Köyü PYD/PKK terör örgütünden temizlendi. Saat 15:00 itibariyle Afrin’in kuzeybatısında yer alan Karababa Köyü PYD/PKK terör örgütünden temizlendi. Böylece an itibariyle Zeytin Dalı Harekatı kapsamında PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 63’ü köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 91 oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Kuzeybatı Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Kuzeydoğu Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Alternatif Harita;

(Gün İçinde Teröristlerden Temizlenen Bölgeler Mor Renkle İşaretlenmiştir)

Zeytin Dalı Harekatı Haritası

20 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 32. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1715’e ulaştı. Gün içinde devam eden operasyonlarda Zeytune, Sorani, Heyyani, Çarkanlı, Arpaviran, Mervane, Heygece, Akanlı, Dayr Savvan Köyleri terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Dayr Savvan Köyü’nün terör örgütünden temizlenmesiyle birlikte Kilis ilinin karşısına düşen bölgede teröristlerin Türkiye sınırı ile bağlantısı kesilmiş oldu. Yaşanan bu gelişmelerle birlikte  harekatın başlangıcından bu yana PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 61’i köy, 6’sı köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 89 oldu. Ayrıca rejim yanlısı gruplar pikaplarla Afrin’e giriş yapmaya çalıştı ancak TSK topçu birliklerinin başarılı atışları ile geri çekilmek zorunda kaldılar.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Kuzey Doğu Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Kuzey Batı Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Güney Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Batı Cephesi;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Alternatif Harita;

(Gün İçinde Teröristlerden Temizlenen Bölgeler Mor Renkle İşaretlenmiştir)

Zeytin Dalı Harekatı Haritası

19 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 31. gününde TSK tarafında yapılan açıklamaya göre harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1641’e ulaştı. TSK’nın etkisiz hale getirilen terörist sayısını açıklamasında sonra bölgeden gelen bilgilere göre Derviş Obası Köyü civarında keskin nişancı oldukları tahmin edilen 2 terörist SİHA ile etkisiz hale getirildi. Ayrıca Şeyh Hadid beldesine bağlı Bilal Köy’ün 1 km güneyinde 2 teröristin ve Cinderes beldesinin 2 km batısındaki 4 teröristin daha etkisiz hale getirilmesiyle birlikte Zeytin Dalı Harekatı başladığından bu yana etkisiz hale getirilen PYD/PKK’lı terörist sayısı an itibariyle 1649 oldu. Gün içinde devam eden operasyonlarda Afrin’in İkidam, Şeltah ve Mersava, Hantalli, Divan Tahtani Köyleri, Nebi Huri Tepesi, Sattuf Evleri, Kila Tepesi, Raco beldesinin batısındaki 687. Tepe ve terör örgütü tarafından üs olarak kullanılan Beyyada noktası terör  örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Son gelişmelerle birlikte 19 Şubat 2018 saat 14:45 itibariyle harekatın başlangıcından bu yana PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 52’si köy, 4’ü köy altı yerleşim yeri, biri PYD/PKK’ya ait üs ve 20’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 78 oldu. Operasyon planlandığı gibi başarıyla devam etmektedir.

Kaynak: Suriye Gündemi
Kaynak: Suriye Gündemi
Kaynak: Suriye Gündemi
Zeytin Dalı Harekatı İnfografik – Kaynak: Stratejik Ortak

18 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 30. gününde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre operasyonun başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1614’e ulaştı.  Gün içinde devam eden operasyonlarda Yukarı Hacıkanlı, Aşağı Hacıkanlı ve Derviş Obası köylerinin PYD/PKK terör örgütünden temizlenmesiyle birlikte PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 47’si köy, 3’ü köy altı yerleşim yeri ve 17’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 68 oldu. 

17 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 29. gününde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre operasyon başladığından beri etkisiz hale getirilen PYD/PKK’lı terörist sayısı 1595’e ulaştı. Dün keskin nişancı birliklerinin Afrin’e sevk edilmesiyle birlikte yakında JÖH ve PÖH öncülüğünde başlaması planlanan meskun mahal operasyonuna bir adım daha yaklaşılmış oldu. Cinderes’te meskun mahal operasyonunun Güneydoğu Anadolu’da “Hendek Operasyonuna” katılmış JÖH ve PÖH birlikleri ile yapılması ve keskin nişancı birliklerinin de operasyona destek vermesi planlanıyor. Son verilere göre harekatın başlangıcından bu yana imha edilen hedef sayısı 674, etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1595, PYD/PKK terör örgütünden temizlenen nokta sayısı Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 44’ü köy, 3’ü köy altı yerleşim yeri ve 17’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 65. Gün içinde devam eden operasyonlarda bir Kahraman Türk Askerinin Şehit olmasıyla Zeytin Dalı Operasyonu kapsamında toplam Şehit sayısı 32’ye yükselmiş oldu. 

16 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nda ilk 4 hafta geride kaldı. Operasyonun 28. gününde saat 09:55 itibariyle Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamaya göre harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1551’e ulaştı. Dün gerçekleştirilen operasyonlarda TSK 6 köyde hakimiyet sağlamıştı. Operasyon planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir. Saat 15:00 itibariyle Hatay’ın Reyhanlı, Kırıkhan ve Hassa ilçeleri karşısındaki terör mevzileri topçu birliklerince ateş altına alındı. Sınır birliklerine tank, zırhlı personel taşıyıcı ve hafif zırhlı araç sevkıyatı devam ediyor.

Harekatın 28. günüde devam eden operasyonlarda TSK ve ÖSO birlikleri Afrin’in Hasan Kelkavi ve Çeleme köylerini terör örgütü PYD/PKK’dan temizledi. Böylece Zeytin Dalı Harekatı başladığından beri Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 44’ü köy, 3’ü köy altı yerleşim yeri ve 17’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 65 nokta terör örgütünden temizlendi.

Batı Cephesinde Raco Yolu Üzerinde Yer Alan Hasan Kelkavi ve Çeleme Köyleri PYD/PKK’dan Kurtarıldı.

Alternatif Harita;

ABD’nin Terör Örgütüne 2018-2019 Yıllarında Vermeyi Planladığı Destek

2018 Mali Yılı Toplamı 500 Milyon $
Silah ve Ekipmana Ayrılan Bütçe 393 Milyon $
30 Bin Teröristin Eğitim Masrafına Ayrılan Bütçe 107 Milyon $

 

2019 Mali Yılı Toplamı 550 Milyon $
Silah ve Ekipmana Ayrılan Bütçe 250 Milyon $
Teröristlerin Eğitimine Ayrılan Bütçe 300 Milyon $

 

2018 Yılı İçinde Yapılması Planlanan Silah Yardımı
Kalaşnikof Piyade Tüfeği 12.000 Adet
Makineli Tüfek 6.000 Adet
Ağır Makineli Tüfek 3500 Adet
RPG_7 Mühimmatı 3.000 Adet
Havan Topu 235 Adet
AT-4 Tanksavar Füzesi( ABD Yapımı) 1.000 Adet
SPG-9 Tanksavar Füzesi(Rus Yapımı) 1.000 Adet
Keskin Nişancı Tüfeği 100 Adet
PV-7 Gece Görüş Dürbünü 450 Adet
Kızılötesi Lazer Aydınlatıcı Dürbünü 150 Adet

 

Zeytin Dalı Harekatı İnfografik*

15 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 27. günüde TSK’dan yapılan açıklamaya göre gün içinde düzenlenen operasyonlarda 43 teröristin daha etkisiz hale getirilmesi ile harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1528’e ulaştı. Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah AĞAR’ın ifade ettiğine göre bu rakam, oransal olarak Afrin bölgesinde olduğu tahmin edilen toplam terörist yükünün %15’ine karşılık geliyor. Yani TSK, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında ilk 27 günde Afrin’de bulunan teröristlerin %15’ini etkisiz hale getirdi.

Kaynak: Suriye Gündemi

Dün Afrin’in kuzeybatısındaki Kude Köyü’nün, saat 12:00 itibariyle Bülbül bölgesinde Şeyh Horoz’un yakınlarındaki Durga Köyü‘nü, saat 14:00 itibariyle Raco güzergahındaki Şerabneli, Keri, Şediye Köylerini ve Keri tepesini saat 16:15 itibariyle Yukarı Divan ve Harab Summak köylerini  bölücü terör örgütü PYD/PKK terör örgütünden temizlenmesiyle birlikte PYD/PKK terör örgütü işgalindeki Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 42’si köy, 3’ü köy altı yerleşim yeri ve 17’si stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 63 nokta terör örgütünden temizlendi.

Kaynak: Suriye Gündemi
Kaynak: Suriye Gündemi
Kaynak: Suriye Gündemi

Gün İçinde Terör Örgütünden Kurtarılan Yerler Mor Renkle İşaretli;

14 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 26. günüde TSK’dan yapılan açıklamaya göre gün içinde düzenlenen operasyonlarda 46 teröristin daha etkisiz hale getirilmesi ile harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1485’e ulaştı. Saat 14:45 itibariyle bölgeden gelen bilgilere göre Afrin’in kuzeybatsındaki Kude Köyü terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. 

