Home MANŞET Terör Örgütlerinin İdeolojik Ve Örgütsel Yapısı–4: FARC (Kolombiya)

Terör Örgütlerinin İdeolojik Ve Örgütsel Yapısı–4: FARC (Kolombiya)

1339

Terör Örgütlerinin İdeolojik Ve Örgütsel Yapısı–4: FARC (Kolombiya)

Tarihsel Arka Plan ve FARC’ın Kuruluşu

19. yüzyılda Kolombiya’da sekiz iç savaş yaşanmış, 1838-1842 yılları arasındaki iç savaş ülke geneline yayılmıştır. 1849 yılında Kolombiya, kiliseye yakın olan toprak sahipleri ile ticaretle uğraşanlar arasında siyasi temelde ikiye bölünmüş ve Liberal Parti (Partido Liberal-PL) ile Muhafazakar Parti (Partido Conservador-PC) kurulmuştur. İki parti uzun yıllar boyunca Kolombiya siyasetini yönetmiştir. Liberal Parti, federal sistemi, serbest ticareti ve laikliği savunurken, Muhafazakar Parti ise üniter yönetim yapısını, korumacı ekonomiyi ve dini değerlerin kamudaki yerinin korumasını savunmuştur. Din hassasiyetler, çatışmanın ana nedenlerinden biri olmuş ve iktidara geçen Liberal Parti’nin 1861 yılında kilise topraklarına el koymasıyla şiddet daha da artmıştır. Zira bu süreçte kilisenin ülkedeki toprakların üçte birine sahip olduğu düşünülmekteydi. İki tarafın da elit kesimlerinin olması ve varlığı göz ardı edilen kırsaldaki yoksul halk, FARC’ın Kolombiya tarihinde iz bırakacak şekilde ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

 

FARC terör örgütü 1964 yılında Kolombiya Komünist Partisi’nin askeri kanadı olarak örgütün 45 yıl boyunca liderliğini yapan ve 2008 yılında hayatına kaybeden Manuel Marulanda ve yakın arkadaşı Jacobo Areras tarafından kurulmuştur. Örgütün tam adı Fuerzas Armados Revolucionarias de Colombia (Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri)’dır.

Söz konusu dönemde iki Kolombiya’dan bahsetmek mümkündür. İlk Kolombiya, gelişmemiş, dağlık ve ormanlık bölgelerde bulunan, toprak yolları ve dağınık halde olan köylerdir. Zira FARC’ın dağlık bölgelerde etkinlik göstermesi örgütün bildirilerinde kullandığı sloganı da belirlemiştir. “Kolombiya Dağlarından” sloganı, örgütün bulunduğu konumu da gizlemiştir. Öte yandan bölgenin geri kalmışlığına dikkat çektiği ve varlığını sürdürdüğü bölge üzerinden psikolojik üstünlük elde etmeye çalıştığı da söylenebilir.

İkinci Kolombiya ise; daha çok toprak elitlerinin yaşadığı daha gelişmiş bölgelerdir. Kolombiya ise bu süreçte zayıf bir devletti ve İspanyol ile Portekizli sömürgecilerden kötü işleyen bir yönetim yapısı miras kalmıştı. Böyle bir ortamda FARC, 1970’li ve 1980’li yıllarda kendi okullarını, yargı sistemini, sağlık hizmetlerini ve tarım ekonomisini kurmuştur.

Ancak söz konusu yapı hem bir yönetimin kabul edebileceği durum değildi hem de Kolombiya’da güç, toprağın kontrolüyle ilişkilendirilmekteydi. Bu nedenle FARC’ın her geçen gün büyümesi, Kolombiya devletini rahatsız etmiştir. FARC terör örgütü örgütsel anlamda 1964 yılında kurulsa da tarihsel kökenleri 1920’li yıllarda Kolombiya’daki kırsal kesimin toprak reformunun gerçekleştirilmesi ve iç sömürü koşullarının lağvedilmesi gibi toplumsal taleplere dayanmaktadır. 1950’li yıllara geldiğimizde Kolombiya’da liberaller diye adlandırılan sol cephe ve milliyetçi-muhafazakar cephenin neden olduğu kutuplaşma nedeniyle süregelen iç karışıklık ve çatışma ortamı ordunun yönetime el koymasıyla sonuçlansa da ülkedeki kaos ortamı devam etmiş, siyasi istikrar sağlanamamıştır.

