Asimetrik Savaş: Dünyada Yeni ve Eski Savaşlar

Okunma Süresi: 3 dk 20 sn

Notice: Trying to access array offset on value of type null in /home/stratejikortak/public_html/wp-content/plugins/js_composer/include/autoload/vc-shortcode-autoloader.php on line 64

Asimetrik Savaş: Dünyada Yeni ve Eski Savaşlar

Savaş kelimesi, geçmişten günümüze kadarki zaman dilimi içerisinde epistemolojik ve ontolojik olarak farklı açılarda kullanılan bir kavram olagelmiştir (Öztürk, 2020). Bu durum savaş olgusunun kesin bir tanım kazanmasını zorlaştırmıştır. Lâkin en genel ifadeyle savaş, uluslararası sistem içerisinde şiddet ya da silahlı kuvvet kapasitesine sahip devletler ve devlet dışı aktörler arasında gerçekleşen, büyük oranda fiziksel şiddet içeren çatışma ve gerilim olarak ifade edilebilir (Sokullu, 2019). Savaşlar, dış politika aracı olarak görülmelerinin yanı sıra çok eski bir tarihe dayanmakta olup, amaç, kapsam ve nedenlerine göre farklılık göstererek değişime uğramıştır. Savaş üzerine çok değerli çalışmalar yapan, deneyimli bir asker, filozof ve teorisyen olan Clausewitz, savaşın karakterinin değişebileceğini lâkin doğasının değişmeyeceğini ifade etmiştir. Bu düşüncenin doğru bir yaklaşım olduğunu ifade edebiliriz. Çünkü şiddet hep var olmuştur, lâkin şiddetin yürütülme biçimlerinde zaman zaman farklılıklar yaşandığı görülmüştür. Öte yandan Clausewitz’in savaş tanımı üç temel parçadan oluşmaktadır: Bunlar; şiddet eylemi, düşmanı savunmasız bırakıp istediğimizi yaptırma amacı ve bu amaca ulaşılmasını sağlayan fiziksel ve psikolojik güçtür (Clausewitz, 1976: 80-82). Hepimizin bildiği üzere diplomasi ve savaş kavramları uluslararası ilişkiler disiplinin kalbi olarak ifade edilmektedir. Diplomasi, uluslararası sistem içerisinde meydana gelen çatışmaların önlenmesinde kuvvet kullanımını önlemeyi ve diyalog yolunu ön plana çıkarmaktadır. Lâkin savaşta durum tam tersidir. Diplomasinin etkisini yitirdiği  noktada, çatışma ve kaotizm kaçınılmaz olarak minimum iki taraf arasında, şiddet içeren eylemler gün yüzüne çıkmaktadır.

Carl von Clausewitz

Savaşlar, tarihsel süreç içerisinde, geçmişten günümüze kadar sistem içerisinde değişime uğramış olup, çok yönlü bir olgu haline gelmiştir. Özellikle Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve küreselleşmenin etkisi ile birlikte savaş olgusunun ciddi bir dönüşüm yaşadığı gözlemlenmiştir (Eker, 2015). Savaş’ın tanımlanmasından aktörlerine, amaçlarından yeni stratejilerine kadar köklü değişimler meydana gelmiş ve savaşlar yeni bir forma ulaşmıştır. Çok katmanlı bir uluslararası sistemin oluşmasıyla birlikte devlet dışı aktörler silahlanmaya, otoriter yönetimler azınlıklara karşı asimetrik güç kullanmaya ve başarısız devletler (failed states) içerisindeki gruplar birbirleriyle silahlı çatışmalara girmeye başlamışlardır (Sokullu, 2019). Yani savaş kavramının o klasik tanımlaması olan, bir devletin diğer devlete karşı toprak bütünlüğüne, askeri gücüne karşı girişmiş olduğu eylem tanımı bir noktada kırılmıştır. Yani bir yandan devlet içi savaşlar, diğer yandan ise savaşların geçici olmaktan ziyade kronik hale gelmesi, savaş kavramına yeni bir boyut kazandırmıştır. Özellikle günümüzde savaşlar artık uluslararası hukuki düzeni askıya alan geçici çatışmalardan ziyade devletlerin egemenliklerini hem zedeleyen hem de yeniden güçlendirmelerini sağlayan mekanizmalara dönüşmüştür(Acikders.ankara, n.d.). Bu bağlamda dördüncü nesil savaşlar olarak ifade ettiğimiz savaşın yeni bir formuna ulaşıyoruz. Dördüncü nesil savaşlar; savaş ile siyaset, çatışma ile barış arasındaki çizgileri bulanıklaştırmaktadır. Bu savaş biçimi, ulus-devletin şiddet üzerindeki tekelini kaybetmesinden doğmuş olup, kültürel, etnik ve dini çatışmaların artış göstermesiyle, küreselleşmenin yayılmasıyla ve teknolojinin gelişimi ile birlikte varlığını sürdürmüştür (Williamson, 2009). Dördüncü nesil savaşlar komplike ve uzun dönemli, terörizmi kullanan, karşı tarafın kültürüne yönelik saldırılar düzenleyen, psikoloji olgusunu barındıran savaşlardır. Biraz daha açmamız gerekirse artık ateşli silahların doğrudan savaş unsuru olmayıp ve karşı tarafı silahlı çatışmalar yolu ile yok etmeyi doğrudan amaçlamayan, maneviyatını ve azmini kırmak amacıyla etkili olmak amaçlanmaktadır (Çelikpala, 2022).