Kaynak: Suriye Gündemi
Kaynak: Suriye Gündemi

Alternatif Harita;

13 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatının 25. gününde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre devam eden operasyonlarda etkisiz hale getirilen 70 PYD/PKK’lı teröristle birlikte harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1439’a ulaştı. Farklı birliklerden gönderilen çok sayıda zırhlı araç ve personel Zeytin Dalı Harekatına katılmak üzere Hassa ilçesine ulaştı. Afrin kent merkezinden de görülebilecek kadar yakın bölgelerde bulunan PYD/PKK’ya ait mevzilerden oluşan hedefler Fırtına Obüsleri ve tanklarla tam isabetle vurularak imha edildi.

Kaynak: Suriye Gündemi

Zeytin Dalı Operasyonu’na katılmak için bölgeye sevk edilen tanklar Kırıkhan’da son hazırlıklarını tamamladıktan sonra operasyon bölgesine doğru yola çıktı. An itibariyle Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Ömer Simo Köyü‘nün ve Afrin’in batısında yer alan Arşali Köyü‘nünde terör örgütünden temizlenmesiyle birlikte PYD/PKK terör örgütü işgalindeki Afrin’in 5 beldesinde biri belde merkezi, 35’ü köy, 3’ü köy altı yerleşim yeri ve 14’ü stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplam 53 nokta terör örgütünden temizlendi.

Cinderes Bölgesi- Kaynak: Suriye Gündemi

Alternatif Harita; 

12 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatının 24. gününde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre harekatın başlangıcından bu yana 31 Kahraman Türk Askeri Şehit oldu, 143 Kahraman Mehmetçik ise yaralandı. Durumu ağır olan yaralımız bulunmamaktadır. Zeytin Dalı Harekatı kapsamında bugüne kadar toplamda 1369 terörist etkisiz hale getirilirken terör örgütüne ait toplam 627 hedef başarıyla imha edildi. Gün içinde devam eden operasyonlarda Jinderes’in güneybatısında yer alan Muhammediye Köyü terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi.

Kaynak: Suriye Gündemi

TSK’ya ait savaş uçakları, tanklar ve Fırtına Obüs’leri ise Afrin’in birçok noktasında konuşlu terör mevzilerini gün boyu ateş altına almaya devam etti. Özellikle Kilis’in karşısında yer alan Şeyh Horoz bölgesindeki terör hedefleri Türk topçusu tarafından yoğun ateş altına alındı. Kırıkhan ve Hassa ilçelerinin karşı bölgeleri de ateş altına alınan yerler arasında. Öte yandan komando birliklerinin çatışma bölgelerine sevkiyatı gün içinde de devam etti. Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde başarıyla icra edilmeye devam etmektedir. 

Kaynak: Suriye Gündemi

11 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatının 23. gününde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre harekatın başlangıcından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1266’ya ulaştı. Gün içinde devam eden operasyonlarda Kilis sınırında konuşlu bulunan ÇNRA sistemleri ile Afrin’deki terör hedefleri ateş altına alındı.

Kaynak: Suriye Gündemi

Ayrıca Türk Hava Kuvvetleri tarafından icra edilen hava operasyonu ile terör örgütü PYD/PKK’ya ait toplam 19 nokta başarıyla imha edildi. Afrin’in kuzeyindeki Serincek Köyü ve batısındaki Hacı İskender Köyü, harekatın 23. gününde terör örgütünden temizlendi. 

Kaynak: Suriye Gündemi

10 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatının 22. gününde TSK tarafından yapılan açıklamaya göre 105 PYD/PKK/DEAŞ mensubu terörist etkisiz hale getirildi. Böylece Zeytin Dalı Harekatı başladığından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1167’e yükselmiş oldu. Afrin’in batısındaki Deyr Ballut Köyü terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi. Türk Hava Kuvvetleri tarafında gerçekleştirilen hava harekatı ile terör örgütü PYD/PKK’ya ait sığınak, barınak, mühimmat deposu ve silah mevzii olarak kullanılan 36 hedef başarıyla imha edildi. Böylece Zeytin Dalı Harekatı ile bölgede imha edilen terör hedefi sayısı 598’e yükselmiş oldu. 

Kaynak: Suriye Gündemi

TSK tarafından yapılan açıklamaya göre ATAK tipi askeri helikopterimiz kırıma uğrağı. Kazada 2 kahraman Türk askeri şehit oldu. Zeytin Dalı Harekatı’nın 22. gününde devam eden operasyonlarda toplam 12 kahraman Türk askeri şehit düştü. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Alternatif Harita;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası

9 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatının 21. gününde gün içinde sürdürülen operasyonlarda 34 PYD/PKK/DEAŞ mensubu terörist etkisiz hale getirildi. Böylece Zeytin Dalı Harekatı başladığından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1062’ye yükselmiş oldu. Gece yarısından itibaren Türk savaş jetleri hava operasyonuna başladı.  Hava harekatı ile imha edilen terör mevzileri Burseya Dağı’nın güneybatısındaki Bafilun Dağı, Afrin Merkez, Minniği, Raco ve Kefr Cenne’ de bulunuyordu. Gün içinde imha edilen toplam 19 hedefle birlikte Zeytin Dalı Harekatı kapsamında imha edilen hedef sayısı 562’ye yükselmiş oldu. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Operasyonun 21. gününde terör örgütü PYD/PKK’dan temizlenen  bölgeler ise şöyle; Cindires bölgesinde İskan Garbi, Nasiriya, Dukkan, Safiriya, Şeyh Hadid bölgesinde ise Yukarı Çağla, Orta Çağla ve Aşağı Çağla. Bölgede halen Deyr Balut köyünde operasyonların sürdüğü ve çatışmaları devam ettiği rapor ediliyor. Zeytin Dalı Harekatı kapsamında bugüne kadar Afrin’in 5 beldesinde 1 belde merkezi, 29 köy, 3 köy altı yerleşim ve 13 stratejik dağ veya tepe olmak üzere toplam 46 nokta terör örgütünden temizlendi.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi
Alternatif Harita;
Zeytin Dalı Harekatı Haritası

8 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatının 20. gününde gün içinde sürdürülen operasyonlarda 29 PYD/PKK/DEAŞ mensubu terörist etkisiz hale getirildi. Böylece Zeytin Dalı Harekatı başladığından bu yana etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1028’e yükselmiş oldu. Reyhanlı, Kırıkhan ve Hassa bölgelerinin karşısında yer alan Batı Afrin kırsalında terör örgütü PYD/PKK’ya ait mevziler Fırtına Obüs’leri ve havanlarla vuruldu. TSK ve TSK destekli ÖSO, harekatın başından bu yana PYD/PKK işgalindeki Afrin’in 5 beldesinde 1’i belde merkezi, 24’ü köy, 3’ü köy altı yerleşim ve 12’si stratejik dağ veya tepe olmak üzere 40 noktayı terör örgütünden temizledi.

8 Şubat 2018 – Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası

7 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatının 19. gününde gün içinde sürdürülen operasyonlarda 52 PYD/PKK/DEAŞ mensubu terörist etkisiz hale getirildi. Böylelikle operasyon başladığından beri etkisiz hale getirilen terörist sayısı 999’a yükselmiş oldu. İmha edilen hedef sayısı ise toplamda 543. Bölgeden elde edilen bilgilere göre iyice köşeye sıkışmış olan PYD/PKK terör örgütü, kadın teröristlere “sivil kıyafetler” giydirerek operasyon bölgesine yolluyor ve uluslararası medyada “TSK ve ÖSO sivilleri hedef alıyor” algısı yaratmaya çalışıyor. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Bölgede devam eden operasyonlarda PYD/PKK’lı teröristler ÖSO birliklerinin bulunduğu noktaya bombalı araçla saldırı girişiminde bulundu. Türk silahlı Kuvvetlerine ait tankların bombalı aracı imha etmesiyle saldırı engellenmiş oldu. Zeytin Dalı Harekatı’nın 19. gününde Şeyh Horuz dağı ve civar köyleri, Korne’nin güney bölgesi ve bölgedeki Haviz tepesi  terör örgütünden temizlendi. Operasyon planlandığı gibi başarıyla devam etmektedir.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

6 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatının 18. gününde gün içinde süren operasyonlarla birlikte etkisiz hale getirilen terörist sayısı 970’e ulaştı. PYD/PKK terör örgütünün Afrin bölgesinden İdlib’deki Atme sığınmacı kampına düzenlediği havan topu saldırısında 3 sivil hayatını kaybetti, 15 sivil yaralandı. Sivillere yönelik saldırılarına devam eden PYD/PKK’lı teröristlerin Atme sığınmacı kampına düzenledikleri bu saldırı ilk saldırı değil. Daha önce de 6 Ekim 2016 günü Hatay Reyhanlı’nın Bükülmez Köyü karşısında bulunan Atme sığınmacı kampına teröristlerce bombalı saldırı düzenlenmiş, 3 MİT mensubu saldırıda şehit olmuştu. 