1957 senesinde iç çatışma ortamının devam etmesi ve askerin yönetime yeniden el koyacağı endişesiyle sivil siyasetin temsilcileri muhafazakarlar ve liberaller biraraya gelmiş ve 15 yıl için geçerli olacak Milliyetçi Cephe (National Fround) paktını imzalamışlardır. Bu anlaşmayla oluşturulan koalisyon, gücü kendi aralarında paylaşsa da siyaseten kendilerinden olmayan grupları dışlayarak yeni bir krizin oluşmasına sebep olmuşlardır. Bu bağlamda Milliyetçi Cephe yönetimine en büyük tepkiyi gösteren gruplardan biri çiftçiler olmuştur. Yönetimin kendilerine uyguladığı baskılar sonucu çiftçiler yerlerinden edilmiş ve bölgelerini terk etmişlerdir. Bunun üzerine bağımsızlık hareketine girişen çiftçiler, kendilerine ait silahlı savunma birlikleri oluşturarak kamu arazilerinde koloniler halinde örgütlenerek silahlı mücadeleye girişmişlerdir. FARC işte bu çiftçi silahlı birliklerin silahlı eylemleri sonucunda ortaya çıkmış bir terör örgütüdür.

FARC, kurulduğu 1960-1970 yılları arasında üç örgüt daha varlık göstermekteydi. Bunlar, ELN, 19 Nisan Hareketi (Movimiento 19 de Abril-M-19) ve Halk Kurtuluş Ordusu’ydu (Ejercito Popular de Liberacion-EPL). 1990 yılında M-19 ve EPL silah bırakırken, FARC ve ELN varlıklarını sürdürmeye devam etmişlerdir. Zamanla FARC, Kolombiya’daki en büyük, en çok militana sahip, en donanımlı ve eğitimli örgütüne dönüşmüştür.

FARC’ın İdeolojik Yapısı

Terör örgütlerini ele aldığımız yazı dizimizin önceki bölümlerinde sol tandanslı örgütlerin genel itibariyle Marksist-Leninist ideolojiyi esas alan ideolojik yapıları olduğunu görmüştük. FARC terör örgütü de aynı şekilde Marksist-Leninist ideolojiyi esas almaktadır. Marksist-Leninist ideolojiye dayanan FARC terör örgütünün ideolojik dayanaklarından Marksizm’e kısaca değinirsek; 1840’larda Marx ve Engels’in felsefi, ekonomik ve sosyo-politik görüş yöntemini içeren doktrindir. Marksist-Leninist terör, silahlı halk savaşı neticesinde mevcut düzeni yıkıp Marksist-Leninist ilkeler doğrultusunda sınıfsız ve sömürüsüz bir düzen kurmayı amaç edinen örgütlerin gerçekleştirdikleri terör eylemleridir. Bu tür terör eylemlerinde amaç, ülkeyi bölmek değil, mevcut düzeni değiştirmektir.

Marksizm, bu ideolojiyi Rusya koşullarına göre ilk kez uygulayan Lenin’in adı ile birlikte anılır. Maoist örgütlerin de kendilerini Marksist-Leninist olarak tanımlamalarının nedeni Marksizm’in ilk defa Lenin tarafından Rusya’da uygulanmasıdır. Örgütler, ideoloji olarak Marx’ı, ideolojinin uygulanmasında da Lenin’i örnek aldıklarını vurgulamak için Marksist-Leninist adını kullanmaktadır.

Marksizm-Leninizm’i temsil eden bir afiş

Marksizm Rusya’da gerçekleşen 1917 Ekim devrimi ile birlikte dünya tarihinde kanlı bir şekilde yerini almış, etki alanı içinde kalan her yere bu özelliğini taşımıştır. Marksizm’in, insanları mevcut sisteme karsı başkaldırmaya yöneltmesi, özünde şiddet ruhu taşıması terör ile özdeşleştirilmesi sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle Marksizm, terörizm ile birlikte anılmıştır.

Marksist-Leninist ideolojik temelli mücadele; ister yumuşak metotlarla, ister darbe ve kanlı ihtilallerle, çizmeden yukarı veya tepeden inmeci yollarla değerlendirilsin, mevcut anayasal düzenin ve rejimini tamamen değiştirilmesi amacını taşır. Bu amaca ulaşmanın yolu, tonu farklı olmasına rağmen, yine terörden ve eylemden geçmektedir.