Stratejik Ortak Dergisi 3. Sayı E-Dergi

Sonuç

Savaşlar, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. Savaşlar; aktörlerinden amaçlarına, kapsamlarından nedenlerine ve türlerine göre, geçmişten günümüze kadar ki tarihsel süreç içerisinde dönüşüme uğramıştır. Özellikle Soğuk Savaş sonrası, savaşlar yeni bir forma ulaşmış olup, dördüncü nesil savaşlar olarak ifade ettiğimiz savaş boyutu karşımıza çıkmıştır. Yani artık ateşli silahlarla, bir ülkenin bir diğer ülkeye karşı saldırması olayının çok daha farklı boyutlara taşındığını görmekteyiz. Artık bir devletin diğer bir devletle savaşmak için yalnızca fiziki saldırılarda bulunmadığını görmekteyiz. Dolayısıyla savaşan iki taraf arasında şartların eşit olmadığı yani asimetrik bir durumun söz konusu olduğunu ifade edebiliriz. Artık savaşan iki taraf arasında nitel ve nicel farklar bulunmaktadır. Asimetrik savaşların barındırmış olduğu belirsizlikler, devlet mekanizmalarını gerek siyasi açıdan gerekse psikolojik bağlamda yıpratabilmektedir. Bunun nedeni ise hukuki perspektif içerisinde bu yapılarla mücadele edebilmek güçtür ve çok ciddi maliyet gerektirmektedir.

Kaan Dükal

Stratejik Ortak Misafir Yazarı

KAYNAK



KAYNAKÇA

[1]ÖZTÜRK, M. (2020) “Savaşın Değişen Doğası ve Clausewitz: ‘Savaş üzerine’ Eleştiriler,” Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 8(6), pp. 1743–1752. Available at: https://doi.org/10.18506/anemon.668771.

[2]Sokullu, E.C. (2019) “Savaş Türleri,” Güvenlik Portalı [Preprint]. Available at: https://doi.org/ 10.13140/RG.2.2.31310.41283.



[3]Clausewitz, C. von (1976). On War (tercüme P. Paret ve M. Howard). Princeton, N.J.: Princeton University Press.

[4]Eker, S. (2015). Savaş Olgusunun Dönüşümü: Yeni Savaşlar ve Suriye Krizi Örneği. TURKISH JOURNAL OF MIDDLE EASTERN STUDIES, 2(1), 31–66.

[5]13. hafta: Savaşın Dönüşümü, Yeni Savaşlar Ve Jeopolitik. Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri. (n.d.). Retrieved October 13, 2022, from https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/50314/mod_resource/content/0/SK13.pdf

[6]Williamson, C. S. C. (2009). FROM FOURTH GENERATION WARFARE TO HYBRID WAR. U.S. Army War College.



[7]Çelikpala, M. (2022, October 5). Savaş Nedir, Ne Demek? Tübi̇tak Ansiklopedi Ile savaş NE anlama gelir ve neyi i̇fade Eder? www.haberturk.com. Retrieved October 13, 2022, from https://www.haberturk.com/tubitak-ansiklopedi/savas-nedir

[8]Özdoğan, M. (2017). Asimetrik Savaş Nedir? Tanımı, Özellikleri ve Geleceği. Researchgate.

[9]Ancker, C. C. & Burke, L. C. (2003, July-August). Doctrine for Asymmetric Warfare. Military Review, 83(4).

[10]Lele, A. (2014). Asymmetric Warfare: A State vs Non-State Conflict. oasis, 20, 97-111.

E-BÜLTENE ABONE OLUN



Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.



E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here