5 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 17. günüde gün içinde süren operasyonlarda 15 PYD/PKK terör örgütü mensubu etkisiz hale getirildi. Afrin’in batısındaki Surki Köyü, Racu beldesine bağlı Surkah ve Kırmızı Köyü, Burseya Dağı’nın kuzeyindeki Sakarya Dağı ve Dikmetaş Köyü terör örgütünden temizlendi. Dün yapılan operasyonlarda terör örgütünden temizlenen Şeyh Hadid ve Racu arasında kalan bölgede TSK ve ÖSO tam hakimiyeti sağladı.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Kuzey Afrin;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Zeytin Dalı Harekatı’nın 17. gününde yaşanan bu gelişmelerle birlikte harekatın başından beri etkisiz hale getirilen terörist sayısı 947, imha edilen hedef sayısı 543 oldu. Yapılan açıklamaya göre bugüne kadar PYD/PKK tarafından 60’ı Hatay’a, 34’ü Kilis’e olmak üzere gerçekleştirilen 94 roket saldırısında toplam 7 sivil şehit oldu, 113 kişi ise yaralandı.

Güney Afrin;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi 

Burseya Dağı Mevkii;

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

4 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı kapsamında gün içinde 35 terörist etkisiz hale getirildi. Türk Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen hava harekatında terör örgütü PYD/PKK’ya ait mühimmat deposu, sığınak ve silah mevzii olarak kullanılan toplam 5 hedef imha edildi. TSK ve TSK destekli ÖSO Afrin’in kuzeyinde yer alan Huruz Dağı’nı ve Afrin’in batısındaki Şeyh Hadid beldesine bağlı Hac Bilal köyünü teröristlerden temizledi. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Zeytin Dalı Harekatı’nın 16. gününde yaşanan bu gelişmelerle birlikte harekatın başından beri etkisiz hale getirilen terörist sayısı 932, imha edilen hedef sayısı 543 oldu. Harekat kapsamında bugüne kadar Afrin’in 5 beldesinde 1’i belde merkezi, 21’i köy,  biri köy altı yerleşim yeri, 10’u stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplamda 33 nokta terör örgütü PYD/PKK’dan temizlendi.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

3 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 15. gününde PYD/PKK ve DEAŞ terör örgütüne üye 74 terörist etkisiz hale getirildi. Türk Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen hava harekatında terör örgütüne ait sığınak, mühimmat deposu ve silah mevzisi olarak kullanılan 5 nokta imha edildi. Racu Dağı bölgesine yoğun Fırtına Obüsü ve tank atışları yapıldı. Gün içinde yaşanan gelişmelerle birlikte Zeytin Dalı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısı toplam 899, imha edilen hedef sayısı ise toplam 533’e ulaşmış oldu.

2 Şubat 2018: Gün içindeki operasyonlarda toplam 12 PYD/PKK terör örgütü üyesi terörist etkisiz hale getirildi. TSK ve ÖSO, Afrin’in kuzeyinde yer alan Bülbül beldesi merkezini terör örgütünden temizledi. Türk Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda da toplam silah deposu, sığınak ve mevzi olarak kullanılan toplam 6 nokta imha edildi. Böylece Zeytin Dalı Harekatı başladığından bugüne toplamda Afrin’in beş beldesinde 21’i köy, biri köy altı yerleşim yeri ve 6’sı stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplamda 28 nokta terör örgütü PYD/PKK’dan kurtarıldı. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 823, imha edilen hedef sayısı ise 518 oldu.

Kaynak: Zeytin Dalı Operasyonu (@zeytindaliop) Twitter

1 Şubat 2018: Zeytin Dalı Harekatı’nın 13. gününde Afrin’in kuzeydoğusundaki Eyn Batman dağı terör örgütünden temizlendi. Türk Hava Kuvvetlerinin düzenlediği hava harekatında terör örgütü PYD/PKK’ya ait toplam 18 sığınak, silah deposu ve mevzi imha edildi.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Harekatın başından bu yana toplam 20 köy, 6 stratejik dağ ve tepe ve 1 köy altı yerleşim yeri olmak üzere toplamda 27 nokta terör örgütünden temizlendi. Bugün etkisiz hale getirilen 78 teröristle birlikte bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı toplam 800, imha edilen hedef sayısı ise toplamda 498 oldu. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Stratejik Öneme Sahip Minnak Havaalanı Bombalandı

31 Ocak 2018Zeytin Dalı Harekatı’nın 12. gününde Kuzey Afrin’de Bülbül beldesi civarında 3 köy PYD’li teröristlerden temizlendi. Bölgedeki Darmik Dağı Fırtına Obüsleri ile yoğun bombardıman altına alındı. Minnak Havaalanı, Maranez ve Bafelyum tepeleri de bombalanan yerler arasında.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Türkiye-Suriye sınırında yer alan Pak Obası köyünün teröristlerden temizlenmesi ile harekatta 8. cephe açılmış oldu. Gün içindeki operasyonlarla birlikte Zeytin Dalı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısı 712, imha edilen hedef sayısı 480’e yükselmiş oldu. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

30  Ocak 2018: Türk Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen hava harekatı ile PYD/PKK terör örgütüne ait barınak, mühimmat deposu ve silah mevzii olmak üzere 3 hedef imha edildi. Böylece Zeytin Dalı Harekatı başladığından beri imha edilen hedef sayısı toplamda 458 oldu. Devam eden operasyonlarda 33 terörist daha etkisiz hale getirildi. Harekatın başlangıcından beri etkisiz hale getirilen terörist sayısı toplam 649 oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Zeytin Dalı Harekatı’nın 11. gününde 1 köy ve 1 stratejik tepenin daha ele geçirilmesiyle harekatın başlangıcından itibaren Afrin’in 5 beldesinde toplam 18 köy, 1 köy altı yerleşim yeri, 5 stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplamda 24 nokra terör örgütünden temizlenmiş oldu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

29  Ocak 2018: TSK tarafından yapılan açıklamaya göre gün içinde 9 terör hedefi imha edildi. Dün gece boyunca toplam 44 terör hedefi Türk Hava Kuvvetleri tarafından imha edilmiş ve 40 PYD/PKK terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmişti. Böylece harekatın başlangıcından beri etkisiz hale getirilen terörist sayısı 616 oldu. 

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Düzenlenen hava harekatı kapsamında yerli üretim ATAK Helikopterleri de Afrin civarındaki PYD/PKK terör örgütü mevzilerini imha etti. Hatay sınırındaki Raco beldesinde yer alan 915. Tepede kontrol sağlandı. Harekatın başlangıcından itibaren Afrin’in 5 beldesinde toplam 15 köy, 1 köy altı yerleşim yeri, 5 stratejik dağ ve tepe olmak üzere toplamda 21 nokra terör örgütünden temizlendi.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Burseya Dağı, Kilis ve Azez’i Gören Stratejik Bir Nokta

28  Ocak 2018: Burseya Dağı’nın ardından dağın eteklerinde bulunan Kestel Cindu köyü YPG’den kurtarıldı. (20:03)

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Stratejik konumu yüzünden Kilis ve Azez bölgeleri için önemli bir tehdit unsuru olan Burseya Dağı’nda savaş uçakları, obüsler ve tankların bombardımanından sonra komandoların operasyonu ile terör örgütünden temizlendi. Anadolu Ajansı’nın geçtiği bilgiye göre saat 14:27‘de dağ ele geçirildi.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

27  Ocak 2018: Harekatın 8. gününde Afrin’in kuzeybatısındaki Ali Bekki köyü, 740 dağları ve eğitim kampları bölgesi YPG’den kurtarıldı.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Menbiç’e Hava Harekatı Yapıldı

26 Ocak 2018 : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump görüşmesi akabinde Menbiç’e hava harekatı yapıldı. Harekat öncesinde Rus hava unsurlarının operasyon bölgesini terk ettiği rapor edildi.

25 Ocak 2018 – 16:23: Zeytin Dalı Harekatı’nda son durum verileri şu şekilde;

  • An itibariyle 303 PYD’li terörist öldürülmüş durumda,
  • Türk Hava Kuvvetleri tarafından toplamda 131 hava harekatı gerçekleştirildi,
  • YPG terör örgütüne ait mevziler, cephanelikler, gözlem noktaları, yakıt depoları vb. toplam 251 hedef başarıyla imha edildi.
Harita: Suriye Gündemi – Zeytin Dalı Harekatı Son Durum Haritası

24 Ocak 2018 – 23.36: Burseya Dağı’nda kontrol tamamen sağlanırken, ÖSO’nun Afrin’e birçok koldan ilerleyişi sürüyor. Zeytin Dalı Operasyon Odası, resmi son durum haritasını yayınladı.

Zeytin Dalı Harekatı haritası (24 Ocak 2018)

23 Ocak 2018 / 21.03 : Afrin’in güneybatısında yer alan Al Hamam köyü kontrol altına alındı. Öte yandan Üsteğmen Oğuz Kağan Usta’nın şehit düştüğü Ömer Uşağı Köyü ile Burseya Dağı çevresindeki 5 stratejik tepe terör örgütünden kurtarıldı.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

22 Ocak 2018 / 20.03:

Zeytin Dalı Harekatı Haritası – Kaynak: Suriye Gündemi

Alternatif harita:

Burseya Dağı ve 15 noktada kontrol sağlandı. (22.01.2018- Zeytin Dalı Harekatı Haritası)

18.10: Saat 14:00’da Azez’den başlatılan kara harekatıyla birlikte TSK destekli Muhalifler kuzeyde de Şeyh Hrouz bölgesinden Afrin’e doğru ilerleme devam ediyor. Toplamda 15 nokta terör örgütünden geri alındı. 