FARC’ın Örgütsel Gelişimi ve Ekonomik Yapısı

FARC terör örgütünün gelirinin büyük bölümünü uyuşturucu ticaretinden edindikleri bilinmektedir. 80’lere kadar örgüt, uyuşturucu ticareti yapan şebekelerden vergi adı altında haraç alırken, 90’lardan sonra bizzat kendisi illegal uyuşturucu kartelleriyle iş yapmaya başlamıştır. Örgütün silahlı gücü, uyuşturucu kartellerinin ticareti ve sevkiyatında kolaylık sağlamıştır.

2009 yılında yayınlanan bazı belgelerde FARC terör örgütünün gelirinin çoğunu uyuşturucudan elde ettiği ve gelirinin yıllık 700 milyon Dolar’ı bulduğu vurgulanmıştır.

FARC terör örgütünün gelişimi ve büyümesinin nedenlerini iç ve dış dış etmenler olarak ikiye ayırabiliriz.

İç etmenlere baktığımızda Kolombiya’daki uyuşturucu kartellerinin uyuşturucunun üretimi ve pazara sunulması için kırsal alanlara ihtiyaç duyması ve kırsal kesimlerde söz sahibi olan FARC gibi örgütlerle ilişki kurmaya muhtaç olmasıdır. İkincisi FARC terör örgütünün ayakta kalabilmesi için gerekli maddi kaynağın uyuşturucudan kolaylıkla sağlanmasıdır. Üçüncüsü ise Kolombiya hükümetlerinin ülkenin kırsal bölgelerinde çoğu çiftçi olan kesime karşı uyguladığı yetersiz ve yanlış politikalar sebebiyle halkın FARC gibi örgütlere sempati duyması ve kırsal kesimin çoğunun desteklemesidir.

Nitekim FARC terör örgütünün siyasi uzantısı olarak Vatansever Birliği (Union Patriotica-UP) adlı siyasi parti kurulmuş ve 1986 seçimlerinde Kolombiya parlamentosuna girmişlerdir. Bu durumdan rahatsız olan bazı illegal gruplar ve uyuşturucu kartellerinin parti üyelerine saldırıları nedeniyle 3 bine yakın parti üyesi öldürülmüş ve partinin siyasi faaliyeti başarıya ulaşamamıştır.

Dünyadaki terör örgütleri incelendiğinde hemen hemen hiçbir örgütün dış kaynaklardan beslenmeden varlığını sürdürebildiği söylenemez. Dolayısıyla FARC gibi bir örgütün sadece iç etmenler nedeniyle varlığını devam ettirdiğini iddia etmek mantık dışıdır. FARC’ın büyümesinde Kolombiya’nın komşu ülkeleri Brezilya, Peru, Venezuella ve Ekvator gibi ülkelerin örtülü destekleri söz konusudur. Nitekim Venezuella 2008 yılında yaptığı açıklamayla FARC’ı terör örgütü olarak görmediklerini açıklamış ve FARC’ı “savaşçı örgüt” olarak tanımlamışlardır.

2008 yılında Venezuella ile yaşanan sınır anlaşmazlığı ve diplomatik kriz ile birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler kopma noktasına gelmiş ve Kolombiya eski devlet başkanı Uribe “Kolombiya’daki terörist faaliyetlere etki eden büyük faktör Venezuella’dır.” demiştir. Öte yandan FARC’ın bir diğer komşu ülke Brezilya’nın en büyük uyuşturucu karteli Da Costa ile ilişkisinin ortaya çıkması ve kartelin FARC’a 3 milyon mermi ve 10 bin silah verdiklerinin belgelenmesi, dış etmenlerin FARC’a olan katkısını gözler önüne sermiştir.

FARC’ın Terör Eylemleri

FARC terör örgütü kurulduğu günden bu yana pek çok silahlı eylem gerçekleştirmiştir. Yalnızca 1990-1997 yılları arasında 4600’den fazla polis ve asker FARC’ın saldırıları sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu eylemler arasında en çok ses getirenlerden biri 4 Eylül 1996 tarihinde FARC’ın Guavare askeri üssüne yapmış olduğu saldırı sonucu 130 Kolombiya askerinin hayatını kaybetmiş olmasıdır.

Bir başka ses getiren eylem ise 2004 yılında koka bitkisi yetiştiren 34 çiftçinin el ve ayakları bağlanarak öldürülmesidir. Sivillere yönelik işkence, rehin alma, suikast dahil pek çok eylem gerçekleştiren FARC’ın illegal eylemleri BM İnsan Hakları Yüksek Konseyi raporunda da yer almıştır. 2000 yılına gelindiğinde FARC’ın hakimiyeti altında 60 kırsal bölge bulunuyordu, 15 bin militanı vardı ve belediyelerin %40’ı kontrolü altındaydı.