Azez’den başlatılan operasyonun ardından kuzey cephesinde de ilerleme devam ediyor. (Zeytin Dalı Harekatı Haritası)

22 Ocak 2018 – 14.00 : TSK, yıllardır muhaliflerin kontrolündeki Türkiye sınırında bulunan Afrin’in doğusundaki Azez’den operasyon başlattı.

Azez nerede? – Afrin’in doğusundaki Azez’den operasyon başladı. (Zeytin Dalı Harekatı Haritası)

11.09: Bugün sabah saatlerinde toplam 11 köyün YPG’li teröristlerden geri alındığı duyuruldu.

01.51: Zeytin Dalı Harekatı’nın 2. günü sonunda TSK kara harekatı ile 7 kasabayı terör örgütü PYD’den temizledi, biri teyit edilemedi. (Adah Manli, Balal Kuy, Shankil, Bali Kuy, Kurni, Hay Ughlu) 

Muhaliflerin Afrin’de ele geçirdiği 7 köy (Zeytin Dalı Harekatı Haritası-22 Ocak 2018)
(Zeytin Dalı Harekatı Haritası)

21 Ocak 2018: Muhalifler sınır hattında 3 bölgeden ilerleme sağlayarak 4 köyü terör örgütünden kurtardı.

Harita: SuriyeGundemi.com (Zeytin Dalı Harekatı Haritası)
(Zeytin Dalı Harekatı Haritası)

https://stratejikortak.com/2018/01/milli-suriye-ordusu-ceys-el-vatani-nedir.html

Hedef 30 km’lik Güvenli Bölge Oluşturmak

Saat 11:05 itibariyle Türk tankları Kilis üzerinden Afrin’e doğru giriş yaptı. TSK’da resmi internet sitesinden kara harekatının başladığını duyurdu. Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamasına göre harekat 4 safhadan oluşacak ve 30 km derinliğinde bir güvenli alan oluşturulacak. Gece saat 03:15 itibariyle Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinden çekilen tank, fırtına obüsü ve topçu bataryalarının da bulunduğu toplam 150 araçlık Afrin’e doğru yola çıktı. Saat 12:10 itibariyle TSK Kara Kuvvetleri unsurları ÖSO birlikleri ile birlikte Afrin’e doğru ilerlemeye başladı. An itibariyle Suriye sınırından içeriye 5 km ilerleme katedildi. Askeri kaynaklar, kırsalda ciddi bir direnişle karşılaşılmadığını ve örgüt üyelerinin köy ve kasabalara çekildiğini belirtiyor. Kilis Valiliği ’Zeytin Dalı Harekatı’nın sürdüğü Suriye sınırındaki bazı bölgeleri, 15 gün süreyle ’özel güvenlik bölgesi’ ilan etti.  Zeytin Dalı Operasyonu’nda kullanılan mühimmatın %70’inin yerli üretim olduğu ifade edildi. Başlayan kara harekatı ile 153 hedef ateş altına alındı. TSK Twitter hesabından teröristlere ait mevzilerin F-16 savaş uçakları ile ihma görüntülerini yayınladı.  İddiaya göre Afrin’in batı kanadından da ÖSO birlikleri operasyon başlatmış durumda. Obüs atışları yoğun bir şekilde devam etmekte.

(Zeytin Dalı Harekatı Haritası)

20 Ocak 2018: 17:00 itibariyle TSK Afrin’De “Zeytin Dalı Harekatı”nı başlattı. 72 savaş uçağı hava operasyonuna katılırken, Türk topçuları da terör mevzilerini vurdu.

Türk savaş uçaklarının Afrin’de vurduğu noktalar. (Zeytin Dalı Harekatı Haritası)

Harekata neden “Zeytin Dalı” adı verildi?

Türkiye-Suriye sınırında yer alan Afrin, Halep’e bağlı bir ilçe konumunda. 2011’de başlayan Suriye İç Savaşı sonrası terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin kontrolüne geçen bölgenin temel geçim kaynağı zeytin. Hatta ilçenin sembolü bile zeytin ağacı.

TSK’nın harekatın ismine “Zeytin Dalı” adını vermesi ise çok manidar.

Zeytin dalının anlamı: Yüzyıllardır barışın simgesi olarak kabul ediliyor. Afrin’de halkın temel geçim kaynağı da zeytin ve zeytin yağı. Henüz harekatın adı ile ilgili resmi açıklama yapılmasa da tahminler bu yönde.

Zeytin Dalı Harekatından Önce Suriye’de Neler Yaşandı?

15-21 Ocak 2018 Suriye Saha Raporu:

15 Ocak 2018
  • Muhalefetin başlattığı karşı saldırıda Kuzey Hama’da Esad rejiminin eline geçen Atşan beldesi yeniden muhalefetin kontrolüne geçti
  • 13-14 Ocak tarihlerinde Ebu Zuhur ve etrafında yaşanan çatışmalardan dolayı 8 bin kişi evlerinden edildi. Böylelikle çatışmaların başlamasında bu yana 317 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
  • TSK’nın Suriye sınırına doğru askeri sevkiyat yaptığı iddia edildi.
  • Kuzey İdlib’de bulunan Dana beldesinde bombalı araç saldırısı meydana geldi.

16 Ocak 2018

  • Doğu İdlib’de muhalefete karşı ilerleyen Esad rejimi güçleri 22 köyün hakimiyetini DAEŞ teröristlerine kaptırdı.
  • İdlib güneyinde yapılan sortilerde Kuzey Hama’daki çatışmalardan kaçan 1 kadın ve 6 çocuğun hayatını kaybetti bildirildi.
  • Dara’nın doğusunda Esad rejiminin düzenlediği bombardımanda 4 ÖSO mensubu hayatını kaybetti.
  • HTŞ lideri Ebu Muhammed El Culani’nin yayımlanan ses kaydında Astana süreci ve Astana’ya katılan gruplar eleştirildi.

17 Ocak 2018

  • Dara’daki Nava beldesinde Esad rejimi tarafından atılan bombaların Pazar yerine düştüğü ve 3 kişinin hayatını kaybettiği iddia edildi.
  • YPG terör örgütü’nün sözde asayiş güçleri Haseke eyaletinde ve ona bağlı kasabalarda birçok baskın düzenleyerek tutukladığı gençleri zorla silah altına aldı.
  • Kuzey Humus’ta muhalefetin elinde bulunan Resten beldesinde rejim güçlerinin ateş açması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.
  • ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon, Haseke eyaletinde Suriye-Irak sınırında DAEŞ’in mevzilerini hedef aldığını duyurdu.

18 Ocak 2018

  • Doğu Deyr Ez Zor’da bulunan Bahra köyünde DAEŞ’li teröristler YPG’li teröristlere karşı bombalı araç saldırısı düzenledi.
  • TSK, Afrin yakınlarında bulunan YPG mevzilerini hedef aldı.
  • Dara’da muhalif güçler ile DAEŞ’e bağlı Halit Bin Velit ordusu arasında çatışma yaşandı.
  • İsrail’e ait uçakların Şam yakınlarındaki bir silah deposunu hedef aldığı öne sürüldü.

19 Ocak 2018

  • YPG’li teröristler Azez yakınlarında bir hastaneyi havan toplarıyla vurdu. 12 hasta yaralandı. Yaralılardan biri hayatını kaybetti.
  • Doğu Guta’da Ceyş’ül İslam grubu Esad rejimine ait bir tankı imha ettiğini duyurdu.
  • DAEŞ teröristlerinin 3 YPG’li teröristi Ebu Kemal yakınlarında kaçırdığı iddia edildi.
  • Lübnan’a kaçak yollardan girmeye çalışan çoğu çocuk ve kadın 12 Suriye’li soğuk havadan dolayı donarak hayatını kaybetti.

20 Ocak 2018

  • Zeytin Dalı Harekatı olarak adlandırılan Afrin Operasyonu’nun saat 17:00’da başlatıldığı TSK tarafından açıklandı.
  • Dışişleri Bakanlığı, İstanbul Temsilciliği vasıtasıyla Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na Zeytin Dalı Harekatı ile alakalı nota verdiğini açıkladı. Rejim ise Türkiye tarafından bilgilendirilmediğini açıkladı.
  • Suriye resmi kaynakları, Suriye ordusu ve yanlı milisler İdlib’in doğusunda bulunan Ebu Zuhur askeri havaalanını ele geçirdiklerini duyurdu.
  • Esad rejiminin Doğu Guta’da gerçekleştirdiği hava saldırısında 4 sivil hayatını kaybetti.

21 Ocak 2018

  • Zeytin Dalı Harekatı’nın 2. gününde 45 terör hedefinin imha edildiği, Afrin’in doğusunda bulunan Şengel köyünün ele geçirildiği, Afrin’in batısında bulunan Cendaris(Jindires) beldesinin doğusunda çatışmalar yaşandığı rapor edildi.
  • PYD’li 3 teröristin ÖSO’ya teslim olduğu bildirildi.
  • Rejim’in açıklamalarına rağmen Ebu Zuhur ve etrafında çatışmaların devam ettiği bildirildi.
  • Yüksek Müzakere Heyeti Başkanı Nasır Hariri Riyad’ta Suudi Arabistan dışişleri bakanı ile bir araya geldi.

Harekatın ilk 8 saatinde neler yaşandı?

– Zeytin Dalı Harekatı’nın ilk aşamasına aynı anda katılan 72 savaş uçağının, belirlenen hedefleri %96 oranında başarılı ile imha ettiği belirtildi.

– TSK, 2 saatlik Afrin operasyonunun bilançosunu açıkladı: 7 bölgede 72 uçakla 108 ayrı hedef vuruldu.

– TSK, YPG’nin Şubat 2016’da ele geçirdiği (Afrin’in doğusundaki) bölgenin en stratejik üssü olan Minnağ askeri havaalanını vurduklarını duyurdu.

Zeytin Dalı Harekatı Haritası

Diyanet İşleri Başkanlığı, Afrin operasyonundaki askerlerimiz ve milletimiz için yurt genelinde Fetih Suresi okunacağını duyurdu.

– Rus askerleri, Afrin’den çekilerek, beldenin doğusunda yer alan Tel Rıfat‘a konuşlandı.

– Başbakan Binali Yıldırım, harekatın ilk aşaması olarak hava operasyonu hedeflenen noktaları başarıyla tahrip ettiğini yarın ise (21 Ocak) kara unsurlarının harekata destek vereceğini söyledi.

Afrin Operasyonu uluslararası hukuk açısından meşru mu?

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, konuyla ilgili harekatı takip ettiği komuta merkezinden açıklamalarda bulundu.

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili açıklama yaptı.

Harekatın uluslararası hukuktan kaynaklanan haklar gereği icra edilmeye başladığını vurgulayan Akar şöyle konuştu:

“Harekat, bildiğiniz üzere ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BM Güvenlik Konseyi’nin terörle mücadeleye yönelik olarak almış olduğu özel kararlar ve BM sözleşmesinin 51. maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde fakat, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olacak şekilde bu faaliyet icra edilecektir.”

Harekatın amacı ve kapsamı ile ilgili de Akar şu ifadeleri kullandı:

“Harekatın planı ve icrasında sadece ama sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, bina, silah, araç, gereç vs. hedef alınacak. Sivil ve masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilecektir.”

ABD ve Rusya ne dedi?

– Açıklamasında “Endişeyle karşılıyoruz, itidal çağrısı yapıyoruz” ifadelerini kullanan Rusya Savunma Bakanlığı, “Türkiye, ABD’nin desteklediği gruplara (YPG) kontrolsüz bir şekilde silah yardımı yapılması nedeniyle Suriye’deki operasyona başladı.” dedi. Açıklama, ‘Rusya ile Türkiye Afrin konusunda anlaştı’ şeklinde yorumlandı.

Pentagon Sözcüsü Galloway, Türkiye’nin PKK konusunda kaygılarını anladıklarını ifade ederek, Afrin’deki gelişmelere müdahil olma durumlarının olmadığını ima etti.

Açıklamada “Bütün taraflara gerilimi tırmandırmamaları ve en önemli görev olan IŞİD’i ortadan kaldırmaya yönelmeleri çağrısında bulunuyoruz” ifadesine yer verildi.

Kaynak: StratejikOrtak.com

Stalin’in Hayatı: Acımasız Bir Lider mi Yoksa Bir Kurtarıcı mı?

Josef Stalin, 6 Aralık 1878 tarihinde Rusya’nın 1801 yılında ilhak ettiği Gürcistan’ın Gori kentinde dünyaya geldi. Daha sonra resmi doğum tarihini 21 Aralık 1879 olarak değiştirdi. Ekaterina Georgievna Geadze (Keke) ve Vissarion Djugashvili (Beso) çiftinin  4 çocuğu oldu fakat Stalin bunların içinde bebekken ölmeyip yaşayan tek çocuktur. Stalin’in anne ve babası sık sık tartışırdı ve babası, annesini ve onu sürekli döverdi. Babasıyla annesinin kavgalarının kimisi de Stalin’in geleceği konusunda çıkıyordu. Babası işçi hayatının oğlu için yeterli olacağını düşünüyordu fakat annesi oğlunun son derece zeki olduğunu, iyi bir eğitim almasını ve onun Rus Ortodoks bir rahip olmasını istiyordu.

Stalin’in babası Beso, bir fabrikada iş bulup Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e gitti. Oğlunun da o fabrikada ayakkabıcı çırağı olarak çalışmasını istiyordu. Sonrasında oğlunu da yanına almak için tekrar Gori’ye döndü. Bu olaylar Stalin henüz 12 yaşındayken gerçekleşiyordu ve annesi şiddetle kocasının bu tutumuna karşı çıkıyordu. Ekaterina, öğretmenleri ve arkadaşlarının yardımıyla oğlunu, babasının vizyonsuz düşüncelerinden kurtarıp ruhban okuluna yazdırmayı başardı. Bu olaydan sonra Beso, karısını ve oğlunu terk etti. Stalin artık babasızdı. Ekaterina bir çamaşırhanede çalışıyordu fakat daha sonra bir giyim mağazasında işe başladı ve bu şekilde geçiniyorlardı.

Stalin’in zekasını annesi Ekaterina gibi öğretmenleri de çok kısa bir sürede fark etti ve 1894 yılında Stalin Tiflis de ilahiyat eğitimini burslu olarak kazandı. Bu eğitime başlamadan önce Stalin kiliseyle pek alakası olmayan bir insandı ve hatta zalimliğiyle Gori sokaklarını rehin alan bir çetenin acımasız bir lideriydi Stalin.

Eğitim alırken Karl Marx’ın eserlerini keşfetti. Bu eserler onu derinden etkiledi. Yerel sosyalist partiye katıldı. Çar II.Nikolay’ı ve monarşik sistemi devirmek için kilise düşüncelerinden vazgeçip büyük bir devrimci olma yoluna girdi ve okuldan ayrıldı. Tarih 1900’ü gösterdiğinde Stalin halka ilk konuşmasını yaptı.

Devrim harekatına katıldıktan sonra Stalin “Koba” kod adını kullanarak gizlenmeye çalıştı fakat buna rağmen 1902 yılında polisler onu yakaladı ve 1903 senesinde Sibirya’ya sürgün edildi. Hapisten kurtulduktan sonra Stalin, Çar II.Nikolay’a karşı başlatılan 1905 Rus Devriminde köylüleri organize ederek devrime destek oldu. 1902-1913 yılları arasında Stalin 7 kez yakalanıp sürgün edildi ve 6 kez de kaçmayı başardı.

Stalin, 1904 senesinde sınıf arkadaşının kardeşi Ekaterine Svanidze ile evlendi. Çiftin Yacov adında bir oğlu oldu ve 1907 yılında Ekaterine tifüse yakalanıp hayatını kaybetti. 1921 yılında Stalin, oğluyla Moskova’da tekrar birleşene kadar Yacov’a annesinin ailesi baktı. Ama şu bir gerçek ki Stalin ve oğlu asla samimi bir ilişki kuramadı. Yacov, II.Dünya Savaşında Rusya’nın verdiği zayiyatlardan birisi olacaktı.

Stalin’in partiye olan bağlılığı, 1905’te Bolşeviklerin başında olan Vladimir Lenin’le tanşınca daha da arttı. Lenin, Stalin’in potansiyelini fark etti ve onu daha da cesaretlendirdi. Stalin parti için elinden geleni yapıyordu ve hatta yeri geliyordu partinin kasasını doldurmak için soygunlar düzenliyordu.

1912 yılında Lenin sürgünde olduğu için Komünist Parti’nin resmi gazetesi Pravda’nın editörlüğüne Stalin getirildi. Aynı yıl Stalin, Bolşevik Merkez Komitesi’nde görevlendirildi ve Komünist harekette anahtar bir figür olarak yerini aldı.

Lenin ve Stalin

Stalin sürgündeyken ‘’Stalin’’ adıyla ilk makalesini yazdı. Stalin “Çelik Adam” anlamına geliyordu. 1917 Ekim Devrimi’nden sonra soyadı olarak bu ismi kullanacaktı ve tüm dünya onu Joseph Stalin olarak tanıyacaktı. Fakat Stalin hayatı boyunca farklı takma adları kullanmaya devam etti.

Stalin, 1913-1917 yılları arasında Sibirya’da sürgünde olduğu için Ekim Devrimi’yle sonuçlanan çoğu eylemi kaçırmıştır.

Mart 1917’de serbest kaldıktan sonra Bolşevik lideri olarak rolüne devam etmiştir.Stalin’den birkaç hafta sonra Rusya’ya gelen Lenin, Stalin’le buluştuğunda Çar II.Nikolay çoktan tahttan çekilmişti ve geçiçi hükümet görev başındaydı.