FARC’ın kurulduğu günden bu yana gerçekleştirdiği eylemlerde %80’ini sivillerin oluşturduğu en az 220.000 insanın hayatını kaybettiği, 27.000 insanın kaçırıldığı, 25.000 insanın kaybolduğu ve milyonlarca insanın zorla yerinden edildiği belirtilmektedir.

FARC ve Kolombiya Arasındaki Barış Süreci

FARC terör örgütü ve Kolombiya Devleti arasında 1960’lı yıllardan günümüze dek 1983-1985, 1990-1992, 1998-2000, 2012 yıllarında barış görüşmeleri gerçekleştirilmiş fakat iç çatışma ortamı, diğer illegal grupların çeşitli engelleme girişimleri, Kolombiya ordusunun terör örgütüyle barışa yanaşmaması gibi sebepler nedeniyle bu görüşmeler nihayete ermemiştir.

2016 yılında Kolombiya hükümeti FARC ile barış görüşmeleri kapsamında anlaşmış ve referanduma gidilmiştir. Katılımın düşük olduğu referandumda az bir farkla %50.2 oy oranıyla “hayır” çıkmıştır. Sonucun hayır çıkmasında FARC’a verilen geniş imtiyazlar, siyasete girmelerine imkan tanınması ile ülkedeki uyuşturucu kartelleri, milliyetçiler ve ordu dahil birçok grubun örgütle barışa sıcak bakmamasıdır. Buna rağmen barış görüşmelerini devam ettiren Kolombiya hükümeti 1 Aralık 2016’da yürürlüğe giren anlaşmayla FARC ile çatışmayı sonlandırmıştır. Kolombiya Devlet Başkanı Santos, FARC ile barış görüşmelerindeki yoğun çabası nedeniyle 2016 Nobel Barış Ödülü’nü kazanmıştır.

Barış anlaşmasının imzalanmasının ardından FARC üyelerinin büyük çoğunluğu hızlı bir şekilde silah bırakmış ve örgüt silahlı mücadeleye son vererek kurduğu siyasi parti ile bir siyasi hareket haline gelmiştir. Bu süreç hızlı bir şekilde gerçekleşirken anlaşmanın uygulanmasına da başlanmıştır. Barış anlaşmasının maddelerinin nasıl ve ne kadar sürede uygulanacağı anlaşma metninde yer alacak şekilde karara bağlanmıştır. Buna göre anlaşma maddelerinin tamamen uygulanmasının 15 yıla kadar yayılması öngörülmüştür.

Kolombiya Haritası

https://stratejikortak.com/tag/kolombiya-haritasi

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

KAYNAK

KAYNAKÇA

Acar, Ü., ve Ö. Urhal, Devlet, Güvenlik, İstihbarat-Terörizm, Ankara, Adalet Yayınevi, 2007

Arslan, M., “Küreselleşme Bağlamında Organize Suçta Yaşanan Değişim ve Ülke İstikrarına Etkisi” Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015

Bal, İ., ve S. Özeren, “Uzakdoğu’dan Yeni Kıtaya Terörle Mücadele”, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu, 2009

Çınar, Y., ve Y. Avcı, “Kolombiya sorunu: Taraflar, sebepler, çözüm süreci ve öneriler” İstanbul, BİLGESAM, 2017, ss. 227-54.

Erkal, E., Etniklik ve Terör, İstanbul Üniversitesi Yayınları, 2001

Gedik, Ömer, “50 Yıllık İç Savaştan Barış Görüşmelerine Giden Mücadele: FARC ve Kolombiya Örneği” Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017

Kaya, Emrah, “Terörle Mücadelede Müzakere Yöntemi: ETA-FARC-LTTE-PKK” Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022

“Terör Kıskacında Kolombiya-FARC Örneği”, Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Merkezi, 2013

Torlak, S., “Kilit Ülke: Kolombiya”, 2008

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

E-BÜLTENE ABONE OLUN

Stratejik Ortak yazarlarının makalesi ve haritalar ücretsiz e-postanıza gelsin.

Abone oldunuz, teşekkürler.

Bir şeyler yanlış oldu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

İlk Yorumu Sen Yap!

Yorum Yaz

Lütffen yorumunuzu giriniz!
Please enter your name here