Lenin ve Stalin geçici hükümeti devirmek ve onun yerine komünist bir hükümet kurmak istiyordu.Ülkenin bir başka devrime hazır olduğuna inanıyorlardı ve 25 Ekim 1917’de neredeyse hiç kan dökülmeyen bir darbeyle yönetimi ele geçirdiler.Sadece iki günde Rusya’nın başkenti Petrograd’ı aldılar ve ülkenin yeni lideri oldular.

Fakat herkes ülkeyi yöneten Bolşevikler’den memnun Ftdeğildi.Bolşeviklerden oluşan Kızıl Ordu ve Bolşevik karşıtı gruplardan oluşan Beyaz Ordu savaşırken Rusya 1921 yılına kadar sürecek olan bir iç savaşa girdi.

1921 yılında zafer Bolşeviklerin oldu.Lenin, Troçki ve Stalin önemli isimler olarak meydana çıktılar. Stalin ve Troçki çok farklı iki karakterdi fakat Lenin her ikisini de desteklemiştir.

Stalin, Lenin ve Troçki

Troçki Stalin’e göre daha popüler bir isimdi bu yüzden 1922’de Troçki’ye Komünist Parti’nin genel sekreterliğinde daha fazla rol verildi. Troçki zeki bir insandı ve bunu dış ülkelerle olan ilişkilerde çok iyi gösteriyordu.Çoğu insan tarafından varis olarak görülüyordu. Fakat Lenin ve Troçki, Stalin’in partideki görevinden dolayı parti içinde sadakati kazandığını fark edemediler.

Lenin hastalanmıştı ve bu hastalığı parti içinde kimin liderliği alacağı sorusunu gündeme getiriyordu. Lenin öldüğü tarihe kadar ortak yönetimi savundu. Fakat Lenin öldükten sonra, Stalin parti içindeki kazandığı güç ile yönetimi ele geçirdi ve partinin yeni lideri oldu. Bütün rakiplerini akıllı bir şekilde sürgün etti.

Stalin yönetimi ele geçirince iki tane beş yıllık kalkınma planı hazırladı. Sovyetler Birliği’ni sanayi çağına geçirmek istiyordu.Bunu yaparken sahip olduğu gücü acımasızca kullanmaktan çekinmedi. Kararlarına itiraz edenler itaat etmeyenler ya öldürülüyordu ya da sürgün kamplarına yollanıyordu. Komünizm adına Stalin, fabrikalara ve çiftliklere el koydu. Stalin’in ilk beş yıllık kalkınma planı (1928-1932) bir yıl erken bitti ve sonuçları felaket derecesindeydi. Stalin ihracatı sabit tutmak için gıdaları gemiyle ihraç ediyordu ve bu eylemin sonucunda kırsal kesimlerdeki binlerce kişi ölüyordu. Yaptığı ikinci kalkınma planı (1932-1937) da felaketle sonuçlanmıştı. Üçüncü beş yıllık kalkınma planıysa 1938’de başlasa da 1941 yılında II. Dünya Savaşı yüzünden kesintiye uğradı. Planlar felaketle sonuçlanmış olsa bile Stalin’in olumsuz tanıtımı yasaklayan politikası yüzünden bunlar gizli kalmış, sızdırılmamıştır.

Stalin halkın gözünde yüce bir lider olarak gözüküp adeta bir baba profili çizmek istiyordu. Stalin’in resimleri ve heykelleri onu halkın gözü önünde tutuyordu ve o da çocukluğundan ve devrim zamanlarından hikayeler anlatarak kendisini tanıtıyordu.

Stalin sadece farklı bir görüşe sahip olduğundan şüphelenilen herhangi birini tutuklamakla kalmadı, aynı zamanda Sovyetler Birliği’nin yeniden düzenlenmesi sırasında dini kurumları kapattı ve kilise topraklarına el koydu. Stalin’in standartlarına uygun olmayan kitaplar ve müzik de yasaklandı ve dış etkiler olasılığını neredeyse ortadan kaldırdı.

Hiç kimsenin Stalin’e, özellikle de basına karşı olumsuz bir şey söylemesine izin verilmedi. Kırsal kesimde ölüm ve yıkımla ilgili hiçbir haber halka sızdırılmadı; sadece Stalin’i gurur verici bir şekilde sunan haberlere ve görüntülere izin verildi. Stalin ayrıca, Rus iç savaşındaki rolü nedeniyle şehri onurlandırmak için Tsaritsyn şehrinin adını 1925 yılında Stalingrad olarak değiştirdi.

1919’da Stalin, sekreteri ve Bolşevik arkadaşı Nadezhda (Nadya) Alliluyeva ile evlendi. Çiftin iki çocuğu oldu, Vasily ve Svetlana.

Çift, ilişkilerine sevgiyle başlamıştı fakat Nadya’nın Stalin’in politikalarına olan eleştirisi Stalin’i kızdırıyordu. Stalin’in verdiği ağır tepkiler yüzünden bir akşam yemeğinden sonra Nadya’nın intihar ettiği söyleniyor.

Stalin’in muhalifleri ortadan kaldırma çabalarına rağmen parti içinde Stalin’in politikalarının yıkıcılığını fark edip ona güçlü bir muhalif olmaya çalışanlar oldu fakat Stalin 1934’de tekrar başkan seçildi. Bu seçim sayesinde Stalin muhaliflerini daha iyi tanıdı ve başta en büyük rakibi Sergi Kerov olmak üzere onları tek tek ortadan kaldırdı.

Kerov 1934’de suikaste uğradı ve bu suikastin arkasında Stalin’in olduğu düşünülüyor. Kerov suikastiyle Stalin, antikomünist hareketleri dizginledi ve Sovyet politikalarını daha da sıkılaştırdı. “Büyük Terör” dönemi başlamış oldu.

Büyük Terör döneminde asker, din adamı, hükümet yetkilisi bakılmaksızın şüphenilen herkes hedef alındı. Gizli polis tarafından ele geçirilenler işkence edilir sorgulanır ve öldürülürdü. Bu dönemde birçok devlet yetkilisi ortadan kaldırılmıştır. Stalin ayrıca askeri bir darbeyi en büyük tehdit olarak gördüğü için bu dönemde ordunun büyük bir bölümünü yok etmiştir.

Büyük Terör döneminde 20 milyon insanın öldürüldüğü tahmin ediliyor. Büyük terör, tarihteki devlet destekli cinayetin en büyük örneklerinden biri olmanın ötesinde, Stalin’in saplantılı paranoyasını ve bunun devlet çıkarlarının üzerinde olduğunu gösteriyor.

1939 yılında Hitler, Avrupa için büyük bir tehditti. Komünizme de karşı çıkan bir karakterdi fakat Stalin’in büyük bir gücü temsil ettiğini düşünüyordu.Bu yüzden herhangi bir gerginlikten kaçınmak için Stalin ve Hitler arasında Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı imzalandı.

Stalin, Hitlerin Sovyetlere saldıracağını aklından geçirmemiş, Baltık Bölgesi ve Finlandiya’ya odaklanmıştı.Fakat Hitler 22 Haziran 1941’de tam ölçekli bir saldırı operasyonu olan Barbarossa Operasyonu’nu başlattı.

Hitleri’n işgali üzerine Stalin, Büyük Britanya ve Birleşik Devletleri’nin olduğu bir ittifaka katıldı fakat bu ittifak komünist ve kapitalist düzeni bir arada bulundurduğundan yeterli güveni vermiyordu.

Churchill, Roosevelt ve Stalin.

Müttefiklerin yardımı yetişemeden Almanlar Sovyetleri işgale başlamıştı. Bazı kesimler bu işgalin Stalinizm üzerinde etkisi olacağını düşündüklerinden umutluydular fakat Almanlar girdikleri bölgeleri acımasızca tahrip ediyorlardı.

Stalin, Almanları engellemenin yolunun Alman güzergahındaki yerleşim yerlerinin yakılması olduğuna inanıyordu. Gıdasız bir ordunun dayanacak gücü kalmayacaktı.Bu politikayla Almanlar yavaşlatıldı fakat daha sonra Rus halkına çok zarar verdi.Halkı aç ve evsiz bırakıp mülteciliğe sebep oldu.

Alman ordusunu asıl yavaşlatan Sovyetlerin sert kışıydı. Fakat tam bir Alman geri çekilmesi için Stalin’in, müttefiklerinin yardımına ihtiyacı vardı. Her ne kadar ekipman yardımı gelse de Stalin Doğu Cephe’sine müttefik birliklerinin yerleştirilmesini istiyordu fakat bu hiçbir zaman olmadı. Stalin bu konuda öfkeliydi.

Stalin ve müttefikler arasındaki bir çatlak da ABD’nin nükleer bombayı gizlice geliştirip bunu Stalin’le paylaşmaması oldu. Bu yüzden Stalin kendi nükleer programını başlattı.

Müttefiklerin yardımıyla savaş Mayıs 1945’te sonlandı ve Alman Kuvvetleri Berlin’e geri gönderildi. Stalin Almanlardan temizlediği toprakları bırakmak istemiyor, o toprakları Sovyetlere katmak istiyordu. O bölgelerdeki Komünist Partiler yönetimi ele aldılar ve Batıyla olan iletişimi kestiler. Sovyetlerin bir parçası oldular.

Müttefikler Stalin’e karşı direkt bir savaş başlatmak istemiyorlardı fakat Stalin’in de kontrol edilemeyeceğini biliyorlardı. ABD Başkanı Truman, Stalin’in doğudaki hakimiyetine karşı olarak Truman Doktrini’ni yayınladı. Bu doktrinde komünist tehlikeyle karşı karşıya olan ülkelere yardım sözü veriliyordu. Stalin’i engellemek için bu doktrin, Soğuk Savaş boyunca tarafsız kalan Yunanistan ve Türkiye’de yürürlüğe girdi.

Stalin, müttefiklerine göz dağı vermek ve Berlin’deki tüm sermayeyi almak istiyordu ve bu yüzden Berlin Ablukası’nı başlattı. Bu abluka bir yıl sürdü. Müttefiklerin hava desteği sayesinde Stalin ablukayı kaldırmak zorunda kalmıştı. Bu bölünmeler daha sonra Berlin Duvarı’nın inşasına neden oldu.

Berlin Duvarı

Stalin son zamanlarında halk gözündeki imajını değiştirmek isteyip kendisini daha barışçıl göstermek istemiştir. Köprü ve kanal gibi birçok projeye başlamıştır, Sovyetleri bu projelerle geliştirmek istemiştir fakat bir çoğu tamamlanamamıştır. Yenilikçi bir lider olduğunu göstermek için 20Toplanan Eserler’i yazmıştır. Tarihler 1 Mart 1953’ü gösterdiğinde Stalin felç geçirmiş ve bu felçten üç gün sonra ölmüştür. Ölümünden sonra halk derin bir yas tutmuştur. Yaptığı eylemler uyguladığı politikalar yüzünden zamanla Stalin’e olan sevginin azalacağı düşünülürken günümüzde ona olan sadakat ve sevgi hala devam etmektedir. Şimdi soruyorum sizlere Stalin acımasız bir lider mi yoksa bir kurtarıcı mı?

Atalay Aydın

Stratejik Ortak Misafir Yazarı

Kaynaklar:

Biography of Joseph Stalin, Dictator of the Soviet Union by Stephanie L. McKinney

Rappaport, Helen. “Joseph Stalin: A Biographical Companion.” Santa Barbara, California: ABC-CLIO, 1999.

Radzinsky, Edvard. “Stalin: The First In-depth Biography Based on Explosive New Documents from Russia’s Secret Archives.” New York: Doubleday, 1996.

Service, Robert. “Stalin: A Biography.” Cambridge, Massachusetts: Belknap Press, 2005.

John F. Kennedy Suikasti: ’30 Dakika’

Bildiğiniz gibi John F. Kennedy suikasti yakın tarihin hala aydınlatılamamış gizemlerinden birisi, peki bu olay nasıl gerçekleşti? Nerede oldu veya kimler tanıklık etti? Ben de tam olarak bunları yazmaya çalıştım, hazırsanız başlayalım.

Bir yıl sonraki seçimler yaklaşırken parti içi çekişmeleri düzeltmek ve Demokrat Parti’nin yükselişini devam ettirmek amacıyla Texas’a bir gezi yapılması kararlaştırıldı. 18 Kasım günü konvoyun geçeceği yollar belirlendi ve ardından gezi ilan edildi. Konvoy yolu halkla olabildiğince fazla temas edilecek şekilde belirlenmişti. Carswell Hava Üssü’nden, Love Field Havalimanı’na olan kısa bir uçuştan sonra JFK’in Dallas’a varması planlandı.

22 Kasım günü 11.10’da hava üssünden kalkan uçak 15 dakika sonra iniş yaptı ve 11.40’da konvoy yola çıktı. Konvoyda gizli servisin ve polisin kullandığı üç aracın ikincisi üstü açılabilir 1961 model bir Lincoln limuzin olarak seçildi. İki ajan, vali, valinin eşi bay ve bayan Kennedy bu araçtaydı. Bu üç araç dışında ise 4 adet motorlu ajan konvoya eşlik edecekti. Güzergah üzerinde yaklaşık 150-200 bin kişi vardı ve J.F.K. iki kez konvoyu durdurup halkla konuştu. 10 dakikalık bir gecikmenin ardından hedefe 5 dakika kala 12.30’da Dealey Plaza’nın önüne ulaştılar.

Bu sırada kalabalığı gören valinin eşi J.F.K.’e dönüp “Sayın başkan Texas’ın sizden hoşlanmadığını asla söyleyemezsiniz” dedi. J.F.K da bunun üzerine yine esprili bir şekilde “Tabi ki de söyleyemem” diyerek cevap verdi ve bunlar son sözleri oldu. Bu andan itibaren olacaklar daha sonra “Zapruder Film” olarak adlandırılacak olan Abraham Zapruder’in çektiği kameraya saniye saniye yansıdı.

Houston sokağından Elm sokağına doğru dönüş yapıldı ve çok kısa bir süre sonra başkan halkı selamlarken silah sesi duyuldu. Kurşun başkanın sırtından girdi ve omurgasını parçalayıp sağ akciğerinin üzerinden geçerek tam kravat düğümünün yanından çıktı. J.F.K. elini yumruk yaparak boğazına götürdü. İnanması güç ancak aynı kurşun önde oturan valinin sağ koltuk altından girip 4. kaburgasını parçaladı ve meme ucunun altından geçerek sağ ön kol kemiğini 8 parçaya ayırdıktan sonra bacağına saplandı.

Gün başlamadan kaburga ağrıları olan Kennedy beline korse takarak yola çıkmıştı bu sebeple ilk kurşundan sonra aşağıya doğru eğilemedi ve atış için muazzam bir hedef oldu daha ne olduğu anlaşılamamışken duyulan ikinci silah sesiyle (filmde 313. kare) ikinci kurşun başkanın başının arkasından girdi, kafatası ve beyin parçaları ön cama kaputa, arka arabadaki şoförün koluna ve arabanın her iki yanındaki motorlu polislere saçıldı.

İkinci kurşundan hemen sonra limuzinin arkasındaki motorlu ajanlardan biri olan Clint Hill, Kennedy’yi korumak için motorundan atlayıp koşarak limuzinin üstüne çıktı. Bu sırada filmde Kennedy’nin eşinin limuzinin arkasına doğru hamle yapıp bir şeyler aradığı gözüküyor. Motorlu ajan Hill bu durumu muhtemelen saçılan kafatası ve beyin parçalarını toplamak amacıyla açıklıyor.

Araç hemen hastaneye gitmek için hızlanırken vali olaydan sonra verdiği ifadesinde yol boyunca Kennedy’nin eşinin “Kocamı öldürdüler beyni avuçlarımın içinde duruyor” diye sürekli söylendiğini belirtmiştir. Saat 13’de Parkland hastanesinde 1 numaralı acil odasında Kennedy’nin öldüğü daha doğrusu hastaneye zaten ölü olarak geldiği açıklandı. Her şey sadece 30 dakika içinde olup bitmişti herkes şok içindeydi.

13.33’de Beyaz Saray resmi olarak yazı yayınladı. 14’de naaş hastaneden çıkarılıp uçağa yüklendi ve 14.38’de hemen arkadaki 3. arabada bulunan başkan yardımcısı Johnson uçağın içinde yemin ederek yeni başkan oldu.

Lyndon B. Johnson

Kennedy’nin eski bir deniz subayı olması nedeniyle, otopsi eşinin isteğiyle Maryland’deki denizci hastanesinde yapıldı. Akşam 20’de başlayan otopsi gece yarısında son buldu.

Aynı gün içinde Lee Harvey Oswald suikast suçundan tutuklandı ancak henüz iki gün geçtikten sonra Oswald’ın kendisi de Jack Ruby isimli bir kişi tarafından Dallas polis karakolunun bodrum katında öldürüldü. Bugüne kadar cinayet aydınlatılamadı ve bilgisi olan herkes teker teker ortadan kaldırıldı. Kennedy suikasti yıllar geçmesine rağmen bütün gizemini korumaya devam ediyor.

Kürşat Kutluca

Stratejik Ortak Misafir Yazar

[irp posts=”14980″ name=”John F. Kennedy Bilmecesi”]

Hollanda’nın 2020’deki İmaj Değişikliğinin Temel Sebepleri

1 Ocak 2020’den itibaren Hollanda Krallığı, modernizasyon bağlamında uluslararası arenada İngilizce olarak kullanılan ‘Holland’ ismini geride bırakıp resmi olarak ‘The Netherlands’ adını kullanacaktır. Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sigrid Kaag: “Ülkemizi yurtdışında modern, açık, her şeye çare bulan ve kapsayıcı olarak tanıtmak istiyoruz” dedi. Buna göre 1 Ocak 2020’den sonra resmi olarak Holland yerine The Netherlands kullanılacaktır. Nyenrode New Business Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kitty Koelemeijer: “Holland adı peynir, takunya ve lale görüntülerini çağrıştırıyor. Hollanda’nın kendini teknolojide – örneğin tarım sektöründe – spor ve kültürde öncülük eden bir ülke olarak daha fazla markalaşmak istediğini hayal edebiliyorum.” şeklinde bir görüş beyanında bulunmuştur.

Sonuç itibariyle 1 Ocak 2020’den sonra; bakanlıklar, şirketler, elçilikler ve üniversiteler “The Netherlands” adını resmi olarak kullanacaklar. Peki, Türkiye’nin bu noktadaki tutumu ne olur? Resmi kullanım şeklimiz ‘Hollanda’ mı kalır yoksa The Netherlands’ın karşılığı olan ‘Alçak Ülkeler’ mi uygun görülecektir? Hollanda Krallığı hakkında yazarken yeni güncellemeye göre ‘Alçak Ülkeler Krallığı’ olarak yazmak isterdim fakat henüz Türkiye tarafından resmi bir girişim bulunmadığı için geleneksel hitabet şekli olan ‘Hollanda’ ad kullanımı ile devam etmek istiyorum.

Esasında diğer Avrupa ülkeleri tarafından kullanılan “Alçak Ülkeler” ve “Aşağıdaki Ülkeler” kullanımları göreceli olarak doğrudur. İngilizcede ‘The Netherlands’, yani ‘Alçak Ülkeler’ ya da Fransızcada ‘le Pays-Bas’ ve İspanyolcadaki ‘Países Bajos ‘yani ‘Alçak Ülke’ kullanımları terminolojik olarak doğrudur. Türkiye bu noktada belki de yüzyıllardır doğru kabul edilmiş bir hatayı esas almaktadır. Zira Hollanda sadece Kuzey Hollanda (Noord-Holland)  ve Güney Hollanda (Zuid-Holland) olmak üzere iki ilin adıdır.

Bu konuya paralel olarak Hollandalı yetkililer; ‘Hollanda Krallığı’nı yurt dışında tanıtırken sadece küçük bir bölümünü tanıtmak biraz garip bir durum haline geliyor’ ifadelerini kullandılar. Bu sorun ayriyeten Birleşik Krallık için de geçerlidir. Birleşik Krallık bilindiği üzere 4 ülkeden oluşmaktadır. Bu ülkeler İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda şeklindedir. Aslen İskoçyalı olan bir Birleşik Krallık vatandaşına ‘İngiliz’ diye hitap ettiğiniz zaman garip bir durum söz konusu olur. İşte aynı sorun aslen Güney Hollanda ya da Kuzey Hollanda illerinden olmayıp, hatta söz konusu Hollanda illerinin dışında ikamet etmekte olan Frizya ilinde bulunan bir Frizyalının da başına gelebilmektedir. Hollanda; idari ve resmi bağlamda sadece iki ilin toplamına tekabül ediyor iken geride kalan 10 il, hatta Hollanda Krallığı’na bağlı diğer ülkelerdeki vatandaşlar doğal olarak dışlanmış olabilirler. Bu mantıkla Hollanda yerine ‘The Netherlands’ kullanımı daha yerinde gözükmektedir.

Hollanda Krallığı haritası

Hollanda Krallığı’nın İdari Yapılanması

Bu sorunu anlamamız için Hollanda Krallığı’nın idari yapılanmasına bakmamız gerekiyor. Hollanda Krallığı tıpkı Birleşik Krallık gibi 4 ülkeden müteşekkil. Fakat Hollanda Krallığı’nın Birleşik Krallık ile olan farkı, Hollanda Krallığı’nı oluşturan ülkelerden birinin Avrupa’da, diğer üç ülkenin ise Latin Amerika’daki Karayip Denizi’nde olmasıdır. Aruba, Curaçao ve Sint Maarten; Hollanda ile birlikte Hollanda Krallığı’nı meydana getiren 4 ülkelerdir. Hollanda’nın 12 ilden oluştuğunu biliyoruz. Bunun yanında Hollanda’yı oluşturan fakat doğrudan bağlı olmayan Özel Belediyeler (Special Municipality) statüsünde 3 ada bulunmaktadır (Taiwan usulü gibi). Bunlar yine Karayip Denizi’nde bulunan Bonaire, Sint Eustatius ve Saba adalarıdır.

‘Hollanda’ Kullanımı Dilimize Nereden Gelmiş Olabilir?

1581 Utrecht Birliği’nce kurulan Birleşik Yedi İller Cumhuriyeti, bir araya gelen 7 prenslik/eyaletten oluşan bir cumhuriyetti ve aralarındaki en prestijli prenslik/eyalet Hollanda Kontluğu idi. Eyalet başkanları çoğunlukla Hollanda Eyaleti sınırları içerisinde bir araya gelirlerdi ve esasında konfederasyonun başkenti de yine Hollanda Eyaleti’nin başkenti olan Amsterdam idi. Konfederasyonun merkezi olan Hollanda’nın diğer eyaletlere göre bir üstünlüğü vardı. Buradan yola çıkarak Hollanda kullanımının dilimize geçmesi olanaklar arasındadır. Zira Birleşik Yedi İller Cumhuriyeti’ni uluslararası anlamda tanıyan ilk egemen devlet Osmanlı İmparatorluğu olmuştur. Hangi sebepten ‘Hollanda’ kullanım şeklinin Türk literatürüne girdiği konusunda henüz bir netlik sağlanmamıştır. Zira Orta Çağın feodal yapısında hükümdarlar, ilhak ya da miras gibi çeşitli yollarla statüler, rütbeler ve unvanlar elde ederek birden fazla memleketin yöneticisi olabiliyorlardı.

Hollanda Türk ve Arap Dünyası Başkanı Dr. Mehmet Tütüncü’nün ‘400 Yıllık Hatır, Hollanda Ahitnamesinin tıpkıbasımı, metni, günümüz Türkçesine ve Hollandacaya tercümesi’ adlı eseri bulunmaktadır. Bu eser, 1612 yılında Birleşik Yedi İller Cumhuriyeti ile Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk resmi diplomatik temaslarını ve dostluğunu başlatan Ahitnamenin tercümesi niteliğindedir ve pek kıymetli bir eserdir. Eserde bizzat Sultan 1. Ahmet tarafından şu ifadeler kullanılmıştır:

‘’Nederlanda vilayetlerine tabi olan Ganderlanda ve Hollanda ve Zelanda ve Utraht ve Frizlanda ve Uvarsil ve Gruninga ve Gruncelanda ve dahi maşrık-i Hindistanun vilayetlerine tabi, nice memleketin Üstad-ı Ceneralleri ve Hâkimleri’’.

Sultan 1. Ahmet burada elbette o dönemlerde birden fazla prensliği ve devleti bir arada tutan ve konfederatif bir yapılanmaya sahip olan Birleşik Yedi İller Cumhuriyeti’ni yöneten Prens Maurits van Oranje-Nassau’yı kastediyordu.

Hollanda ad kullanımının literatürümüze geçmesinin diğer bir tezi ise Napolyon Bonapart’ın Hollanda’yı ilhak ederek 1806’dan 1810’a kadar faaliyet gösteren Hollanda Krallığı’nı (Royaume de Hollande) kurmasıdır. Bu Krallığın başkenti, Holland Eyaleti’nin başkenti olan Lahey olarak seçilmişti. Napolyon’un kurmuş olduğu bu devletin ömrü kısaydı fakat ilk defa Hollandalıların konfederatif devletlerine müsavi ‘Hollanda’ adında bir krallık kurulmuştu. Bundan önce, Hollanda adında 12’nci yüzyıllarda Hollanda Kontluğu kurulmuştu fakat kontluğun sınırları sadece bugünkü Kuzey Hollanda ve Güney Hollanda illerinden ibaretti ve Kutsal Roma İmparatorluğu’na bağlı bir kontluk statüsündeydi. Dolaysıyla Hollanda Kontluğunun diğer Felemenk prenslikler üzerinde herhangi bir üstünlüğü bulunmadığı gibi prestij ve güç bakımından da henüz geride olan bir devletçikti.

Türkiye Bu Güncellemeye Ayak Uydurur mu?

Sonuç olarak; bugünden sonra Holland yerine The Netherlands’ı kullanacak olan Hollanda Krallığı’na karşılık Türkiye Cumhuriyeti geleneksel hitabetiyle mi devam edecek yoksa Türk dış politika karar alıcıları ya da Türk dil bilimcileri yeni güncellemeye göre “Alçak Ülkeler/ Alçak Ülkeler Krallığı” ibaresini mi esas alacaklar? Bazı ülkelerin Hollanda Krallığı’nın resmi ad değişikliğine paralel olarak kendi dillerindeki ad kullanımlarına yönelik değişim sürecinin başlanıldığı gözlemlenmiştir. Bu ülkelerden biri de Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Uzun yıllar boyunca Çin tarafından alışılmış olan ‘Holland’ kullanımının Çin’deki karşılığı ‘Helan’ ile yeni bir terim haline gelen ‘Netherlands’ kullanımının Çin’deki karşılığı ‘Nidelan’; Çin’deki uzmanların akıllarını karıştırdığı gibi, diğer ülkelerde de kafa karıştırıcı tartışmaların başlangıcını tetiklemiştir.

Stratejik Ortak Misafir Yazar